İyonya Uygarlığı Mimari Heykel Bilim ve Sanatı

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 09 Ocak 2013 Çarşamba Beğen

 

  • Frig Sanatı ve Uygarlığı
  • Lidya Sanatı

İYONLULAR (İONIALAR)


İyonya (Yunanca: Ιωνία / Ionia), Anadolu'da bugünkü İzmir ve Aydın illerinin sahil şeridine Antik Çağ'da verilen addır.

İyonyalılar dönemlerindeki özgür ve halkın haklarını koruyan yönetimleri sayesinde baskı altında kalmadan bilim, ticaret vb. şeylere yönelmişlerdir.  Bu yaptıkları şeylerle dönemlerinde gelişmiş bir devlet olmuş ve gelecekteki çoğu özgür devletin kurucusu olmuşlardır. İyonya dönemlerinde halkı baskı altına almayan çok az sayıdaki ülkeden biridir. Ayrıca devletin dini yoktu. Bu sayede çoğu bilim insanını getirerek büyük ilerlemeler sağlamışlardır.[1]

 

İyonya Coğrafyası

İlk Çağda, (Bkz Tarih Öncesi Çağlar ve Uygarlığın Oluşumu ) Anadolu’nun batı kıyılarına Yunanistan bölgesinden gelen Aiol ve Dorlar gibi yerleşen İyonlar, yaşadıkları bölgeye adlarını vermişlerdir. İyonya, batıda Ege Denizi; doğuda Lidya ve güneyde Karya ile Dor şehir devletleriyle çevrelenmiştir.

Strabon bölgenin kuzey ve güney sınırlarını Hermos(Gediz Nehri) ile Maiandros(Büyük Menderes Nehri) Irmakları olarak belirlemiştir. [2]Ayrıca Sakız Adası ve Sisam Adası gibi adalar da, İyonya içinde sayılır.

 

Tarih

İyonya, Yunanistan’a gelen Dor’ların önünden kaçarak Anadolu'ya geçen Akalar tarafından kuruldu.  M.Ö 1200 yılında Akalar, adalar üzerinden Batı Anadolu'ya göç ettiler. Büyük Menderes ile Küçük Menderes nehirleri arasında kalan kıyı bölgelerine yerleştiler. Bu bölgeye İyonya, burada yaşayanlara ionlar adı verildi. İonlar, polis adı verilen şehir devletleri kurdular. M.Ö. XII. yüzyıldan itibaren Efes, Milet, Foça gibi şehirleri kurdular. Siyasal yapılanmaları şehir devleti şeklindedir, hiç bir zaman merkeziyetçi olmamışlardır. Deniz ticareti ve kolonicilik alanında ileriydiler. Akdeniz, Marmara, Ege ve Karadeniz'de birçok koloniler kurmuşlardır.

İyonlar 12 şehir devleti kurmuşlardır ve bu 12 İyon şehrinin MÖ.1000 yılında kurulduğu tahmin ediliyor. Bu şehirler kısa bir süre içinde gelişmiş, batının birer uygarlık merkezi hâline gelmişti. Bu şehirler:  Efes, Selçuk Kolofon, Milet , Myus , Priene , Lebedus ,  Erthrae,  Klazomensa,  Phokaia (Foça) ,  Smyrna  (İzmir)  ile Khios  ( Sakız ) şehirleridir.

MÖ.700 yılında Lidya  Kralı Giges, İzmir ve Milet şehirlerini istilâ etti, diğer şehirler ise ekonomik açıdan Lidya ’ya bağlandı. MÖ.560-545′te Lidya kralı Kresus, İyonya’yı Lidya Krallığı’nın egemenliği altına aldı. M. Ö. 546 yılında Ahameniş İmparatorluğu, Lidya  Krallığının başkenti Sardes'i ele geçirip Lidya Krallığına son vermişlerdir. Lidya Krallığı’nın Persler tarafından yıkılması ile İonyalılar da Perslerin egemenliğini kabul ettiler. [3]

İyonya M.Ö. 546 yılında Pers (İran) egemenliğine girdi. İyonyalılar Pers hakimiyetinden kurtulmak için   Aiolis, Doris, Kıbrıs ve Karya'nın birleşmesiyle, Önasya üzerindeki Akamenid İmparatorluğu hakimiyetine karşı geliştirdikleri, MÖ 499 – 493 tarihleri arasında gerçekleşen askeri ayaklanmada başarılı olmadılar. M.Ö. 133'ten sonra Efes ve Milet, Roma İmparatorluğunun Asia eyaletinin önemli kentleri olarak yeniden kalkındılarsa da, M.Ö. 6. yüzyıldaki kültürel ve siyasi önemlerine tekrar kavuşamadılar.

İyonlar denizci insanlardı. Birçok Akdeniz limanlarına mal taşıyarak hayatlarını kazanıyorlardı. MÖ. VIII.-VII. ve VI. yüzyıllarda en parlak devrini yaşayan İyon uygarlığı, V. yüzyılda  Yunan uygarlığının doğmasında önemli rol oynamıştır. İyonya, İyon felsefesinin beşiğidir. İyonya’da filozoflar, kendi aralarında bir İyon felsefesi kurmuşlardı.[4]

Bu filozofların başında Thales gelir. Thales doğada en üstün kuvvetin su olduğuna inanmıştır. Thales’ten sonra Anaksimander ile Anaksimenes de her şeyin belirli bir kudrete bağlı olduğunu söylemişlerdir. Anaksimenes en üstün kuvvetin hava olduğunu söylemiştir.

     


İYON NİZAMI VE İYONLULARDA MİMARİ VE HEYKEL

İyon nizamı, Grek mimarisinde Dor nizamından sonra ortaya çıkmış yapı nizamıdır. İyon nizamında karakteristik özellik sütunlarda toplanmıştır. Bu nizamla yapılmış tapınak sütunları ince uzun sütunlardır. Bir kaide üzerinde yükselmekte ve kıvrımlı başlık taşımaktadır. Sütunlar, taştan basamaklar üzerinde yer alır. Frizler ince uzun bir şerit halinde olup, üzerleri kabartma resimlerle süslenmiştir.  Sütunlar, doğrudan tabana değil torus adı verilen silmeli bir kaideye oturur. Sütun başlığı volüt adı verilen iki spiral kıvrımla bezeli bir başlıktan oluşmuştur. Saçaklık ise üç bölümden oluşur; ar-şitrav, friz ve diş kesimi. Arşitravın üzerinde kabartmalarla bezeli friz, yapıyı bir şerit gibi sarmaktadır.[5]

İyon düzeni nin göze çarpan özelliği ince ve zarif sütunların üstündeki ön ve arka yüzlerinde sarmal biçimli öğeler taşıyan başlıklardır.  İyon mimarisinde en çarpıcı unsurlardan biri olan İyon tarzı sütunlarda sütun gövdesi üzerinde entasis fark edilemeyecek kadar hafiflemiştir. Yivler eliptik değil yarım daire biçiminde oluşturulurken bu yivler birbirinden ince ve düz yüzeylerle (Silmelerle ) birbirinden ayrılır. Sütun başlığından önce yine çember şeklinde ince bir girinti yerini alır.[6] Önden bakıldığında sütun başlılarının iki yanında, volüt denilen helezonik iki kıvrım görülür. İki kıvrım arasındaki alan ise zarif bezemelerle doldurulmuştur.

İyon nizamında yapılan tapınaklar, ince uzun sütunları ile Dor nizamındaki tapınaklara göre daha yüksek ve zarif görünümlüdür.İon mimarlık düzeni, Aiol başlığının Hellence yorumudur. Doğu  Helen lenler Aiol başlığından yararlanarak ion sütun başlığını ortaya çıkarmışlardır. İon mimarlık düzeni, diğer bütün sütun başlıklarının üzerinde, güzel ve albenili görüntüsü ile bütün dünyada beğeni kazanmıştır.” [7]

Adından da anlaşılacağı gibi,  İyon mimari nizamı Anadolu'nun batı ve güney kıyılarında ortaya çıkmış, burada gelişmiştir. İlk örneklerine M.Ö. VI. yy.'da rastlanır. En güzel örneği iki Giritli mimar tarafından yapılan Efes'teki Artemis Tapmağı'dır Dünyanın ilk büyük mermer yapısı Efes'teki Artemis Tapınağı, Lidya Kralı Giges tarafından başlatılmış ama bu yapı İyonya’da ve İyonyalı ustalar tarafından yapılmıştır.  [8]  Efes 'deki 55 x 110 metre boyutlarındaki Artemis tapınağı Dünya'da ilk defa olmak üzere tamamıyla mermerden inşa edilen Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen bir eser oldu. [9]  Grek geleneğindeki ilk anıtsal taş yapılar olan Samos'taki Hera Tapınağı, Efes 'teki Artemis Tapınağı ve Didyma Didim ve Apollon Tapınağı M.Ö. 560 dolayında İyonya’da inşa edildiler.[10]    İonia'nın en önemli iki şehrinden biri Efes kentiyken, diğeri ise Milet’lilerin tanrı Apollon'a adadığı Didim kentiydi. Antik Yunanca da "İkiz kardeş" anlamına gelen "Didyma" kelimesi bu kentin adı oldu. [11]Daha sonra yeniden inşa edilerek erken döneme ait izlerini kaybeden bu üç yapı, Batı mimarisinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Anadolu dışında yapılan İyon tapınaklarının en tanınmışı Atina Akropolü’nde bulunan Athena Nike Tapınağı’dır.

 İyon şehirleri bu günde Dünya şehircilik mimarisinde kullanılan ızgara düzeni şehir yerleşimi şeklinde kurulmuştu. Yani  Izgara düzeni şehir mimarisinin mucidi İyonyalılardı. ( E. Akurgal, “Batı Uygarlığı’nın Doğduğu Yer. Ege” )

İyonlar  Heykel cilikte, mimarlıkta da çok ilerlemişlerdi. Efes’teki Artemis Tapınağı, Samsun’daki Hera Tapınağı İyonya mimarlığının şaheserleridir.  Heykel ve mimaride birçok yenilikler sunan İyon uygarlığı heykel sanatında da farklı bir stil geliştirmiştir. İnce giyimli insanları canlandıran İyon Heykel lerinde kumaşın vücuttaki dökümü ve kıvrımları büyük bir ustalıkla işlenmiştir.

 İonlar heykellerinde ideal güzellik yerine doğal güzelliğe önem verdiler. “Böylece yapay bir sanat değil, doğal Heykecilik i doğdu.  Helen Heykecileri  söz gelimi yüz ifadesinde, dünyanın en güzel burunlu, en güzel gözlü, en güzel kaşlı kadınlardan seçtiği örneklerle ideal bir güzellik yaratmıştır. Ancak bu bir bakıma yapay bir ifade yolu idi. İon heykelcik ve heykelleri badem gözlü, neşeli yüzlü, gülen ifadeli eserler olarak ortaya çıkmışlardır. İon sanatı ve kültürü Frig, Lidya , Karia, Lykia sanat ve kül türünün doğmasını sağlamıştır.”[12]

İon mimarlığının güzel ve iyi korunmuş kalıntıları bugün, BERGAMA,  Efes ,  Sardes , Priene, Miletos, Didyma Didim , Afrodisias ve Aizanoi  gibi eski kentlerde bütün güzellikleri ile ayakta durmaktadır.

 

  

Siyasi Yapı

Siyasi yapılanmaları bağımsız şehir devleti şeklinde idi. Şehir devletlerinin temsilcileri "Panionion" adlı kutsal alanda dinî ve siyasi amaçlar için dönemsel olarak toplanmakla birlikte, hiçbir zaman ortak bir siyasi yapıda bir araya gelmediler. Hiçbir zaman bir araya gelmedikleri için ortak karar aldıkları bir yerde yoktur.[13]

Tüm Karadeniz, Kuzey Ege, Güney İtalya ve Sicilya sahillerinde çok sayıda koloni kurarak Akdeniz havzasındaki ticari üstünlüklerini geliştirdiler. Amasra, Sinop, Trabzon, Batum, Kefe, Varna, Enez, Napoli, Sirakuza, Marsilya, Nis gibi birçok kent ilk kez İyonyalılar tarafından kolonize edildi.

İyon şehir devletlerinin başında en eski dönemde krallar bulunuyordu. MÖ. 7. yüzyılda halkın seçtiği kişiler, meclislerin yardımı ile şehirleri yönetmeye başladılar. 6. yüzyılda seçim yoluyla iktidarı ele geçiren güçlü yöneticiler tiranlık düzenini kurdular.

 

Kültürel Yapı Felsefe ve Bilim

Yunan kökenli bir uygarlık kuran İyonyalılar, Mısı ve  Mezopotamya dan öğrendikleri bilgilere dayanarak özgür bir siyasi yapı ve serbest bir dini inanç sayesinde felsefe, matematik, geometri ve astronomi gibi müspet ilimlerin İlk temellerini attılar. Ön Asya ve Akdeniz ticaret yollarının kavşak noktasında bir ülke olmaları bilim ve kültür alanında ileri gitmelerinin en önemli nedeni haline gelmişti.  Merkezi otoriteye bağlı olmayan bağımsız kentler olarak örgütlenmeleri, özgür düşünce geleneğinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Mısır'ı ve Mezopotamya'yı gezmiş olan Thales, o ülkelerde elde ettiği bilgilerle dünya'da ilk defa bir doğa olayını, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde olagelen güneş tutulmasını, önceden hesap etti. Milet'li Thales, Batı felsefesinin ve matematiğinin kurucusu olarak anılır. Thales'in öğrencisi olan Anaksimandros, insanlık tarihinde (resmî kayıtlar ve kutsal kitaplar dışında) ilk kez bağımsız bir kitap yazan kişidir. Milet'li Hekataios eleştirel tarih anlatımının ve coğrafyanın ilk önemli eserlerini verdi; bilinen ilk dünya haritasını yayımladı. Efes'li Herakleitos "bir insan aynı nehirde iki kez yüzemez" deyimiyle özetlenen değişim felsefesini geliştirdi. Samos'lu Pythagoras üçgenin açıları arasındaki ilişkiyi hesapladı; günümüze dek Batı ve Doğu müziğinin temelini oluşturan ses dizilerini tanımladı. Milet'li Anaksagoras İyonya felsefe ekolünü Atina'ya taşıyarak, Eflatun ve Aristoteles'in öncüsü olmuştur.[14]

Doğa filozofu Protagoras’ın  “insan her şeyin ölçüsüdür” ilkesine dayanarak insan haklarının korunmasına önayak olmuşlardır.  Demokrasinin doğuşunda Lesboslu tiran Pittakos’un büyük etkisi olmuştur.[15]



İnanç

Eski Yunan halkı arasında yaygın olan tanrılara ilişkin çeşitli inanç ve efsaneler ilk kez M.Ö. 9. yüzyılda İyonyalı destan şairi (muhtemelen Sakız'lı veya İzmir'li) Homeros tarafından derlenerek sistemleştirildi. Homeros'un sistemleştirdiği mitoloji, Atina'nın egemenliği döneminde (MÖ 5. yüzyıl) tüm Helen dünyasının dinî referans kaynağı olarak benimsendi. Yunan tanrıları insanlara benzerdi. Tanrılarla insanlar arasındaki en önemli fark da ölümlü, tanrıların ise ölümsüz olmalarıydı. İyonyalılar birden fazla tanrıya inanıyorlardı.

 

Yazı

Fenike Alfabesi'nden uyarlanan çeşitli Yunan Alfabeleri MÖ. 9. yüzyıldan itibaren yaygınlık kazandı. Bunlar arasında soldan sağa yazılan İyon Alfabesi zamanla diğerlerini tasfiye ederek tüm Helenler tarafından benimsendi. Hâlen Yunan Alfabesi olarak bilinen alfabe, İyon Alfabesidir. Latin ve Kiril (Slav) alfabeleri Yunan alfabesinden türemiştir.





KAYNAKÇA


  • [1] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yonya
  • [2] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yonya
  • [3] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/329-lidya__sanati.html
  • [4] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yonya
  • [5] Doc. Dr. Mehmet Zeki iBRAHiMGiL ( Lise Sanat Tarihi 1)
  • [6]  Nesrin Ercan, İyon Düzeni, http://www.nesrinercan.com.tr/
  • [7] Fahri Işık, Anadolu - İon Uygarlığı, http://bagimsizrehberler.blogcu.com/anadolu-ion-uygarligi
  • [8] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/329-lidya__sanati.html
  • [9] Efes ( Ephesus ) Antik Kenti İzmir Selçuk, http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forumkategori/
  • [10] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/311-didyma__didim_ve_apollon_tapinagi.html
  • [11] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/311-didyma__didim_ve_apollon_tapinagi.html
  • [12] Fahri Işık, Anadolu - İon Uygarlığı, http://bagimsizrehberler.blogcu.com/anadolu-ion-uygarligi
  • [13] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yonya
  • [14] http://www.ansiklopedika.org/%C4%B0yonya
  • [15] Fahri Işık, Anadolu - İon Uygarlığı, http://bagimsizrehberler.blogcu.com/anadolu-ion-uygarligi


İLGİLİ LİNKLER

 

  • Asurlularda Heykel Mimari ve Diğer Sanat Dalları
  • Sümer Sanatı ve Uygarlığı
  • Tarih Öncesi Çağlar ve Uygarlığın Oluşumu
  • İskit Sanatı ve Hun Sanatı ile Benzerlikleri 
  • Urartu Sanatı ve Heykelleri
  • Lidya Sanatı 
  • Frig Sanatı ve Uygarlığı
  • Maya, Aztek, İnka Uygarlıkları ve Sanatı
  • Hint Sanatı ve Heykelciliği
  • Alacahöyük ve Açıkhava Müzesi
  • Türkiye'deki Müzeler ( Başlıcaları ve Hepsi)
  • İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ
  • Türk ve İslam Eserleri Müzesi (iSTANBUL)
  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara’
  • HATAY MOZAİK -ARKEOLOJİ- MÜZESİ TANITIMI
  • Ankara Etnografya Müzesi ve Sergilenen Eserleri
  • MEVLANA MÜZESİ VE TANITIMI
  • II. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Müzesi
  • GORDION KENTİ MÜZESİ VE HÜYÜĞÜ
  • İzmir Arkeoloji Müzesi Tanıtımı
  • Zeugma Kenti, Buluntuları ve Zeugma Müzesi
  • Afyonkarahisar Arkeoloji Müzesi
  • Çatal Höyük- Konya
  • Göbeklitepe-Urfa- Cihanda İlk Tapınak ve Gizemleri
  • Urartu Sanatı ve Heykelleri
  • Mezopotamyalılar Sümer Akad Babil Asur Elam Kalde İbrani ve Fenikeliler 
  • Mezopotamya ve Uygarlıklarının Ortaya Çıkışı 
  • Mezopotamya Uygarlıklarının Bilim ve Sanata Katkıları ile Tarihi

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...