Mezopotamya Sümer Akad Babil Asur Elam Kalde İbrani Fenike

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 06 Mart 2013 Çarşamba aaa Beğen

 

 

 

Sümer Uygarlığı

 

Sümerler M.Ö. 3000 başında Fırat ve Dicle Nehirlerinin mecralarına Şattül Arap ve Aşağı Mezopotamya denilen bölgeye  yerleştiler. Sümerler bu bölgey“Kengi” adını vermişlerdi.[1]

Kuzeyden gelen  Sümerler İlk inşaatlarını kamış örgü üzerine balçık çamuru sıvayarak yapıyordu.  Daha sonra, pişmiş toprak tuğla, mimarisi oluştu ve  güzel formlu, pişmiş kaplar da yapmaya başladılar. Soyut – geometrik süsleme sanatının, yerli halkın sanatı olduğu Sümerlerin de bu sanatı ilerlettiği anlaşılmıştır.[2]

Mezopotamya'daki kavimlerden ilk öne çıkan medeniyetin temelini atan Sümerler,  yazı, dil, tıp, astronomi, matematik, mimari, Sanat ,  din, fal, büyü  ve Mitoloji gibi alanlarda ilk örnekleri verdiler.  "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez Sümerlerde ortaya çıktı.

Sümer kültürü üst tabaka ve alt tabaka  eserleri olarak iki türlüydü. Halka hükmeden tabaka olan Sümerlerin, aşağı tabaka ya da yerli halkı  buradan çıkarmadıkları,  yerli halkın mozaik gibi bir teknikle ve geometrik anlayıştaki süslemeler yapmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Üst tabaka ise, mimari, resim  , rölyef ve heykel sanatında ilerlemişti. Yerli kültüründe soyut – dekoratif anlamda bir sanat  , üst tabaka Sümer yönetiminde ise doğa gözlemine dayalı heykel  ve rölyef sanatı gelişmişti[3] .

Sümer döneminde Mezopotamya  'da 18'i büyük olan yaklaşık 35 şehir ve kasaba vardı. Bunlardan bazıları Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur kentleriydi.

Geometrinin temellerini bulan Sümerler bu bilgilerini mimari de de kullandı. Bu yüzden Mezopotamya mimarisinde, matematik anlayışından doğan bir düzen görüldü. İlk anıtsal yapıları inşa eden Sümer sanatında mimariye dayalı olarak diğer sanatlar da gelişmeye başlar. Duvarlar ve filpayeler, geometrik  Süsleme,  süslerin üzerleri çubuklar ve boncuk kakmalarla, geometrik kesinlikteki kübik bir sisteme dayanan sütunlarla süslenmişti. [4]

 

MÖ 2400-2350 yıllarında Sümerler düşüşe geçerken, Akadlar yükselişe geçmişti. Sümerler yıkılsa bile onların bu keşifleri her kültüre miras kaldı.  (Bakınız: Sümer Sanatı ve Uygarlığı )

 

 

 

Akadlar

 

Sami kökenli bir topluluk olan Akadlar, Sümerler döneminde Mezopotamya'ya göçerek Sümer kültürünü benimsemişti. Sümerler sonrasında Mezopotamya'nın lideri konumuna gelen halk, Mezopotamya Uygarlıkların 'daki medeni gelişimin öncüsü haline geldi. Akkadlar Mezopotamya'da en güçlü konuma ulaşarak Sami kökenli Asur ve Babil halklarına da öncülük ve liderlik etmeye aşladılar. Sümer kültür ve dininin devam ettiren Akatlar da çok tanrılı dinlere inanmışlardı. Akkadlar, Sümerlerden farklı olarak kent krallıklarından ziyade Evren veya Dünya krallığı kavramını Mezopotamya'ya getirerek tarihteki ilk imparatorluğu kurmayı başardılar.  Bölgenin merkezi bir idare eline geçmesi de ilk kez Akkadlar döneminde oldu.

Akat hanedanının kurucusu kral Sargon, Agade isimli bir başkent kurarak antik kayıtlara göre tam 34 savaş yaptı. Sargon'un torunu olan Naram-Sin de dedesinin yolundan gitmiş birçok sefer yapmıştır. Fakat Naram-Sin'den sonra bölgedeki güç dengeleri değişmiş ve Akkadlar düşüşe geçmiştir. Kısa bir süre içinde Zagros Dağları'ndan inen ve işgale başlayan Gutiler yönetimi ellerine geçirmişlerdir.[5] Akkadların ilerlemesi karşısında Sümer şehirleri de karşı saldırıya geçtiler. Gutiler çok güçlü bir dağ kabilesiydi. M.Ö. yaklaşık 2230 yıllarında Akkad'ı işgal ettiler. Böylece Akkad imparatorluğu yıkılmış oldu. Sümerler ve Akkadlar arasındaki savaşlar MÖ 2113'te Ur kralının Sümer ve Akkad şehirlerini egemenliği altına almasına kadar sürdü. (Akkadlar hakkında bilgi için tıklayın Mezopotamya ve Uygarlıklarının Ortaya Çıkışı , Mezopotamya Uygarlıklarının Bilim ve Sanata Katkıları )

 

 

 

 

Üçüncü Ur Hanedanı

 

Akkadların  zayıflamasıyla  birçok kentin yöneticileri  yönetimi ellerine geçirdiler Sümer kökenli  Ur kenti ve yöneticisi 3. Ur Hanedanı  Akkadların izinden giderek bütün bölgeyi kontrol altına almak istedi. Yaklaşık 100 yıl  (MÖ 2100-MÖ 2000) süren bir dönemde Ur kenti Mezopotamya'nın en büyük siyasi gücü olmuştu.  Dönemlerinin sonu yoğun göçler ve çevre toplulukların saldırıları ile gelmiş ve yönetimleri zayıflamıştı. Ur Sülalesinin yönetiminin sonu aynı zamanda Sümerlerin Mezopotamya'daki yönetimlerinin sonu oldu.  Daha sonra Sümer kökenli olmayan kavim ve sülaleler Mezopotamya’ya egemen oldular.

3. Ur Salmanassarı’nın çöküşünden sonra kuzeyde büyük bir siyasi güç olarak Asur, güneyde ise din ve kültür merkezi olarak Babil şehir devletleri öne çıkmaya başladı.  Bu zamanlarda MÖ 2. binyılın erken dönemlerinde bölgeye gelen Hurri ve Amurrular (veya Amoritler) bölgenin g nüfus ve kültürel yapısına etki etmeye başladı. [6] (Geniş Bilgi İçin Tıklayın: BABİL MEDENİYETİ TARİHİ VE SANATI )

 

 

 

 

AMURRULAR  Amoriler (Akatça: Amurru) 

 

(MÖ y. 2400-y. 2000) bu halkın batıdan geldiği söylense de çıkış yerlerinin Suriye değil, Arabistan olduğu sanılmaktadır. (  Cemil Bülbül , agy, shf 34) Amurru terimi, yalnızca bir etnik topluluğu değil, aynı zamanda bir dili ve Suriye ile Filistin'i kapsayan siyasal ve coğrafi bir bölgeyi belirtiyordu. MÖ. 3. Binyılın sonları ile MÖ. 2. Binyılın başlarında cereyan eden Amurru (Martu) göçleri sonucunda III. Ur Sülalesi yıkılmış ve Mezopotamya’da tüm siyasal güç Samî Amurrular’ın eline geçmiştir.[7]

AMURRULAR  ( Amoriler) Ur İmparatorluğu'nun güneyindeki çölde hayvancılık yapan ve göçebe bir kavimdi. Hayvanlarının etlerini ve sütlerini; buğday, hurma, silah gibi şeylerle takas ediyorlardı. Amurrular verimli topraklara yayılmaya başlayınca Ur İmparatorluğu'nu bir arada tutmak zorlaştı. Amoriler Babil'in Orta Fırat Havzasını,  Suriye ve Filistin'i işgal ederek  kimi kentleri yakıp yıktılar.
Amoriler’in bu saldırıları, MÖ 2006'da Ur Hanedanının da yıkılmasına yol açtı. 

Samî bir hüviyete büründürmüşlerdir. Öyle ki, Amurrulu kabilelerin kurduğu devletler her tarafı kaplarken, Sümer dili de yerini Akkad diline ve yazısına terk etmiştir.  Ardından, Güney Mezopotamya ve Asur ülkesini içine alan büyük Babil İmparatorluğu oluştu.

Göçebelikten vazgeçen Amurrular, yerleşik düzende yaşayanların içinde kayboldular. MÖ y. 1100'den sonraki Asur yazıtlarında Amurru terimi, Suriye'nin bir bölümü ile Fenike ve Filistin'in bütünü için kullanılıyordu.[8]

Eski Önasya medeniyetinde Samî kavimlerden birisi olan Amurrular’ın rolü ve payı oldukça büyüktür. Mezopotamya medeniyetinin temelleri Sümerler’e aitse, bu yapının duvarlarıve çatısında Samî kavimlerin büyük emeği olduğunu unutmamak lâzımdır. Üstelik onlar Sümerlerle başlayan bu medeniyete kendilerinden de yeni şeyler katarak, karmaşık orijinli yeni bir uygarlığın  doğmasına da zemin hazırlamışlardır. “ [9]

(Geniş Bilgi İçin Tıklayın: BABİL MEDENİYETİ TARİHİ VE SANATI   , Mezopotamya ve Uygarlıklarının Ortaya Çıkışı  )

 

 

 

 

BABİL MEDENİYETİ

Ur İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra İmparatorluğun güneyinde yaşayan Amurrular imparatorluğun verimli topraklarına geldiler yeni bir devlet kurdular. Yeni devletin başşehri Babil’di.

Sümerler, İÖ 3000'de Babil'in güneyini egemenliği altında tutuyorlardı. Babil adı ilk kez Sümer tabletlerinde geçmektedir. Kente ilk kez Amurri denilen yağmacı bir Kavim hâkim olmuş ve Babil’i başkent yapmıştı. Kenti Amurrilerden kurtaran Hammurabi bu şehirde BABİL  devletini kurmuştu. [10] Hammurabi'nin hanedanlığı ortalama üç yüzyıl sürdü. Daha sonra sırasıyla Hititler, Kasitler, Elamiler ve Bâbil'de yaşayanlarla akraba olan Asurlular bölgeye hakem oldular. Bütün bu istilalar süresince, Bâbil kuşatılıp, tahrip ediliyor, tekrar îmar edildikten sonra bir başka istilacı kavim tarafından yerle bir ediliyordu. [11]

Sami halklarından olan Asurlular , Mezopotamya 'nın kuzeyinde yaşıyorlar, İÖ 2000'den önce Babil krallarının denetimindeki güçsüz kralların idaresinde yaşıyorlardı. İşte bu dönemlerde Asur ve BABİL olarak yörede iki ayrı şehir devleti olarak şekillenmişlerdi.

Daha sonraki dönemlerde Kassitler öne çıkmış, Anadolu'daki Hititler güçlenmiş, Hurriler Mitannilerin önderliğinde yeni bir siyasi güç oluşturmuşlardı.

(Geniş Bilgi İçin Tıklayın: BABİL MEDENİYETİ TARİHİ VE SANATI  ,  Asurlularda Heykel Mimari ve Diğer Sanat Dalları)

 

 

 

 

 

KASSİTLER


Kassitler, Babil'e yerleştikten sonra burada güçlü bir devlet kurdular. Babil kültürünü benimsediler. Kassit krallarının kızlarının bazılarının Mısır firavunlarıyla evlendikleri bilinmektedir.
Yaklaşık iki yüzyıl süren Mitanni-Hurri egemenliğinin zayıflaması Asurların yükselmesine olanak vermiş ve MÖ 13. yüzyılda Asur kralı I. Şalmaneser Mitanni - Hurri devletini sonlandırmış ve Asur egemenliğini kesin olarak başlatmıştır. Kassitler hakkında günümüze ulaşan bilgi çok azdır. 400 yıla yakın bir süre Babil'de hüküm sürdükleri bilinmektedir. M.Ö. 1071 yılında Elamlar tarafından yıkılmışlardı.[12]

Kassitlerin ortadan kaldırılması ile Asur ve Babil şehir devletlerin siyasi mücadelesi başladı. Asur kralı Nabukedenezar, Babil Kralı Marduk’u yenerek Babil’i Asur  egemenliği altına almayı başardı.

 

 

 

ELAM (MÖ 3000-640)

 


Güneydoğu Mezopotamya ve Güneybatı İran topraklarında farklı kültürde halklar vardı. Bu halklardan biride Elamlar'dır. Elamlar Dicle Nehri'nin doğusunda yaşamışlar. Başkentleri Susa şehridir. Sümerlerle ve Akkadlarla savaşmışlar. Zaman zaman bu ülkelerin egemenlikleri altına girmişlerdir. Çivi yazısını kullandılar. Mezopotamya halkları gibi bunlarında çok tanrılı dinleri vardı.
Bilimde varlık gösterememişler, tarımla uğraşmışlar, süsleme sanatına önem vermişlerdir.
Elam Devleti Persler tarafından yıkılmıştır.   

 

 

 

Asur ve  Babil  Uygarlıkları

 

Asur ve  Babil uygarlıklarının ortaya çıkmasında üç medeniyet  katkıda bulunmuştur.  Bunların en eskisi, Fırat ile Dicle ırmakları ağızları çevresinde yaşayan Sümer lerdir.  Sümer lerin kim oldukları ve Mezopotamya da ortaya çıkan ve ileri bir uygarlık kuran Sümerler, İÖ 3000'de Babil'in güneyini egemenliği altında tutarak Ur, Uruk, Lagaş ve Eridu gibi kentlerde ileri bir medeniyet kurmuşlar Asur Ve Babil Medeniyetlerinin gelişiminde önemli etken olmuşlardır.

Sümerlerden sonra bölgenin en önemli kavmi  Akadlardır. Dünyanın ilk imparatorluğunu kuran Akatlar  ikiye ayrılıp bölünerek Aşağı Mezopotamya'da Babil lier’in  ve Yukarı Mezopotamya'da  Asurlu medeniyetinin doğmasına vesile olmuşlardı. 

Asurlular geniş bir ticaret ağı kurarak Mezopotamya kültürünü farklı bölgelere yaymaya başlamıştı. Anadolu'ya yazının gelmesi de yine Asurlu tüccarların sayesinde olmuştu. Asurlar, Sami halklarındandı ve Mezopotamya'nın kuzeyinde yaşıyorlardı. Asurlular önce Sümer, sonra Akad, daha sonra da Subar, Kut ve üçüncü Ur hanedanı egemenliği altında kalmıştı. Fakat bu zamanlarda bölgeye Samiler gelmiş, yerli halk tabakası ile kaynaşarak yüzyıllarca süren Asur varlığının temelini atmışlardı. [13]

Asur ülkesinin merkezi olan Asur kenti, İÖ 2000'den önce genellikle BABİL  krallarının denetimindeki güçsüz krallarca yönetiliyordu. Zamanla Asur kralları güçlenerek BABİL ülkesinin bazı topraklarını da ele geçirdiler.  Hakkında bilgimiz olan ilk Asur kralı ( İÖ 1280’ler )  I. Şalmanezer,  Asur İmparatorluğu’nun güçlü bir devlet haline getirdi.

Diğer yükselen kavim ise güneyli BABİL 'dir. Amurru kökenli olan Eski  BABİL sülalesi, 5. kral Hammurabi ile dönemin diğer krallıkları üzerinde egemenlik kurmuştur. Bu sıralarda Anadolu'da Eski Hitit Devleti fetihlere başlamış ve sonunda Hitit Kralı I. Murşili MÖ 1595 yılında Babil'i alarak Babilin egemenliğine son vermiştir.

Fakat Asur egemenliği de yoğun göç dalgaları sebebiyle zayıflamış,  MÖ 9. a kadar Asur'un tekrar yükselmesine kadar bölge karışık bir dönem geçirmişti. Bu zamana kadar Mezopotamya ve çevresinde birçok yeni devlet ve kavim ortaya çıkmıştı.

MÖ 9. yüzyıldan yaklaşık MÖ 5. yüzyıla kadar süren Asur yönetimine Yeni Asur Krallığı denmiştir.  Her kral sayısız sefer yapmış, yine de güney Mezopotamya’daki Babil egemenliği yıkılamamıştı.  Kuzeyde Urartu lar ve Medler de bağımsız birer güç ve medeniyet ortaya çıkarmış Asur hucumlarından kendilerini koruyorlardı. Bir dönem Asur zayıflasa da III. Tukultī-Apil-Ešarra (III. Tiglat-Pileser) ile tekrar yükselmeye başlamış Urartu kralını yenmiş ve yayılma politikasıyla diğer önemli güçleri, Babil ve Medleri, rahatsız etmişti. II. Sargon ve sonrasında krallığı Mısır'ı da yağmalamıştır. Yeni Asur Krallığı'nın en geniş olduğu dönemde Medler ve Babilliler,  İskit lerle birleşerek Asur'a savaş açmış ve sonunda Asur'un yıkılmasına neden olmuştur.

Yeni Asur Krallığı sonrasında Babil yeniden yükselişe geçmiş ve Yeni Babil olarak anılan bir dönem başlamıştır. Yeni Babil, Asur'un bütün topraklarına egemen olduğu gibi çevre krallıklara birçok sefer düzenlemişti. Bu sıralarda Medler Urartular yıkılmıştı.  MÖ 539 yılında Perslerin Babil'i ele geçirmesiyle Yeni Babil son bulmuştu. Bu dönem ve sonrasında Persler tüm Mezopotamya'yı egemenlikleri altına aldılar ve Ege Denizine kadar ulaştılar.

(Geniş Bilgi İçin Tıklayın: BABİL MEDENİYETİ TARİHİ VE SANATI  ,  Asurlularda Heykel Mimari ve Diğer Sanat Dalları)

 

 

 

KENANİLER-   FENİKE

 

 

Kenaniler, Antik çağda, Akdeniz’in doğu kıyılarında yaşamış olan Sami ırkından Akdenizli bir kavimdir. Bu topluluğa Helenler Fenikeliler adını verirken Doğu kavimleri Kenaniler adını kullanmıştır. Fenikeliler, bölgeye milattan önce üç bin yıllarında gelmişlerdir. Aradus, Simyra, Tripoli, Cebal-Byblos, Beryte, Sidon, Tyros, Akkho liman şehirlerini kurmuşlardı. Fenikeliler, denizci olduklarından Orta Doğudan Batı Akdeniz kıyılarına kadar yayılmışlar ve deniz ticareti ile uğraşmışlar, Akdeniz civarında birçok koloni kurmuşlardır.

Fenikeliler, milattan önce 2500 yıllarından itibaren Mısırlılarla ticari münasebete başlamışlar, önceleri Mısır’a daha sonraları da Minos Miken ve Yunan uygarlıklarına sedir,  kumaş, metal eşya, keten nebati kokular,  zeytinyağı,  Cam,  cam eşyalar,  Seramik  ve reçine üretiyor ve ihraç ediyorlardı.  İskenderun   Körfezinde ve Akdeniz’in bazı yerlerinde de koloniler kuran  [14]  bu denizci medeniyet ticarette çok ilerleyerek zenginleşti.  Camı bulan Fenikeliler, cam eşyalar Fildişi Oymacılığı,  mor giysi boyasıyla çok ünlü olmuşlar ve çok para kazanmışlardı. Fenikeliler, çöl kervanlarının uğrak noktaları olan Şam, Hama, Dibre şehirlerinden ticaret malları alıp satıyorlardı. Batı ile doğu arasındaki ticarete aracılık ve komisyonculuk edip, ithalat ve ihracattan büyük gelir sağladılar.

Camın, Suriye kıyılarında Fenikeliler zamanında bulunduğu rivayeti eski Romalı bir bilgin olan Pilinius tarafından nakledilir. [15] Zeytinyağı, kereste, şarap, seramik ve cam eşya ticaretiyle çok zengin olan bir halktı. M.Ö. 1550 yıllarında Mısırlıların egemenliği altına girdiler. Fenike, MÖ 14. yüzyılın sonunda Mısır'ın işgalinden kurtulduysa da, MÖ 9. yüzyılda ise, Asurluların, işgaline girmiş,  bundan da kurtulsalar da önce Perslerin sonra da İskender’in istilası ile tarihten çekilmişlerdir.

 

 

 

İBRANİLER

 

İbraniler, Mısır'ından Kuveyt'e kadar olan topraklarda yaşamış olan İsrailoğulları, Edomitler, Midianitler, Aramiler ve Yoktanitler anılan halklardır. Eski Ahit'te sıkça bahsi geçen İbranilerin soyunun Hz. Yakup'tan geldiğine inanılır. M.Ö. 1300 yıllarında Mısır'dan çıktıktan sonra Yehuda ve İsrail krallıklarını kurmuşlardır.

“İbranîler Hurriler’den günümüze ulaşan Habiru adıyla tanımlanmakta, Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki Habur ovasından gelen halk olarak kabul edilmektedir.”[16] . Araplar gibi, İbranîler ve Kenanlılar da Sami halklardandır.

Uzun yıllar Mısır'da yaşayan İbraniler. Musa peygamber önderliğinde Mısır'dan ayrıldılar. M.Ö. 1250'de Filistin'e (Kenan ülkesine yerleştiler. Bundan 200 yıl sonra bir krallık kurdular. Saul ve Davut peygamberler zamanında geliştiler. Süleyman Peygamber zamanında en zengin ve parlak dönemlerini yaşadılar. Daha sonra kuzeyde İsrail; güneyde Yehuda (Yudah) olmak üzere ikiye ayrıldılar. İsrail, Asurlular tarafından yıkıldı. Babilliler de Yehuda'yı egemenlikleri altına aldılar.

 

 

 

 

Sonraki Dönemlerde Mezopotamya

Mezopotamya Büyük İskender'in Persleri egemenliği altına alışına kadar Perslerin egemenliği altında olmuştur. Daha sonra bir süre Pers imparatorluklarının egemenliği altında kalmış, daha sonra Romalılar kuzeybatı bölümünü egemenlikleri altına almışlardır.

 

 

Bölgedeki erken dönem kentleri:

 

    Yukarı Mezopotamya / Sümer

  • Uruk
  • İSin
  • Lagaş

 

    Akkad

  • Agade
  • Babil
  • Kiş
  • Nippur

   

 Aşağı Mezopotamya / Asur

  • Asur veya Assur
  • Nineveh
  • Mari
  • Aleppo

 

KAYNAKÇA

 


  • [1] Cemil Bülbül ,Amurru Göçleri ve Amurruların Eski Önasya Tarihindeki Rolleri, ergiler.ankara.edu.tr/dergiler/ shf, 31
  • [2] edebiyadvesanatakademisi.com/sanatlar/16-heykel%20%20sanat%20%20uygarliklar.html
  • [3] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/319-sumer_sanati_ve_uygarligi.html
  • [4] Şahamettin Kuzucular, Harran'da Tarih Kültür Mimari ve İlk Üniversite, edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [5] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/130-mezopotamya_uygarliklarinda_heykel_sanati_
  • [6] http://www.nkfu.com/asur-medeniyetinin-ozellikleri-asurlular-hakkinda-bilgi/
  • [7] Cemil Bülbül , age
  • [8] r.wikipedia.org/wiki/Amoriler
  • [9] Cemil Bülbül ,age , shf, 47
  • [10] Tarık ÇELİK, “Bir Medeniyetin İbretli Sonu : Babil” Sızıntı Dergisi, Mart 1992 Yıl :14, Sayı : 158
  • [11] Tarık ÇELİK, “Bir Medeniyetin İbretli Sonu : Babil” Sızıntı Dergisi, Mart 1992 Yıl :14, Sayı : 158
  • [12] Cemil Bülbül ,age
  • [13] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/341-asurlularda_heykel_mimari_ve_diger_ l
  • [14] Şahamettin Kuzucular, İssos Savaşına Kadar İskenderun Ovası Tarihi, .edebiyadvesanatakademisi.com.
  • [15] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/23-cam_sanati_tarihten_gunumuze_camcilik.html
  • [16] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0braniler

 

 

 

 

 

İLGİLİ LİNKLER

  • Asurlularda Heykel Mimari ve Diğer Sanat Dalları
  • Sümer Sanatı ve Uygarlığı
  • Tarih Öncesi Çağlar ve Uygarlığın Oluşumu
  • İskit Sanatı ve Hun Sanatı ile Benzerlikleri 
  • Urartu Sanatı ve Heykelleri
  • Lidya Sanatı 
  • Frig Sanatı ve Uygarlığı
  • Maya, Aztek, İnka Uygarlıkları ve Sanatı
  • Hint Sanatı ve Heykelciliği
  • Alacahöyük ve Açıkhava Müzesi
  • Türkiye'deki Müzeler ( Başlıcaları ve Hepsi)
  • İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ
  • Türk ve İslam Eserleri Müzesi (iSTANBUL)
  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara’
  • HATAY MOZAİK -ARKEOLOJİ- MÜZESİ TANITIMI
  • Ankara Etnografya Müzesi ve Sergilenen Eserleri
  • MEVLANA MÜZESİ VE TANITIMI
  • II. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Müzesi
  • GORDION KENTİ MÜZESİ VE HÜYÜĞÜ
  • İzmir Arkeoloji Müzesi Tanıtımı
  • Zeugma Kenti, Buluntuları ve Zeugma Müzesi
  • Afyonkarahisar Arkeoloji Müzesi
  • Çatal Höyük- Konya
  • Göbeklitepe-Urfa- Cihanda İlk Tapınak ve Gizemleri
  • Urartu Sanatı ve Heykelleri
  • Mezopotamyalılar Sümer Akad Babil Asur Elam Kalde İbrani ve Fenikeliler 
  • Mezopotamya ve Uygarlıklarının Ortaya Çıkışı 
  • Mezopotamya Uygarlıklarının Bilim ve Sanata Katkıları ile Tarihi

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

 

 

 






Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...