Sümer ve Mezopotmayalıların Uygarlığa Katkıları

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar aaa Beğen 1
 

Mezopotamya Kelimesi Antik Yunan dilinde iki ırmak arasındaki ülke veya bölge anlamına gelmektedir. Kastedilen iki nehir ise Fırat ile Dicle'dir,   Bu kelime bu günkü anlamında, Doğu Suriye, Güneydoğu Anadolu (Türkiye) ve Kuzey Irak'ı kapsayan coğrafi bölgeyi tarif eder.[1] Bu bölge Fırat ve Dicle ırmaklarının Güneydoğu Anadolu’dan başlayarak Ortadoğu ve Basra Körfezine kadar uzandığı coğrafik bölge için kullanılmıştır. Fırat ve Dicle, Bağdat yakınlarında birbirlerine çok yaklaşır ve Kurna şehrinde birleştikten sonra Şattü'l Arap ismini alarak Basra Körfezi'nden denize dökülür.  Dicle ve Fırat'ın getirdiği topraklar Mezopotamya'nın güneyinin çok verimli olmasına sebebiyet verir.

Bölgenin Suriye ve Güneydoğu Anadolu bölgesine Yukarı Mezopotamya  Güney’de kalan kesimine ise Aşağı  Mezopotamya adı verilir. Dicle ve Fırat nehirlerinin vadileri ile bu iki nehrin arasında kalan ve Mezopotamya diye anılan bu topraklar, güneyde Basra Körfezi, kuzeyde Güneydoğu ile  Toros Dağları, doğuda Zağros Dağları, batıda Suriye  ve Arabistan Çölleri ile çevrilidir

 Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye,  Güneydoğu Anadolu  ve Güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak'ın sınırları içinde kalan bölge, Tarih Öncesi Çağlar’da  medeniyetin beşiği olan, ilk uygarlıkların ortaya çıktığı yerdir.   Yeryüzünün  ilk uygarlıkları olan, Sümer, Asur Babil , Akat, Elam, Mitanni, Kalde uygarlıkları bu bölgede ortaya çıkmıştır.[2]

Mezopotamya farklı kavimlerin bir arada yaşadığı bir bölgeydi.   Bölge iklim koşullarının uygunluğu yüzünden sürekli göç alıyordu. M.Ö. 4000 ve 3000 yıllarında Sümerler, Akatlar , Babiller , Elamlar, Ur-Uruk , Lagaş ve Ninovalılar  avcılık ve toplayıcılık kültüründen yerleşik hayata ve tarım ve madenciliğe geçmişlerdi. Sümerler, Akadlar, Persler, Babilliler, Aramiler ve Asur,Babilliler, gibi. Bunların dışında daha birçok halk ve kavim Mezopotamya'da kök salmıştı.

Mezopotamya, birçok farklı kültür ve halkın karıştığı bir bölge haline geliyor göçler sonucu oluşan kültür alışverişleri uygarlıklarının gelişimine de katkı sağlıyordu. Güneydoğu Anadolu'da Çayönü (Diyarbakır ) , Göbeklitepe Urfa  gibi yerleşim yerleri Neolitik dönemde Yukarı Mezopotamya'daki göze çarpan yerleşim bölgeleri olmuşlardı.

Aşağı Mezopotamya tarımın gelişmeye başlaması ve ilk köylerin oluşumlarının başlaması ve yazının ortaya çıkışına kadarki dönemin ünlü yerleşim bölgelerine örnek olarak Samarra, Tell Halaf ve Hasuna [3]verilebilir.  5500-MÖ 5000 dolaylarında Aşağı Mezopotamya'da öne çıkan iki kültür kuzeyde Halaf ve güneyde Ubaid (Obeyd) kültürleridir.[4]

 

Sümer Uygarlığı ve Tarihçesi

Orta Asya`dan gelerek aşağı Mezopotamya’ya yerleşen Sümerler yerli kavimlere hakimiyet kurarak kendi kültürlerini bölgede geliştirmeye başladılar. Tarım hayatına geçerek buğday ekip biçmeye başlayan Sümer halkı ilk tarım şehirlerini de kurmaya başlamıştı. Bu şehirlerin ilki Ur kenti olmuştu. Sümerler şehirlerinin  etrafını surlarla çevrilip, içlerine tanrılar için tapınak, krallar için Saraylar ve evler yapmaya başlamıştı. Neolotik çağda ortaya çıkan bu uygarlıklar zamanında höyükler oluşmaya başlamış, Tapınaklar ve kültler oluşmuş, ev ve Tapınaklara duvar süsleri yapılmaya başlanmıştı[5]. Heykeller, pişmiş topraktan Seramik kaplar, eşyalar yapılmaya başlanmıştı. Ana erkil bir düzen oluşmuş, tapınma ve ayinler ortaya çıkmıştı. Çıplak ana tanrıça,  çocuk ve diğer türden heykelcikler yapılmaya başlanmıştı.  Duvar resimlerinde  yaşam, ölüm, mücadele gibi temalar belirmiş, insan, hayvan figürleri, ölü gömme ve av törenlerinin resimleri yapılmıştı. [6]

Tüm bu faaliyetler uygarlığı başlatan çok önemli gelişmeleri içeriyordu. Hazar Gölü’nün doğusundan gelen Sümerler bölgede ilk siyasi birliği kurmuş, şehir devletlerini bir idare altında birleştirmeyi başarmıştır. Ur, Uruk, Lagaş, Nippur ve Eridu gibi site devletleri oluşmaya başlamıştı.[7]

Eski Sümerler M.Ö. M.Ö. 5000-2400; Yeni Sümerler: M.Ö. 2150-1950 Akatlar, BABİLller, Elamlar, Ur-Uruk, Lagaş ve Ninovalılar burada büyük şehirler kurmuşlardı.

Halaf ve güneyde Ubaid (Obeyd) kültürlerinden sonra bölgenin bir sonraki evresi olan Uruk dönemini oluşturanlar ilk Sümerli kavimlerdi. (MÖ 4000-MÖ 3100).

Sulu tarımın geliştiği bu dönemde, madencilik ve sanat dallarında da ortaya çıkan gelişmeler kentlerin gelişimine yol açıyordu. Uruk kentinin ünlü Mezopotamya kahramanı Gılgamış'ın evi olduğu da söylencelerde yer almaya başlayınca bu köylerin içinde Uruk Kenti bir kent devleti olarak belirmeye başlamıştı.

Gelişmeye başlayan ticaret yukarı Mezopotamya ile Anadolu halklarının kültürünü de Mezopotamya’ya, taşımıştı.  Bu dönemin sonlarında yazı geliştirilmiş ve kayıt tutumu da başlamıştı.  Böylece ilk uygarlıklar şekillenmeye ve ilk site devletleri oluşmaya başladı.

Sümerler M.Ö. 3000 başında Fırat ve Dicle Nehirlerinin mecralarına Şattül Arap ve Aşağı Mezopotamya denilen bölgeye  yerleştiler.[8]

Mezopotamya'daki kavimlerden ilk öne çıkan medeniyetin temelini atan Sümerler,  yazı, dil, tıp, astronomi, matematik, mimari, Sanat ,  din, fal, büyü  ve Mitoloji gibi alanlarda ilk örnekleri verdiler.  "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez Sümerlerde ortaya çıktı.

Sümer kültürü üst tabaka ve alt tabaka  eserleri olarak iki türlüydü. Üst tabaka , mimari, resim  , rölyef ve heykel sanatında ilerlemişti. Yerli kültüründe soyut – dekoratif anlamda bir sanat  , üst tabaka Sümer yönetiminde ise doğa gözlemine dayalı heykel  ve rölyef sanatı gelişmişti. [9]

 

Sümer döneminde Mezopotamya'da 18'i büyük olan yaklaşık 35 şehir ve kasaba vardı. Bunlardan bazıları Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur kentleriydi.

İlk anıtsal yapıları inşa eden Sümer sanatında mimariye dayalı olarak diğer sanatlar da gelişmeye başladı. Duvarlar ve filpayeler, geometrik  süsleme,  süslerin üzerleri çubuklar ve boncuk kakmalarla, geometrik kesinlikteki kübik bir sisteme dayanan sütunlarla süslenmişti. [10]

 

SÜMERLERİN BULUŞLARI BİLİM VE MEDENİYETE KATKILARI

Alan, hacim, uzunluk ve ağırlık ölçüleri, bunlara dayalı olarak saray ve tapınak mimarisi,  sütun, kubbe ve kemer usulü,  kabartma, oymacılık, heykeltıraşlık ve kuyumculuk, alanlarında çeşitli keşifler Sümerlere aittir.  Harran’la özdeşleşen Kümbet, Kubbeli Evler veya Konik Evler diye bilinen Harran’a özgü evlerin bir kısmı mevcudiyetini korumaktadır. Sümer ve Mezopotamya kubbe ve mimari özelliklerini yansıtır. Harran daki evlerde gördüğümüz konik kubbe biçimi Sümer icadıdır. Mimarideki ilk kubbeler Sümerliler tarafından bulunmuştur.  Yeryüzünün ilk yazısı olan çivi yazısı Sümerler aittir. Damga mühür, kayıt tutma Sümerlerle başlamıştır.  İlk yazılı kanunlar,  ilk siyasi teşkilatlanma ve devlet yönetimi ile ilgili hususlar, Gılgamış, Yaratılış, Tufan gibi ilk mitolojik destanlar,  Sümer uygarlığının ürünüdür. Astronomi ve matematik bilimlerinin temelleri,  ilk takvim, ilk saban, ilk sayıları bulmuşlar ve ilk tarımsal faaliyetler Sümer kültürü ile ortaya çıkmıştır. Buğday, arpa gibi tahılların tarımı ve tereyağın keşfi Sümer icadıdır. Tarım ürünlerini ilk ekip biçmeye başlayanlar, su kanallarının ve ilk barajlarının yapımını keşfedenler,  din kavramını ve kült inancında ilk aşamalar, ilk takvim, Sümer medeniyetinde görülmüştür. İlk site devletleri ve yönetimde kademe sistemi, tuğlanın imali, ilk şehirleşeme ve şehir planları, sulama sistemi, kanal ve baraj yapımı onlara aittir.

60 rakamına dayanan sayı sistemi onların keşfidir. Sümerler'in "sos" dedikleri 60’lık birim bütün zaman ve mekân hesaplarında kullanılmıştır. Ayı 30, yılı 360 gün olarak hesaplamışlar, gece ve gündüzü 12'şer saate bölüp, bir yılı 12 ay olarak hesaplamışlardır. Dünyada ilk kez ay yılı hesabına dayanan takvim Sümer kültürünün icadıdır. Aritmetik ve geometrinin temellerini atarak, dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır. Daireyi 360 dereceye bölmüşlerdir. Ağırlık ve alan hesaplarında gelişme gösteren bu kültür tartı ve ölçü sistemini de oluşturmuştur.

Yerleştiklerinde Seramik  ve Çömlek, yapmayı ve madenleri işlemeyi biliyorlardı. Bakırcılık Sanatının ilk örnekleri Kaldea', Sümer ve Anadolu’da bulunmuştur. Ziggurat denilen çok katlı, çok amaçlı tapınaklar Mısır Piramitlerinin oluşmasına ulaşan mimari tekniklerin ilk örnekleridir.  Hatta birçok Asur anıtında kullanılan tonozun da Sümerlere dayanan bir buluş olduğu sanılmaktadır. İlk rölyeflerin ve ilk duvar ve taban mozaiklerinin ilk yapımcılarının Sümerler olması kuvvetle muhtemeldir.  Çeşitli süsleme sanatlarının ilk mimari eserlei yapan Sümer mimari eserlerinde kullanıldığı bilinmektedir.  Resim sanatında ileri gittikleri yazıyı ilk bulan toplum olmalarından sabittir. Çeşitli boyaların ve renklerin mucidi de Sümerliler olmalıdır.  Yıldızları çok gözlemleyen Sümerlerin ilk rasathaneleri kurmuş olmaları gerekmektedir. Astroloji ve astronominin temelleri, takvim bu keşiflerle ilgilidir ve  bu bilimlerin temelleri Sümerlilerdir.  Güneş ve Ay tutulmaları, Ay takvimi ve Güneş’le ilgili ilk bilgiler bu kültüre aittir.

M.Ö. 4000 yılından itibaren Mısırlıların ve M.Ö. 3000 yıllarında Sümerlerin Mezopotamya'da  Altın üreterek kullandıklarına dair kesin bulgular vardır.  Tarihte kuyumculukla ilgili ilk karmaşık işler, Sümerlerin ilk altın işçileri olduğunu düşündürmektedir.[11] Telkari, Telkari Sanatı  tekniği ve  Kuyumculuk Sanatı  M.Ö. 3000 yılından beri Mezopotamya'da M.Ö. 2500'den bu yana da Anadolu'da kullanıldığı anlaşılmaktadır.[12]

Tarihte ilk yazılı hukuk kuralları Sümerler tarafından oluşturulmuştur. Lagaş Kralı Urukagine tarafından oluşturulan ilk yazılı kanunlar "fidye ve bedel" sistemine dayanır.  Tarihin en eski yazılı destanı olan Gılgamış ile Tufan ve Yaratılış destanları Sümerlerin edebiyatla olan ilgisini ispat eder.

Yazının gelişimi

İlkyazı denemeleri piktogramlardan geliştirilmiştir. Bunlar hikâyeleri, tarihi ve bazı olayları anlatan tabletlere çizilmiş resimlerdir. Daha sonraları farklı harfler için farklı işaretler geliştirmeye başlarlar ki buna çivi yazısı denmiştir. Bu yeni yazı türü kısa sürede yaygınlaşır ve piktogramlardan daha fazla kullanılmaya başlar. Harfler, kil tabletler üzerine çizilir ve pişirilirdi.

HUKUK VE KANUNLAR

İlk yazılı kanunlar Sümer kralı Urukagina tarafından yapılmıştı. Bu yasalar ile birlikte Mezopotamya’da devlet gücü otoritesi, sosyal güvenceler ve haklar ortaya çıkıyordu. Bu kanunlarla kralın baskı ve zulme son vererek özgürlük getirdiği anlaşılıyor, alt tabaka halklarına da bir çeşit haklar veriliyordu. Yöneten halk ile yönetilenler arasında ortaya çıkan huzursuzluklar giderilmek ve huzur temin etmek amaçlanıyordu. Toplumsal huzur için bu kanunları oluşturmak demek ki şart haline gelmişti. [13]

Hammurabi kanunları (MÖ 1780) Mezopotamya ’dan günümüze en iyi korunarak gelebilmiş eserdir. Kanunlar 282 adet yasa içerir. Hukukun temeli atılan Mezopotamya ‘da Hammurabi kanunlarında yer alan, evlilik ile ilgili kurallar da medeni hukukunun temeli olmuştur.

TAKVİM

Sümerler, zamanı altmış dakikalık saatlerde ölçen ilk insanlardır ve haftada yedi günlük bir takvim de oluşturmuşlardır

60 rakamına dayanan sayı sistemi onların keşfidir. Sümerler'in "sos" dedikleri 60’lık birim bütün zaman ve mekân hesaplarında kullanılmıştır. Ayı 30, yılı 360 gün olarak hesaplamışlar, gece ve gündüzü 12'şer saate bölüp, bir yılı 12 ay olarak hesaplamışlardır. Dünyada ilk kez ay yılı hesabına dayanan takvim Sümer kültürünün icadıdır.

ASTRONOMİ

Babilli astronomlar gündönümü ve tutulmaları hesaplayabiliyorlardı. Astronominin gelişimi din ve mitoloji ile iç içedir zira insanlar astronominin bir amacı olduğuna inanıyorlar ve ona bazı dini veya mistik unsurlar yüklüyorlardı. Örneğin tutulmalar kötüye işaretti. Her ne kadar anatomi ve [[tıp]VE AKLI DİLİNDE konusunda bilgileri olmasa da tıbbi tanı listeleri oluşturmuşlar, hastalıkları gözlemlemişlerdir.

Yerleştiklerinde Seramik  ve Çömlek, yapmayı ve madenleri işlemeyi biliyorlardı. Bakırcılık Sanatının ilk örnekleri Kaldea', Sümer ve Anadolu’da bulunmuştur. Ziggurat denilen çok katlı, çok amaçlı tapınaklar Mısır Piramitlerinin oluşmasına ulaşan mimari tekniklerin ilk örnekleridir.  Hatta birçok Asur anıtında kullanılan tonozun da Sümerlere dayanan bir buluş olduğu sanılmaktadır. İlk rölyeflerin ve ilk duvar ve taban mozaiklerinin ilk yapımcılarının Sümerler olması kuvvetle muhtemeldir.  Çeşitli süsleme sanatlarının ilk mimari eserlei yapan Sümer mimari eserlerinde kullanıldığı bilinmektedir.  Resim sanatında ileri gittikleri yazıyı ilk bulan toplum olmalarından sabittir. Çeşitli boyaların ve renklerin mucidi de Sümerliler olmalıdır.  Yıldızları çok gözlemleyen Sümerlerin ilk rasathaneleri kurmuş olmaları gerekmektedir. Astroloji ve astronominin temelleri, takvim bu keşiflerle ilgilidir ve  bu bilimlerin temelleri Sümerlilerdir.  Güneş ve Ay tutulmaları, Ay takvimi ve Güneş’le ilgili ilk bilgiler bu kültüre aittir.

M.Ö. 4000 yılından itibaren Mısırlıların ve M.Ö. 3000 yıllarında Sümerlerin Mezopotamya'da  Altın üreterek kullandıklarına dair kesin bulgular vardır.  Tarihte kuyumculukla ilgili ilk karmaşık işler, Sümerlerin ilk altın işçileri olduğunu düşündürmektedir. [14] Telkari, Telkari Sanatı  tekniği ve  Kuyumculuk Sanatı  M.Ö. 3000 yılından beri Mezopotamya'da M.Ö. 2500'den bu yana da Anadolu'da kullanıldığı anlaşılmaktadır.[15]

Tarihte ilk yazılı hukuk kuralları Sümerler tarafından oluşturulmuştur. Lagaş Kralı Urukagine tarafından oluşturulan ilk yazılı kanunlar "fidye ve bedel" sistemine dayanır.  Tarihin en eski yazılı destanı olan Gılgamış ile Tufan ve Yaratılış destanları Sümerlerin edebiyatla olan ilgisini ispat eder.

Aritmetik ve geometrinin temellerini atarak, dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır. Daireyi 360 dereceye bölmüşlerdir. Ağırlık ve alan hesaplarında gelişme gösteren bu kültür tartı ve ölçü sistemini de oluşturmuştur.

Zigguratlar

Zigguratlar Mezopotamya'da Kil ve balçıktan yapılan, Mezopotamya ve İran'da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınak kulesidir. Zigguratlar 7 katlı olup 3 ana bölümden oluşur.  En eski ziggurat örnekleri basit yükselti platformları halinde Ubaid döneminde, MÖ 4000'li yıllarında yapılmıştı.  En sonuncusu da MÖ 6. Yüzyılda inşa edildi. Dikdörtgen, oval ya da kare platformlar üzerinde kurulan zigguratların pramitsel tasarımı da mevcuttu. Kat sayısı 2 ila 7 arasındaydı ve tepesinde ya bir tapınak ya da türbe bulunurdu. Türbeye ulaşmak için bir tarafında rampalar yapılır ve bu rampa en aşağısından en yükseğine kadar uzanırdı. Zigguratların içinde tanrıların bulunduğuna inanılır, sadece rahipler zigguratın içerisindeki odalara girebilirdi. Her şehirin kendi tanrısı Zıgguratı mevcuttu.  [16]

İlk katlar erzak deposu, orta katlar okul ve tapınak, son (yani en yüksek) katlar ise  Tanrının olduğu yer ve rasathane olarak kullanılmaktaydı.




KAYNAKÇA
  • [1] .edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/130-mezopotamya_uygarliklarinda_heykel_sanati_sumer_
  • [2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mezopotamya
  • [3] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mezopotamya
  • [4] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mezopotamya
  • [5] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/341-asurlularda_heykel_mimari_ve_diger_sanat_ 
  • [6] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/341-asurlularda_heykel_mimari_ve_diger_sanat_  
  • [7] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/319-sumer_sanati_ve_uygarligi.html
  • [8] edebiyadvesanatakademisi.com/sanatlar/16-heykel%20%20sanat%20%20uygarliklar.html
  • [9] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/319-sumer_sanati_ve_uygarligi.html
  • [10] Şahamettin Kuzucular, Harran'da Tarih Kültür Mimari ve İlk Üniversite, edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [11] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/16-altin_isleme_ve_kuyumculuk_tarihi.html
  • [12] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/14-telkari_nedir_telkarinin_tarihi_ve_telkari_resimleri.html
  • [13] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/354-mezopotamya.html
  • [14] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/16-altin_isleme_ve_kuyumculuk_tarihi.html
  • [15] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/14-telkari_nedir_telkarinin_tarihi_ve_telkari_resimleri.html
  • [16]
 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com






Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...