Mu‘înü'l-Mürîd Şeyh Şeref


 

Mu‘înü'l-Mürîd

Mu‘înü'l-Mürîd, göçebe Türkmenlere tasavvufa ve fıkha dair bilgiler vermek gayesiyle yazılmış bir eserdir.  Eser, Arapça bilmeyen Türkmenlere ana dilleriyle sade ve anlaşılır bir dille hitap etmiş, halkın pratik hayatta ihtiyaç duyduğu konuları ele alarak Allah tasavvuru, Türklerin İslâm dininin inanç ve ibadetlerini öğrenmelerini temin etmek ve Kur’andaki temelleri Türkmenlere öğretmek için yazılmıştır.[1] “ Eserin yazılış amacı “Dini' ve tasavvufi konuların açık biçimde bilmeyenlere anlatılması" dır. [2] Mu‘înü'l-Mürîd’in anlamı ise : Mürid’in yardımcısı anlamına gelmektedir. Köprülü, Toğan Eckmann’a göre İslâm, Ebu’l Gazi Bahadır Han ve Hasibe Mazıoğlu ve bazı diğer araştırmacılara göre adı Şeyh Şeref olan müellifi tarafından 1300’lü [3]yıllarda yazılmıştır. Eseri ilk kez Z. V. TOĞAN Türkiyat Mecmuası’nda yayımlanan “Harezm’de Yazılmış Türkçe Eserler” adlı makalesinde bilim dünyasına tanıtmıştır.

Eser, Harezm sahası eserlerindendir. Muinü'l-Mürîd’in bilinen tek yazması, Bursa Yazma ve Basma Eski Eserler ve Kütüphanesi Genel No. 1605/18, tasnif no. 297/3 te Mecmuatü’r - Resâil adlı yazma içinde 177a - 202b yaprakları arasında bulunmaktadır. Eser adı geçen mecmua içerisindeki 18. Eserdir.  “Mu‘înü’l-Mürîd isimli diğer bir eser daha vardır ki bu eser Milli Kütüphane 06 Mil Yz. A 2567 numarada kayıtlıdır. Nevrekoblu Ahmed Efendiye ait olan bu eser Tarikat-ı Aliyye-i Halvetiyye-i Şa’bâniyye hakkında bilgileri havi Türkçe bir eserdir. “ [4]

Eserin son dörtlüğünde müellif, eseri 713 yılının Ramazan ayında tamamladığını bildirmiştir.  Bu tarih, miladi olarak 1313 yılının Aralık ayı ile 1314 yılının Ocak ayına tekabül etmektedir.[5] Eserin bilinen tek nüshasının istinsah tarihini ise Z. V. Togan, miladi 1430 ile 1485 yılları arası olarak tahmin etmektedir. Eser, yaklaşık olarak 900 beyitten oluşmaktadır.

Mu‘înü'l-Mürîd hakkında bilgi veren ilk kaynak Ebulgazi Bahadır Han’ın “Şecere-i Terâkime” adlı eseridir.  Ebulgazi Bahadır Han eserin Şeyh Şeref adında bir âlim tarafından kaleme alındığını söylemiş, pek çok araştırmacı da bu bilgiden hareketle son zamanlara kadar bu eserin müellifini Şeyh Şeref’ olarak kabul etmişlerdir.  Eserden hareketle yazarı Şeyh İslâm’ın veya Şeyh Şeref’in Sünnî inanç yapısına sahip olduğu,  Allah’ı tasavvufî düşünceye uygun olarak tanımladığı anlaşılmıştır. [6]

Ancak daha sonra gelen araştırmacılar bu bilginin doğruluğundan şüphe etmişlerdir.12 Mu‘înü'l-Mürîd, Şeyh İslâm isimli Harizmli bir bilgine aittir. [7] .Ebu'l Gazi Bahadır Han Şecere-i Terakime adlı eserinde Munil Mürid’in Türkmenler arasında çok sevildiğini ve bu eserin Türkmenler arasında çok okunduğunu eserin yazarının da Şeyh Şeref olduğunu belirtir.  Eserin 402. dörtlüğünde müellif, kendi ismi ile birlikte şeyhinin ismini de verir:


“Bu kaç söz ayıtgan atı İslâm ol

Tileki ahır vakt imân İslâm ol

Atam Baba İslâm veliyyü’l-verâ

Özi zikri tilde tümen aslam ol”[8]

Bu dörtlükten hareketle eserin yazarının adının Şeyh Şeref değil, Şeyh İslam [9]olduğu hususunda bir kanaat yaygınlaşmış, Eb’ul Gazi Bahadır Han’ın müellifi olarak gösterdiği Şeyh Şeref adının yerine Şeyh İslam adının kullanılması gerektiği ileri sürülmüştür.

Atıng sening Şeyh Şeref

Aşlıng Tat bolsa kerek

Yagır eşek duran yerde

Bedü(k) at sanga ne kerek[10]

Dizelerinde Şeyh Şeref adı da geçmektedir. Bu durumda Zeki Velidi Toğan gibi araştırmacıların kabul ettiği Şeyh İslam adının mı, Şeyh Şeref adının mı tercih edileceği kesinleşmiş bir konu olarak görülmemektedir.

Muinü'I-MürId, Erzurum ÜniversitesiFen-Edebiyat Fakültesi yayınları arasında 1988 de yayımlanmıştır.

Eserin ölçüsü Kutadgu Bilig ve Atabet’ül  Hakayık’ta da benzerini gördüğümüz (fa(ülün fa(ülün fa(ülün fa(ul) kalıbıdır. Eserde ölçüye pek dikkat edilmemiş aruz ölçüsünün kullanımın Türkler tarafından yeni öğreniliyor olması nedeni ile yer yer eserde hataya düşülmüştür. Eser hakkında en derli toplu çalışmayı Reçep Toparlı yapmıştır: TOPARLI Recep, ARGUNŞAH Mustafa, Mu‘înü'l-Mürîd, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2008.

 

Mu‘înü'l-Mürîd’in Konuları

Mu‘înü'l-Mürîd‘te şu konular yer alır. 1. İman, 2. Marifet-i Hakk, 3. Resul Muhammed, 4. Vaaz-Nasihat, 5. Mesâil (Namaz, abdest, oruç), 6. Zekât, 7. İradât (Tasavvuf, tarikat), 8. Adâb, 9. İktida, 10. Sohbet, 11. Şeriat, tarikat, hakikat, 12. Kalb, nefs, 13. Sülûk, 14. Şükür, 15. Zikir17[11]

Eser Allah'a hamd ü sena ile başlamış, Hz. Muhammed ve dört halifeye yapılan övgülerle devam etmiş, 13. dörtlükten sonra babların adları ve özetleri verilmiştir.

Şeyh İslam, Mu‘înü'l-Mürîd adlı eserinde  “ Allah’a imanın, imanın şartlarından biri olduğunu, cennetin özelliklerini ancak Allah’ın bileceğini, Allah’ın zatının keyfiyetinin bilinemez olduğunu, bütün varlıkların Allah’ı sena ettiğini, kâinatın Allah’ın hükmü idaresi altında olduğunu, nefsinden geçebilen kuluna her şeyi vereceği”[12]  gibi konuları ifade etmiştir. Zikri, kulun kurtuluşunun bir vasıtasıolarak kabul etmiş;  nefsi sâlikin, vuslat yolculuğunda üzerine binerek yola revan olacağı bir binek olarak göstermiş, Şeyh kavramını, ârif mefhumuyla açıklamıştır.

ESERDEN ÖRNEKLER VE İZAHLAR

ürün üzre nûrdın bitilmiş bitig

okıp uksa bolmas munı köp tetik

yonar mu ayıtgıl bıçak öz özin

neçe bolsa edgü bilenmiş yetig[13]

(Beyaz üzerine nurdan yazı yazılmış. Birçok zeki kişi bunu okuyup anlayamaz. Söyle, ne kadar iyi bilenmiş ve keskin olursa olsun, bıçak kendi kendini keser mi?)zikir birle zâkir huzûrga teger

huzûrnun nişânı könül üns tutar

anın mahremiyyet buluban zâkir

zikir hufye bolur zuhûrdın keter

zikirdin zakirga bu üns açlur ol

bu ünsdin tefekkür tapa keçlür ol

tefekkürdin açlur beşaret közi

könül nefs batıldın anın seçlür ol [14][15]

(Zâkir, zikri ile huzura ulaşır. Huzurun nişanı gönlün (üns/dostluk) alışkanlık kazanmasıdır.Zâkir, onunla mahremiyet bulunca zikir meydandan gider, gizlenir. Zikirden zâkire dostluk açılır.Bu dostluktan tefekkür tarafına geçilir. Tefekkürden ise kalp gözü açılır. Gönül ve nefs batıldan onunla ayırt edilir.) [16]

unutsa bogazlarda mümin kişi

idi zikrin aymak helâl kılmışı

idi zikri mümin içi tolug ol

ziyan yok unutsa tamak til tişi [17]

(Mümin kişi hayvan keserken tekbir getirmeyi unutsa bile kestiği helaldir. Çünkü mümin kişinin gönlü Allah’ı zikirle doludur. Onun damağı, dili, dişi tekbiri unutsa bile zararı yok.)


KAYNAKÇA


  • [1] Yrd. Doç. Dr Adem ÇATAK, MU‘ÎNÜ’L-MÜRÎD’DE ALLAH TASAVVURU VE KURAN ‘DAN TEMELLERİ , https://ilahiyatdergi.gumushane.edu.tr/media/uploads/ilahiyatdergi/articles/11-
  • [2] F. Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi (İstanbul1926, s. 343)
  • [3] İsa SARI, HAREZM KIPÇAK TÜRKÇESİ DERS NOTLARI ,https://www.isa-sari.com/ders-notlari/HKT.pdf
  • [4] Yrd. Doç. Dr Adem ÇATAK, MU‘ÎNÜ’L-MÜRÎD’DE ALLAH TASAVVURU VE KURAN ‘DAN TEMELLERİ , https://ilahiyatdergi.gumushane.edu.tr/media/uploads/ilahiyatdergi/articles/11-
  • [5] Unat, Faik Reşit, Hicrî Tarihleri Milâdî Tarihe Çevirme Kılavuzu, Türk Tarih Kurumu Yayınları,Ankara 1984, s. 48-9.
  • [6] Yrd. Doç. Dr Adem ÇATAK, MU‘ÎNÜ’L-MÜRÎD’DE ALLAH TASAVVURU VE KURAN ‘DAN TEMELLERİ , https://ilahiyatdergi.gumushane.edu.tr/media/uploads/ilahiyatdergi/articles/11-
  • [7] Ölmez, Zuhal Kargı, Ebulgazi Bahadır Han, Şecere-i Terâkime (Türkmenlerin Soy Ağacı),Simurg Yayınları, Ankara 1996, s. 220. Mu‘înü’l-Mürîd üzerinde çalışmalar yapan Ali FehmiKaramanlıoğlu da eserin Şeyh Şeref Hace’ye ait olduğunu düşünür. Bkz.: Şeyh Şeref Hace,Mu‘înü’l-Mürîd, haz.: Ali Fehmi Karamanlıoğlu, Beşir Kitabevi, İstanbul 2006.
  • [8] Banarlı, Nihad Sami, Resimli Türk Edebiyâtı Târihi, M.E.B. Devlet Kitapları, İstanbul 1998, c.1, s. 356; Toparlı, Mu‘înü’l-Mürîd, s. 15; Şentürk, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, s. 113.
  • [9] TOGAN Ahmed Zeki Velidî,  “Harezmde Yazılmış Eski Türkçe Eserler”, Türkiyat Mecmuası,İstanbul 1928, c. 2, (ss. 315-345).
  • [10] Doç. Dr. Aysu ATA, Recep Toparlı, Mu'ınü'l-Mürıd, Atatürk ÜniversitesiFen-Edebiyat Fakültesi Yayınları No: 15,Erzurum 1988, LXXII+287s.
  • [11] TOPARLI Recep, ARGUNŞAH Mustafa, Mu‘înü'l-Mürîd, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara2008.
  • [12] Yrd. Doç. Dr Adem ÇATAK, MU‘ÎNÜ’L-MÜRÎD’DE ALLAH TASAVVURU VE KUR’AN’DAN TEMELLERİ , https://ilahiyatdergi.gumushane.edu.tr/media/uploads/ilahiyatdergi/articles/11-
  • [13] Şeyh İslam, Mu‘înü'l-Mürîd, s. 151. (Makalemizde Mu’înül Mürîd’in çeviriyazısı olarak Recep Toparlı ve Mustafa Argunşah’ın birlikte hazırladıkları eserden alıntıyla Recep Toparlı, Mustafa Argunşah, Mu’înü'l-Mürîd, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2008.)
  • [14] Şeyh İslam, age, s. 145.
  • [16] Yrd. Doç. Dr Adem ÇATAK, MU‘ÎNÜ’L-MÜRÎD’DE ALLAH TASAVVURU VE KUR’AN’DAN TEMELLERİ , https://ilahiyatdergi.gumushane.edu.tr/media/uploads/ilahiyatdergi/articles/11
  • [17] Şeyh İslam, age, s. 127.



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış