BİLİNEN İLK TÜRK ŞAİRLERİ VE ŞİİRLERİ ( Uygur şairleri)


 

BİLİNEN İLK TÜRK ŞAİRLERİ VE ŞİİRLERİ

( UYGUR ŞAİRLERİ VE ŞİİRLERİ)

Türk şiirine ait bilinen ilk örnek, Hun Türklerinden kalan bir fincan üzerine yazılmış bir koşuğa ait dörtlüktür. Çin yazısı ile yazılmış bir koşuğa ait dörtlüğün olduğunu ve bu dörtlüğün M.Ö yıllara ait olduğuna dair bir yazı okuduğumu çok iyi hatırlıyorum.

Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügat üt Türk'i adlı eserinde Coci veya Cuci diye okunabilecek bir Türk şairinden söz eder. Bu yüzden pek çok kaynak ilk Türk şairi olarak Cuci'yi göstermişlerdir. Fakat son yıllardaki yapılan araştırmalar Cuci'den önce de yaşamış olan birçok Türk şairinin ismine bizleri ulaştırmıştır.

Uygur Türkleri, bozkırdan koparak tarım havzalarına doğru göç ederek şimdiki adı Doğu Türkistan Özerk Uygur Eyaleti denilen ve Çin sınırları arasında kalan bölgeye göç etmişler Hoço ve Hanbalık civarlarında Uygur Kağanlığı, Karahoca Uygur Krallığı, Kansu Uygur Krallığı, Doğu Türkistan Hoca-Hanlar gibi hanlıklar kurmuşlardı. Uygurlara ait bir destan olan Göç Destanı  da işte bu yerleşmenin öyküsünü dile getirmektedir.

Uygurların yerleşik hayata geçerek, köyler kentler ve ibadethaneler inşa etmeleri belki daha da önemlisi tahtadan bir matbaa icat etmeleri, kâğıdı bulmaları onlara ait çok sayıda yazılmış metinin günümüze ulaşmasına zemin hazırlamıştır. Mani ve Buda dinlerine ait pek çok dini metinlerin yanı sıra Uygurlara ait, destan, hikâye, koşuk ve diğer yazılar günümüze ulaşabilmiştir. Fakat bu yazıların pek azı Anadolu Türkçesine ve alfabemize çevrilmiş, daha büyük bir kısmı günümüz Türkçesine çevrilmez için beklemektedir. Bu eserlerin kısmen çevrilmiş olanlarından anlaşıldığı kadarıyla da bilinen ilk Uygur şairlerinin isimlerini öğrenmiş bulunuyoruz.

Bilinen İlk Türk şairlerinin Uygur şairlerinin olmasının sebebi ise Uygurların yarı yerleşik bir hayat sürmeleri, matbaa kullanmasını bilmeleri, Mani ve Buda dinlerine inanan Uygurların yazma eserlerin bu tapınaklarda toplayabilmeleridir. ( bkz BİLİNEN İLK TÜRK ŞAİRLERİ VE ŞİİRLERİ ( Uygur şairleri) Diğer Türklerin İslamiyet’i kabule kadarki süreçte göçebe olmaları sebebiyle onların yazdıkları metinler kaybolmuş, yaşayan şair ve edipleri de aynı sebeplerden unutulmuştur.

 

A= İLK TÜRK ŞAİRLERİ:

İslamiyet öncesindeki Türklerde şairlere baksı, kam, ozan gibi adlar verilirdi. Kaşgarlı Mahmud'un Divânü Lûgati't Türk adlı eserinde ve Turfan kazılarındaki metinlerde adlarına ve şiirlerine rastlanan ilk Türk şairleri Aprın Çor Tigin,Çuçu, Ki-ki, Kül Tarkan, Asıg Tutung, Pratyaya Şiri, Kalun Kayşı, Çisuya Tutung'dur. Uygur metinlerinde bu şairlere ait yazılmış şiirlerin bazıları günümüze kadar ulaşmıştır.( bkz  Divan-ı Lügat-it-Türk Kaşgarlı Mahmut )

Yrd. Doç. Hülya Pilancı'nın " İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, Anadolu Üniversitesi." adlı eserinden alınan aşağıdaki şiir Uygur şiiri ve şairi hakkında bir fikir verebilir.(  Bkz Reşit Rahmeti Arat Hayatı ve Çalışmaları.)

 

TESPİT EDİLEBİLEN UYGUR ŞAİRLERİ:

1-Aprınçur Tiğin (İki şiiri ile biliniyor)

2-Kül Tarkan (Yalnız adıyla biliniyor)

3-Sıgku Seli Tutung (Türk illerinden ve törelerinden genişliğine bahseden meşhur Çin seyyahı Huen-Tsang' m seyahatnamesini 10 'uncu asrın ilk yarısında Uygurcaya çevirmiştir.Bu eser Paris Millî Kütüphanesinde saklanmaktadır.)

4-Ki Ki (Buda muhiti içinde yerleşmiş olan bu şairin (Eski Türk Şiiri; sayfa 186 ve 195'te yer alan)iki şiiri bulunmaktadır.)

5-Pratyaya şiiri (Aynı eserin 150 ve 156 sayfalarında yer alan iki şiiri vardır.)

6-Asığ Tutung (Bir dörtlük içinde adı geçmektedir.)

7-Çisuya Tutung (Bir şiiri vardır.)

8-Kalım Keyşi (Buda muhiti içinde yetişmiş olduğu sanılan bu şairin aynı kitabın 164. sayfasında bir niyaz şiiri bulunmaktadır.)

9-Çuçu (Divan-ı Lügat-it Türk' de adı geçen bu şairin elde mevcut şiiri yoktur. Ancak Kaşgarlı Mahmud' un verdiği manzum örneklerden bir kısmının bu şaire ait olduğu tahmin edilmektedir.)

B= iLK TÜRK ŞİİRİ

İslamiyet öncesi Türk şiirinin, şairi bilinen ilk örneklerini Uygurlar'da bulmaktayız. Bilinen ilk şair Aprınçor Tegin’dir. Bugün şairi belli olan ilk şiirlerimiz ona aittir. Şiirlerin başında ve sonunda ona ait kayıt vardır. Günümüze iki şiiri ulaşmıştır. Bunlardan biri bir methiye diğeri ise “Sevgili” adlı lirik şiirdir.  Dini içeriğe sahip olan “Medhiye” dörtlükler halinde ve 12 mısradan oluşur. Şairin adı bu manzumede zikrediliştir. Şaire ait olduğu düşünülen “Sevgili” şiiri Türk lirik şiirinin ilk örneğidir denilebilir. Manzume üçlükler halinde yazılmış 21 mısradan ibarettir. Şiirde mısra başı kafiyesi ile birlikte mısra sonunda da kafiye unsurları kullanılmıştır. [biziñ teñrimized]güsi redni tiyür Aprın Çor Tigin'in yazdığı "Bir Aşk Şiiri" adlı ilk Türk şiirinin son parçasının aslı ve çevirisi şöyledir:

Günümüz Türkçesiyle söylenişi:

ÖZGÜN --------                      GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

Yaruk tengriler yarlıkazun ------Nurlu tanrılar buyursun

Yavaşım birle                -------Yumuşak huylum ile

Yakışıpan adrılmalım       -------Birleşip bir daha ayrılmayalım

Küçlüg biriştiler küç birzün -----Güçlü peygamberler güç versin

Közi karam birle--------------- Kara gözlüm ile

Külüşügin oluralım...----------- Gülüşerek yaşayalım...

" Yard.Doç.Dr. Hülya PİLANCI, İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, Anadolu Üiversitesi."

SEVGİLİ

Kasıncığımın öyü kadgurar men -----( Kadıncığımı düşünüp dertlenirim)

Kadgurdukça                                 -----( Dertlendikçe)

Kaşı körtlem -----( Kaşı güzelim )

Kavışıg sayır men ------( Kavuşmak isterim)

 

Barayın tiser ------( gideyim desem )

Barç amrakım ------( güzel sevgilim )

Baru yime umaz men ------( gidemem yine ben)

Bağırsakım ------ ( sadık yarim )

 

Kireyin tiser ------ ( gireyim desem )

Kicıgkiyem ------- ( küçüğüm)

Kirü yime umaz men ------ ( giremem yine ben)

Kin yıpar yıdlıgım ------- ( amber -misk kokulum)

 

Yaruk tengrler ------- ( Parlak tanrılar )

Yarluk azunın ------- ( buyrugu ile)

Yavaşım birle ---------( yavaş huylum ile )

Yakışıpan adrılmalım --------( kavuşup ayrılmayalım)

 

Küçlüg piriştiler --------- ( güçlü periler - meleklerin-)

Küç birzünin -------- ( güç vermesiyle)

Közi karam birle --------   ( gözü karam ile )

Külüşüben külüşigin oluralum ---------  ( gülüşüp oturalım)

 

Aprınçor Teğin:

NOT: Bilinen ilk Türk şiiri Hunlulara ait bir koşuğa ait tek bir dörtlüktür. Bir fincan üzerinde yazılıdır. Hun Türklerine ait başka bir koşuktan Çin kaynakları bize haber vermektedir. Yard.Doç.Dr. Hülya PİLANCI yazısında bu ayrıntıyı unutmuş olmalıdır.

 

UYGUR ŞAİRLERİNİN ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

Uygur Şairi Aprınçur Tigin:

[biziñ teñrimized]güsi redni tiyür

[ridni]de yig meniñ edgü [teñr]im alpım bekrekim

ridnide yig meniñ teñrim alpım bekrekim

 

GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

Bizim tanrımızın iyiliği cevherdir derler,

bizim tanrımızın iyiliği cevherdir derler,

cevherden daha üstün benim iyi tanrım, alpım, kudretlim,

cevherden daha üstün benim iyi tanrım, alpım, kudretlim

 

UYGUR ŞAİRİ PRATYAYA

Pratyaya’ nın 321 mısra ve 10 manzumesi bulunmaktadır ve o bu parçaları "Her zaman söylenmek için, başkalarına gerek olur düşüncesiyle, canlılara faydalı olsun ve burkan olsunlar" diye bizzat nazmettiğini söyler. Bu parçalar: “On Türlü Niyaz Usulü”, “Ara- Parçası”, “Canlılara Faydalı Olmak”, “Ara Parçası”, “İtiraf”, “Doğru Yol”, “İyi Dilek”, “İnanç”, İyi Niyet”, “Hikmet Fazileti”. Bunlardan “Hikmet Fazileti” nde de “Çok derin hikmet fazileti için hürmete layık Nagarjuna hıca tarafından aryabhasa (Sanskrit) dilinde düzenlenmiş Nirvikalpa adlı methiyeyi ben Pratyaya Şiri nazmettim” kaydı düşülmüştür.

tuyunmak-ık tanuklagu öd-kedegi

tadta yigi üç erdinig umug tudup

tudçı isdim bodılıg yig yorıg öze

tolp yirdinçüg tuyunmakta ornadayın

Pratyaya

Bkz: Reşid Rahmeti ARAT, Eski Türk Şiiri, Ank., 1986, s. 156-160.

 

kök kalık teg yuklunmaksız azsız suksuz

körgülüg neñ uşik ekşer tapgulugsuz

körser sizni yig yörügçe körmeksizin

körür olar kirtü arıg burkanlarıg

adruklarka tükellig bir tüzünümnüñ

Pratyaya

 

GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

 

Gökyüzü gibi ulaşmaz hırssız ve tamahsız,

görülecek hiç bir şey, harf ve hece bulunmaz,

size baksalar bile, en üstün tefsir yollu görmeyip,

onlar ancak hakiki, temiz burkanları görürler

Bkz : Osman Fikri SERTKAYA, “Eski Türk Şiirinin Kaynaklarına Toplu Bir Bakış”, TD- Türk Şiiri Özel Sayısı I (Eski Türk Şiiri), S. 409, Ocak 1986, s. 43.

 

UYGUR ŞAİRİ Kİ-Kİ

Ki-Ki Burkan edebiyatının önemli şairlerinden bir diğeridir. Onun “Abita Tanrı” ve “İstiğrak İle İlgili Parçalar” adlı iki manzumesi vardır. “Abita Tanrı” iki sayfalık bir manzumedir ve ikinci sayfasında eserin başka bir eser içerisinden seçilip Ki-Ki tarafından nazma çevrildiğinin kaydı düşülmüştür. Bu iki sayfalık eserin her sayfasında beş satır, her satırda ikişer mısra bulunur. Ki-Ki ile ilgili kayıt şu şekildedir:

talulap yıgıp men Ki-Ki               “Ben Ki-Ki seçip toplayıp

takşutka intürü tegindim             Nazma çevirmeye gayret ettim”

 

UYGUR ŞAİRİ ASIG TUTUNG

Asıg Tutung’a ait tam bir manzume bulunmamakla beraber bir manzumenin sonunda isminin zikredildiği bir dörtlük bulunmaktadır. Bu dörtlük Pratyaya şirinin “Hikmet Fazileti” olarak adlandırılan manzumesinin son dörtlüğüdür. Pratyaya Şiri bir önceki dörtlükte şiiri nazmettiğini söylemekle beraber son dörtlükte Asıg Tutung’un isminin geçişi ilginçtir: 

“inçge tering bilge biliglig begimizning

iniş ödtekilerke ulalzun tip sakınçın koşmuş

ıduk kirdü kurugug okıdtaçı bu şloknı

ilip tardıp kie bitimiş boldum asıg tutung.”

 

(İnce, derin hikmet sahibi olan beyimizin

Gelecek zamandakilere ulaşması düşüncesi ile nazmedilmiş

Aziz hakiki boşluğu öğreten bu manzumeyi

Ancak iliştirip çekerek yazmış oldum, Asıg Tutung) 

“Gevezelik Boyası” adlı manzumede yarı manzum yarı mensur olarak kaydı düşünülen Çısuya Tutung da yine Burkan edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Altmış mısra on beş dörtlükten ibaret olan bu eser sade bir dille yazılmıştır. Mısra başı kafiyesi ile birlikte mısra sonu kafiyesine de yer verilmiştir.

 

C = BİLİNEN İLK TÜRK HİKÂYELERİ VE MASALLARI

İlk hikâyelerimiz ve masallarımız yine Uygurlara aittir. Uygurlar Buda ve Mani dinlerinin öğretilerine göre düzenlene hikâyelerin yanısıra kahramanlık konulu hikâyeler de yazmışlardır. Bu hikayelerin kimisi fabl, kimisi masal niteliğini taşır. Uygurların Mani ve Buda dinlerinin öğretilerini yazdıkları pek çok metin  Türkiye Türkçesine ve Alfabesine çevrilmemiştir. Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat ve Saadet Çağatay bu metinlerden bir kısmını günümüz diline çevirmişlerdir. Fakat çok büyük çoğunluğu hala Çinlilerin elinde ve çevrilmemiş durumdadır.

Çeştani Bey, Prens Papam kara, Kalyanamkara, Üç prens üç pars, Mukaddes tavşan gibi pek çok hikaye,

Uıgurıca, Altun Yaruk, The Turkısche Turfan Texte adlı kitaplarda yayımlanmıştır.

 

Kaynaklar:

  • Prof. Dr. Turgut Karacan, Yüksek Lisans Ders Notları, Cum. Ünversitesi, Sivas, 1994
  • Reşid Rahmeti ARAT, Eski Türk Şiiri, Ank., 1986, s. 156-160.
  • Osman Fikri SERTKAYA, “Eski Türk Şiirinin Kaynaklarına Toplu Bir Bakış”, TD- Türk Şiiri Özel Sayısı I (Eski Türk Şiiri), S. 409, Ocak 1986, s. 43
  • Yrd. Doç. Hülya Pilancı'nın " İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, Anadolu Üiversitesi.
  • Yrd. Doç. Dr. Doğan Kaya, Türk Halk Şiirinde Mısra Başı Kafiyeler,
  • https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/islamiyet-oncesi-donem/uygur-edeb-manici-budaci-edeb-sairleri-eserleri-konulari.htm

 

İLGİLİ SAYFALARIMIZ VE LİNKLERİ

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış