Ahmet Mithat Efendi ve Müşahedât Hakkında Özet ve İnceleme


10.5.2020




Ahmet Mithat Efendi ve  Müşahedât

    Ahmet Mithat Efendi’nin yazmış olduğu “Müşahedât” adlı roman ilk önce 1890-1891 yıllarında Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilir.   Daha sonra ise kitap halinde yayımlanır.

    Müşahedat adlı roman Natüralist bir anlayışla yazılmış olması kahramanlarının hemen hepsinin o yıllarda İstanbul’da yaşayan gayri Müslimler ve azınlıklar olması nedeni ile dikkat çekmiş, roman tekniği ve anlatım yöntemi gibi diğer nedenlerle A. Mithat Efendi’in üzerinde en çok söz edilen romanlarından birisi olmasına yol açmıştır.

    Müşahedat adlı romanın ilk özelliği Naturalist bir anlayışla yazılmış olmasıdır. Diğer özelliği ise İstanbul'daki azınlıkların hayatlarına dair oldukça detaylı bilgiler aktarması olmuştur. Yazar bu romana kendisini de dâhil etmiş, anlatımı hem yazar hem de romandaki olaylara dâhil olan ben anlatıcı olarak kaleme almıştır. Ahmet Mithat  müşahedat romanında vakayı bölerek kendi görüşlerini aktaracak şekilde romana müdahale etmeden yazmış,  bu roman  kahramanların ve olayların gerçek  hayattan alınması ve gerçek olması yönleriyle de diğer romanlarından ayrılmıştır.

    Ahmet Mithat Efendi, Müşahedat,  romanını “mucib-i letafet olacak renkler” ifadesiyle nitelendirmiş kahramanlarının pek çoğunun gayrimüslim olduğu olayların ve kahramanların gerçek hayattan alındığı yazarın romanını nasıl yazdığını da ortaya koyan , yaşanırken yazılan bir romanı olarak dikkat çekmiştir.

ROMANIN KAHRAMANLARI

Ahmet Mithat: Hem anlatıcı hem de olayları izleyerek olaya dahil olan romancının kendisidir. ,

Siranuş:  Sonradan Müslüman olur ve Refet’le evlenerek mutluluğu yakalayan bir Ermeni kızıdır.

Seyit Mehmet Numan: Zengin ve iyi yürekli Siranuş’u koruyan Arap tüccardır..

Refet: kadınlar tarafından paylaşılmayan bir mirasyedi.  Siranuş ile evlenir.

Feride: Seyit Mehmet Numan’ın Agavni’yi öldürten hastalıklı ve dengesiz kızıdır.  .

 

ROMANIN ÖZETİ

         Ahmet Mithat Efendi, bu olaya Şirket-i Hayriye vapurunda ikisi genç biri ihtiyar üç kadınla karşılaşır. Kadınlar erkekler bölümünde oturmaktadırlar. Onlarla münakaşaya tutuşan Ahmet Mithat, kadınları yerlerinden kaldıramaz.  Bu üç Ermeni kadın Vapurda tartışmaya başlar.  Siranuş ve Agavni  genç;  Vartov Dudu iser ihtiyardır.  Tartışma sonrasında Siranuş’un yolculardan bir adama saldırır ve onu döver.  

Ahmet Mithat, vapurdan indikten sonra Mektep Sokağı’ndaki pansiyona kadar onları takip edip en sonunda Siranuş’la tanışır. Siranuş, Ahmet Mithat Efendiyi,  bir Ermenice gazetede yayınlanana romanından tanımaktadır. Ahmet Mithat, vapurdaki olayı anlamak ve olayın romanının yazmak istemektedir. Ahmet Mithat en sonunda bu üç kadınla da dost olup öykülerini de öğrenir.

         Siranuş, Tunuslu Ali Osman Topuz ile Ermeni bir kadının kızıdır. Bir Ermeni olarak büyüyen Siranuş’un annesi ölünce babası ona maddi desteği kesmemiş, Siranuş, bir Fransız’ın işlettiği pansiyonda kalarak özel bir okulda öğrenim görmüştür.  Ama o yıllarda babası da vefat eder. Okulu bitince de patrikhane onu Ermeni çifti Vartov Dudu ve Bogos Ağa’nın yanına yerleştirmiştir.  yerleştirilir. Akıllı, ağırbaşlı bir kız olan Siranuş, bu Ermeni ailenin yanında çok mutludur.  Arkadaşı Agavni’nin üvey kardeşi Karnik’le evlenmeye karar vermiş ama alafranga ve kötü niyetli bir tip olan Karnik, Siranuş’u kandırarak bütün mal varlığını üzerine geçirtmiş, daha sonra da kendisi gibi züppe bir adam olan Ermeni Kirkor’un metresi yapmaya çalışmıştır.  Kirkor, sağda solda Siranuş’un kendisine metres tutuğunu söyleyerek Siranuş’un adını lekelemiştir. Siranuş’un vapurda iken dövdüğü adam da işte o Kirkor’dur.  

    Siranuş, bir müddet sonra okuldan arkadaşı olan Agavni ile Beyoğlu’nda bir ev tutup, onunla yaşamaya başlar. En sonunda Müslüman bir adam olan Refet’le tanışır. Her ikisi de kendi dinlerini yaşamaları şartı ile Refetle de evlenmiştir. İkisi de kendi dinini yaşamaktadır.

    Siranuş yirmi yaşına geldiğinde babasının yakın dostu Arap tüccar Seyyit Mehmet Numan, onu ziyarete gelir. Seyyit Mehmet Numan ona babasından kalan bir vasiyet mektubu verir. Bu mektupta babası yirmi yaşına bastığında Siranuş’un Müslüman olmasını istemektedir. Bunun üzerine Siranuş din değiştirerek Müslüman olur.  Lakin evlendiği Refet, babasının mektubunu getiren Arap Tüccar Seyyit Mehmet Numan’ın yanında çalışan bir gençtir.

    Agavni ise Antuan Kolaryo’ adlı bir İtalyan’ın kızıdır. Kolaryo,  ilk önce Novart adlı Ermeni kızıyla evlenmiş ama o kadın başkasından hamile ve bozuk bir kadın çıkınca Katolik dini gereği karısını boşayamadan Ermeni asıllı Maryam ile birlikte olmuş, Agavni de Kolaryo ile Maryam’ın gayri meşru kızı olarak büyümüştür.

    Siranuş’u kandıran ve  Agavni’nin üvey kardeşi olan Karnik  ise Kolaryo’nun   resmiyette evli kaldığı ilk eşinden olan ve biyolojik babası olmadığı çocuğudur.  Agavni, küçük yaşta babasKolard’ı kaybetmiş ma ondan kalan servet ile eğitimini sağlamıştır.  Agavni, Siranuş’a göre daha serbest daha özgür davranan bir kadındır. Bir ailenin yanında değil Beyoğlu’nda bir otelde kalmaktadır.  Agavni’ de  daha sonra Siranuş’la evlenecek olan Refet’le önceden bir aşk hikayesi yaşamıştır. Rafet’i ise o sıralarda Arpa Tüccar Mehmet Numan’ın kızı Feride çok sevmektedir. Bu nedenle Feride bir Yahudi  tutmuş ve bu Yahudi vapurda iken Agavni’yi denize atıp öldürmüştür.

    Refet, babasından kalan mirası tüketince Seyit Mehmet Numan’ın yanına çırak olarak girmiştir. Refet ilk önce Agavni’yle bir aşk yaşamış Agavni öldürülünce de Siranuş ile evlenmeye karar vermiştir. .  Refet’e Seyit Mehmet Numan’ın cahil ve hastalıklı kızı Feride de âşık olmuş ve kıskançlık nedeniyle Agavni’yi öldürtmüştür. Seyit Mehmet Numan İstanbul’dan ayrılınca Siranuş ile Refet evlenir.

 

Kaynak : Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi, Özlem Nemutlu, Özgür Yay., İstanbul: 2006.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış