Aşk - ı Memnu Hakkında İnceleme ve Özet Halit Ziya UŞAKLIGİL

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen

     
 


               AŞK-I MEMNU

Yazıda “Halit Ziya - Aşk - ı Memnu   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Halit Ziya - Aşk - ı Memnu”    hakkında bilgiler “Halit Ziya - Aşk - ı Memnu”    romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ Halit Ziya - Aşk - ı Memnu”    adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ROMANIN KONUSU YAZARIİÇERİĞİ DÖNEMİ İNCELEMESİ 
 
Aşk-ı Memnu’dur  ( Yasak Aşk ) 1899-1900 yıllarında yazmış ama bu eseri Servet-i Funun dergisinde yayınlanamamış, 1908 yılında Sabah gazetesinde tefrika edilmişti.[1]   Eser ilk yayınlandığında oldukça ağır ağdalı ve süslü bir dille yazılmıştı.  Fakat Halit Ziya bu eserini 1925 te[2] sadeleştirerek yeniden yayınladı. Eserin bundan sonraki baskıları ise Latin harfleri ile yapılı.
Aşk-ı Memnu, Halit Ziya’nın en önemli Türk edebiyatının da ilk büyük romanı kabul edilmiştir.  İlk roman denemelerini marazî,  hastalıklı bir ruh hali içinde yazan Halit Ziya, Mai ve Siyah   bu romanında  realizme ve gerçekçi bir çizgiye yönelmiş,  bu iki romanında hem toplumun hem de bireylerin ruh dünyalarını ve kısmen de olsa bazı toplumsal sorunları gerçekçi bir bakışla ele almıştır.  
Tanzimat romancılarının plansız, özentisiz, kurmaca yönlerinden zayıf hatalı acemice yazdıkları romanların aksine tüm bu yönlerden kusursuz romanlar yazan Halit Ziya Türk romancılığını teknik yönlerden en üst seviyeye getirmeyi başarmıştır. Buna rağmen romanların zengin ve seçkin zümreleri ele alması, alafranga yaşam, konaklar ve köşklerde yaşayan müreffeh kesimin aşklarını ve  iç sıkıntılarını ele alması nedeni alafrangalık ile suçlanmış salon romanları yazmakla itham edilmiştir.
Aşk-ı Memnu  yasak bir aşkı, bireysel ve ruhsal açılardan ele almış, tarafların ruh hallerini irdelemekte büyük başarı göstermiştir.  Yazarın en sevdiği tema olan yasak aşkı işleyen bu roman, başta Bihter olmak üzere kahramanlarının canlandırılışı ve roman tekniği açısından en olgun eserdir. Mai ve Siyah ’ta gerçekleştiremediği toplumsal ve siyasal eleştiri niyeti, Aşk-ı Memnu’da yoktur.
Aşk-ı Memnu, Türk romanını kahramanlarını tek boyutlu ele alan basit bir romancılık olmaktan kurtarmış,  romanda olaydan ziyade anlatımın önemli olduğunu   ortaya koymuştur.  “Roman dili, Halit Ziya’nın bu eseriyle düz bir anlatı dili olmaktan çıkmış, romanın ana gereci durumuna gelmiştir. Türk dili açısından yazarın tek kusuru, işlenmiş bir roman dili yaratırken Türkçe’nin değil, yeni Osmanlıcanın imkânlarından yararlanmasıdır.”
 
 
 ROMANIN KONUSU:  

Adnan Bey’in kendisinden yaşça küçük Bihter Hanım’la olan evliliği ve Adnan Bey’in genç yeğeni Behlül ile yengesi Bihter arasında yaşanan yasak aşktır.
Gözü yükseklerde genç bir kadın olan Bihter, Melih Bey takımından lükse ve Batılı yaşama düşkün bir kadın olan annesi Firdevs Hanım’ın da telkinleri ile orta yaşında bir adam olan Adnan bey ile evlenir. Adnan Bey ve Bihter’in ilk başlarda mutlulukla devam eden evlilikleri, Bihter’in genç, yakışıklı ve çapkın adam olan Adnan Bey’in  yeğeni  Behlül ile gizli bir aşk yaşamaya başlaması dnan Bey’in aile hayatını ve mutluluğunu tehdit etmeye başlar.
 
 ROMANIN ANA FİKRİ: 

Yasak bir aşk bir ailenin yıkımına neden olabilir, gerçekleri zamanında fark etmek  sevdiklerinin daha fazla üzülmesini engeller. 
 
  ROMANIN DÖNEMİ VE SOSYAL YAPI
Roman,  Tanzimat ve Servet-i Fünün dönemlerinde 1890 yıllarındaki İstanbul’u anlatmaktadır. Batılı yaşama duyulan özentinin tavan yaptığı yıllarda yaşanmıştır. Birçok aile evlerine yabancı mürebbiyeler tutmakta,  piyano çalmak,  Fransızca öğrenmek, hatta konuşmak, köpek gezdirmek lüks giyinmek, eğlence mekânlarında dolaşmak amacını taşımaktadır. İstanbul’daki zenginler batılı bir hayat özentisi içindedir.
 
Bu dönemin yazarları da batı uygarlığına, özellikle Fransa’ya hayrandır. 
 
ROMANDAKİ MEKÂNLAR

•  Konak: Adnan Bey’in sahibi olduğu, kızı Nihal, oğlu Bülent ve mahiyetinde çalışanlarla birlikte yaşadığı, romandaki olayların ana merkezidir.

•   Göksu: Sandal sefalarının yapıldığı, Adnan Bey’in hayatına yeni bir yön verdiği, Bihter’in içindeki kadını uyandıran dönemin meşhur eğlence yeridir.

•  Ada: Roman kahramanlarının ruhen sıkıldıkları zamanlarda bir kaçış ve dinlenme yeri olarak kullandıkları mekândır.
 
 
        AŞK-I MEMNU’daki  KİŞİLER
 
BİHTER : Fiziki Yapısı: Uzun ve düz kaşlı alnı geniş saçları biraz kıvırcık ve siyah, İnce uzun boylu, güzel giyimli bir hanımdır.
 Psikolojik Yapısı:  Annesinden kurtulmak, annesinin kötü şöhretinden dolayı koca bulamamak ve lüks yaşam için babası yaşındaki Adnan Bey ile evlenmiştir. Evliliğinde bulamadığı  aşkı Behlül de yaşamıi,  paranın mutlu edemeyeceğini düşünmemiştir.
Sosyal Yapısı: Melih bey takımında Firdevs Hanimin küçük kızıdır. Gezi ve eğlence yerlerinde tanınmış Piyano ve ud çalabilen kocasına sadık bir eş çocuklara iyi bir anne olmak niyetiyle yaptığı evlilikte namusunu ve şerefini koruyamayan bir kadın.
 
   NİHAL: Fiziki Yapısı: Mavi gözlü, uzun boylu, sarı kirpik, küçük ağızlı incecik elleri olan uzun sarı saçlı, 12-14 yaşlarında Adnan Bey’in kızıdır. Annesi küçük yaşta ölmüş, Piyano çalmasını İtalyan müziğini çok ve operayı seven bir kızdır.
Psikolojik Yapısı: Duygusal ve hassastır, çabuk sinirlenen ve sinirlendiği zaman rahatsızlanan her şeyin aşırısını isteyen kıskanç bir genç kızdır. Hayyallerinde Behlül’ü sevmekte ve onula evlenmeyi düşünmektedir.
 
   BEHLÜL: Fiziki Yapısı: 20 yaşlarında, ince sarı bıyıklı, genç ve yakışıklı bir gençtir. Parayı her şeyden üstün tutan, amcasına ettiği ihanet ile vicdanı sızlayan buna rağmen yengesi ile aşk yaşamaya devam eden uçarı bir gençtir.
Sosyal Yapısı: Adnan Bey’in yeğenidir. Hayatı her yönüyle bildiğine inanır. Hareketli bir yapısı vardır. Nerede bir eğlence varsa oraya gider. Çapkındır. Güzel giyinmek ve zamanını hoş geçirmek gibi merakları vardır.
   ADNAN BEY: Fiziki Yapısı: Kırk beş yaşlarında, sakalı, bakımlı, şık bir beyefendidir. 
 Psikolojik Yapısı: Bir şeyi kolay kolay beğenmez. Özverili ve fedakârdır.
Sosyal Yapısı: Boğaziçi’nde bir yalıda oturur. Zengindir. Kızına bağlı bir baba, karısına bağlı bir eştir. Olgun ve terbiyeye sahiptir. Boş zamanlarında ağaçtan eşyalar yapar.
   FİRDEVS HANIM: Fiziki Yapısı: Saçları sarı boyalı, gözleri sürmeli 45 yaşlarında bir bayandır.
Psikolojik yapısı: Kızlarını gençliğini, güzelliğini ve mutluluğunu kıskanan birisidir. Kıskançtır. Kızlarının büyüdüğünü ve kendisinin yaşlandığını asla kabul etmez. Genç görünmeye çalışan ve bunun için genç giyinen bir insandır.
Sosyal Yapısı: Melih Bey takımındandır. İki kızı vardır. Dul bir kadındır. Maddî geliri pek fazla değildir. Özgür birisidir. 
   BÜLEND: Fiziki Yapısı: Tombul, al yanaklı, ince kumral saçlı sevimli bir oğlandır.
Psikolojik Yapısı: Hiçbir şeyden haberi yoktur. Dağınık bir çocuktur.
Sosyal Yapısı: Adnan Bey’in küçük oğludur. Yatılı okula verilmiştir. Üvey annesi Bihter ile arası iyidir. Ablasını çok sever.
   MATMAZEL DE COURTON: Fiziki Yapısı: Evlenmek için geç kalan, yaşı ilerlemiş yabancı uyruklu bir kadındır.
Psikolojik Yapısı: İffet ve namusunu korumak için İstanbul’a gelen namuslu bir kadındır. Nihal’in annesiz kalışı onun annelik özlemini ortaya çıkarır. Onun da gönlünde bir annelik hevesi vardır. Nihal bu boşluğu doldurur.
Sosyal Yapısı: Evlenmekte geç kalmış yaşlı bir kızdır. Beyoğlu’nun seçkin ailelerinden bir Rum ailesine mürebbiye olarak gelmiştir. Adnan Bey’in yalısı ise mürebbiyelik hayatının ikinci dönemidir.
   PEYKER: Fiziki yapısı: Kısa, kılsız kaşlı, kumral, dolgun vücutlu bir kadındır. Yirmi beş yaşındadır. Babasına benzemektedir.
Psikolojik Yapısı: Kocasına sadık iffetli bir kadındır. Behlül ona sarkıntılık eder; fakat namuslu Peyker, Behlül’ün asılmalarına aldırış etmez.
Sosyal Yapısı: Firdevs Hanım’ın büyük kızıdır. Evli bir çocuk annesidir.
 
   BEŞİR
Fiziki Yapısı: Esmer normal boya sahip bir delikanlıdır.
Sosyal Yapısı: Yalıdaki ara işlerine bakan Habeş asıllı bir çocuktur. Bülent’in oyun arkadaşıdır. Nihal’i çok sever ve ona tam samimiyetle bağlıdır. Bihter ile Behlül arasındaki yasak aşkı bilmektedir. Nihal’in haline dayanamamış ve bildiği her şeyi Adnan Bey’e anlatmıştır.
 
 
ROMANIN ÖZETİ 
 
        Kalenderden dönerken Bihter, Peyker  ve Firdevs Hanımlar Adnan Bey’le karşılaşırlar. Firdevs Hanım Adnan Bey’in Bihter’e bakmasıyla bozulur. Kendisinin kızının yaşlarının birinin 25 ötekininse 22 yaşında olduğunu unutarak kendisine çocuk gözüyle bakıyormuş. Peyker’in söylediği söze karşı Bihter insafsız bir tebessüm ile karılık verir. Peyker evlenmiş hatta çocuğu olacaktı.
        Ama bu durum pek Firdevs Hanımın hoşuna gitmiyor çünkü kendisinin biraz daha yaşlandığını hissetmek onu deli ediyormuş.
        Melih bey takımının içinde bu durunda olmak onun için alçalmak ve kaderinin onu alıkoymuş olarak düşünüyormuş. Bu vaka hayatını kirletecek bir leke kadar onu korkutuyor ve artık Peyker’e  onu büyük valide edecek olan bu mahlûka açıkça düşmanlık duyuyordu. Peyker’in son cümlesinden sonra sandalda hep sustular. Adnan Bey artık unutulmuş olarak görünüyormuş.
         Adnan Bey iki çocuklu dul bir adamdır. Yaşının büyük olmasına rağmen Firdevs Hanımın küçük kızı ile evlenmek istiyormuş. Firdevs hanımın büyük kızı zaten evliymiş. Firdevs Hanım Adnan Bey ve Bihter’in aralarındaki yaş farkını göz önünde bulundurmadan kızını Adnan Beye verir. Bihter ise Adnan Bey ile sadece zengin ve parası olduğu için evlenir. Aralarındaki yaş farkı olmasına rağmen ilişkileri gayet düzgün bir şekilde ilerlemiş. Adnan beyin kızı olan Nihal üvey annesi ile anlaşamayacağını anlayarak ondan uzak durur ve kendi halinde takılır. Ama Nihal ince ve anlayışlı birisidir. Hayatın zor bir süreç olacağını şimdiden anlamıştır. Nihale kardeşlik yapan Behlül vardır. Nihal ona karşı içten sevgi biriktirmekte olup  onu kıskanmıştır. Behlül’ ün uzun ince boylu esmer bir bayanla nişanlanması Nihal’ in hayalini suya düşürmüştür. Nihal ne olursa olsun Behlül’ü sevmekten vazgeçmemiştir. Bir süre sonra Behlül nişanlısından ayrılır Adnan beyden izin alarak Nihal ve Behlül bara gitmişlerdir. Bu durum biraz Nihal ‘in hoşuna gitsede ortada tatsızlık yaşanması moralini bozmuştur. Uzun bir süre sonra Behlül ve Nihal ‘i evlendirmek istemişlerdir. Nihal olaya içten içe sevinir Behlül’ün sık sık ziyaretlerini kendisi için olduğunu zanneder. Behlül’ ün ziyaretleri Nihal için değildir. Behlül çapkın bir dalda duramayan birisiymiş. Firdevs hanımın büyük  kızı olan Peykrer’e karşı bir yakınlık duymaktaymış. Kadını tuzağa düşürmeye çalışmış.
 
Artık kadınları nasıl ele geçirilebileceğini deneyimlerinden dolayı öğrenmiş kadını tuzağa düşürmüş  birgün Bihter Behlül’e şekerleme ısmarlamış almak içinde Behlül’ün odasına gider. Oda loştur. Akşam vaktiymiş. Biraz konuşmuşlar Bihter odadan çıkacağı zaman Behlül yengesini geri içeriğe çağırmış. Bihter’e karşı olan duygularını anlatmış. BihtEr Behlül’ü, Göksu da Peykeri öperken görmüş. Bu yüzden Behlül’ün ona karı duyduğu sevgiye inanmamış ve reddetmiş onu baştan çıkarabilmek için elinden geleni yapmış ve zayıf anlarından faydalanarak başarmış. Bihter’le Behlül gizli gizli buluşurlar. Bir gece sandalda buluşurlar gece yarısı geri eve dönerler. Bihter sandalda çantasını unutmuş. Evin temizlikçisi çantasını bulur. O gece Behlül’ün de raya gittiğinden haberi olan temizlikçi olayı biraz anlamıştır. Bunu fark eden Bihter ve Behlül yine tehlike içinde olsalar da ilişkilerini sürdürmeye devam etmişler. Ta ki Behlül ile Nihal’in evlenme konusu ortaya çıkana kadarmış. Nihal’i seven biri daha varmış oda o evde büyütülmüş bir zengin çocuğuymuş. Bütün duygularıyla sarışın ince kıza hayranmış ona karşı duyduğu sevgiden verem olmuş. Nihal’in peşini ne olursa olsun bırakmamış hizmetine koşan biriymiş. Sevdiği kızın haberi yokmuş kendi içinde büyüttüğü tek taraflı sevgiymiş. Sevdiği kızın bir başkasıyla yani Behlül ile evleneceğini duyması onun kıskançlık krizinden sonra yataklara düşürmüş. Nihal bir gün raslantı sonucu üvey annesinin gizli macerasını öğrenmiş. Nihal Bihter’e ait nefti çarşafını giymiş prova yapmaya başlamış Behlül bunu fark edememiş Nihal’i Bihter sanmış bir söz söylemiş. Nihal bunun üzerinden giderek olay ın iç yüzünü öğrenmiş. Bir akşam merdüven başında Bihter ile Behlül’ün konuşmasını gizlice dinlemiş duyduklarını inanamayıp zayıf vücudu dayanamayıp bayılmış, öğrendiklerini de böylece açığa vurmuş. Bihter Nihal ile Behlül’ün evlenmesine engel olmaya çalışmış. Çünkü Behlül’ e karı sevgi varmış içinde. O da Behlül’ü çok kıskanmaya başlamış. Sevdiği kişiyi elinden kaçırmak istemiyormuş.
 
Beşir Bihter ile Behlül’ün gizli aşk yaşadığına defalarca tanık olmuş ama bunu Adnan beye ve Nihal e açıklayamamış. Bu karmaşık durum kendiliğinden son bulur. Nihal yaşadığı bu talihsiz olaydan dolayı bayıldığı geceden beri etkisinden kurtulamayıp yatağa düşer. Nihal’i yatakta gören Beşir artık dayanamayıp Nihal in yatağı başında Adnan beye gördüklerini, sezdiklerini duyduklarını bir bir anlatır. Karısının kendisini yeğni ile aldattığını öğrenen Adnan Bey deliye dönmüş şekilde Bihter i aramaya başlar. Bihter artık kendisi için çıkar yol kalmadığını ne yaparsa yapsın hayatını mutluluğunu ve yuvasını kurtaramayacağını anlamış. Baka şekilde Behlül ise kendisinden hevesini alınca er ya da geç onu affedecek olan Nihal e döneceğini düşünür. Bu şekilde de nasıl yaşarım düşüncesi kaplamış hayatını, eşinin karşısına çıkmaya yüzü olmadığı için odadan dışarı çıkmıyormuş. Bihter için 2 yol varmış böyle mutsuz onursuz hayata razı olmak yada olmamakmış tabi bu şekilde iken razı olmamış. Oyuncağa benzeyen mini bir tabanca ile intihar etmiş.
 
          Bihter in intiharından bir süre sonra Nihal iyileşmiş ve Behlül insan içine çıkmaya yüzü olmadığından oradan kaçıp uzaklaşmış. Böyle bir hayat sonunda gerçeklerle yüzleşerek tecrübe kazana Adnan bey ve kızı sadece birbirleri için yaşamaya karar vermişler.
 
 
 
KAYNAKÇA
 
 
[2] https://www.idefix.com/Kitap/Ask-i-Memnu/Halit-Ziya-Usakligil/Edebiyat/Roman/Turk-Klasik/urunno=0000000118323
 
Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, tez, yazı, İnceleme, ve araştırmalarınızı sitemize üye olarak ve bize başvurarak ESA da paylaşabilirsiniz.
 
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com
 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...