Ayaşlı ve Kiracıları Hakkında ve Özeti Memduh Şevket ESENDAL


Esa
15.11.2016
Ayaşlı ve Kiracıları Hakkında ve Özeti Memduh Şevket ESENDAL ile ilgili görsel sonucu
  • İTABIN ADI : Ayaşlı ve kiracıları
  • KİTABIN  YAZARI  : Memduh Şevket ESENDAL
  • YAYINEVİ : Bilgi Yayınevi
  • BASIM YILI : 1988 

ROMAN HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ

Yazıda “Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Memduh Şevket Esendal ” hakkında bilgiler “Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları  “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “  Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ROMAN HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ
 
Ayaşlı ile Kiracıları Mustafa Memduh Şevket Esendal ‘ın  yayımladığı ilk romandır. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika edilmiş; 1934'te de kitap olarak yayımlanmıştır.[1] Eser, 1942’de CHP Roman Yarışması’nda beşincilik ödülü almıştır. Eser, 1989’da TV dizisi olarak uyarlanmış ve yönetmen Tunca Yönder tarafından çekilmiş bu dizi, TRT'de yayımlanmıştır.[2] Eser, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser  listesinde yer almaktadır.[3]
 
Roman, ilk yazıları İrtika, Musavver Fen ve Edep dergilerinde çıkan Mehmduh Şevket Esendal, MEŞE’ nin [4]1923 ten sonra Ankara’da yaşanan sosyal ekonomik ve kültürel değişimi gözler önüne sermek amacıyla yazmış olduğu bir romanıdır.   Küçük bir Anadolu şehrinden dev bir kent olma yolunda ilerleyen Ankara’daki siyasi, sosyal ve kültürel değişimin boyutlarını nitelik ve niceliklerini ortaya koyan roman,   Ankara’daki yeni ve farklı hayat tarzı ile eski hayat düzenin nasıl kaynaştığını ve çatıştığını sergileyen bir yapı ve bakış açısı ile sosyal bir roman karakteri kazanmaktadır.
 
Mütareke yıllarında Damat Ferit Hükümetinin takibatına uğrayınca Ankara’ya gelen ve Milli Mücadele yıllarındaki Ankara’yı hem edebi hem de siyasi olarak gözlemleyen   Mustafa Memduh Şevket Esendal  bu gözlemlerini bu romanında aktarmıştır.
 Ayaşlı’nın kiraya verdiği evde bir araya gelen her biri ülkenin diğer köşelerinden gelen, her biri ayrı yarı, eğitim, kültür ve yaşam felsefesine sahip olan insanların tek bir mekânda bir araya gelerek minyatür bir Ankara oluşturmalarını dile getirmektedir.
Hikâyeciliği ve romancılığı yanında Elazığ milletvekili Kabil ve Moskova gibi büyükelçilik görevleri de yapmış olan MEŞE bu romanında bir anlamda, hem edebi hem de siyasi bir gözle incelediği Ankara’yı realist bir gözlem gücüyle aktarmıştır.   Romandaki adın bir genç anlatıcının gözünden gözlemlenen bu Minyatür Ankara, Ayaşlı’nın pansiyonuna yerleşen; kimisi aydın, kimisi, kumarcı, kimisi sarhoş, kimisi hayatını kazanmak için dişiyle tırnağı ile çalışan, kimisi zengin, kimisi, kumarbaz, kimisi üçkâğıtçı, kimisi şehvet düşkünü… İnsanların yaşamlarından o dönemdeki Ankara panoraması aktarılmıştır.  Kısaca Ayaşlı’nın Pansiyonu o dönemde Ankara’da yaşayan insan tiplerinin toplandığı minyatür bir Ankara’dır.
Vassaf Bey , adlı romanında da Ankara’yı mekân seçen Memduh Şevket Esendal bu romanında da 1930’lu yıllarındaki Ankara’da yaşayan  genç bir kızın  evlilik öyküsü ve gündelik hayatını  Ankara’nın sosyal, ekonomik, kültürel hayatını gözler önüne serecek bir şekilde aktarmıştır. [5] ( bkz Vassaf Bey Romanı ve Hakkında Memduh Şevket Esendal )
«M.Ş.E., hikayelerinde olduğu gibi, bu romanında da, alışılmışın dışında yepyeni bir teknik kullanmış; belli bir kişinin bir tek macerası yerine, bir çevre içindeki birçok kişilerin maceralarını hep bir arada yürüterek, o çevrenin kesitini vermiştir.» (Cevdet Kudret).
«Bu roman Cumhuriyetten hemen sonraki yılların Ankara’sında bir apartmanın ayrı yarı kiraya verilen dokuz odasında yaşayan türlü kişilerin bir mevsimlik toplu hayatlarının ve ayrı sürdükleri kaderlerinin gerçekçi gözle, sadelik ve içtenlikle, rahat, oyunsuz ve temiz bir dil kullanılarak anlatılmış hikâyesidir.» (Konur Ertop).
«Başkent Ankara’nın kurtuluş yıllarında, bir evin türlü tabaka, meslek ve meşrepte kişilerini anlatan bu roman, hem bir sosyal yergi hem de töre romanı niteliğindedir. Bir alay orta halli kişinin serüvenlerini teker teker anlatan ve bu olayları hafif ilintilerle birbirine bağlayan bu roman çatısı itibariyle uzun bir hikâye gibi kurulmuştur.» (Ahmet Kabaklı).

 
KİTABIN KONUSU
Ayaşlının pansiyonunda bir oda   tutan  yazarın   başından geçen olaylar ile pansiyonda kalan müşterilerin yaşamları, meslekleri, işleri ve hayat anlayışlarından yola çıkarak 1930 yıllardaki Ankara'nın ve Anadolu insanın sosyal yaşantısını, dünyalarını, özlemlerini, maddi ve manevi değerlerini anlatılmaktadır. 
 
Karakterler
Romanda Anlatıcı dışında romana anlamsal katkıda bulunan 36 karakterin adı geçer. 18’i pansiyonda yaşayan, 18’i ise dışarıdan kimselerdir. [6]
  • Halide, pansiyonun hizmetçisi olan Halide, dürüst, samimi ama görgüsüz bir kadındır.
  • Ayaşlı İbrahim Bey, Kastamonulu yaşlı bir tüccardır.  Çalışkan, paraya düşkün, cahil, yer yer şefkatli yer yer acımasız biri.
  • Fuat’ın annesi, İstanbullu yaşlı ev kadınıdır. Sürekli geçmişe özlem duyan, dedikoducu, kötü niyetli bir kadın olarak yansıtılmıştır.
  • Fuat, İstanbullu genç bir şoför olan Fuat, Faika’nın kocasıdır.
  • Faika, Ankaralı genç bir ev kadını olan Faika, Fuat’ın karısıdır ve pansiyon sahibi Ayaşlı’nın üvey kızıdır.
  • Haki, bir devlet dairesinde memur olarak çalışan ahlâki değerleri düşük bir insandır.
  • Turan, Hâki'nin kumarbaz eşi. Romanın anlatıcı ile de cinsel ilişkisi olur.
  • Şefik Bey, İstanbullu yaşlı bir tercüman. Korkak, yalancı, sorumsuz, tembel bir kişilik.
  • Hasan Bey, kendisini içkiye vermiş Trakyalı bir iş adamıdır. Anlatıcı’nın hemşehrisi olan Hasan Bey, duygusal, dürüst, yardımsever birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • İskender, Rusya’da eğitim görmüş Hemşinli bir fabrikatördür.  Eğlenceye, kumara düşkün, hırslı, kibirli , uyuşturucu satan bu yüzden de  başı sık sık polisle derde giren bir insandır.
  • Abdülkerim, Buharalı bir tüccardır. İş zekâsı gelişmiş ancak sorumsuz, duygusuz bir kişilik olarak karşımıza çıkar.
  • İffet, İstanbullu genç bir ev kadınıdır. Abdülkerim’in karısıdır. Zayıf karakterli, sevgisiz, rahatına düşkün birkadındır.
  • Hüseyin Bey, Vanlı bir çiftçi. İnatçı, zeki, bilgili, çalışkan biri.
  • Raife, Halide’den sonra pansiyonda hizmetçilik yapan yaşlı İstanbullu kadın. Kötü niyetli, dedikoducu, ikiyüzlü biri.
  • Ziynet, İzmirli genç bir kadın. Pansiyonda hizmetçilik yapan üçüncü kadındır. Temiz, konuşkan, gözüaçık, akıllı biri.
  • Doktor Fahri, Anlatıcının en yakın dostu, sırdaşı.
  • Selime, Hasan Bey’in iyi eğitimli, kendisiyle barışık dul kızı.
  • Rasim, Maliye’de çalışan genç, iyi eğiti görmüş, Halide’yi hamile bırakan genç.
  • Makbule Hanım, Ayaşlı’nın randevu evi işleten karısı.
  • Anlatıcı, yoksul bir çiftçi ailesinden gelme genç, aydın bankacı. Romanda adı verilmez.
 
Ayaşlı İbrahim Efendi eşkıyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik gibi türlü  işlere   girmiş, bir  ara   hapse de düşmüştür.
 
Yazar, Ayaşlı İbrahim efendinin evinde bir oda kiralar ve Hizmetçi Halide’nin yardımıyla eve yerleşir. Bu daire, bir köy beyinin oğlu olan Ayaşlı İbrahim Bey tarafından devletten kiralanmıştır ve çeşitli sebeplerle Ankara’ya gelenlere oda oda kiralanmaktadır. Pansiyon olarak kabul edilebilecek bu mekânda çok sayıda insan bir arada yaşamaktadır. Otelcilikten tecrübesi olduğundan Ayaşlı bu pansiyonu ve kiracıları iyi   yönetmektedir. Katın  mutfak, banyo   ve tuvaleti  ortak    kullanılmakta olduğundan  kiracılar,  ister    istemez, birbirleri ile içli dışlı  olmaktadır.
Anlatıcı rolünü üstlenen banka memuru, rastlantı sonucunda taşındığı bu mekânda birlikte yaşadığı kişileri ve tanık olduğu olayları anı biçiminde anlatmaya başlar. Banka Memuru olan anlatıcı ertesi gün mutfakta Halide’yi beklerken şoför Fuat’ın annesi ile tanışır, Daha sonra yaşlı kadının gelini Faika da gelmiş onunla da tanışmıştır. Yaşlı kadın kahvaltıda oğlunun okumayışından dolayı yazara yakınırken yazar, abisinin yakın dostu olan Hasan beyle tanışma fırsatını bulmuştur.
Anlatıcı, burada yaşayan kişilerin dedikoducu, çıkarcıl, bencil, sorumsu, paraya ve kumara düşkün olduğunu görüp rahatsız olmaya başlar. Şahit olduğu olayların hepsi içini bulandırmaktadır. Yazar, bir gün işe gitmek için odadan çıkınca hizmetçi kız Halide’nin  yerde yattığını görür. Onu doktor olan bir arkadaşına yollar. Doktor,Halide’nin hamile olduğunu söyler.
Abisinin arkadaşı Hasan beyin bitişiğinde konsoloslukta tercüman olarak çalışan Şefik Bey kalmaktadır.  İstanbullu yaşlı bir tercüman olan Şefik Bey, Korkak, yalancı, sorumsuz, tembel bir insandır. Bir gün Şefik Bey Halide’den bir masa örtüsü ister. Şefik Bey ile misafir olan  iki 
gençle   o akşam içerler ve masa örtüsünü yanlışlıkla yakarlar. Bu masa örtüsü yüzünden Halide ile Şefik Bey tartışır. Halide, Şefik Bey’in yüzünü tırnaklarıyla yırtar. Şefik Bey’de Halide’nin kovulmasını istemeye başlamıştır. 
Apartmanın 8 numaralı   odasında genç bir karı koca Abdülkerim Bey ile eşi İffet Hanım kalmaktadır. Bu çiftin üç çocuğu olmuş ama ikisi ölmüştür. Hayatta kalan çocuk ise çok yaramazdır ve bu genç çift bu çocuk yüzünden sürekli tartışmaktadır.
6 numaraya İskender Bey adında bir tüccar taşınmış onun gelmesiyle de Ayaşlı’nın evine bir canlılık gelmiştir. İskender Bey, Rusya’da eğitim görmüş Hemşinli bir fabrikatördür.  Eğlenceye, kumara düşkün, hırslı, kibirli, uyuşturucu satan bu yüzden de başı sık sık polisle derde giren bir insandır.
8 numarada oturan Turan Hanım,  Haki Bey ve İskender Bey ile tanışmış, her gün birbirlerine gelip gitmeye ve kumar oynamaya başlamışlardır.
Dairedekilerin hemen hepsi de Turan Hanım'ın odasında kumar oynamak veya kumar oynayanları seyretmek için toplanmaya başar. Turan Hanım, İskender Bey ve İffet Hanım, başrolü oynamakta, diğerleri de onlara para kaptırmaya başlamıştır.
9 numaraya hukuk reisinin başka bir yere taşınması üzerine yerine Hüseyin Bey adında bir adam taşınır.  Bu adamın bir sürü tarla işi ile mahkemesi vardır. Sürekli mahkemeyi kazanmak için çaba sarf etmektedir.
Turan Hanım, dairenin merkezi haline gelirken İffet Hanım bir salon kadınına dönüşür. Cevat adında bir çocuk Turan hanıma kumar oynamak için müşteri getirmektedir. Halide kendisini hamile bırakan Rasim’i bulmuş ve Rasim ona bir ev kiralamıştır. Rasim ile Halide çocuklarının doğmasını beklemeye başlamış, Halide’de hizmetçilikten ayrılmıştır.
 Turan işleri büyütüp ayrı bir evde kumarhane kurduğunda pansiyonda kumarhane işletme işini İffet üstlenir. Ancak İffet , daireye kumar için dışarıdan gelenlerden biri ile ilişkiye girip zührevi bir hastalığa yakalanmıştır. Bu yüzden kumar işini yürütemez hale gelir.
Turan Hanım, yazardan hoşlanmaktadır. Bir gün odasında uzanmışken kapı çalınır ve Turan Hanım içeri girerek ince ağızlı bir cımbız olup olmadığını sorar Turan hanımı buyur ederek cımbız aramaya koyulur.  Bu arada banka memurunun doktor arkadaşı Fahri içeri girer. Fahri yazara müdürlerinin hasta olduğunu söyler. Müdür beyin evine giderler ve müdürün eşi ve eşinin yeğeni Melek ile tanışırlar. Yazar kızı çok beğenmiştir.
Bir gün Turan Hanım yazar ile karda yürümek istediğini söyleyerek, Yazar, Turan ve Faika gezmeye çıkar. Fakat yazar bu durumdan hoşnut olmaz. Banka yazarı bir iş için Adana’ya yollar.Yazar iki ay Adana,Mersin,Tarsus’ta kalır.
Yazar, Faika’nın annesi Makbule hanımın genelev işlettiğini ve Ayaşlı ile evli olduklarını öğrenir. Hasan bey ile evden ayrılmak ister.
Turan hanımın arkadaşları olan Süse Hanım ve Berrin Hanım, Cavide adındaki bir kıza yazarın bir iş bulması için ısrar eder. Ertesi gün Cavide yazarın yanına gelir ve iş hakkında konuşur. Cavide’nin işten çok koca bulmak istediğinin farkına varan yazar ile Cavide arasında bir ilişki başlar. Yazar, Cavide’nin kendisini beğendiğine inanmaya başlamıştır. “Cavideyle evlenecekmiş” diye bir dedikodu da çıkar ve yazar bundan çok rahatsız olur. Cavide’ye il dışında bir iş bulup başından atar.
Bir gün kumar  yüzünden evde  kavga çıkar ve Turan hanım başka bir eve taşınır. Turan gittikten bir ay kadar sonra Hasan bey’e inme iner ve ölür. Yazar, arkadaşı Fahri’yi evlendirmek ister ve Melek hanımı Müdür Bey’den ister. Onlar da kabul eder.
Şefik beyin birkaç gün eve gelmez ve evdekiler Şefik beyin öldürüldüğünü duyarlar.
Pansiyonda yaşayanlar ölme, öldürülme, tutuklanma, boşanma gibi sebeplerle dört bir yana dağılırken Anlatıcı, pansiyonerlerden Hasan Bey’in Ayvalık’ta yaşayan kızı Selime ile bir evlenip, birlikte Adana'ya giderler.
Ayaşlı, apartman katını devletten yeniden kiralamaktan vazgeçer; kocası tarafından terk edilen Faika Hanım ile ayrı bir eve taşınır. Ayalı, kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğinde daha önce felç geçirerek ölen Hasan Bey'in yanındaki bir mezara defnedilir.
 
MEMDUH ŞEVKET ESENDAL HAKKINDA KISA BİLGİ

Geniş Bilgi İçin Tıklayın: Mustafa Memduh Şevket Esendal Hayatı ve Edebi Kişiliği
M.Şevket Esendal,29 Mart 1883 yılında Çorlu’da doğmuştur. Düzenli bir öğrenim yapamamıştır; kendi kendine çalışarak hem öğrenimini hem de Fransızca, Rusça ve Farsça öğrendi.
1900 yılında gümrük memurluğuna atandı.1906 yılında İttihat v Terakki Derneğine girdi.1907 yılında babası ölünce, ailenin geçim yükünü üstlendi.1908 yılından sonra, İttihat ve Terakkinin müfettişi olarak birçok yer dolaştı. 1920’de Azerbaycan Cumhuriyeti kurulunca, bu cumhuriyet nezdinde Hükümet Temsilciliğine atanmış;1924 yılında, Rusların bu cumhuriyeti kaldırması üzerine İstanbul’a dönmüştür. 1924-1925 yıllarında Galatasaray ve Kabataş liselerinde tarih öğretmenliği yapmıştır.
Tarih ve Coğrafya öğretmenliği, yazarlık, çizerlik yaparak geçimini sağlamaya çalışan Esendal,1925 yılında Tahran Elçiliğine atanmıştır.1930 yılında yurda dönmüş ve Elazığ Milletvekilliğine seçilmiş;1933 yılında, bu görevde iken Kabil Büyükelçiliğine gönderilmiştir. Esendal,1941 yılında Bilecik Milletvekili olarak yeniden TBMM’de göreve başlamış ve aynı zamanda da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliğine getirilmiştir. 1945 yılında parti Sekreterliğinden ayrılmış;1946 yılında yeniden Bilecik Milletvekili seçilmiştir.16 Mayıs 1952 tarihinde, Ankara’da ölmüştür.
 
İLGİLİ LİNKLER 


KAYNAKÇA
 
[1] Ayşe Gözcü, Ayaşlı ile Kiracıları’nda Anlatıcı Sorunsalı, Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Haziran 2004
[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Aya%C5%9Fl%C4%B1_ile_Kirac%C4%B1lar%C4%B1
[3] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/122-100_temel_eser___tc_milli_egitim_bakanligi.html
[5] https://edebiyatvesanatakademisi.com/kitap-ozetleri-ve-elestirileri/vassaf-bey-romani-ve-hakkinda-memduh-sevket-esendal/33745
[6] Ayşe Gözcü, Ayaşlı ile Kiracıları’nda Anlatıcı Sorunsalı, Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Haziran 2004

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış