Ödüllü Şiir Yarışmasına Katıl (YENİ)

Beyaz Pantolon Öyküsü ve Sait Faik

Ekleyen : Hanifi Güler , 23 Mart 2020 Pazartesi aaa Beğen
Beyaz Pantolon Öyküsü ve Sait Faik
 
 
Beyaz Pantolon adlı hikaye Sait Faik’in Şahmerdan adlı öykü kitabındaki buruk bir öyküsüdür. Öykü ulaşılan basit bir hedeften sonra yaşanan hazin bir sonu dile getirmektedir.
Şahmerdan Sait Faik Abasıyanık’ın üçüncü öykü kitabı olmaktadır. Bu kitap ilk kez1940 yılında yayımlanmıştır ve içersinde on dokuz öykü bulunmaktadır.   
 
Kitaptaki öyküler  1936’da yayımlanan  “Semaver ” ve 1939 ‘da yayımlanan  “Sarnıç ” adlı öykü kitaplarındaki öykülere ele aldığı, konuları, hikâye ettiği kişilerin özellikleri ile benzer ve ortak yönler taşırlar.
 
Yazar bu hikayelerin pek çoğunda sıradan insanları ve onların hayata savaşlarını ele almış, alt tabaka insanlarının  hayallerini ve dünyalarını öykülerinin konusu edinmiştir. Sait Faik’in hemen hiçbir öyküsünde kendisi dışında bir burjuvanın veya bir zenginin özlemleri veya hayatı dile gelmez. Bu yüzden Sait Faik , alt tabaka insanının öykücüsü olmaktadır.
 
Sait faik hikâyelerini insanları anlamak, sıradan kişilerin hayat mücadelelerini, iyi veya kötü yanlarını ortaya koymak için yazmıştır. Onun hikâyelerinde  ”   insanları sevmek için azami gayret göstermek” amacı hâkim düşünce olmaktadır.
 
Yazar bu öyküsünde ise alt tarafı beyaz bir pantolon alıp giymek olan bir Çingene gencinin hedefine ulaşsa bile yaşadığı bir trajedi yüzünden tadını çıkaramadığı hatta bunu bunu çok pahalıya ödediği konusu işlenmiştir.
 
 
 
 
Beyaz Pantolon
 
Adaya bahar aylarında çalışmak için Çingeneler gelmektedir. Ada halkı da bunlara  Çirozcular demektedir.
 
Çirozcular adaya geldiklerinde genç, ihtiyar, yaşlı, kadın, erkek genç, kız vb her türden ve hep birlikte gelmektedirler.  Bu Çingenlerin gençlerinin, yaşlılarının kızlarını ve erkeklerinin yüzlerinde ayrı yarı çeşit çeşit izler ve anlamlar vardır. Yanık tenli insanların hepsinde bir umursamazlık,  hepsinde hayatı pek de ciddiye almayan küçük, hevesleri , küçük amaçları, küçük hedefleri olan insanlardır.
 
Çirozcularını her birinsin eli yüzü, vücudu çeşit çeşit ise de hepsinin ortak özelliği neşeli olmalarıdır. Çirozcuların içindeki en ilginç tiplerden birisi de Rüstem ile Zehra’dır. Rüstem Zehra’yı denizde yıkanırken görmüş aklına müthiş bir fikir gelmiştir.
 
Rüstem’in tek derdi beyaz bir pantolon almaktır. Zehra’nın en büyük hülyası ise koluna bir bilezik takmaktır.
 
Rüstem , bu planına ikna etmek  için Zehra’nın yanına gelir.  Rüstem’in planı Zehra denizde yıkanacak onu izlemeye gelen genç erkeklere de biraz biraz kırıtacak Rüstem de tuzağa düşürdüğü bu gençlerden biraz para alacaktır.
 
Rüstem bu fikrini Zehra’ya söylediğinde; Zehra olmaz diye itiraz eder. Ama Rüstem “Şöyle iki gülüver yüzlerine de Sen fistan yapar, bilezik alırsın; ben kıçıma bir pantolon”… Diyerek en sonunda Zehra’yı ikna eder.
 
O geceden sonraki gecede Rüstem akşamleyin , deniz kenarında çadırını kuran Çirozcuların arasına karışır. Fakat o gün Rüstem için çok özel bir akşamdır.
 
Rüstem o akşam Çirozcuların içine beyaz bir pantolon giyip gelmiştir. Üstelik beyaz pantolon altına güzel ve yeni bir ayakkabı da almıştır. Herkes Rüstem’i kıskanmıştır.
 
Fakat Rüstem’in bu çakası hepsi bir geceliktir. Gece yaşanan olaylar her ne ise beyaz pantolona kan bulaşmıştır. Polisler iskelede  onu beklemekte Rüstem ise başı önünde eğik gitmektedir.
 
Rüstem, o sabah adadan ilk vapurla ayrılmış  gözü de aklı da beyaz pantolonu ve ayakkabısında kalmıştır.
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...