Bir Bilim Adamının Romanı Tahlili Özeti Oğuz Atay


Esa
15.11.2016


Bir Bilim Adamının Romanı Oğu ile ilgili görsel sonucu

 

İlk Yayınlanma Tarihi: 1975
Yazar: Oğuz Atay
270 sayfa
 
Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay’ın İTÜ den hocası olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ın hayatı hakkında yazılmış biyografik kurgu türündeki bir romanıdır. Yazıda romanın tanıtımı, konusu, roman hakkında bilgiler verilecek romanın kısa tenkidi ile birlikte kısa özeti verilecektir.
 
ROMAN VE YAZAR HAKKINDA 
 
Bir Bilim Adamının Romanı, adını taşıyan bu roman Oğuz Atay’ın İTÜ İnşaat Fakültesi’nden hocası olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ın biyografisini roman haline getiren biyografik  bir eserdir. Eser ilk kez 1975 yılında yayınlanmış,  sonraki yıllarda eserin farklı baskıları da yapılmıştır.
Tutunamayanlar adlı eseri ile özellikle sol çevreler tarafından önemsenen bir yazar olan Oğuz Atay bu eseri ile MEB Yüz Temel Eser  listesinde yerini almış olur.
Roman Prof. Dr. Mustafa İnan’ın hayatını iki bölümde ele almıştır.  Birinci bölümde doğumundan eğitim hayatı  sonuna kadar; İkinci bölümde ise hocalığından ölümüne kadarki süreç  işlenmiştir. Kimi kaynaklara göre Eser Oğuz Atay’a ısmarlanmış bir konudur. [1] Yazar  bu romanı böyle bir roman yazması yönünde telkin altında kalarak yazmıştır.
Roman Prof. Dr. Mustafa İnan’ın  bir halk çocuğu olarak dünyaya gelmesine rağmen  uluslararası  ün sahibi bir bilim adamı haline gelişini kaleme almaktadır. Eser esasında roman halinde yazılmış bir biyografidir.  Eser, Prof. Dr. Mustafa İnan’ın bilim adamı olmak için yaşadığı  zorlu serüveni, toplumsal eleştiri kalıplarının da zorlanışını esere ilave edilen  İnan’ın yaşamından kesitler sunan  fotoğraf albümüyle birlikte ortaya koymaktadır. [2]
 
Bir Bilim Adamının Romanı Özeti:[3]
“Romana ve romancıya saygı gereği özet kısa tutulmuş, final bölümü yazılmamıştır. “
Roman iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Mustafa İnan'ın doğumundan eğitim hayatı bitene kadarki dönem; İkinci bölümde ise hocalığından ölümüne kadarki süreç anlatılmaktadır.

Eser, Mustafa İnan'a şivesi ve görüntüsüyle çok benzeyen bir çocuğun Fen Fakültesi’ne giriş sınavının sonuçlarını öğrenmek için beklediği bir kuyrukta başlar. Kuyruktaki diğer öğrenciler, çocuğa taşralı olarak bakmakta; onun sınavı kazanamayacağını düşünmektedir. Yan blokta ise Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu’ ödülleri dağıtılmaktadır. Or­ta yaşlı bir adam çocuğun yanına gelir. Bilimle uğraştığı belli olan bu orta yaşlı adam, Mustafa İnan’dan bahseder çocuğa. Törende  “ Bilim Hizmet Ödülü”  ölümünden dört yıl sonra Mustafa İnan'a verilecektir. Törende çocuk, Mustafa İnan hakkında pek çok şey öğrenir. Oğuz Atay, bu orta yaşlı adam vasıtasıyla Mustafa İnan’in hayatını anlatmaya başlar.

1971 de bilime verdiği hizmet dolayısıyla ödül alan Mustafa İnan, 24 Ağustos 1911 de Adana’da seyyar posta me­muru Hüseyin Avni Bey’in oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Ekonomik durumları pek parlak değildir. Mustafa’dan önce altı çocukları ölmüştür. Mustafa'nın yaşaması da bir mucizedir. Çünkü Anadolu’da o dönemde fakirlikten salgın hastalıklar, kazalar, tıbbi imkansızlıklar kol gezmektedir. Küçük yaşta damdan düşen Mustafa, ölümden zor kurtulmuştur. Ya­zar, “Mustafa İnan ölseydi bilim hayatımızda çok büyük bir boşluk olacaktı.” der. Mustafa'nın çocukluk yılları 1. Dünya Savaşına denk gelir ve Adana Fransızlar tarafından işgal edilidir. Aile, bundan sonra Anadolu'daki tüm halk gibi maddi sıkıntılar içinde bocalar. Mustafa zayıf bünyeli olduğu için ona özen göstermeye çalışırlar. Mustafa bu sıkıntıları erken yaşta tanıdığı için ağırbaşlı ve durgun bir kişiliğe sahip olmuştur. Kısa bir süre sonra, Mustafa'nın babası işi nedeniyle diğer şehirleri de gezmek zorunda kalır. Bu yüzden annesi, yok­luk içinde, düşmanların işgal ettiği bir şehirde yapayalnız kalakalır. Bu yüzden yollardaki eşkıyalara rağmen Mustafa, kar­deşleri ve annesi Adana’dan kaçmak zorunda kalırlar. Kon­ya’ya yerleşirler. Mustafa İnan burada Mevlânâ’nın şehre ver­diği manevi havanın da etkisiyle Divan Edebiyatına ilgi du­yar. Bu arada maddi sıkıntıları gittikçe artan ailesi, tatillerde Mustafa İnan’ı bir kuyumcunun yanına çırak olarak verir.
Mustafa İnan, eğitim hayatı boyunca hiç defter kullan­maz. Çok zeki olduğu için buna gerek duymaz. Fakat babası kitapla, defterle uğraşmayan bu çocuğun okumayacağını dü­şünür. Mustafa, ailesine yük olmamak için kitap da almaz. Bu yüzden, sabahları erkenden kalkar; mektepteki yatılı okuyan çocukların kitaplarından çalışır. Savaş yıllan, ekonomik sıkın­tılar Mustafa’yı erken olgunlaşürmıştır. Mustâfa İnan, öğrenci­lik yıllarında öğretmenlik de yapar. Arkadaşları konuyu anla­madıkları zaman Mustafa İnan’a gelirler; Mustafa onlara kısa sürede konuyu mükemmel şekilde anlatır. Öğretmek onun için vazgeçilmez bir tutkudur. Adana Lisesi’nde öğrenim gö­ren İnan, arkadaşlarına hep yol gösterir, onlara okumalarını söyler ve ufuk kazandırmaya çalışır. Bu yüzden okuldaki her­kesin dostudur.

Mustafa, 19 yaşında İken babasını kaybeder. Bütün aile­nin geçimi Mustafa’nın sırtına yüklenmiştir. Bilim adamı ve öğretmen olmak istemektedir. Fakat bilgi ve zekâsına rağmen ailesi için en kolay yoldan para kazanabileceği okulu tercih etmelidir. Bu yüzden, liseyi birincilikle bitiren Mustafa, fen fakültesine kayıt yaptırır. Arkadaşlarının gönlü razı olmaz ve ondan habersiz kaydını mühendislik fakültesine alırlar. Ders­lerde üstün bir başarı gösterir. Hocaları ona ‘Doçent’ deme­ye başlarlar. Mustafa İnan, bu yıllarda ülkesi için çalışmaya, öğretmenlik yapmaya kesin karar verir. Almanca kursuna gi­der; her geçen gün kendini yetiştirmek için uğraşır. Mustafa İnan, üniversitede okuduğu yıllarda pozitif bilimler yeni yeni gelişmektedir. Bu yüzden aksayan pek çok şey vardır. İşini yapamayan, öğrenciye çok sert davranan hocalar, Mustafa’yı daha da İdealist yapar. Ailesinin geçimine katkıda bulunmak için bu yıllarda lise öğrencilerine ders vermeye başlar.

Romanın ikinci bölümünde, Mustafa İnan’in eşi Jale ile tanışma süreci anlatılır. Mustafa’nın ders yerdiği lise öğrenci­lerinden birisi de Jale’dir. Jale, Mustafa İnan Hoca’sına çok saygı duyar ve samimi bir ilişkileri olur. Sonra Jale, bursu çı­kınca Almanya’ya gider. Mustafa, Jale yokken de onun aile­sini her hafta ziyaret eder, aile Mustafa’ya çok alışır. Hâlâ ho­ca öğrenci ilişkileri olsa da Jale Hanım’la Mustafa mektup-laşır. Daha sonra Mustafa İnan, doktora yapmak için İsviç­re’ye gider. Burada ara sıra Jale Hanım’ı da ziyaret etmeye başlar. Mustafa İnan, arkasından Jale Hanım, İstanbul’a dö­ner. Bundan sonra evlilik kararı alırlar. Oldukça rahat bir ya­şamı olan Jale Hanım, Mustafa’nın geçindirmek zorunda ol­duğu bir ailesi olduğunu bilir. Evlilik teklifini yine de kabul e-der. Maddi imkânsızlıklar ve Mustafa’nın ailesi yüzünden düğünleri çok zor olur. Evlendikten sonra aynı sıkıntılar de­vam eder. Mustafa İnan, önüne açılan bütün zengin olma yollarını reddeder. Üniversite hocalığı dışındaki tüm teklifleri devletine ihanet sayar. Bu yüzden, evine oldukça uzak olan üniversiteye çoğu zaman yürüyerek gitmek zorunda kalır. Bu­nunla beraber, üniversitenin çok büyük gelişmeler katetmesi-ni sağlar.

O, İsviçre’de çok lüks şartlar altında çalışmayı red­detmiş, ülkesi için her zorluğa katlanacağına söz vermiştir. İlk doktorayı yaptırır, ilk kürsüyü kurar. Üniversitenin pek çok işi­ni yüklenir. Evine çok yorgun dönmektedir. Hastalıktan çok korkan Mustafa İnan, dekan olduktan sonra iyice sağlığına dikkat edememeye başlar. Bu günlerde, Yahya Kemal’in soh­betlerine büyük bir zevkle katılmaktadır. Bu arada, oğlu Hü­seyin de büyümektedir. Mustafa İnan’in ilme karşı tüken­meyen bir iştahı vardır. Dil, edebiyat, felsefe, tarih, matema­tik, sanat gibi her dalla ilgilenir. Öğrencilerini de kendisi gibi çok yönlü yetiştirmeye çalışır. Bu arada, makaleler, deneme­ler yayınlamaya başlar. Ülkesine, milletine çok bağlı olan Mustafa, beyin göçünden dolayı çok üzülmektedir o yıllarda.
Mustafa İnan’a milletvekilliği, bakanlık teklif edilir. Bu i-dealist adam bunları kabul etmez. Çünkü kendisinin en bü­yük görevinin eğitim olduğunu düşünmektedir………….

Hastalığı gittikçe ilerler. Her gün sancılar çeken Mustafa,…………..
 
 
 
[1] https://eksisozluk.com/bir-bilim-adaminin-romani–301064
[2] https://www.iletisim.com.tr/kitap/bir-bilim-adaminin-romani/6831#.VGw8LjSsV1Y
[3]  https://www.edebiyatsayfasi.com/bir-bilim-adaminin-romani/

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış