Cingöz Recai Mişon’un Altınları Hakkında Özet Peyami Safa

Ekleyen : ESA , 10 Mart 2019 Pazar aaa Beğen
 
Yazıda “Peyami Safa  Cingöz Recai  Mişon’un altınları hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Peyami Safa - Cingöz Recai  Mişon’un altınları ” hakkında bilgiler “Peyami Safa - Cingöz Recai Mişon’un altınları “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ Peyami Safa -  Cingöz Recai Mişon’un altınları “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
Bu roman serileri 1924 yılında yazılmaya başlanmış,  Peyami Safa, bu romanlarını Server Bedi  taka adı ile yazmış, bu romanlar ilk önce gazetede tefrika edilmiş ancak sonraki yıllarda kitap halinde de basılmışlardır.
 
Kurmacası merak uyandıracak başlıklara ve vaka düzenine sahip bu romanlar basit ve çok kolay anlaşılır bir dille yazılmış,  bu basit anlatım, zeki, açıkgöz ve ferasetli bir halk kahramanı olan Cingöz Recai’yi hayli öne çıkarmıştır.
 
 
CİNGÖZ RECAİ HAKKINDA
 
Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi Peyami Safa’nın Server Bedi müstear adı ile yazmış olduğu her biri uzun hikâye şeklindeki 30-50 sayfadan oluşan fasiküller şeklinde yayımlanan polisiye macera türünde romanlardır.  Peyami Safa, bu kitaplarında, Server Bedi adını kullanmıştır.
 
Cingöz Recai adlı roman serisi polisiye macera türündedir.  Cingöz Recai, ülkeye nam salmış ama çok da yakışıklı, kurnaz, polisleri de sinirlendiren, kibar bir hırsızıdır.  Dünyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes’e bile kök söktüren bu soğukkanlı, tahsilli ve zarif hırsızın peşinden ise Başkomiser Mehmed Rıza habire koşturmaktadır.  
 
Cingöz Recai,  namusu ve şerefi ile servet edinen kimseye dokunmamakta ama haksız yollardan kazanç ve servet edinmiş kimselerin paralarına ve mallarına göz diken bir hırsızdır. Üstelik çalıp çırptıklarını kendine değil yoksullara ve muhtaçlara dağıtan bir adamdır. Kendi kanunlarına göre sosyal adaleti sağamaya çalışan bu hırsız bu nedenle ünlenmiştir.
 
MİŞON’UN ALTINLARI
 
Cingöz Recai o günlerde işsiz güçsüz kalmıştır. Sevgisi Jale ile zaman zaman görüşmekte ama günleri oldukça heyecansız geçmektedir.
Bir gün evinde otururken gazetede okuduğu bir haber ile irkilir.
 
Gazete haberine göre Mişon adında yaşlı bir Yahudi’ye on yıl evvel babasından yüklü bir miras ile çok sayıda altın kalmıştır. Ancak bu yaşlı adam çok cimri olduğundan dolayı altının tek bir tanesine dokunmamış ve tek bir tanesini dahi eksiltmemiş üstelik arttırmıştır.
Mişon altınlarını saklamış ve hayatı boyunca da sakladığı yeri kimseye söylememiştir.  “Can çekişen bir ihtiyarın ağzından ancak Azrail laf alabilir.” Mişon ölmek üzeredir ve herkes altınların ne olacağını merak etmektedir. Ancak ölüm döşeğinde olmasına rağmen kimseye altınların yerini söylememektedir.
 
Cingöz bu haberi okuduktan sonra kendine bir iş çıktığı için sevinir.  Cingöz Mişon’u altınlarını bulmaya karar vermiştir. Cingöz Recai ise Mişon’un altınlarına gözünü dikmiştir çünkü bu yaşlı adam ölüp gidecek, altınlar da bulunamayacak, kaybolan altınların kimseye de bir hayrı olmayacaktır.
 
Cingöz Recai, hemen gizlenmiş altınlarını Mişon’dan çalmak için plan yapmaya koyulur.
 
 
İLGİLİ LİNKLERİMİZ 
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...