ELİF ŞAFAK VE AŞK ROMANI ÜZERİNE-1-

Günün Yazısı
Ekleyen : Musa Serin , 16 Ocak 2017 Pazartesi aaa Beğen 4
           ELİF ŞAFAK VE AŞK ROMANI ÜZERİNE 1
            MEVLANA İÇKİ İÇER Mİ?
             
          Elif Şafak birkaç yıldır üzerinde en çok konuşulan ve en çok yorum yapılan hanım bir yazarımız. Yazmış olduğu BABA VE PİÇ romanıyla bir anda ülke gündemine oturmuş, AŞK romanıyla da oturmaya devam etmiş,hala da oturmaktadır.Hem de bağdaş kurmuş bir vaziyette.Yazılan  her eserin elbette beğeneni de beğenmeyeni de olacaktır.BABA ve PİÇ ülke gündeminde biraz lüzumsuz bir şekilde otursa da nahoş olaylara sebebiyet vermiştir.  AŞK romanı ise yazıldığı günden beri üzerinde doğru dürüst bir tenkidi sadece Yeni Şafak gazetesinde Sayın Dücane CÜNDÜOĞLU tarafından( 29–30 Ağustos 2009) yapılmıştır. Zaman gazetesi ( 7. Mart. 2009),Star gazetesi ( 7.Mart. 2009) ,Milliyet gazetesi ( 8.Mart.2009) ve Sabah gazetesi (10. Mayıs 2009), Elif Şafak’la AŞK üzerine yapılmış röportalarda daha çok Elif Şafak tarafından kitabı tanıtılmış, sorulan sorulara cevaplar verilmiştir.  Bu bakımdan konu üzerinde kalem oynatan şahıslar tarafından sadece bir tenkit yapılmıştır. Ülkemizde aşkı anlatan, aşkı sevdiren kalemlerin suskun kalması akıl alacak bir durum değil benin için. İnternet ortamında baktığınızda değişik tenkitler yapılmış ‘’ edep ya hu’’ diyenler olduğu gibi ‘’ çok güzel’’, ‘’ mükemmel’’ diyenlerde olmuş onlarca tenkit yazısı bulabilirsiniz. Ama önemli olan bu değil, kendini bu yola adayan aşkı ülke gündemine taşıyan, sevdiren kalemlerin suskun kalması bizi düşündürüyor.
        Siz okuyuculara tırnak içersinde aktaracağım bölümler Elif Şafak’ın AŞK romanından alındı,bölümler sayfa sayfa gösterildi ki bir de sizler tarafından okunup yorumlansın istedik.Kitap kırk kural üzerine inşa edilmiş.Bu kırk kuralın açıklamaları sonucunda Şems-Mevlana aşkı,Şems-Kimya Hatun aşkı işlenmeye çalışılmış.Şems-Mevlana aşkı işlenirken  Mevlana’ya şarap içirilmiş olması bayağı düşündürücü.. Olayı Şem’sin dilinden aktaralım:
       ‘’ Şarap şişelerinin birini aldım. Kar altında kalmış, güllerini çoktan dökmüş, safi dikenden ibaret dımdızlak ve cıpcılız bir gül ağacının yanına çöktüm. Başladım şişedeki şarabı toprağa dökmeye. Rumi’nin gözleri şaşkınlıkla parladı; ardından bir ılık tebessüm yayıldı yüzüne.
         Ağır ağır can bulmaya başladı gül ağacı, kabuğu insan teni gibi yumuşadı. Gözlerimizin önünde tek bir gül tomurcuklandı, turuncu bir müjde gibi açıldı.
        Derken ikinci şişeyi aldım, Aynı şekilde onu da toprağa döktüm. Gülün turuncu rengi bu kez daha bir canlandı, ışıl ışıl lal oldu. Şişenin dibinde ancak birkaç yudum şarap kalmıştı. Bunu kadehe boşalttım. Yarısını içtim, yarısını Rumi’ye uzattım.
         Titreyen ellerle kadehi aldı; nezaketle, temkinle kabul etti sunulanı. Ömrü hayatında ağzına içki sürmemiş bu âlim şimdi benim için, bana ve dostluğumuza inandığı için kadehi kavrıyordu.
        ‘’Dinin şartlarına uymak önemlidir’’ dedi.’’ Ama insan kuralları özden, parçaları bütünden daha fazla önemsememeli. İçki içen insan içmeyenleri, içki içmeyense içenleri küçümsememeli. Bugün bana ikram ettiğin kadehi bu şuurla içiyorum ve tüm kalbimle inanıyorum ki aşk sarhoşluğunda ayıklık vardır ‘’
         Rumi tam şarabı ağzına götürecekti ki kadehi elinden kaptığım gibi yere çaldım. Kırmızı şarap bembeyaz kar üzerinde kan lekesi gibi saçıldı.                                                                         ‘     ’Sen içme’’ dedim.’’bu kadar yeter. Göreceğimi gördüm ben.’’Artık bu imtihanı devam ettirmeye gerek yoktu.
       Rumi meraktan ziyade muhabbetle sordu:’’Madem bana bu meyi içirtmeyecektin, daha ilk baştan neden beni meyhaneye gönderdin?’’
     ‘’Nedenini bilirsin’’ dedim gülümseyerek.’’ Biz sufiler nafile ibadet ya da riyazat yoluyla değil; şeklen, cebren yahut göstermelik olsun diye değil; sadece aşk ve cezbe ile bağlanırız Allah’a.’’ ( sayfa 304–305)
      Bu satırlardan anlaşılan Şems kendi kerametini göstermek için önce şarabı gül ağaçının dibine döktürüp onlardaki değişimi gösteriyor, sonra da kendisi içip ‘’ işte bizde içersek bizlerde de böyle olumlu değişiklikler mi olur’’ demek istiyor. Değişiklikler sonunda Rumi’ye içki kadehini verip ardın Rumi’nin tam kadehi içeceği sırada söylediği ‘’ Dinin şartlarına uymak önemlidir.’’ ‘’Ama insan kuralları özden parçaları bütünden daha fazla önemsememeli. İçki içen insan içmeyenleri içki içmeyense içenleri küçümsememeli.’’ Sözleri bugün toplumumuzda içki âlemiyle gününü gün edenlerle, kendini toplumun yapısını bozmaya çalışan kimselerin sürekli gündeme getirdikleri zırvalar olduklarını her gün her yerde duyuyoruz. Sanki kendilerine karışan varmış gibi.’’ Kuralları özden, parçaları bütünden’’ derken kast edilen nedir? Yoksa o kurallarda öz saklı değil mi? Ne dersiniz? Haksız mıyım? Bir de Şems’in keramet göstermesi için şarap içmesi mi gerekiyor? Ve yanındakine şarap ikram etmek mecburiyeti mi var? Dinin kaidelerini bilen bir velinin içki içmesi mümkün mü? Ve yine dinin kaidelerine sıkı sıkıya bağlı birinin dostluk için kadehi alıp içmeye teşebbüs etmesi mi gerekiyor?’’ Pir elinden bade içmek’’ deyimi edebiyatımıza girmiştir ama bu içkinin anladığımız manada içki olmadığı bilinmektedir. Bu konuda söz sahibi olan kalem ehli şahıslar ve konu hakkında araştırma yapanlar konuyu aydınlatırlarsa kafalardaki sorularda dağılmış olur.( Yoksa bu görev sadece Dücane CÜNDÜOĞLU’na mı ait?)
Şems ile Kimya hatun aşkı hakkında anlatılanlar ise ayrı bir konu. İsterseniz onu da bir başka yazımızda konu edelim.16.02.2010
 
AŞK:Elif ŞAFAK  Doğan kitap 1 baskı Mart 2009


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Kadir Altun
22 Ocak 2017 Pazar 21:30:19
Aziz ağabey ilginizden ötürü sizi kutlarım.Aleyna TİLKİ gibilerin 180 milyon izlenirken Dücane CÜNDİOĞLU gibi bir düşünürün bazı videolarının 15 bin izlendiği bir zamanda yaşıyoruz.Dücane Üstadın eleştirilerini hemi okudum hemi katıldığı bir program vasıtasıyla dinledim. Elif ŞAFAK yahut Ahmet ÜMİT gibi aydınlarımız(!) aşkı pazara düşürmüşler ve pazarın istediği aşkı izah etmiştirler... Yazınızı bu hususa değindiğiniz için severek ama toplumumuzun haline üzülerek okudum... Sağ olun var olun

Musa Serin
26 Ocak 2017 Perşembe 15:57:57
Teşekkürler.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...