Fakir Baykurt Onuncu Köy Romanı Özet ve İnceleme


23.2.2020
 
 
Fakir Baykurt ve Onuncu Köy Romanı Hakkında 
 
Onuncu Köy,  adlı roman Yılanların Öcü adlı romanı ile önemli bir romancı olarak isim yapan Köy Enstitülü sosyal gerçekçi yazarlardan birisi olan Fakir Baykurt’un kahramanı öğretmen olan bir romanıdır.
 
Fakir Baykurt bu romanını 1960 İhtilalinin  yapıldığı yıllarda yazmış,  roman ilk kez yılılında basılmıştır. Onuncu Köy adlı romanı  Yılanların Öcü, Kablumbağalar, Tırpan, Irazca’nın Dirliği gibi toplamda on üç romanı ile  ün kazanan Fakir Baykurt’un yayımlanan üçüncü romanı olmaktadır.
 
Onuncu Köy,  Marksist bir görüşe sahip olan yazarın kendi biyografisinden izler de taşıyan ve mekan olarak kendi doğduğu Burdur’u seçen bir romanı olmaktadır. Kendisi de öğretmen olan Fakir Baykurt bu romanının sosyal gerçekçilik anlayışı ile henüz o yıllarda kapatılmış olan Köy Enstitüleri mezunu öğretmenlerin horlandığı bir dönemde yazılmıştır.
Burdur, Yeşilova, Akçaköy doğumlu, Gönen Köy Enstitüsü mezunu olan yazarın bu romanındaki kahramanı da kendisi gibi Burdur da görev yapmaktadır.  Fakir Baykurt, Gönen Köy Enstitüsünde iken defalarca kovuşturma geçirmiş 1947 yılında enstitüyü bitirdikten sonra memleketi olan Yeşilova’da öğretmenliğe başlamıştı.
 
Bu nedenle yazarın Onuncu Köy adlı romanı büyük ölçüde yazarın kendi hayatından da derin izler taşımaktadır.
Onuncu Köy adlı roman 48 bölümden oluşan ve daha ziyada  “senaryo gibi” yazılmış olan bir romanıdır. İlk romanı olan Yılanların Öcü, adlı romanının senaryolaştırılarak film haline getirilmiş olması yazarın bu romanını bu şekilde yazmış olmasında etkili olmuş olmalıdır.
 
Yazarın Onuncu Köy adlı romanının konusu kahramanı olan öğretmenin Damalı adlı köydeki köy zenginine Duran’a karşı olan savaşı romanın ana olay örgüsünü oluşturur. Romanın adının Onuncu Köy olması ise romanda adı zikredilmeyen öğretmenin köyden köye sürülmesi nedeni işledir. Damalı köyü bu öğretmenin sürüldüğü yedinci köy olmaktadır.

 

Fakir Baykurt, 1958’de yayımlanan ilk romanı olan Yilanlarin-Öcü- adlı romanı yüzünden kovuşturmalar geçirmiş,  bu dönemden öğretmenlik yanı sıra sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde de yazılar yazmaya başlamış, askerlikten sonrasında Şavşat Ortaokulu'na öğretmen olarak görev yapmaya başlamıştı. Cumhuriyet Gazetesindeki bazı yazıları yüzünden öğretmenlikten alınıp Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı Yapı İşleri Bölümü’nde görevlendirilmiş sonra da altı ay açıkta kaldıktan sonra 27 Mayıs 1960’da ihtilalı olmuştu. Fakir Baykurt, “ Onuncu Köy” adlı romanının işte bu yıllarda kalem almıştı. ( bkz Fakir-Baykurt-hayati-eserleri-edebi-yonu/669 )

Onuncu Köy adlı eseri 1967 yılında Rusça ‘ya da çevrilmiş, yazar bu romanının yazdığı yıllarda artık tanınmış bir romancı unvanını kazanmıştı. ( bkz Fakir-Baykurt-hayati-eserleri-edebi-yonu/669


 
ŞAHIS KADROSU:
 
Öğretmen:  Her gittiği yerde yerel ağalar ve zenginlerle sürtüşen , köylüleri, aydınlatmak  ve onların zenginler tarafından ezilmesinin önüne geçmek isteyen biridir.  Halkı uyandırmaya çabaladığı için köyden köye sürülen biridir.  
Durana: Damalı köyünün ağası, köylüyü ezen ve çıkarları için kullanan  türlü çeşit kirli işlere bulaşan bir adamdır.
Demirci Veli: Ortaköy’ün demirci ustasıdır. Öğretmene demirciliği öğretir.
 
 
ROMANIN ÖZETİ
 
Köy enstitüsü mezunu olan öğretmen çalıştığı diğer köylerden sürüle sürüle bu köye gelmiştir. Bu köy Burdur’a bağlı Damalı köyüdür.  Bu öğretmen dinin insanları uyuşturduğunu düşünen bir adamdır. Köylüleri ezilmekten kurtarmaya çalıştığı için diğer köylerden de sürülmüştür.
 
Damalı köyünün zengini Duranâ  zengin fakir yarımı yapan bir adamdır.  Öğremen ile Durana bu nedenle çatışmaya başlamıştır.
 
Duranâ’nın kızını okula göndermemekte, köyün merasını kendi malı gibi ekmektedir.  Köylüler öğretmeni de arkasına alarak Durana ile mücadele etmeye başlar.
 
Duranâ öğretmeni ölesiye dövdürür ve siyasi ahbapları vasıtası ile onu bu köyden de attırır. Bu haksız sürgünü sindiremeyen öğretmen Ortaköy’de demircilik yapmaya başlamıştır.
 
Fakat Ortaköylülerin verimli tarlalarına beyler sahip çıkmış köylülerin ellerinden almıştır.  Öğretmen bu defa da Demirci Veli ile birlikte olup, beylere aldıkları üründen pay vermeyi reddederler. Devreye politikacılar girer ve Demirci Veli’ye baskı yapılmaya başlanır. Jandarma Komutanı dahi Demirci Öğretmen ile uğraşmaya başlar.  Bunun üzerine köyde barınamaz hale gelir.
Köylüler kendilerine yardım eden bekâr öğretmeni evlendirmeye çalışırlar. Öğretmeni Gülşen adlı bir köylü kızı ile tanıştırırlar. Öğretmen bu köyde de haksızlıklara tahammül edemez ve burada evlendiği Gülşen ile köyden kaçarak Yaşarköy’e gelirler.
 
Bu köye sürüler Halide kuşlar gelmekte ve köylülerin başına konup onların gözlerini oymaktadır. Köyün imamı ise bunların Allah’ın taksiratı olarak gösterip kuşlara engel olunmasına karşı çıkmaktadır.  Öğretmen köylüleri bu konuda uyararak köy meydanında başlarına konan kuşları öldürürler. Öğretmen bu köyde kendini Tanrılara karşı gelen Promete gibi görmeye başlamıştır ve halkı uyandırdığı için çok mutludur.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış