FALİH RIFKI ATAY'DAN ATATÜRK DÖNEMİNE IŞIK TUTAN ESER: ÇANKAYA -1-


2.7.2020

    "Atatürk henüz 'Gazi Mustafa Kemal Paşa' idi. Benden ona dair bir kitap için önsöz istemişlerdi. Kitap çıkmadığı için önsöz de bende kalmıştır. Onu bugün bu fıkraların son sözü olarak sizlere sunuyorum: 'Gazi'nin hal tercümesi, yeni Türk devletinin tarihi demektir. Tarihimizi bilmek için, Gazi'yi öğrenmeliyiz... Gazi'nin eserlerini devam ettirecek olanlar, Gazi'nin başarı metotlarının neler olduğunu öğrenmelidirler. 

     Bir hakikat nasıl karışık değilse, Gazi de sadedir. Uzaktan anlaşılması kolay görünür...

     Gazi yeni Türkiye'yi çocukluğundan beri kendi benliğinin dibinde yaratmaya başlamıştı...

     Bir fıkrasından, bir hikâyesinden, bir yazı veya nutkundan hemen anladığımızı sandığımız Gazi, aradıkça yeni bir sır verir. Yaklaşılan bir dağ gibi büyür. Asıl onu elimizle tutuğumuz zamandır ki artık tamamını hiç göremeyiz."

                                                                                                             (Gazi,652.s.) 

     Kitabın Adı: Çankaya

    Yazarı: Falih Rıfkı Atay

    Pozitif Yayınları, Kasım 2012, 653 sayfa

    Kitabın Yayınlanış Tarihi: 2 Mart 1968

    Kitabı okuma tarihi: 27.04.2020/01.07.2020

   

                 Bazı kitaplar vardır. Bir çırpıda tanıtıp anlatamazsınız. Hele ki o kitap bir dönemi ve o döneme etki eden bir şahsiyeti anlatıyorsa... İşte o zaman kitaba dair kaleme alacağınız eleştiri yazısını farklı bir titizlikle ele alırsınız. Çünkü arka planda koskoca bir tarih ve o tarihe yön veren kişiliğin hayatından, duruşundan ve karakterinden izler vardır. Her satır bir sorumluluk yükler size. Anlatılan dönemlerde yaşananlar, yaşayanlar ve yaşayanlara dair izlenimlerin aktarılması için yazarın yoğun bir mesaisi vardır her sayfada. Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı eserinin birinci baskısının önsözünde şöyle ifade eder eserini nasıl kaleme aldığını:

                "Bu hatıralar gördüklerim ve işittiklerimdir. Gördüklerimin hepsi benden. İşittiklerimin çoğu Atatürk'ün ağzından!"                      

                "1923'ten 1938'e kadar hayatımın büyük bir kısmı da Çankaya'da, Atatürk'ün yakınında geçti. Çocukluk, gençlik, askerlik ve ihtilalcilik hikâyelerini, eski ve yeni köşkünde, kendi ağzından dinledim."

                "Atatürk'ü ayıklayarak değil, bir tabiat parçası gibi, toplu ve tam ele almalıdır... Asıl mesele kötülü iyili, aşağılı yüksekli hatıralar içinde bir tarih adamının nasıl kişilik bağladığıdır.

                 Cumhuriyetin ilk zamanlarında memlekette Atatürk düşmanlığı yaymak için bilhassa hususi hayatını ele alanlar pek çoktu..."  ( 10, 14 ve 15.s.)

                 Kitap, şu bölümlerden oluşuyor:

                 . Mustafa Kemal 1881-1914 : Çocukluğu ve ilk gençliği/ Ortam/ Pangaltı/ Hürriyet Yolunda 

                 . 1908-1914: Meşrutiyet

                 . 1914-1918: Birinci Dünya Harbi

                 . Çökme: Yıkılış

                 . Liderliğe Doğru: Durum

                 . Gerilla Devri: Kuruluş/ Kuşatılma/ Meclis

                 . Ordu Devri: Ordu/ Perde Arkası/ Sakarya'dan Sonra/ Zafer/ Zafer Sonrası

                 .Yeni Devir: Ankara'da İlk Günler

                 . Kemalizm: Devrimler/ İç Didişme/ Değişen Hayat/ Bir Şehir Yapmak/ Şapka/ Yazı/ Laisizm/ Ekonomi/ Bir Deneme/ Dil ve Tarih

                 . Atatürk'ün Son Yılları

                 . Anı ve Fıkralar

                  Her bölümde altı çizilmeye, paylaşılmaya ve tekrar okunmaya değer o kadar satırlar var ki! Elbette bu yazıya sığdırabileceklerim sınırlı. Bu tür eserler tekrar okunabilecek değerdedir. Çünkü geçmişinizi daha iyi anlamak ve değerlendirmek hatta bugünü daha iyi analiz etmek için tarihi eserleri farklı bir dikkat ve ciddiyetle okumak gerekir. Böylece yüzeysel ve kulaktan dolma bilgilerle değil de daha birikimli ve nesnel bir bakışınız olacaktır. Böyle bir bakış, hem birtakım haksızlıkları hem de sadece duygulara dayalı değerlendirmeleri gölgede bırakacaktır. Bir dönemi, o dönemin şahsiyetlerini iyi değerlendirmek için farklı kalemlerin ortaya koydukları eserleri okumalıyız.

                  Falih Rıfkı Atay, akıcı bir anlatımla kaleme aldığı bu eserinde, Atatürk dönemini ve Atatürk'ün niteliklerini kapsamlı bir biçimde ele almış. Anılarını, gözlemlerini, duygu ve düşüncelerini, tarihin akışı içerisinde hem sanatsal hem de nesnel bir anlatımla aktarmış. Okura o dönemi anlatırken bir tarih öğretmeni edasıyla değil de dostane bir üslupla anlatıyor. Elbette dönemini ve o dönemin şahsiyetlerini iyi gözlemlemiş ve tarihe değerli notlar düşmüş. Hatıralarını, gözlemlerini, işittiklerini farklı anlatım olanaklarından yararlanarak kaleme almış: Öyküleyici, betimleyici, tartışmacı, açıklayıcı anlatım türlerinden yararlanmış. Portre türünde paragraflar da var. Atatürk'ü yakından tanıyor ve ona kendinizi yakın hissediyorsunuz. Atatürk uzak değil aslında çok yakın. Hep halkla, hep sevdiği vatanının topraklarında... Onun birçok niteliğini öğreniyorsunuz. İnsani yönleri, zayıf ve güçlü yönleri. Başarılı bir öğrenci, iyi bir lider, iyi bir asker ve iyi bir arkadaş... Bir evlat, bir öğrenci, bir erkek olarak, yeni Türk devletinin kurucusu olarak ve bir fani olarak Atatürk'ü birçok yönüyle tanıyorsunuz.

               "Çocukluk arkadaşlarının anlattığına göre Rüştiye'de iken Kulekapı Mahallesi'nde bir kızla bir aşk hikâyesi olmuştur... Ölüm yatağına kadar süren iyi giyinmek titizliği bu aşk günlerinden kalmıştır, derler." ( 22.s.)

              "Onurunu hiçbir şeye değişmediği için reddedilmekten, karşılık görmemekten çekinirdi. Utangaçtı..." (25.s.)

              "Mustafa Kemal'in askerlik aşkı büyük, askeri dehası uyanıktı."( 41.s.)

             "Acı ve sert tenkitçi olduğu kadar açık konuşan biriydi."(56.s.)


                                                             DEVAM EDECEK    

                 



                                                              

                  



                                                                                                           





























 

                                                                           

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış