Fuad Köprülü Türk Edebiyatı Tarihi Hakkında Bilgiler Değerlendirme ve Yorumlar


 

Fuad Köprülü'nün en önemli eserlerinden biri Türk Edebiyatı Tarihi'dir.[1]
 
Türkiye’de edebiyat tarihinin ve Türkoloji’nin kurucusu olan Köprülüzâde Mehmet Fuat,  bu eserinde Türk edebiyatı tarihini bir bütün olarak ele almış ve edebiyat tarihimizi sistemli bir şekilde yazan ilk edebiyat tarihçimiz olmuştur. Bu eser bu nedenle Türk Edebiyatının ilk sistematik edebiyat tarihi olmaktadır.
 
Profesör Fuad Köprülü’nün bu eseri  ilk kez 1920 yılında yayınlanmış eser daha sonra yeni düzenlemeler ve eklemelerle defalarca baskı görmüştür . Köprülü,  bu eserini 1920 ve 1921 tarihlerinde iki fasikül hâlinde yayımlamış ama eser son şeklini 1926 yılında alarak yayımlanmıştır. [2]Mehmet Fuat Köprülü’nün bu çalışması, döneminde büyük ses getirmiş” sonraki dönemlerde yazılan Türk Edebiyatı Tarihlerinin tamamı onun kurduğu bu sistematik yapının ve içerik sıralamasının izinden gitmiştir.  Necip Asım ve Yakup Kadri gibi yazarlar bu eserin bir el kitabı olması gerektiğini ifade etmişler diğer edebiyat tarihleri yazarları bu konuda görüş belirtmeseler de yazdıkları eserlerde hem onun bu eserdeki bilgilerinden faydalandıkları gibi hem de sistematiğini olduğu gibi izlemek zorunda kalmışlardır.  Bu gerçeği ifade eden yazarlardan Necip Asım bu konuda şunları söylemektedir: “Yukarıda arz ettiğimiz gibi Türk edebiyatı ve tarihi hakkında hemen bir fikir sahibi bile olmadığımız bir zamanda bu bahsi tâ esastan tutturarak, her meseleyi ayrıca tahlil eden bir terkip vücuda getirmek her yeninin kârı olmadığını itiraf etmeliyiz.” [3]
 
Mehmet Fuat Bey bundan evvelki kitabında, bize Türk edebiyatının menşelerinden bahsetmişti; şimdi de bu edebiyatın İslam edebiyatının tesiri altında nasıl bir istihâleye uğradığını afâkî ve nâfiz bir ilmî usûl ile şerh ve izâh ediyor. Bu kitap müellifin diğer eserleri gibi her türlü şahsî mütalâalardan, husûsî nokta-i nazarlardan, leh veya aleyhte verilmiş hükümlerden tamamıyle ârî ve âdeta bir kamus gibidir.”[4]
 
Bu dev eser edebiyat tarihimizi ilk kez böylesine kapsamlı ve ilmi olarak tetkik edebi ilke Edebiyat tarihi olarak dikkat çekmiş bu gün bile önemini yitirmemiştir.  Eser Türk Edebiyatı tarihi konusunda yapılmış ilk ciddi çalışma olduğu gibi kendisinden sonra yazılmış olan az sayıdaki diğer tüm edebiyat tarihlerinin de hem ilmi, hem metod, hem bilgi hem de bölüm, kategori ve plan açılarından yol göstericisi olmuştur.  Türk Edebiyatı Tarihi (İstanbul 1926), sahasında yeni bir çığır açmış,  kendinden sonraki yapılmış olan tüm çalışmalar için temel bir kaynak olmuş, konuyla ilgilenen hemen herkesin ilk kaynak eseri haline gelmiş,  edebiyat tarihimizin en temel eserlerinden biri olarak  önemini bu güne kadar da korumaya devam etmiştir.
Köprülü, bu eserinde edebiyatımıza bir bütün olarak bakmış, Türk Edebiyatını İslamiyet’ten Önce Türk Edebiyatı, İslam Medeniyeti Tesiri Altında Türk Edebiyatı, Avrupa Medeniyeti Tesiri Altında Türk Edebiyatı olarak üç döneme ayırmış, edebiyatımızı dönemlere ayırırken bu dönemlerin birbirine olan etkisini, sebep sonuç ilişkilerini de gözeterek  eserini oluşturmuştur. Fakat günümüze kadar getirmek istediği eserini bitirememiştir. Köprülü, bu eserini  başlangıçtan XV. yüzyıla kadar olan döneme kadar getirmiş ve eser 16. yy da kalmıştır.
 
Eser, Türk edebiyatı sahalarına da dikkat etmiş, eserini yüzyıllara göre sırlarken Türk edebiyatının Hun, Göktürk, Uygur, Çağatay, Memluk, Altınorda, Harezm, Çağatay,  Azerbaycan, Anadolu sahaları gibi sahalarına ayırarak yazmıştır. Ayrıca yazılı ve sözlü edebiyat, dini tasavvufi ve din dışı edebiyat olarak da bölüm ve kategorilere ayırıp düzenlemiştir. İslâm öncesi çağdan başlayıp Osmanlı edebiyatının yanı sıra Çağatay ve Âzerî şubeleri gibi henüz o vakitlerde  ilmî surette tetkik edilmemiş Türk lehçelerinin edebiyatlarını, ayrıca Türkler’in hâkim oldukları Mısır, Hindistan, Hârizm, Kıpçak ve Kırım gibi sahalarda vücuda gelen şubelerini de içine alarak [5] o günler açısından çok önemli bir kaynak haline gelmiştir.
Türk Edebiyatı Tarihi eseri zamanla oluşan ve son şekline alan bir eserdir.  Birinci kitab: Kable’l-İslâm Türk Edebiyatı [İstanbul 1920]; İkinci kitab: Ba‘de’l-İslâm Türk Edebiyatı, İstanbul 1921). [6] Eser 1926-1928 yılları arasında çok daha genişletilmiş şekliyle fasiküller halinde yayımlanarak kitap şeklini almıştır. [7]

Köprülü, bu eserinin 1913 deki neşrinde  Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl (Bilgi mecmuası, I, İstanbul 1913, s. 3-52) adlı uzun makalesiyle Türk Edebiyatı Tarihinin nasıl incelenmesi gerektiğini izah etmiş. bu işin ancak Avrupa ilim ve metotlarının, uygun bir şekilde tatbikiyle  olabileceğini ifade etmiştir. Köprülü kendi koyduğu usûle göre, Edebiyat Tarihimizi tedkike girişerek,  1920-21 ‘de iki fasikül halinde Türk Edebiyatı Tarihi’ni neşre başlamış, 1926 da 386 sayfalık büyük bir cilt halinde ilim dünyasının hizmetine sunmuştur. [8]
 
 
Eser 13 bölümden meydana gelmektedir.[9]
 
Birinci Bölümde;
  • İslâmiyetten önceki Türk Tarihine umumi bir bakış
  • İslâmiyetten önce Türk Medeniyeti
İkinci Bölümde;
  • İslâmiyetten önceki Türk Lehçe ve Alfabesi
Üçüncü Bölümde;
  • Millî Türk Destanı
Dördüncü Bölümde;
  • İlk şiirler ve Şairler
Beşinci Bölümde;
  • İslâm Medeniyeti ve Türkler
Altıncı Bölümde;
  • İslâmi Edebiyata umumî bir bakış
Yedinci Bölümde;
  • İslâmi Edebiyatta Tasavvuf Tesirleri
Sekizinci Bölümde;
  • İslâmi Edebiyatta vezin ve şekil
Dokuzuncu Bölümde;
  • İslâmi Türk Edebiyatının Başlangıcı
  • Karahanlılar devrinde Türk Edebiyatı
Onuncu Bölümde;
  • Selçuklular devrinde Türk Edebiyatı
Onbirinci Bölümde;
  • Moğollar devrinde Türk Edebiyatı
Onikinci Bölümde;
  • XIII. Yüzyılda Anadolu’da Türk Edebiyatı
Onüçüncü Bölümde;
  • XIV. Asırda Çağatay Edebiyatı’nın inkişâfı
“Köprülü bu eserinde Orhun yazıtları, Uygur alfabesi ve milli destanlar biçiminde incelenen Türk edebiyatının İslamiyet öncesi dönemini, İslam medeniyetini izleyen İran ve Arap etkisinden ayırmıştır. Karahanlılar ve Selçuklular dönemindeki halk edebiyatını ayrıntılı bir şekilde incelemiş, Çağatay edebiyatı ve tasavvufu metinlerin birbirleri içinde nasıl eridiğini de göstermiştir. Türk edebiyat tarihini, geçmişte yapıldığı gibi şairlerin ve yazarların hayat hikâyelerini art arda sıralamanın çok ötesine geçiren bu eser, Köprülü'nün çağdaşları da dahil olmak üzere edebiyat tarihçilerinin ufkunu açmıştır.” (Tanıtım Bülteninden)
 
[1] https://www.academia.edu/7797840/Mehmet_Fuad_K%C3%B6pr%C3%BCl%C3%BC_-_T%C3%BCrk_Edebiyat%C4%B1_Tarihi
[2] HACER GÜLŞEN, Edebiyat Tarihi Açısından Mehmet Fuat Köprülü, https://www.tdk.gov.tr/images/51-55.pdf
[3] Necip Asım, “Türk Edebiyatı Tarihi”, İkdam, nr. 8737, 11 Temmuz 1921.
[4] Yakup Kadri, “ Türk Tarih-i Edebiyatı”, İkdam, nr. 8920, 14 Ocak 1922, s. 2.
[5] Ömer Faruk Akün, MEHMED FUAD KÖPRÜLÜ , cilt: 28; sayfa: 482
[6] Ömer Faruk Akün, MEHMED FUAD KÖPRÜLÜ , cilt: 28; sayfa: 482
[7] Ömer Faruk Akün, MEHMED FUAD KÖPRÜLÜ , cilt: 28; sayfa: 482
[8] https://www.dilimiz.com/edebiyat/edebiyat_tarihi.htm
[9] https://www.dilimiz.com/edebiyat/edebiyat_tarihi.htm

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış