İbrahim Efendi Konağı Özeti ve Hakkında Semiha Ayverdi


Esa
15.11.2016

İbrahim Efendi Konağı Semiha Ayverdi ile ilgili görsel sonucu
 

Yazıda “Semiha Ayverdi  İbrahim Efendi Konağı ”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Semiha Ayverdi  İbrahim Efendi Konağı” hakkında bilgiler “Semiha Ayverdi  İbrahim Efendi Konağı “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ Semiha Ayverdi  İbrahim Efendi Konağı “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ROMANIN İÇERİĞİ  ZAMANI VE YERİ HAKKINDA
 
“Bu kitap ne bir hikâyedir ne masal ne de roman. Zamanı, mekânı, vakaları, şahısları hatta vakalarının seyri, sırası ve detaylarının yüzde doksanı ile otomatik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur.” Semiha Ayverdi
Semiha Ayverdi bu eserini  1964 yılında İstanbul Fetih Cemiyeti İstanbul Enstitüsü Neşriyatı  kanalıyla yayımlamıştır.[1] Kitap meclis-i maliye reisi İbrahim Efendi’nin konağında geçen olayların arka planında  Osmanlı devletinin yıkılışını anlatmaktadır. Bir konağın çöküşü ile birlikte bir devrin çöküşünü gözler önüne seren eser Semiha Ayverdi’nin kendi gözlemlerinden ve yaşantısından derin izler taşımaktadır.
 
Eser İbrahim Efendi ve ailesi çevresinde 1900 yıllarındaki  İstanbullu, o yıllardaki  aristokrat kesimin yaşayış tarzını,  o yıllardaki  ramazan ve bayram günlerini  başarıyla aktarması bakımında sosyal bir roman özelliği taşır. Realist bir anlayışla yazılan roman, Meşrutiyet ilanı, İttihat ve Terakki Cemiyetiyle Jön Türkleri de  günümüze başarıyla aktarmıştır.   Roman İbrahim Efendi ve ailesinin trajik sonu ve  aynı akıbeti paylaşan Osmanlı’nın son demlerini hazin bir dil ile bizlere anlatmaktadır.
Roman meclis-i maliye reisi İbrahim Efendi ve onun konağında geçen olayları ve devletin yıkılışını realist bir dille anlatmaktadır.  Bununla birlikte eser Osmanlı Devletinin sosyal, kültürel ve gündelik hayatı hakkında da önemli detaylara da inmektedir.  Roman Osmanlı Devletinin Tanzimat'tan sonraki yılları Meşrutiyet Dönemi ve Cumhuriyetin ilanı arasındaki zaman dilimlerini İstanbul’da bir konak ve içindeki yaşayanlar üzerinden ele alan bir dönem romanı özelliği taşır.
 
Dönemin örf adet, gelenek ve görenekleri üzerinde de epeyce bilgiler de sunan roman İstanbul mekanında  dönemi tüm yönleri ile karşımıza dökmektedir
 
Eser Milli Eğitim Bakanlığının 100 Temel Eser listesinde  yer almaktadır.
 
KONUSU
İbrahim Efendi Konağı, hem bir ailenin hem de bir devletin  çöküşünü anlatan bir romandır. Eser görkemli bir konakla birlikte muhteşem bir devletin yıkılışını  dramatize etmektedir. İbrahim Efendi Konağı, Semiha Ayverdi’nin en önemli eseri olarak kabul edilmektedir.
 
Kahramanlar:
  • İbrahim Efendi: Meclis-i Maliye reisi olan  80 yaşındanüfuz sahibi bir kişidir. Geniş bir çevresi olan  bir Osmanlı aristokratıdır.
  • Hilmi Bey, Baise Hanım: İbrahim Efendi’nin kardeşleri
  • Salih Bey: İbrahim Efendi’nin damadı. Zengin olma hırsı gözlerini bürümüş bir adam
  • Yusuf Bey: İbrahim Efendi’nin diğer damadı Kalender, hoşsohbet bir kişi.
  • Şevkiye Hanım: İbrahim Efendi’nin  saf kızı
  • Şükriye: İbrahim Efendi’nin küçük kızı
  • Zaim Bey: Zorba, kötü niyetli bir kahya
 
 
ÖZET
İbrahim Efendi, Gediz’in ileri gelenlerinden bir tiftik tüccarının oğludur. İbrahim Efendi ile  dostluk kurmak, hatta  onunla komşu olmak bile şeref sayılır. Karısı öldükten sonra evlenmemiştir. Ailesinden kalan büyük bir miras ile yaşamaktadır.. Çok varlıklı ve geniş bir çevresi olan İbrahim Efendi oldukça lüks bir hayat sürdürmekte kış ayları Şehzadebaşı’ndaki konağında; yaz aylarında ise Boğaz’daki muhteşem köşkünde yaşamaktadır.
 
Geniş bir aileyi, pek çok çalışanı barındıran muhteşem  konağında  kardeşleri Hilmi Bey ve Baise Hanım’la birlikte kalmaktadır. İbrahim Efendinin ölen eşinden  iki kızı  vardır. Bu kızlarının birisi Şükriye  diğeri ise  Şevkiye Hanım’dır.  İbrahim Efendinin her iki kızı da evlenmiş ve her iki damadı da konağına taşınmıştır. Yani İbrahim Efendi kardeşleri kızları ve damatları ile aynı köşkte yaşamaktadır. Fakat damadı Salih Bey oldukça kötü niyetli biridir. Salih Bey  onun mirasına konmak için her yola başvurmaktadır. Diğer damadı Yusuf Bey ise rahat yaşayışı tercih eden  kalender yapılı, iyi niyetli hoş sohbet bir adamdır.  Fakat  Yusuf Bey arısının huysuzluklarına katlanamadığı için en sonunda intihar edecektir.
 
İbrahim Efendi’nin konağında debdebeli bir hayat sürüp gitmektedir. Eğlence ve düğünlerde pek çok kişinin gelip gittiği konakta canlı bir hayat vardır. Fakat bir gün İbrahim Efendi kalp krizi geçirir ve ölür. Konağın idaresi büyük kız Şevkiye Hanım’a kalmıştır. Şevki’ye Hanım işlerden anlamayan, huysuz bir kadındır. Para hırsıyla yanıp tutuşan Salih Bey, İbrahim Efendi öldüğü halde servete dokunamadığı için konağı terk eder.
 
Konağın gelirleri azalmaya başlar. Yeni kâhya Zaim Bey, Şevkiye Hanım’ın işten anlamadığını fark ederek onu kandırmaya başlar; yönetimi eline alır. Uyanıklığı sayesinde ailenin bütün servetine el koyar. Şevkiye Hanım ve Şükriye Hanım avukatlara giderler, kalan mücevherlerini de avukatlara kaptırırlar. Beş parasız ortada kalırlar. Zaim Bey onlara, konağın çatı katında kalabileceklerini söyler. Çok sıkıntılı bir süreden sonra kayınbiraderleri Eczacı Sedat onlara yardım eder ve onlar için Fatih’te bir ev kiralar. Onların bakımlarını da üstlenir. Bir süre sonra olanlara dayanamayan Şükriye Hanım vefat eder.
 
[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0brahim_Efendi_Kona%C4%9F%C4%B1

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış