İki Güzel Günahkâr Romanı Hakkında ve Özeti Ahmet Rasim

Ekleyen : ESA , 03 Şubat 2019 Pazar aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “Ahmet Rasim - İki Güzel Günahkâr   ”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Ahmet Rasim - İki Güzel Günahkâr   ” hakkında bilgiler “Ahmet Rasim - İki Güzel Günahkâr     “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,    “- Şehir Mektupları   “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
  İki Güzel Günahkâr / Ahmet Rasim
 
 
Müşahede, anı, inceleme, roman ve hikâye türünde eserler yazan Ahmet Rasim sohbet ve Fıkra türünün edebiyatımızdaki ilk temsilcilerinden biridir. En büyük özelliği, yazılarını bir sohbet havası içinde yazıyor olmasıdır.  Dönemindeki siyasi çatışmaların ve edebi tartışmaların dışında kalarak hiçbir edebi akıma veya topluluğa dâhil olmayarak kendi çizgisi içinde yazılarını yayımlayan yazar kendine özgü bir üslup ve mizahi yönü olan tatlı bir İstanbul Türkçesi ile sohbet havasında yazılar yayımlamıştır. Okurla sıcak ilişkiler kuran canlı bir dille ve ironiyle yazdığı yazılar yazan yazarın en kıymet verilen eserlerinden birisi de budur.
 
Ahmet Rasim bu kitabını ayrı ayrı yazarak yayımladığı daha sonra bir araya getirip tek bir kitap halinde birleştirdiği iki öyküden meydana gelir.  Birinci hikâye Bedia adlı Osmanlı kızının yaşadığı aşkları ve bir sevgilisinden aldığı intikamı, İkinci kitap ta ise Eleni adlı güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olmasını anlatmaktadır.
Yazar bu iki hikâyeyi bir araya getirip 1922 yılında aynı eserin içine alarak bir kitap haline getirmiştir.  Kitabı oluşturan öykülerin ikisin d kahramanı kadındır ve kitap birisi Müslüman Osmanlı kadını olan Bedia’nın diğeri ise Güzel bir Ermeni kızı olan Eleni’nin aşk öykülerinden oluşmaktadır.
 
Yazar, İki Güzel Günahkâr adlı eserindeki iki ayrı aşk hikâyesi üzerinden kendi zamanındaki İstanbul'un eğlence hayatını, İstanbul hovardalarının gündelik yaşamlarını, hovardalık âlemlerini bu âlemlerde olanları ve bitenleri aksettirmeye çalışmıştır.
 

KİTABIN KONUSU:

İki Güzel Günahkâr  kitabı iki hikâyeden oluşmaktadır.  Hikayenin birincisi ‘Bedia’ ikincisi ise ‘Güzel Eleni’ ismindedir. Birinci hikâyede Bedia adlı güzel bir Osmanlı kızının yaşadığı aşkı ve aşıklarından birisinden aldığı intikamı  İkinci kitap ise Eleni adlı güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olana kadar başından geçenleri anlatmaktadır.

KİTABIN ÖZETİ:
 
1.KİTAP BEDİA
Bedia annesiyle yaşayan güzel bir kızdır. Cilveleri ile erkekleri parmağında oynatan hoppa bir Osmanlı kızı olan Bedia’nın pek çok sevgilisi ve aşığı olmuştur.  Kibar bir aile kızı olduğu halde yoldan çıkmış,  zengin ve eğlenceye düşkün pederi yüzünden de üzerinde bir baskı hissetmemiştir.  Konaklarında hemen her gece eğlenceler düzenlenmekte, eğlenceler tertip edilmekte,  içkiler içilir, gülüp eğlenilmekte Bedia da bu sayede günün gün etmektedir.
Bedia’nın ilk kez mahallesindeki bir gence aşık olmuş,  bu genci iki sene içinde soyup soğana çevirmiş parasını yiyip tüketmiştir.  Gencin parası bitince Bedia da onu terk etmiştir. Bedia buna benzer pek çok macera yaşayıp yaşattıktan sonra daha birçoklarıyla gönül eğlendirdikten sonra bir gençle Çamlıca yolunda göz göze gelmiş bu genci de bir daha unutamamıştır.
Bu genç Nazım adında yakışıklı bir Osmanlı delikanlısıdır. Nazım da Bedia’yı çok beğenmiş ama havasından yanına yaklaşmakta içip içip Kâğıthane’yi birbirine katmaktadır. Nihayetinde pek çok maceradan sonra nazım Bedia ile konuşmaya cesaret eder.  Bedia’nın da ona kanı kaynamış olduğundan Beia ile Nazım artık buluşmaya başlar. Nazım  ile Bedia ,günlerce Bedia’nın konağına kapanmakta  ve  gönül eğlendirmeye başlamışlardır. Bedia Nazım’a  gönlünü kaptırmıştır ama  Nazım bu ilişkiyi annesine hiç açmamaktadır.  Nazım ile Bedia evlenmek istemektedir. Fakat Nazım’ınannesi adı çıkmış  bir kızı oğluna almak istemez. ………..
Annesi bir gün oğlunu çağırarak artık Nazım’ın evlenmesi gerektiğini, ölmeden gelinini görmek istediğini söyledi. Nazım ne yapacaktı. Keşke Bedia namuslu bir kız olsaydı, diye düşündü. …….
 
 
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...