İnce Memed (1) Hakkında Özeti ve İnceleme Yaşar Kemal

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen

 

 

İNCE MEMED  HAKKINDA

 

Bu yazıda İnce Memed romanının yazımı, basımı, baskıları, diğer dillere çevrilmesi, romanın tahlili, konusu, özeti, İnce Memed romanından alıntılar, romanın karakterleri , İnce Memed romanının dili üslubu , etkileri; İnce Memed hakkında yapılan yorumlar, Yaşar Kemal’in hayatı hakkında bilgiler  verilecektir.
 
 
Yaşar Kema'in 1955 yılında yazdığı ilk romandır. Yaşar Kemal bu romanla Varlık Roman Armağanı'nı kazanmıştır.[1] Yazar ilerleyen yıllarda kitabın devamı niteliğinde üç roman daha yazmıştır. İnce Memed-1 serinin birinci romanıdırRomanın ilk cildinden sonra devamı olarak üç cilt daha yazılmıştır.
Başta İngilizce olmak üzere birçok dünya dile de çevirisi yapılan roman diğer dillerde de ilgi görmüştür. İnce Memed, Cumhuriyet Gazetesinde  tefrika edildi. İnce Memed  adlı romanı yaklaşık olarak kırk dile çevrilmiş ve yayınlanmıştır. Kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.[2]
Romanın ilk cildinin çok sevilmesinden sonra yazar, ilk cildin devamı olarak İnce Memed 2 ve 3 de yazmıştır. Fakat romanın diğer ciltleri ilki kadar tutulmamıştır.
Yaşar Kemal'in bu romanı, 1984 yılında İngiliz aktör ve yazar Peter Ustinov tarafından Memed My Hawk (Şahinim Memed) adıyla sinemaya uyarlanmıştır.  Senaryosunu da yine kendisinin yazdığı filmde yönetmen Ustinov aynı zamanda Abdi Ağa rolünü üstlenmişti. Yunanlı besteci Manos Hacidakis'in müziklerini yaptığı filmin bir diğer adı da "The Lion and the Hawk" (Aslan ve Şahin)'tur.[3]
 
KONUSU
Cumhuriyetin ilk yıllarında Köylü kendi kaderine terk edilmiş, eşraf ve ağalar köylüyü sömürmektedir.  Romanın öyküsü Anadolu ve Çukurova halkının geri kalmışlığı, cehaleti, sefaleti ve ağaların yöreye hâkim olması üzerinde oluşmuştur. Çukurova köylüsü baskıya maruz kalan, 'mecbur bırakılan'  bir halde bir kurtarıcı beklemektedir. Hükümetin duyarsızlığı yüzünden haksızlıkları önleme, zalimleri cezalandırmak için birine ihtiyaç vardır. Bu görev ağalık sistemine başkaldıran İnce Memed’e düşmüştür.
Roman Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumsal bir yara olan Köylü, Ağa, Köylü ve yöneticilerin çatışması üzerine kurulmuştur.
 
ROMANIN KAHRAMANLARI
  • İnce Memed: İnce Memed’in çocukluğu Abdi Ağa’nın zulmü, altında geçmiştir. Babasını küçük yaşta kaybetmiş, annesi Döne ile Değirmenoluk köyünde yaşamaktadır. Abdi Ağa’nın, sevdiği kızı yeğenine nişanlaması üzerine, Hatçe’yi kaçırır. Peşinden gelen Abdi Ağa’yı yaralar, yeğenini ise öldürür. Bu olaydan sonra eşkıya olur. Abdi Ağa,  Hatçe’yi hapse attırıp, annesi Döne’yi de öldürür. Hatçe’yi, Kozan Hapishanesi’ne götürülürken kaçırır. Bir çocukları olur, adını Memed koyarlar. Jandarmalarla çatışırken Hatçe vurularak ölür. Af çıkınca Memed de teslim olmayı düşünür. Fakat (…) “‘Avrat yürekli Memed! Teslim mi olacaksın? Güzel Döne’nin kemikleri sızlar mezarda. Güzel Hatçemin kemikleri…’” derler bunun üzerine Abdi Ağa’yı bulur ve öldürür. 
  • Hatçe: İnce Memed’in sevdiği kızdır. Abdi Ağa, yeğeniyle nişanlayınca Hatçe Memed’le kaçar Memed’le kaçar, ancak kısa sürede yakalanırlar. Memed Abdi Ağa’yı yaralar, yeğeni Veli’yi de öldürür. Abdi Ağa, yalancı şahitlerle yeğenini öldüren kişinin Hatçe olduğunu söyler. Hatçe aylarca hapishanede yatar. Orada Iraz adında bir kadınla yakın arkadaş olurlar. Memed, Hatçe ile Iraz’ı Kozan Hapishanesi’ne götürülürken kaçırır. Bir oğlu olur. Adını Memed koyarlar. Hatçe, jandarmalarla çatışma sırasında vurularak ölür.
  • Iraz: Hatçe’nin hapishanede arkadaş olduğu kadındır. Iraz, bebeğiyle dul kalmıştır. Iraz’ın ölen kocasından kalan tarlayı zorla elinden almışlar. Iraz, her şeye rağmen direnmiş, yazın ırgatlık, kışın hizmetçilik yapmış. Oğlu yirmi bir yaşına gelince, mahkemeye başvurmuş ve babasından kalan tarlayı amcalarının elinden almıştır. Iraz, oğlunun katilinin evini ateşe vermiş. Amcalar şikâyetçi olmuş ve Iraz hapse atılmış. Iraz ile Hatçe hapishanede birbirlerine destek olup, gelecekle ilgili hayaller kurarlar. İnce Memed onları kaçırır. Dağlarda Hatçe’ye yardımcı olur. Memed’le jandarmalar çatışırken Hatçe vurularak ölür. Iraz Hatçe’nin oğlunu yanına alır. 
  • Döne: İnce Memed’in anasıdır. Kocası İbrahim’i yıllar önce kaybetmiştir. Memed’le birlikte yoksullukla mücadele ederler.  Sıkıntılarının kaynağı Abdi Ağa’dır. Abdi Ağa, Memed Hatçe’yi kaçırdıktan sonra Döne’yi döve döve öldürür.
  • Abdi Ağa: Dikenlidüzü’nde yerleşmiş beş köyün ağasıdır. Memed’in sevdiği kızı elinden almaya yeltendiği için eşkıya olmasına sebep olan kişidir. Köylülerin çektiği sıkıntıların, açlığın, tüm kötülüklerin kaynağıdır.  Memed’in Hatçe’yi sevdiğini bilmesine rağmen Hatçe’yi yeğeniyle nişanlar. Memed Hatçe’yi kaçırır. Peşinden gelen Abdi Ağa’yı yaralar, yeğenini de öldürür. Abdi Ağa bu kez de yalancı şahitler tutarak yeğenini Hatçe’nin öldürdüğünü söyletir ve Hatçe’yi hapse attırır. İnce Memed peşine düşünce kaçmaya başlar, fakat Topal Ali’nin yardımıyla izi bulunur.  Eceli Memed’in elinden olur.
  • Deli Durdu: İnsanları soyan, acımasız, ahlâksız, soysuz bir eşkıyadır. Memed, Deli Durdu’nun çetesine ve onlarla beraber pek çok soyguna katılır. Deli Durdu insanların paralarını aldıktan sonra, onları çırılçıplak soyarak gönderen, terbiyesiz bir eşkıyadır. 
  • Topal Ali:  Topal Ali için iz sürmek,  hastalıklı bir tutkudur. “İz sürerken o hiçbir şeyi düşünmez. Gözü dünyayı görmez. İyilik mi, kötülük mü yapıyor, bilmez. İz dedin miydi, aklı başından gider.” (s.249) Memed, Hatçe’yi kaçırdığında Abdi Ağa, iz sürmesi için Topal Ali’yi çağırtır.  Topal Ali, Abdi Ağa ve adamlarıyla birlikte Memed’in izini sürer. Onları bir çalı arkasında bulur. O ana kadar çok keyifli olan Topal Ali, iz sürme işi bitip de arananlar bulununca pişman olur. Çok büyük vicdan azabı duyar. 
  • Cabbar: İnce Memed ile beraber Deli Durdu'nun çetesinde beraber bulunmuş, ve İnce Memed bir olay karşısında Deli Durdu'ya karşı çıkınca haklı olan İnce Memed'in yanında yer almıştır. İnce Memed'in çılgınca bir girişiminde İnce Memed'in yanında yer almamış ve yolları ayrılmıştır. Hükümet genel af ilan edince dağdan inmiş, mütevazı bir yaşam sürmüştür.
  • Recep Çavuş: Nerden geldiğini kimsenin bilmediği, ancak çok uzun yıllardır, bir çok çetede eşkıyalık yapmış bir kişidir. Cabbar ile beraber İnce Memed'in çetesini oluşturmuş, birlikte bir çok maceraya atılmışlardır. Sertliği ile dikkat çeker.
  • Kesme Köylü Süleyman: nce Memed'in köyden ilk kaçısında kaldığı köşkün sahibidir, bir baba gibi İnce Memed'i sahiplenmiş, saklamış ve Deli Durdu'nun çetesine katılmasını sağlamıştır. Roman serisinde okurun karşısına bolca çıkan önemli bir şahsiyettir.
 
İNCE MEMED ROMANI  HAKKINDA YORUMLAR
"Bir yaşam biçimini bir halkın portresi olarak böylesine veren bu romandan daha iyisi yazılamazdı." - The New York Times Book Review, (A.B.D.) "Şaşırtıcı, orijinal bir kitap." - Sunday Times, (İngiltere) "Epik boyutlara ulaşan ve muhteşem bir sona ulaşmak için hız kazanan öyküye kendinizi kaptırıyorsunuz." - Sunday Times, (İngiltere)[4]
«İşte Yaşar Kemal’in İnce Memed’i. Yaşanmışın içinden çıktığı o kadar belli ki. Onun kendine özgü kulağı, deyiş tarzı, halktan gelen bir dili var. O çevrenin folkloruna önemle sarılmış. Büyük insan kalabalığına yürek tutabilmek ve onun destanını kaleme alabilmek için folklor motiflerine iyice yaklaşmış. (Ömer Faruk Toprak).
 
 
ROMANIN ÖZETİ:
 “Romana ve romancıya saygı gereği özet kısa tutulmuş, final bölümü yazılmamıştır. “
 
Roman Toroslar ve Çukurova’yı betimleyen bir tasvir ile başlar. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur.  Bu beş köyün topraklarının tümü Abdi Ağa’ya aittir. Bu köyün insanları köylerinden dışarıya çıkamayan kendine has kanun ve töreleri olan bir köydür. Kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular.  Bu köylere dışarıdan kimse gelemez ve karışamaz.
Memed, babası İbrahim’i kaybetmiş, anasıyla birlikte Değirmenoluk’ta yaşayan on bir yaşında bir çocuktur. Abdi Ağa’nın tarlasını sürmekten bıkınca Abdi Ağa’nın baskılarına daha fazla dayanamayınca her şeyi bırakıp Kemse Köyü’ne gider ve Süleyman’a sığınır. “Benim babam… ölmüş. Biricik anam var. Başka hiç kimsemiz yok. Ben Abdi Ağa’nın çiftini sürerim. (…) İki yıldır sürerim çifti. Çakırdikeni beni yer. Dalar… Çakırdikeni adamın bacağını köpek gibi kapar. İşte o tarlada çift sürerim. Abdi Ağa her gün beni döve döve öldürür. Dün sabahleyin gene dövdü beni. Her bir yanım döküldü. Ben de kaçtım oradan.” (s.20)
 Bu cüret Abdi Ağa’ya karşı gelmek demektir.  Anası Döne, oğlu eve gelmeyince Abdi Ağa’nın yanına gider. Abdi Ağa, Memed’i aratır. Döne, oğlunu günlerce dağ bayır arar. Memed, Süleyman’ın keçilerini güderek kışı Kesme Köyü’nde geçirir. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. Tehlikeli olmasına rağmen keçileri otlatmak için Değirmenoluk’un yakınlarına gelir.  Köylüleri olan Pancar Hösük, Memed’i tanır ve haberi Abdi Ağa’ya yetiştirir. Abdi Ağa Memed alıp, anasına teslim eder. O yaz Memed hasat yapar ve Abdi Ağa’nın topraklarını sürer.  Abdi Ağa, mahsulün üçte ikisini kendisi almakta, üçte birini köylüye bırakmaktadır.  Memed, köyü bırakıp kaçtığı için onları cezalandırmış Memed’le anasının ekip biçtiği buğdayın dörtte üçünü Abdi Ağa almıştır. O kış Memed ve anası çok zorluk çekmiştir. Köylünün yiyeceği kış ortasında bitince Abdi Ağa köylülere buğday dağıtmış, ancak Döne ile oğluna buğday vermemiştir. Bir tane  inekleri vardır, onu da Abdi Ağa’ya satmak zorunda kalırlar.
Memed artık on sekizine basmıştır. Bir gün arkadaşı Mustafa’yla kasabaya iner. Burada yaşayan insanların başında bir ağanın olmadığını öğrenince çok şaşırırlar. Yaşadıkları köyün dışında başka dünyaların da olduğunun farkına varırlar.
“Burada, senin öyle bildiğin ağalar yok. Bu kasabadaki tarlalar, az çok herkesindir. Tarlasızı da var tabiî. Bu dükkânların her birinin bir sahibi var. Tabiî ağaların tarlaları çok. Fıkaraların az. Çok fıkaranın da hiç yok.” (s.79)
 Yolda iyi ve mert bir eşkıya olan Kara Ahmet’le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Memed’i çok etkiler.  Mehmed küçüklükten beri Hatçe’yi sevmektedir. “Her gece ne yapar yapar buluşurlardı. Buluşmazlarsa ne onun gözlerine uyku girerdi, ne onun… Hatçenin anası tarafından yakalandıkları da oldu. Hatçeye işkence yaptı anası. Çaresiz. Geceleri elini ayağını bağladı. Kapıya kilit üstüne kilit vurdu. Çaresiz. Hatçe her engele bir çare buldu. Hatçe Memede muhabbet çorapları dokuyor, mendilleri işliyordu. Üstüne türküler çıkarmıştı. Aşkını, hasretini, kıskançlığını renk renk nakışlara, ses ses türkülere dökmüştü. Bu türküler hala Toroslarda söylenir. Çorapları gören ürperirdi. Türküleri duyan, söyleyen hala ürperir, içinden bir şey başlar yeşil yeşil, taze yeşermeye…” (s.85-87) Fakat bu sevdayı bile bile Andi Ağa, Hatçe’yi yeğenine nişanlamıştır.
 Ağaların olmadığı bir hayat özlemiyle Memed ile Hatçe kaçar. Bir mağaraya saklanırlar. Hatçe’nin anası kızının kaçtığını anlayıp Hatçe’nin nişanlısına durumu bildirir. Hatçe’nin nişanlısı doğruca Memed’in evine gidip Mehmed’in anası Döne’yi saçlarından sürüye sürüye Abdi Ağa’ ya kadar getirir.   Abdi Ağa, kadıncağızı çiğner.
Abdi Ağa, adamlarını toplayıp iz sürme uzmanı Topal Ali’yi de yanına alıp Memed’in peşine düşer. Pancar Hösük, Topal Ali’yi Memed’in izini sürmemesi için ikna etmeye çalışır. Fakat iz sürmek Topal Ali için hastalık derecesinde bir tutkudur.
Topal Ali izleri takip eder ve onları bulur. Ağa’nın adamları ile Mehmed’in arasında çatışma çıkar. Abdi Ağa’nın yeğeni ölür, Memed yaralanır ve Hatçeye  “Sen şimdilik eve dön. Ben seni sonra, gelir alırım. Başımızı alır, bilinmeyen bir yere gideriz.” (s.116) diyerek oradan kaçar. Hatçe ise yakalanır. Memed, Kesme köyündeki eski tanıdığı Süleyman’ın yanına gider. Süleyman, Memed’i, Deli Durdu adındaki eşkıyanın yanına götürür. Deli Durdu, insanları donuna kadar soyan bir eşkıyadır.  Süleyman Emmi’nin hatırını kırmaz ve Memed’i çetesine kabul eder. Ona bir tüfekle çok sayıda mermi verir.

Abdi Ağa, köylüleri çağırıp yeğenini Hatçe’nin öldürdüğüne dair yalan ifade vermelerini tembihler. Topal Ali yalan ifade vermeyi kabul etmez. Abdi Ağa, Topal Ali’yi köyden kovar ve Hatçe hapishaneye düşer.
Deli Durdu’nun çetesiyle soygunlara, baskınlara katılan Mehmed silah kullanma ve çatışmada ustalaşmıştır. Asım Çavuş ve jandarmalar, Deli Durdu ve çetesini kıstırır.  Memed ve arkadaşı Cabbar bu çatışmadan kurtulmayı başarır. Saçıkaralı aşiretinin ağası Kerimoğlu’nun çadırına gelirler. Kerimoğlu, Memed’le Cabbar’ın karınlarını doyurup, yaralarını temizleyerek onlara temiz çamaşırlar verir.
 
Memed’le Cabbar, Deli Durdu’yla tekrar karşılaşır. Deli Durdu, Kerimoğlu’nu soymaya karar vermiştir. Kerimoğlu’nun tüm altın ve paralarını aldıktan sonra, karısının ve çocuklarının gözü önünde çırılçıplak soyunmaya zorlar. Memed ve Cabbar, Deli Durdu’nun yatıklarına dayanamaz tüfeklerini ona doğrulturlar Deli Durdu çadırdan uzaklaşınca ateş etmeye başlar. Memed’le Cabbar da karşılık verir. Memed, Durdu’nun çetesinden ayrılır.
Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü duyar ve Hatçe’nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa’nın izini sürmeye başlar. Hatçe dokuz aydır hapiste yatmaktadır. Hapiste Iraz’la tanışır, arkadaş olur.  Iraz, yirmi yaşında dul kalmış, tarlalarda çift sürmüş, oğlu Rıza’yı büyütmüştür. Amcanın büyüğü Iraz’la evlenmek istemiş,  Iraz karşı çıkmıştır. Iraz’a kin bağlayan amca, Iraz’ın hakkına düşen tarlayı gasp etmiştir. Iraz, Irgatlık, hizmetçilik yaparak oğlu Rıza’yı büyütmüştür. . Rıza delikanlı olunca, annesinin hakkı olan tarlayı geri almıştır.  Fakat Rıza, amcaoğlu Ali tarafından öldürülmüş. Iraz bir baltayla kapılarını parçalarken tutuklanıp hapse atılmıştır. Hatçe’ye ziyarete giden annesi Hatçe’ye Memed’in bir eşkıya olup nam saldığını Memed’in Deli Durdu denen eşkıya tarafından öldürüldüğünü söyler. Iraz, “Eşkıya olan eşkıyanın her gün ölüm haberi gelir, inanma. Buna alışacaksın.” (s.225) “Göreceksin deli kızım… Memedin yakında iyi haberi gelecek.” (s.226) diye Hatçe’yi teselli eder.
Memed, Cabbar ve Recep Çavuş, Değirmenoluk köyüne gelir.  Annesinin Abdi Ağa tarafından öldürüldüğünü ve Hatçe’nin de yalancı şahitlerle hapse atıldığını öğrenir.  Memed Abdi Ağa’nın kapısına dayanır ama Abdi Ağa, evi terk etmiştir. Memed Abdi Ağa’nın evinde kim varsa hepsini öldürmek ister, fakat kimseye bir şey yapmaz. Topal Ali’yi çağırtır. Topal Ali, Memed’e yaptığından dolayı suçluluk duyduğundan kendisini öldürmesi için Memede yalvarır. Topal Ali için iz sürmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Memed, onu öldüremez. “Topal Ali onu Memede kötülük olsun diye yapmadı. İz sürerken o hiçbir şeyi düşünmez. Gözü dünyayı görmez. İyilik mi, kötülük mü yapıyor, bilmez. İz dedin miydi, aklı başından gider.” (s.249)
Memed, Topal Ali’den Abdi Ağa’nın izini sürmesini ister. Topal Ali, Abdi Ağa’nın Aktozlu köyünde Muhtar Hüseyin’in evinde kaldığını öğrenir. Memed Aktozlu köyünü basar. Abdi Ağa evin içinden ateş açmaya başlar. Recep Çavuş evi ateşe verir ve alevler tüm köyü sarar. Memed, Abdi Ağa’nın çıkmasını bekler.  Bu sırada yaşlı bir kadın Abdi Ağa’yı yorgana sarıp dışarı çıkarır. Memed, Cabbar ve Recep durumun farkına varamaz.
Memed, Değirmenoluk’a gider ve tarlaları köylüye dağıtır.  Ağadan korkmamalarını ektiklerinden kimseye pay vermemelerini ister.  Çakırdikenlik ateşe verilir, halaylar çekilir. Topal Ali, Abdi Ağa’nın ölmediğini söyler.  Köylüler bir anda ortalıktan kaybolur, evlerine kapanırlar.
Bu arada Abdi Ağa Memed’i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurmaktadır.  “Abdi Ağa, toprak delisi bir adam olan, köylülerin topraklarını kendi üzerine geçiren, eşkıyaları besleyerek köylünün üzerine salıp, toprakları köylülerin ellerinden alan Ali Safa Bey’in yanına gelerek İnce Memed denen eşkıyadan kurtarmasını ister. Ali Safa Bey, Abdi Ağa’nın Vayvay köyünün topraklarını kendisine verirse yardım edeceğini söyler. Abdi Ağa bu teklifi düşünmeden kabul eder.”
Ali Safa Bey, Kalaycı Osman adlı eşkıyayı İnce Memed’in üzerine salar. Memed, Kalaycı Osman’ı vurur, Kalaycı Osman ölür.

Memed,  Cabbar’ın karşı çıkmasına rağmen Kılık değiştirip, küçük bir çocuk görünümünde hapishaneye giderek Gardiyan’a Hatçe’nin kardeşi olduğunu söyler. Hatçe, Memed’i karşısında görünce nutku tutulur. Aynı şekilde Memed de bir şey konuşamaz. Memed, para çıkınını Hatçe’nin koynuna atar ve oradan uzaklaşır. Hatçe ile Iraz gelecekle ilgili konuşmaya, hayaller kurmaya başlar. Topal Ali, Hatçe’nin çarşamba günü Kozan Hapishanesi’ne götürüleceğini söyler.  Memed, dağlık bölgeye yakın bir yerde pusuya yatar. Hatçe ile Iraz dört jandarma tarafından Kozan’a götürülürken Memed iki jandarmayı bacaklarından vurur. Alidağı’na doğru kaçmaya başlarlar.
Jandarmalar İnce Memed’in peşine düşer. Önlerine çıkan her köylüyü sorguya çekip sopadan geçirirler. Ama hiç kimse İnce Memed’le ilgili tek bir kelime söylemez.
Memed yanında iki kadınla bir mağaraya yerleşir. Asım Çavuş bir bölük jandarma ile bir güz, bir kış dağlarda Memed’i bulamaz. Abdi Ağa ise, İnce Memed’in ölüm haberini beklemektedir. Memed, Hatçe ve Iraz kışı çok zor geçirir. Birkaç kez donma tehlikesi geçirirler. Yiyeceklerini Topal Ali getirir. Memed, Kara İbrahim tarafından pusuya düşürülüp yaralanır. Asım Çavuş’un emrindeki jandarmalarla da çarpışır.
Dikenlidüzü, Değirmenoluk ve diğer köylüleri Abdi Ağa köye ayak basamadığı için mahsullerini saklamakta,  pay almak için gelen kişilere kıtlık olduğunu söyleyerek eli boş göndermektedir.

Bir çoban yediği dayak sonrasında İnce Memed’i Alidağı’nın eteklerinde gördüğünü ağzından kaçırır. Jandarmalar Memed’i kıstırır ve çatışma çıkar. Hatçe’nin doğum çığlıkları kurşun seslerine karışır. Hatçe bebeğini doğurur. Memed’in bir oğlu olmuştur. Memed, ikindiye kadar ateşi sürdürür, kurşunu biter.  Cebinden mendilini çıkarıp tüfeğinin ucuna bayrak gibi asar. Tüfeğini havaya kaldırır, sallamaya başlar. Asım Çavuş gayet cesur bir şekilde İnce Memed’in yanına gider, kelepçeleri takmak üzereyken Iraz gelir. Asım Çavuş’a Memed’in yeni doğmuş çocuğunu göstererek “İşte bu teslim aldı Memed’i. Siz de erkeğim diye övünüyorsunuz.” der. Asım Çavuş gördüğü bu manzaradan çok etkilenir. İnce Memed’i böylesine düşkün bir vaziyetteyken teslim almayı içine sindiremez. “İnce Memed, ben de bu durumda seni teslim alacak adam değilim.” (s.420)  diyerek belinden çıkardığı beş tarak fişeği yere atar. İnce Memed’e arkasından ateş etmesini söyler. Asım Çavuş askerlerini toplayarak aşağıya iner.
 
Vayvay köylüleri ve Kerimoğlu süre ona mermi, ekmek, para götürür. Çocuklarının adını Memed koyarlar. Yüzbaşı Faruk’un emrindeki jandarmalarla Mehmed’i tekrar kıstırır.  Çatışma sırasında Hatçe vurulur, ölür. Iraz Memed’in oğlunu alıp Antep’e götürür.
Beklenen af çıkmış, dağdaki eşkıyaların çoğu tüfeklerini bırakarak teslim olmuştur. Memed af haberini arkadaşı Cabbar’dan öğrenir. Cabbar da teslim olmaya gider. Memed de teslim olmayı düşünmektedir ama Hürü  Memed’in yakasına yapışıp:  “‘Memed! Memed!’… ‘Hatçe’yi yedirdin onlara da şimdi teslim olmaya mı gidiyorsun? Abdi Ağa gelecek gene köyde paşa gibi oturacak. Sen teslim olmaya mı gidiyorsun? Avrat yürekli. Dikenlidüzü bir bu yıl aç kalmadı. Bir bu yıl, bol bolamadı ekmek yedi. Gene Abdi Ağa’yı başımıza bela mı edeceksin? (s.433) “ der.  Memed, Topal Ali’nin yardımıyla Abdi Ağa’nın kasabada saklandığı evi bulur. Abdi Ağa’nın odasına gider. Elindeki tüfeği Abdi Ağa’nın göğsüne doğrultarak üç el ateş eder.  İnce Memed köye gidip Hürü Ana’ya “‘Hürü Ana! Hürü Ana!... Oldu. Hakkınızı helal edin.’” (s.436)
O gün bu gündür, Dikenlidüzü köylüleri her yıl çift koşmazdan önce, çakırdikenliğe büyük bir toy düğünle ateş verirler. Ateş, üç gün üç gece düzde, doludizgin yuvarlanır. Çakırdikenliği delicesine yalar. Yana dikenlikten çığlıklar gelir. Bu ateşle birlikte de Alidağın doruğunda bir top ışık patlar. Dağın başı üç gece ağarır, gündüz gibi olur.” (s.436)
 
 

[1]  http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nce_Memed_I
[2]  ( http://www.yasarkemal.net/biyog/index.html)
[3]  http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nce_Memed_I
[4] http://www.ilknokta.com/urun/57514/Ince-Memed--1.html
 
Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, tez, yazı, İnceleme, ve araştırmalarınızı sitemize üye olarak ve bize başvurarak ESA da paylaşabilirsiniz.
 
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Ahmet Zeytinci
15 Kasım 2016 Salı 22:12:46
Gençlik yıllarında dört cildini de okumuştum. Sonra kuzenlerden birine hediye ettim sanırım daha da devam edecekti Yaşar Kemal lakin ömrü yetmedi...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...