Irazca’nın Dirliği Konusu Özeti İnceleme Fakir Baykurt


 
 
Irazca’nın Dirliği Fakir Baykurt
 
Irazca’nın Dirliği adlı roman Fakir Baykurt’un ilk baskısı 1961 yılında yapılmış olan bir köy romanıdır. Bu roman yazarın Yılanların Öcü adlı romanı ile başlayan, Irazca’nın Dirliği adlı romanı ile devam eden Kara Ahmet Destanı adlı romanı ile biten üçlemesinin devamıdır.
 
Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü  (1959) adlı eseri  Demokrat Pati iktidarı yıllarında sakıncalı bir roman olarak görülmüş,  Fakir Baykurt bu romanı yüzünden 1959 yılında soruşturma geçir,p öğretmenlikten de atılmıştı. Köy romancılığı konusunun moda olduğu  yıllarda yazılmış olan Yılanların Öcü 
aynı yıl içinde Cumhuriyet Gazetesi’nin açtığı Yunus Nadi Roman Ödülleri'nde birinci olmuş[1], roman bu nedenlerle de oldukça popüler hale gelmişti.  Bu nedenle Fakir Baykurt, Yılanların Öcü  adlı romanının devamı olarak Irazca’nın Driliği adlı romanını yazmıştı.
Yazarın Yılanların Öcü  Irazca’nın Dirliği ve Kara Ahmet Destanı üçlemesinin mekânları Burdur’un Erle çukuru bölgesindeki Karataş köyü olarak verilmiş ve bu üç romanı konu,  mekân, olay dizini ve kahramanlar olarak da bir birleri ile bağlantılı olmuşlardır. Kişiler kadrosu, o romandakilere yenilerinin katılmasıyla oluşur.
 
Konu: 
Karataş köyünde yaşayan Irazca Ana , oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve torunları Ahmet ve Şerife ile köydeki yerel otoriteyi oluşturan muhtar ve çıkar şebekesine karşı  haklarını korumak konusunda  mücadeleye girmiştir.   Irazca Ana, oğlu Kara Bayram, gelini Haççe ve torunları, köy muhtarı ve onun çocuklarının kötü davranışlarına karşı mücadele içindedir.
 
ŞAHIS KADROSU:
 
Irazca:  köyde sözünü dinleten yaşlı bir kadındır. Oğlu Kara Bayram ve gelinine destek olmaktadır.
Bayram: Irazca’nın oğludur. Annesinin sözleriyle hareket eden gözü kara bir erkektir. Köyde yapılanlara boyun eğmez ve canı pahasına ailesini korur.
Ahmet: Kara Bayram ile Haççe’nin oğludur. Burdur’a taşındıklarında ailesi onun okuyarak büyük adam olacağını düşünür
Haççe: Bayramın eşi Irazca’nın gelindir. Hayatı pahasına kocasının yanında olmaktadır.
Muhtar: Çıkarı için halka ve Kara Bayram’a eziyet eden Haceli ile birlik kuran kötü bir adam
 
 
Irazca’nın Dirliği Özeti
 
Yılanların Öcü  Haceli, Bayram’ın evinin önündeki boş araziye yeni bir ev yapmak için teşebbüse geçer. Bayram buna karşı çıkar. Köyün muhtarı da çıkarı icabı Haceli ve Bayram arasında çıkan itilafta Bayram’a karşı cephe almıştır. Araziyi satması için Muhtar, Bayram’ı dövdürmüş, olay Kaymakam’a kadar gitmiştir.
 
Kara Bayram’ın, oğlu Ahmet, henüz dokuz yaşına basmıştır.  Ahmet, bir gün öküz ile ineklerini otlatmaya götürmüştür. Muhtar’ın oğlu Cemal ve Haceli’nin kardeşi Boz Ömer,  Ahmet’e dost gibi davranıp ıssız bir yere çekerler. Cemal oradan uzaklaşır ve Boz Ömer, Ahmet’e tecavüz etmeye kalkar. Fakat küçük Ahmet, elindeki bıçakla Boz Ömer’i boynundan yaralar ve kaçar.
 
 Ama Ahmet bu olayın çok etkisinde kalmıştır. Oğlunun tuhaf hallerinin nedenini öğrenmek isteyen Haççe en sonunda oğlunu konuşturur ve olayı öğrenir. Haççe de gidip olanı biteni Irazca’ya aktarır. Irazca Ana, rezil olmamak için bir müddet olayı örtbas etmeye karar verir. Fakat Ahmet’in içine kapanıp, yemeden içmeden kesilmesi üzerine iyice tedirgin olur.
 
Boz Ömer ile Cemal, dedikodu yapmakta,  Muhtar’da seçime hazırlanmaktadır.  Muhtarın da olandan bitenden haberi yoktur.
 
Söylentiler, Kara Bayram’ın da kulağına gelmiştir. Kara Bayram, Irazca’nın öğüdüyle   durumu gidip, kaymakama anlatır.  Bunun üzerine Boz Ömer ile Cemal tutuklanır.  Fakat Muhtar ile Haceli, rüşvet ve hile yoluyla Boz Ömer ile Cemal’i hapisten kurtarırlar.
 
Üstelik hapisten çıkan Boz Ömer ile Cemal , Kara Bayram’ı döverler.  Kara Bayram yaralanır ve Burdur hastanesine götürülür.  Kara Bayram yaralandığı için de ekinler yüz üstü kalır ve biçilemez.  Ekinleri, Irazca’nın kardeşi Sultanca Kadınla oğlu Şükrü gelerek biçmişlerdir. Böylece aile aç kalmaktan kurulmuş olur.
 
Muhtar ile Haceli başlarına dert olan kaymakamın da tayinini çıkartırlar. Kaymakam, başka yere atanınca yeni görev yerine gitmeden köye gelerek, Irazca Ana’ya veda eder. Bu veda ile Irazca’nın tek dayanağı da yıkılmış olur.
 
 Kara Bayram da tedavi görürken hastanede odacı Ali ile yakın arkadaş olmuştur. Odacı Ali onun hikâyesini dinlemiş ve duruma çok üzülmüştür.  Odacı Ali, Kara Bayram’a  Muhtar, Haceli ve adamları ile uğraşmaktansa   şehre göçmelerini önerir.  Kara Bayram da bu fikri doğru bulmuştur. Hatta hastaneye bir odacı alınacağı haberini de öğrenir.  Hastaneye odacı olmak için de başvurur.  Hastaneden çıkarak köye gelir ve planını annesine anlatır. Fakat Irazca oğlunun bu planlarına karşı çıkar.
Fakat Bayram çok kesin bir karar vermiştir. Anasını da dinlemeyerek karısını ve çocuklarını alıp Burdur’a gelmiştir. Irazca köyde kalır. Kara Bayram odacı olarak hastaneye yerleşir.  Ahmet’i ve onun küçüğü Şerfe Kız’ı okula yazdırır; kendisi de karısı Haççe ile birlikte hastanede çalışmaya başlar.
 
 Ahmet kendine gelmiş, aile kurtulmuş,  ama  yaşlı Irazca Ana’nın dirliği bozulmuş, düşmanlar ile köyünde kalmıştır.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış