James Joyce "Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi” Hakkında Konu Özet İnceleme

Ekleyen : ESA , 27 Mart 2019 Çarşamba aaa Beğen
 
 
Yazıda “James Joyce A Portrait of the Artist as a Young Man (1977), “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “James Joyce A Portrait of the Artist as a Young Man (1977), “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ” hakkında bilgiler “James Joyce A Portrait of the Artist as a Young Man (1977), “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ James Joyce A Portrait of the Artist as a Young Man (1977), “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi  “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
Özgün adı, A Portrait of the Artist as a Young Man (1977), Türkçedeki çevrisi ile “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi “ adlı eser, James Joyce tarafından yazılmış ve ilk kez 29 Aralık 1916 yılında basılmıştır.  Otobiyografik ve Otobiyografik Kurgu niteliğindeki eser, Ulysses  ve  Dublinliler  adlı eserleri ile birlikte en mühim eserlerinden birisi olmaktadır.
 Tam adı James Augustine Aloysius Joyce (1882 – 1941) olan İrlanda asıllı yazar, anlatım tekniklerindeki özgünlük ve anlatım yöntemleri ile İrlanda  edebiyatına  bir yenilik getirmiş,  20. yüzyıl edebiyatının da en gözde yazarlarından birisi olmuştur. Bu eser Ulysses  ve  Dublinliler  adlı eseleri ile dünya edebiyatının önemli simalarından birisi olan James Augustine Aloysius Joyce’un otobiyografisi özelliği taşıması ile bu yüzden önem taşır.
 
1882 yılında Dublin’de doğmuş olan  James Joyce Cizvit okullarında eğitim görmüş,; Dublin’deki University College’de felsefe ve modern diller okumuştur. Hayatının büyük bir bölümü yoksulluk içinde Zürih’te  geçiren yazar en önemli eserlerini de Zürih’te iken yazmıştır.[1]  Bu eserinde ve Joyce’un diğer bütün eserlerinde, İrlanda, Dublin ve insanları öne çıkan unsurlardır. [2]
 
Bu romanın ana karakteri olan Stephen Dedalus  da tıpkı yazar James Joyce’nin doğduğu yıllarda  Dublin’de doğmuş , Joyce’nin gittiği aynı şehirlerdeki aynı okullarda okumuş, olan bir sanatçı adayıdır.  Eser,  James Joyce’nin başından geçen çok da önemsenmeyecek maddi hayatını değil sanatçı olabilmek için verdiği mücadele ve bu süreçler içinde duyduğu yaşadıkları ve eylemlerini aktarması açısından özel bir önem taşır. Yazar bu eseri ile sanki sanatçı olmak isteyen gençlere kılavuz bir eser yazmış sanatçı olabilmek için verdiği mücadeleleri,  girdiği gayretleri, yaşadığı zorlukları,  karşılaştığı güçlükleri dile getirmiştir.  Eser sanatçı adaylarına kılavuz olma niteliği taşırken bir sanatçının ne gibi vasıflara sahip olması gerektiği, nasıl bir çalışma içine girmesi, neler yapması, ne gibi güçlüklerle karşılaşacağı, nasıl çözeceği ve aşabileceği sorularına verdiği cevaplar ile çok önem kazanır.  
 
James Joyce bu romanına kendisinin yerine Stephen Dedalus adlı genç bir sanatçı adayını koymuş, yarısı kendi otobiyografisinden alınma diğer yarısı da kurmaca bir vaka düzeni içinde Stephen Dedalus ‘un sanatçı olabilme mücadelesini, kilise, okul ve toplumla yaşadığı çekişme ve çatışmaları başarı ile dile getirmiştir.
 
Roman diğer bir açıdan Stephen Dedalus’un daha da önemli bir sanatçı haline gelmesine mani olan engelleri, hayal gücünü yok eden darbeleri,  yaratıcılığını sindiren ve serbest düşünmesine yol açan kuşatmaları da ortaya koyabilmesi açılarından önemlidir.

 Romanın kahramanı olan Stephen Dedalus’un, yazar  Joyce’un İrlanda’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarındaki yaşadığı olayları yaşayan, karşılaştığı güçlüklerle karşılaşan, sanatçı olabilmek için verdiği savaşların benzerlerini yaşayan bir karakterdir. Bu nedenle Stephen Dedalus  bir anlamda Joyce’nin kendisi olmaktadır.
 
Eser bu nedenle Joyce’nin, sanat ve sanatçı konusundaki düşüncelerini yansıtmakta, yazar bu eseri ile sanatçının bağımsız olması gerektiğini,   dâhil olduğu toplumsal muhitin değer yargılarını peşinen kabul eden ve inanan bir kişi değil, ailevi, kültürel ve milli değerleri sorgulayan bir kişi olması gerektiği düşüncelerindedir.
 
Bu romanının bilinç akışı anlatım tekniği ile yazan yazar karakterlerinin içsel çalışmalarını izah etmekteki başarısı ile dikkat çekmiş,  romanın kahramanı Stephen Dedalus ‘un bilincinden sanat, sanatçı, sanatçının sanatçı olmak için verdiği mücadeleleri, sanatçıda bulunması gereken vasıfları kendisinin yerine koyduğu kahramanın bakış açısı ile aktarmıştır.
Yazarın bu romanında kendisinin dublörü olarak kullandığı Stephen Dedalus , yazarın en önemli eserlerinden birisi olan Ulyess adlı romanında da karşımıza çıkmaktadır.
 
 Yazar bu eserinde Stephen Dedalus’un 20 yaşına kadar  Dublin ve Paris aralarında geçen  ve  Paris’ten ayrıldığı güne kadarki  hayatını aktarır. Ulyess adlı eserde ise  Stephen Dedalus’un 22 yaşından sonraki yılları ele alınır. 
 
Bu romanındaki Stephen Dedalus  karkateri  Ulyess adlı romanında 22 yaşında, üniversiteyi yeni bitirmiş, Paris’te tıp okuma planlarını annesi ölünce apar topar Dublin’e dönerek yarıda kesmiş, yazar olmaya hevesli, meteliksiz bir genç olarak karşımıza çıkacaktır. [3]
 
 
ROMANIN KONUSU VE İÇERİĞİ
 
Roman tıpkı yazarı gibi “19. yüzyıl sonunda Dublin’de dünyaya gelen Stephen Dedalus’un İrlanda’nın tarihî ve siyasi hareketleriyle, Katolik Kilisesi’nin kültürü ve değerleriyle[4]  sanatçı bilincinin çatışmaları üzerine kurulmuştur.
Roman boyunca entelektüel, cinsel ve manevi gelişimini adım adım izlediğimiz Stephen, aldığı dinî eğitim ve ilkgençlik yılları boyunca kendisini öğretmenlerinden, ailesinden ve çevresinden ayrı tutanın ne olduğunu fark edeceği bir uyanış anına doğru ilerlemektedir.”[5]
 
 
 
ROMANIN ÖZETİ

Roman Stephen’ın çocukluk yıllarındaki ev hayatı ile başlar. Kahraman bu evde; annesi, babası, Dante Teyze ve Charles Amca ile birlikte yaşar. Cizvit yatılı okulunda okul arkadaşları ve öğretmenleri ile mücadele etmeye başlar.  Evinden uzakta kısa ve mutsuz bir hayat sürer.  Yatılı okul için paraları tükenince o okuldan ayrılıp, yerel bir Cizvit okulu olan, Belvedere College'a gönderilir.
Belvedere'de  Stephen akıllı ve çok ciddi bir çocuk olarak ünlenir. Bir kıza âşık olur ve onun için bir şiir yazar, ama onun etrafında nasıl hareket edeceğini bilememektedir.  Stephan burada da mutsuzdur. Babası alkole daha fazla kapılmış ve maddi bir çöküşe girmeye başlamıştır.  
Stephen ve babası, bazı işle ilgili meseleleri çözmek için Bay D'nin memleketi Cork'u ziyarete gider. Bu ziyaret esansında Stephen, babasının hayatının bildiğinden de çok acıklı olduğunu anlamıştır. Dublin’e döndüklerinde Stephen,  babasının işlerini düzeltmek için yazar olmaya karar vermiş ncak aldığı ödül bitince ailesi yeniden maddi sorunlara kapılmıştır.
Bu esnada Stephan bir fahişe ile de tanışmış cinsel masumiyetini de kaybetmiştir.  Kısa süreli bir suçluluk süresi ardından okulunda dini bir inzivaya gider. Clongowes'dan eski öğretmenlerinden biri olan Peder Arnall ona cehennem ve ceza ile ilgili bir sürü vaaz vermiştir. Stephen kendi günahlarından korkar ve cehennemin tarif edilemez işkencelerine maruz kalacağından emin olmaya başlamıştır. Fahişe ile yaşadığı cinsel deneyim onun için cehennemlik bir suçtur.
Bu kaderi önlemek için Katolik kimliğine daha çok sarılmıştır.  Bununla birlikte, rahipliğe katılma kararıyla karşı karşıya kalır. Stephen, manastır hayatına katlanmaya razı gelmez. Bunun yerine üniversiteye gitmeyi düşünmeye ve dinden uzaklaşmaya da başlar.  Stephen nehre gider ve ona vahşi bir deniz kuşunu hatırlatan güzel bir genç kız görür.
Dublin Üniversite Koleji'nde öğrenci olarak Stephen, ailesinden ve özellikle de İrlanda'dan daha fazla yabancılaşmaya başladığını fark eder. . Davin, Lynch ve Cranly gibi birkaç iyi arkadaş da edinmiş, çeşili konuları ve iç sıkıntılarını da tartışmaya başlamıştır.
Stephen mesleğini keşfetmek için İrlanda'dan ayrılmak zorunda kalır. Sınıf arkadaşlarının hepsi İrlanda milliyetçisidir ancak Stephen  bu inançlarda değildir. Stephen'ın alternatif olarak kendisini, ülkesine, evine ve dinine karşı isyan etme gereğini neden hissettiğini anlayamayan okul arkadaşları ile tartışıp durmaktadır.  Sonunda Stephen'ın İrlanda'dan ayrılmaya çok kesin karar vermiştir.
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...