Jül Sezar Hakkında Konu Özet Analiz William Shakespeare

Ekleyen : ESA , 12 Mayıs 2019 Pazar aaa Beğen
 
 
Yazıda  “ Jül Sezar ,  William Shakespear   “oyunu hakkında bilgiler, oyunun  özeti,  konusu, ana fikri,   kahramanları, olay örgüsü, Marcus Antonius’un nutku , eserin önemi, dünya edebiyatındaki yeri, eserin analizi yazar  William Shakespear’in   hakkında bilgiler, eserin yapısı, içeriği  Jül Sezar ,  William Shakespear     adlı eserden alıntılar, eser hakkında yorumlar, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi yazar ve eseri arasındaki ilişkiler yer almaktadır
 
 
JÜL SEZAR’IN KONUSU, İÇERİĞİ  ÖNEMİ
 
Jül Sezar,  İngiliz ve dünya edebiyatının dev yazarı William Shakespeare ‘nin yazmış olduğu tragedyalarından birisidir. Eser ilk kez 1599 yılında yayınlanmış veya sahnelenmiş, daha sonra dünya edebiyatının en başlı yapıtlarından birisi olmuştur.
 
Jül Sezar adlı üç perdelik bu oyun William Shakespeare’nin Roma tarihi ile ilgili yazdığı üç oyundan biridir. William Shakespeare’nin Roma tarihi ile ilgili yazdığı  diğer oyunlar ise Antonius ve Kleopatra  ile  Cornelaus Faciası’dır . Fakat  Jül Sezar adlı yapıt Roma tarihi ile ilgili yazdığı  üç oyun içerisinde  en meşhur olan oyunu olmaktadır.
 
 Julius Sezar,  pek çok dile çevrilmiş pek çok ülkede pek çok basılmış, oyun olarak da sahnelenmiştir. Birçok kez filme de uyarlanan bu filmler arasında en tanınmış olanı 1953 yapımı olan yönetmenliğini Monkiewicz’in yaptığı Jül Sezar filmidir.
 
William Shakespeare eserlerindeki tarihi olayları beşeri duyguları ortaya koymak, o olaylar sayesinde insani yönlerin izahını netleştirmek amaçlı olarak kullanmış, böylece de insana has duyguları tarihi olaylara dayalı olarak anlatmıştır. Bu nedenle tarihi olaylar insanı duyguları açığa çıkaran aydınlatma amaçlı bir unsur haline gelir. Vefa, ihanet, iktidar hırsı, asıl amacı ortaya çıkan fırsatlar ile kamufle edip çıkarı için kullanmak fırsatçılığının ele alındığı bu tragedya,  yüze yakın oyun yazan yazarın en mühim eserlerinden birisi olmaktadır.
 
Bu eser özellikle Marcus Antonius’un Sezar’ın cesedi başında okuduğu meşhur tiradı ( uzun söylevi) ile dikkati çekmiş, bu tiratta netleşen insanı duyguları ifade etmekteki başarısı ile çok çok beğenilmiştir.  İmalar, kinayeler, düzü anlatırmış gibi eğriyi işaret eden; övermiş gibi yapıp, aslında tenkit eden bu tirat belagat ve hitap sanatının dünyadaki en iyi örneklerinden birisi olarak kabul edilmiştir.
 
Ahlaki ve toplumsal değerler örtüsü altında kişisel menfaatlerin ve iç yüzlerinin ortaya konulduğu eserde, İktidar hırsı ve ikiyüzlülüğün ortaya konulduğu eser, bu duyguların netleşmesini sağlayan vaka düzeni ve tarihi olaylar ile mesajlarını çok güzel verebilmiştir.
 
ANAFİKİR
 
Haksızlık er geç cezasını bulur. İnsanlar kötü emellerini iyi bir amaç maskesi altına gizleyip yapar.
 
ESERDEKİ KARAKTERLER
 
Jül Sezar: Roma’nın seçilmiş lideridir
Brutus : Roma cumhuriyetini kuran bir aileden gelen, saygın, onurlu, kişiliğiyle de diğer senatörlerin saygısını kazanmış vatansever birisidir. Marcus Antonius ile birlikte Sezar’ın en sevdiği, en güvendiği dostudur. Brutus göründüğü gibi olmamak ve olduğu gibi görünmemek durumuna düşmüş,  karıştığı suikastı dostluğa ihanet değil , vatana hizmet , katil olmak değil kurtarıcı olmak şeklinde göstermiştir.
Marcus Antonius: Sezar’ın ordu komutanı ve en yakın dostlarından biridir. Tarihteki rolü ile “Caesar’ın öldürülmesi üzerine, Caesar’ın hazinesini, evrakını ele geçirerek Roma’ya tek başına hükmetmek istemiş ve Caesar’ın katillerine karşı halkı kışkırmış, Sezar’ın mirascısı ve manevi evladı Octavianus’la  da savaşmıştır.  ” [1]
Casius: Sezar’ın kayın biraderi Sadece güç , iktidar ve hırs için suikastı düzenleyenleri ele başı olan kötülük timsali bir adam
 
ESERİN ÖZETİ
 
 
Sezar, Pompeius'u yenilgiye uğratmış halk bu zaferi kutlamakta, herkes “ Yaşasın Sezar “ diye tezahürat yapmaktadır. Triumvirat'ın sonuncusu olan Sezar, halk tarafından imparator olan edilmek istenmektedir.
 
Bunca kıvılcımlar donatıyor gökyüzü, Hepsi ateş alev, hepsi pırıl pırıl, Ama bir teki var ki Yalnız hep yerinde duran. Dünyamızda böyle: İnsan Dolu Dünyamız da; Hepsinin eti kemiği var, kanı var, canı var.” Sezar’ın bu büyük gücü en yakınlarının bile korkutmaktadır. Sezar’ın imparator olması Roma’nın ileri gelenlerin siyasi gelecekleri ve nüfuzları açısından en büyük tehdit oluşturacaktır. Bu nedenle ahali  “Yüce Sezar “ diyerek nümayiş yaparlarken kayınbiraderi Cassius, Casca ve Cinna gibi Roma’nın ileri gelenlerini çevresine Sezar'ı öldürmeyi tasarlamaktadırlar.
 
Sezar’ın en yakın dostu olan ve Sezar’ın en çok güvendiği kişi olan Brutus da onlarla birliktedir.  Burutus bütün Romalılar tarafından Roma’nın en onurlu, en vatansever, en idealist soylusu olarak görülen birisidir. Brutus, Sezar'ın yetiştirdiği bir yurtseverdir ve Burutus, Sezar’ın kral olması halinde Cumhuriyet idaresini yıkıp tek adama dayalı monarşik bir düzeni yerine getireceğinden korkmaktadır.
 
Tevazu bir basamaktır; ona basa basa tırmanır yukarı . Ve bir kere en tepeye ulaşmayagörsün;
Anında sırt çevirir kullandığı merdivene, Kendini tepeye ulaştıran basamakları hor görür;
Gözlerini bulutlara diker artık
." (s. 50)[2]
 
Açgözlü bir soylu olan Cassius,  Sezar’ın imparator olması halinde Roma’nın mahvolacağını söyleyerek Brutus'un vatanseverliğini ortaya koymanın zamanın geldiğini söyler. En sonunda Cassius ve diğer komplocular, hırsından ve halk desteğinden korktukları Sezar’ı öldürecekler arasına Burutus’un da katılması için ikna etmeyi başarırlar. Brutus “ Sezar’ın kanını akıtmak değil, Sezarlık ruhunu ortadan kaldırmak “ için suikastçılar arasına katılmaya razı olur. “Ah ne olurdu, Casear’ın canına kıymadan Casear’ın düşüncesini alaşağı edebilseydik! Ama ne yazık ki, Kanı akması gerek Casear’ın.”[3]
 
Suiksat planı yürürlüğe gire ve bir grup senatör, Senatoya gücüne geri vermesini rica eden bir konuşma yapması için15 Mart M.Ö. 44 tarihinde Sezar'ı foruma çağırır.
Cassius, Sezar’dan başka Marcus Antonius'u da öldürmeyi planlamaktadır. Fakat Burutus,  Marcus Antonius'u da öldürme planına karşı çıkar.
Komplocular Sezar’ı öldürecekleri yer ve zamanı da tespit etmişlerdir. Sezar, Martın on beşinde Senatoya girerken öldürülecektir.
 
Bu arada bir kâhin Sezar’ın yanına gelerek,  Mart'ın 15'inden sakınmasını tembih eder. Martın on beşi sabahı geldiğinde Sezar’ın karısı Calpumia  o gece kötü bir rüya gördüğünü; ve Sezar'a o gün evde kalmasını söylemiştir. Sezar’ın yanında bulunan Burutus,  Calpumia'nın gördüğü düşü hayra yorarak Senato'nun Sezar'a krallık tacını sunacağını söyleyerek, Sezar'ı evden çıkmaya razı eder.
Sezar’ın sıcak ve içten dostluğu kendisine refakat etmek için gelen Brutus’un yüreğini burkmaktadır.
 
Sezar,  o gün Capitol'a girer.  İlk önce Casca hançerini çekip vurur. Akabinde  Brutus'un da bulunduğu diğer komplocular da Sezar'ı bıçaklamaya koyulur.  Sezar, en son darbeyi vuranlardan birisi olan kişinin en yakın dostu Brutus olduğunu görünce, "Et tu, Bruté?” “ Sen bile mi Burutus!”, “ Sen de mi Burutus ? “ dedikten sonra yere düşer. Sezar ve en yakın arkadaşı Brutus da dâhil olmak üzere altı komplocu tarafından 33 kez bıçaklanır ve ölür.
 
Brutus ve beraberindekiler Capitol Tepesine doğru yürürken şehre şöyle seslenirler: "Roma Halkı, bir kez daha özgürüz!" Sezar’ın yeğeni ve ordu komutanı olan Marcus Antonius un Sezarın naaşı başında  halka kinayeli, tevriyeli ve çok imalı bir nutuk çeker. (Bu nutuk eserin kalbi sayılmaktadır.)   
Marcus Antonius’un nutku şu şekildedir.
 
Dostlar, Romalılar, vatandaşlar, beni dinleyin: Ben Sezar'ı gömmeye geldim, övmeye değil. İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür; haydi Sezar'ınkiler de öyle olsun. Asil Brutus size Sezar'ın haris olduğunu söyledi; eğer böyleyse, bu ağır bir suç. Sezar da onu pek ağır ödedi. Şimdi burada Brutus'la diğerlerinin izinleriyle, çünkü Brutus şeref sahibi bir zattır; zaten hepsi, hepsi şerefli kimselerdir, evet müsaadeleriyle burada Sezar'ın cenazesinde söz söylemeye geldim. O benim dostumdu, bana karşı vefalı ve dürüsttü; lakin Brutus haris olduğunu söylüyor ve Brutus şerefli bir zattır. Sezar Roma'ya birçok esir getirdi, devlet hazinelerini bunların kurtuluş akçeleri doldurmuştu. Acaba Sezar'da hırs diye görülen bu muymuş? Fakirler ne zaman ağlasa, Sezar'ın gözleri yaşarırdı; hırs daha sert bir kumaştan olsa gerek. Fakat gene Brutus onun için haristi diyor; Brutus da şerefli bir adamdır. Siz hep gördünüz, Luperkalya yortusunda ben kendisine üç defa kırallık tacı sundum, üç defasında da reddetti; hırs bu muymuş? Gene Brutus, haristi diyor. Ve şüphesiz kendisi şerefli bir adamdır. 24 Ben Brutus'un dediklerini çürütmek için söz söylemiyorum, buraya bildiklerimi söylemeye geldim. Bir zamanlar siz onu hep severdiniz, bu sebepsiz değildi; öyleyse sizi ona yas tutmaktan alıkoyan nedir? Ey izan! Sen hoyrat hayvanlara sığınmışsın, insanlar da muhakemelerini kaybetmiş. Beni affedin. Kalbim tabutun içinde, şurda, Sezar'ın yanında, tekrar bana gelinceye kadar beklemeli.”[4]
 
Marcus Antonius un konuşması sonrasında Marcus Antonius ile başta Burutus olmak üzere suiksatçiler savaşmaya başlar. Sezar’ın hayaleti Brutüs’ün peşindedir.  Sezar’ın hayaleti intikam peşindedir ve Brutüs’e rahat vermemektedir.
 
Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek lazım. Roma İmparatoru yüce Jül Sezar! Kıymetini bilemediler. Ha senden sonrakilere de gün yüzü göstermedi ruhun, ama iyi bir insandın. Hakkını yediler.”
 
Antony,-  başlangıçta -Sezar'ın yeğeni Octavius'la bileşip Brutus, Cassius ve diğer komplocular ile çatışmaya girer. Suikastçılar Roma’dan sürülür ve iç savaş çıkar. "Olimpos dağı gibi duruyorsa önünde kusurlar, Onları görmeyecek göz, olsa olsa dalkavuk gözüdür." (s. 122)
 
Rakipler Philippi'deki  en son savaş için karşı karşıya gelirler.  Burutus son savaştan önceki gece Caesar'ın hayaletini görür.  Sezar “Philippi'de görüşürüz demeye geldim.” der ve kaybolur. Cassius ve en iyi arkadaşı Titinius yakalanmış Casisus kendini öldürmüştür. 
 
Eser her şeyini kaybeden Burutus’un şu sözleri ile biter :  “Ah Julius Cesear, hala ayaktasın sen Ruhun dolaşıyor aramızda; kılıçlarımızı Kendi ciğerimize saplatıyor bize !”
 
 
[1] MUHARREM UĞURLU, WILLIAM SHAKESPARE’IN JULIUS CAESAR OYUNUNDAKİ ANTONIUS KARAKTERİNİN STANİSLAVSKİ OYUNCULUK YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ Yüksek Lisans Tezi, BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL, 2013
[2] Shakspaere,W,2010, Julius Caesar, 3.Basım, İstanbul, İş Bankası Kültür Yayınları
[3] Shakspaere,W,2010, Julius Caesar, 3.Basım, İstanbul, İş Bankası Kültür Yayınları
[4] Shakspaere,W,2010, Julius Caesar, 3.Basım, İstanbul, İş Bankası Kültür Yayınları
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...