Kaplumbağalar Romanı Ve Özeti Fakir Baykurt


Esa
15.11.2016


Kaplumbağalar Romanı Ve Özeti Fakir Baykurt ile ilgili görsel sonucu

 

İlk Yayınlanma Tarihi: 1967

Yazar: Fakir Baykurt

Türü : Sosyal gerçekçi kurmaca roman


Kaplumbağalar adlı roman Fakir Baykurt’un Türk köylüsünün yoksulluk ve bürokrasi ile savaşı, Alevi kültürü, gelenekleri,  Alevilerin sorunları ve alevi köylerindeki hayat konusunda yazılmış olan sosyal gerçekçi bir romandır.

Bu yazıda romanın tanıtımı yapılacak, romanın tekniği, konusu hakkında bilgiler verilecek, romanın incelemesi ve kısmı tenkidi ile kısa özeti yer alacaktır.

 

ROMAN HAKKINDA


Kaplumbağalar adlı roman Fakir Baykurt’un ilk baskısı 1967 yılında yapılmış olan köylü bürokrasi çatışması,  Alevi köylülerin hayat mücadelesini konu edinen bir romanı olmaktadır.

Fakir Baykurt 1965 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası TÖS’ün ve Türkiye Öğretmenler Derneği TÖBDER’in kuruluşuna katılmış ve TÖS’ün genel başkan seçilmiştir. Lakin 1966 yılında İlköğretim müfettişliğinden uzaklaştırılıp Milli Folklor Enstitüsü’ne uzman olarak atanmıştır. [1]Fakir Baykurt , Kaplumbağalar ve Amerikan Sargısı adlı romanlarını bu yıllarda yazmış, roman yayınlandıktan sonra da Kaplumbağalar yazarın en çok tanınan romanlarından birisi olmuştur.

 

Roman,  Alevî kültürü ekseninde geliştirilmiş bir kurguya sahiptir. Yazar, Alevi köylülerinin  şaraplık üzüm bulamamaları  sorunu ile köylülerin üzüm yetiştirme mücadelesini ve akabinde gelişen olaylar neticesinde bürokrasi ile savaşmak zorunda kalışlarını dile getirmiştir.  Roman bu vaka düzeni bağlamında Alevî köylülerinin  muhtelif gelenek, töre ve inanışlarını da romana konu etmiştir.  


Roman Fakir Baykurt’un Ankara’da müfettişlik yıllarında gördüğü bir Alevi köyünün verdiği ilham üzerine yazılmıştır. Köy romancılığının yaygın olduğu yıllarda yazılmış bu roman Sadri Ertem’in Çıkrıklar Durunca adlı romanında da olduğu gibi Alevi köylülerininn gelenek görenek ve üretim mücadeleleri konusunu işlemiştir.  Sadri Ertem’in Çıkrıklar Durunc adlı romanında da olduğu gibi Alevi köylülerinin sosyal hayatı , yaşama biçimleri ve geleneklerine değinilmiştir. "(Fakir Baykurt, Ankara köylerinde müfettişlik yaptığı yıllarda Ankara’dan Çankırı’ya giden şosenin 101. kilometresinde Elmapınar adında bir Alevî köyünden Kaplumbağalar romanının ilhamını almıştır. Bu köydeki teftiş sırasında Rıza Dikenoğlu adlı bir öğretmenin anlattıklarından yola çıkarak romanını tasarlamıştır. Yazar, romanın yazım süresinde Elmapınar’a 16 kez gidip gelmiştir. "Şermet 2007: 101)."  [2]

Kaplumbağalar, Fakir Baykurt’un köy sorunlarını Alevi köylerinin ve insanlarının sosyal gerçeklerini, dile getirmektedir: Yazar kendi ifadesiyle romanını şu şekilde izah eder. " Bu roman, her türlü teknik ve elektronik araçların büyük gelişmeler gösterdiği ve üretkenliği alabildiğin arttığı bu dünyada, yiyeceği yıllık zahireyi, yanıp kül olmuş topraklardan parmaklarıyla toplamaya çalışan ve varlığını sürdürebilmek için istekle üreten Türk köylüsünün hayatından kesittir."

Roman,  Alevî köylülerin yaşamı ile Alevîlikle ilgili birtakım inanış ve ritüellere de yer vermesi bakımından ilgi çekicidir. Romanda Alevilikle ilgili  " Lokma paylaşma, Hz. Ali sevgisi, ,Cem, Semah, Dedelik Kurumu, deyişme"  gibi Alevîliğe dair geleneklere geniş bir yer ayırmıştır.  Kaplumbağalar , kahramanlarının çoğu Alevî köylülerden oluşan ve Alevîliğe dair olumlu tasvirleriyle dikkati çeken bir eserdir.[3]


Eser MEB ortaöğretime, okurlara, öğrenci ve öğretmenlere tavsiye ettiği okunması gereken Yüz Temel Eser içerisindedir.

" Tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. Ahalisi desen günümüz köylüsü: Hâlâ devletten medet uman, ' Hükümetimiz en iyisini bilir'  diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. Köyün Eğitmen Rıza’sı, Muhtar Battal’ı ve akıllı delisi Kır Abbas’ı gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşine takıp bir bağ kurar, hem de taşlı bir tarlada, bin bir emekle, özveriyle ve gece gündüz çalışarak. Tam ağızları üzümlerle tatlandı, yürekleri umutla doldu derken, hiç ummadıkları bir anda hükumetin tokadını yerler"  ama ne tokat! Bir anda, bürokrasinin çarkında bir çapak olup çıkarlar. Hak hukuk ararlar aramasına ama neyin hakkı, neyin hukuku?

Mazimizde yer etmiş ama bugün hala varlığını sürdüren sorunlara değinen, yalın ama zengin bir dille yazılmış, özgün ve aydınlık bir edebiyat eseri olan Kaplumbağalar, yaratıcı ülkemiz köylüsünün olduğu kadar, onun bürokrasi karşısındaki çaresizliğinin ve cehaletinin de hikayesini anlatıyor."(Tanıtım Bülteninden)" [4]

 

MEKAN


Kaplumbağalar adlı romandaki olaylar Tozak adındaki bir Alevi köyünde geçer.   Tozak, Orta Anadolu'nun bozkırında susuz, bir damla suya muhtaç kıraç bir yerdir.  Yazar bu mekânı " Tozak kırı, koca yeryüzünün üstünde, gene bin yamalı bir yoksul yorganı (s: 360)"  olarak tasvir eder. Tozak Köyü, Ankara’ya 100, Kızılırmak’a 15 km uzaklıkta olan kıraç bir Alevi köyü olmaktadır.  Tozak köyündeki Purluk denilen yöre romanın en kıymetli  mekanı olarak çıkar. Köylüler bu kıraç bölgeyi  bir bağ haline getirmiş ama bürokrasi yüzünden bu bağı ellerinden kaptırmak durumu ile karşı karşıya kalmışlardır. 

ZAMAN


Olaylar 1940 yıllarında orta Anadolu’da Ankara yakınlarındaki Tozak Köyünde geçer. 


KONU

Alevi köyü Tozak’ta düğünlerde şarap sunmak bir gelenektir ama Tozak’ta hiç bağ olmadığından Tozaklılar üzümlerini  Sünni köylülerinden almaktadır. Fakat Sünni köylüler ise günaha ortak olmamak için Tozaklılara üzüm satmak istemezler. Bunun üzerine Eğitmen Rıza, Tozak köylülerini köyün  yakınlarındaki Purluk denilen yerde üzüm yetiştirmeye ikna eder. Köylüler üzüm yetiştirmeyi de başarır. Fakat köye gelen kadastro memurları Purluk'un hazine arazisi olduğu raporunu verince her şey alt üst olacaktır. 

KARAKTERLERİ

Eğitmen Rıza: Tozak köyünün çalışkan, cesur ve mücadeleci  öğretmenidir. Bu köyde doğmuş ve büyümüş, aklı başında, köylüye yardım etmek için çabalayan biridir. 

Kır Abbas : Tozak Köyü'nün  cesur, çalışkan ve azimli bir yaşlısıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen merhametli bir adamdır. . 

Battal:  Köy muhtarıdır

Hamdi Bey:  Kasabalı bir memur


İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ VE LİNKLERİ

Fakir-Baykurt-hayati-eserleri-edebi-yonu/669

Onuncu-Köy- Fakir-Baykurt-romani-ozet-ve-inceleme/67558

Irazcanin-Dirligi-konusu-ozeti-inceleme-Fakir-Baykurt/68143

Kablumbagalar-romani-ve-ozeti-fakir-baykurt/33709

Yilanlarin-ocu-romani-ozeti-fakir-baykurt/33659

Romanın Özeti


Tozak köyü, Ankara'ya 100 km uzakta olan arazisi kıraç; suyu da yok denecek kadar az bir Alevi köyüdür.  Kızılırmak köyün uzağından geçmektedir ve zaten suları da tuzlu olduğu için köye de faydası yoktur.  Zaten suyu da içilecek gibi değildir.

Tozak köyündeki Alevilerin pek çoğu okuma yazma bilmeyen ama geleneklerine bağlı insanlardır.  Bu kıraç köyde Aleviler kendi hallerinde geleneklerini yaşatmaktadır. Tozak’ta düğünlerde şarap sunmak bir gelenektir ama Tozak’ta hiç bağ yoktur ve üzüm yetişmediğinden Tozaklılar, şaraplık üzümlerini civardaki Sünnî köylerden temin etmek zorundadır. Düğünde şarap sunmak ehlibeytin töresi olduğu için Pat Ali yaklaşan düğünü için önceden şarap yapmak derdine düşmüştür.  Pat Ali, köye üzüm satmaya gelen bir çerçinin hakaretine uğramıştır.   Sünni köyleri ise günaha ortak olmamak için Alevilere üzüm satmak istememektedir.

Köyün mücadeleci ve cesur bir eğitmeni olan Rıza, bu tip olaylara şahit olmuş ve Tozak Köyünde üzüm yetiştirmenin yollarını aramıştır. Eğitmen Rıza, bunun üzerine köylülere köyün kuzeyinde olan ve Purluk diye anılan araziyi bağ haline getirip,  burada üzüm yetiştirmelerini önerir.  Bu fikir  köyün muhtarı Battal ve  kıraç arazilerde buğday yetiştirmekten bıkmış usanmış olan Kır Abbas tarafından şiddetle desteklenir.

Herkes hem şaraplık üzümünü yetiştirecek hem de yiyecek üzüme kavuşacaktır. Bütün köy halkı ve Eğitmen Rıza canla başla çalışarak verimsiz, taş dolu, susuz araziyi  imece usulüyle  bağ haline getirirler. 


Oradan buradan zar zor buldukları üzüm çubuklarını da dikip üzüm yetiştirmeyi de başarırlar.  Bağın bakımı için de Kır Abbas sorumlu olur. Kır Abbas evi ile de arası iyi olmayan çok çalışkan bir adamdır. Bu bağ, Kır Abbas için hayatının en önemli meselesi haline gelir. Kır Abbas bu bağı yetiştirmek için gece gündüz çalışır, hatta içinde yatıp kalkar. Bir kaç yıl sonra ürün almaya da başlamışlardır.

Köylülerin Purluk dediği bu bağ  üzümlerin kavunların karpuzların da yetiştiği bir yer haline gelir.  Bu bağ yerine kaplumbağalar da akın etmeye başlar. Çünkü eskiden kıraç bir yer olan Purluk yeşilliklerle şenlenmiş;  sıcaktan bunalan kaplumbağalar da bu yeşilliğe sığınarak bu bağı sığınak olarak kullanmaya başlamıştır. Kır Abbas,  yaşına rağmen hiç para almadan bağın gelişmesi işlerinde çalışmaktadır.

Bir akşamüstü, köye havadan kara bir cisim düşmüş, köylüleri korkutmuştur. Bu düşen cisim bir meteoroloji gözlem aracıdır. Köylüler de bu cismi okulun bir odasına kapatırlar. Ertesi gün köye herkesin mülkünü ölçüp üzerine yazdırdıktan sonra gidecek olan kadastro komisyonu gelir.  Köye gelen kadastro memurları köyün her tarafını ölçüp biçtikten sonra Purluk’u da incelerler. Kadastro memurları  Purluk’un köylülerde ait olmayan hazine arazisi olduğunu tespit ederler.  

Köylü komisyon üyelerine temkinli davranmış ve korktukları da başlarına gelivermiştir.  Çıkan kadastro raporunda Purluk’taki bağın, devlete ait olduğuna ve hazineye devredileceğine kara verildiğini öğrenirler.  Bunun üzerine köylüler, başta Eğitmen Rıza, Kır Abbas ve köy Muhtarı Abbas olmak üzere devlet ve bürokrasi ile uğraşmaya başlar. Köylü, bu bağın kendilerine ait olduğunu ispatlamaya çalışır. Bir çok dilekçeler ve müracaatlar yaparak hiç bilmedikleri bürokrasi ile savaşmaya başlarlar. Ama kadastro komisyonu raporlarını tutmuş,  gerekli işlemleri de yaparak tutanağı hükümete havale etmişlerdir.

Köylülerin araziyi alacak paraları  yoktur. Bağlarını kurtarmaya  isteyen köylülerin  çabaları sonuçsuz kalmıştır.  İkinci yılın ürününü topladıktan  sonra Kır Abbas'ın hayvanları gizlice bağa salmasıyla bağ yeri de yok olmuştur. Roman, bağları mesken tutmuş kaplumbağaların Purluk'u terk edişiyle sonlanır..[5]

 



[2] KARABELA/ŞERBET, Sevim (2007). Fakir Baykurt Hayatı ve Romanları Üzerine Bir İnceleme,

Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi, Ankar

[3] Rezan KARAKAŞ, "KAPLUMBAĞALAR" ROMANINDA ALEVÎLİK OLGUSU, turkishstudies.net/Makaleler/

[4] Fakir Baykurt , Kablumbağalar  100 Temel Eser,Zambak Yayınları,sayfa 345

[5] Fakir Baykurt , Kablumbağalar  100 Temel Eser,Zambak Yayınları,sayfa 345

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
16.02.2018 - 00:19
Fakir Baykurt sevdiğim yazarlardan biri. Bütün romanlarını okudum. Kaplumbağalar orta okulda okuduğum romandı. Kitap okumayı çok sevdiğim için elime geçen bütün kitapları okurdum. Bütün Rus klasiklerini o yıllarda okumuştum. Tabii yaşıma göre ağır romanlardı. O zamanlar pek anlayamasamda kitap okumak benim için büyük bir zevkti. Kaplumbağalar yazısını görünce hemen okudum. O kadar güzel özetlenmiş ki nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Gerçekten samimi duygularımla söylüyorum, böyle donanımlı bir site yok. Özveriyle çalışan herkese sonsuz teşekkürler. Saygılarımla.