Korsan Çıkmazı Hakkında Konu Özet Nezihe Meriç

Ekleyen : ESA , 02 Mayıs 2019 Perşembe aaa Beğen
 
 
Yazıda  “Korsan Çıkmazı Nezihe Meriç”  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Korsan Çıkmazı Nezihe Meriç ”    hakkında bilgiler “Korsan Çıkmazı Nezihe Meriç  ”  romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “Korsan Çıkmazı Nezihe Meriç”  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ESERİN YAZARI HAKKINDA KONU ÖZET ANALİZ
 
Korsan Çıkmazı adlı roman Nezihe Meriç’in  ilk baskısı 1962 yılında yayımlanmış bir romanıdır. Korsan Çıkmazı (1962) yazareın hayatı boyunca yazdığı üç romanından ilkidir. Yazarın diğer romanları ise   Alacaceren (2003)  Boşlukta Mavi’dir.
Nezihe Meriç,  öyküleri  ve romanları Amerika, Almanya, Fransa ve Rusya’da yayınlanan çeşitli öykü antolojilerinde de yer almış uluslararası bir üne kavuşmuş bir yazardır. Eşinin de yazar ve yayınevi sahibi olmasının da verdiği avantaj ile eserleri defalarca basılmış ülke içinde de ün kazanmıştır.  [1]
 
Yazar, Korsan Çıkmazı adlı eseri ile 1962'de TDK Roman Ödülü'nü almış ilk romanı ile romancı unvanını kazanmıştır.  Lisede birlikte okuyan, aynı şehirdeki üniversitelerde okurken de aynı evi paylaşan dostlukları evlendikten sonra da devam eden iki kadının hayatları ve anıları üzerine kurulmuş olan roman yazar Nezihe Meriç’in otuz yaşına kadar ki hayatından bazı izleri ve anıları da içermektedir.  Nitekim romandaki Meli karakteri bir anlamda Nezihe Meriç’in yerine geçmektedir. Meli, yazarın bu romanı yazdığı yaşta, tıpkı yazar gibi edebiyat fakültesine giden, solcu çevreler ile irtibatlı, bir kız çocuğu olan, evli bir kadındır.
"İç yal­nız­lı­ğın­dan kur­tu­la­ma­yan ka­dın­la­rı an­lat­ma­da­ki ba­şa­rı­sı ve şi­ir­li ha­va­sıy­la 1950 ku­şa­ğı­nın öy­kü­cü­le­ri ara­sın­da bel­li bir çiz­gi oluş­turmuş “ [2]olan Nezihe Meriç bu romanında bu yönünü ortaya koymuş;  eserinde modernleşme yoluna giren Türkiye’yi iki kadının hayatı üzerinden yansıtmayı başarmıştır. roman şehir insanlarının hayatından yansıyan kesitleri dile getirmekte, 1960 yılların şehir hayatından kesitler sunmaktadır.  
 
Korsan Çıkmazı romanı okul yıllarından beri ortak bir yaşam süren iki kadının bu günü ve düne gidip gelen anılarını içeren bir yöntem içermektedir. Belli bir vaka planına sahip olmayan roman bu iki kadının gündelik yaşamlarından anılarına gidip gelen bir izlekle yazılmıştır.
Bir vakitler Nazım Hikmet’in  yasaklı  eserlerini  bastırmak suçu ile saklanmak zorunda kalan ve kovuşturmalar geçiren Nezih’e Meriç’in bu romanındaki Avukat Ahmet karakteri yazarın solcu çevreler ile irtibatını ortaya koyan belki de romanın TDK dan ödül [3]almasını da sağlayan  roman için önemli detaydır.  
Ömer Lekesiz Nezihe Meriç'i Öykü İzleri adlı kitabında şu şekilde eleştirmiştir. "Nezihe Meriç öyküye ne verdi ki? Nahif duyarlılıklar, ucuz merhametler, mutfaktan çevreye ideolojik bakışlar… Öyküleriyle Türk öykücülüğüne ne kazandırmıştır ki? Hep sorar dururum, bir öykü dergisi sahibiyle evlenmeseydi, bunca ünlenebilir miydi?"[4]
KONUSU:
 Cumhuriyet değerlerine sahip, modern ve iyi eğitimli kadının yaşamları, anıları, çağdaşlaşma yokundaki Türkiye’nin 1960 yıllardaki durumu, Meli ve Berni’nin ailevi hayatları ve dostlukları romanın konusudur.
ŞAHIS KADROSU:
Meli: Romanın ana karakteridir. Meli,  çocukluk arkadaşı Berni ile çok sadık iki dost modern, özgür düşünceli çevresi ile de bu yaşantısı nedeni ile çok da barışık olmayan bir kadındır. Duygularından çok aklıyla hareket eden Meli sol çevreler ile alakalı evli olmasına rağmen erkek arkadaşları ile oturup içki de içebilen modern bir kadın ve öğretmendir.
Ahmet: Küçükken annesini kaybetmiş ve babası başkasıyla evlenmiştir. Babasıyla anlaşamayan, eş arayan, devrimci olduğu için Meli’nin evinde tutuklanan bir avukattır.
Berni: Meli’nin en yakın arkadaşıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarını hayat tarzı olarak görmekte ama geleneklerine de bağlı kalan , atesit kocası ile bu nedenle zaman zaman tartışan Meli’nin komşusu ve  kızı Su’ya bakan çocukluk arkadaşıdır.
ÖZET:
Beyoğlu’ndaki evine gitmek isteyen Meli, kırk beş dakikadır otobüs durağında beklemektedir. Meli’nin evi  “Korsan Çıkmazı “adı verilen bir sokaktadır.  Oturduğu dairenin üstünde ise en yakın arkadaşı Berni’nin dairesi bulunmaktadır. Meli bu gün işe gelirken kızı Su’yu Beli’nin evine bırakmıştır. Artık yaşına gelmiş olan Berni çocukluk yıllarından beri Meli’nin en yakın dostudur. Berni’nin eşi Turan Bey bir mimardır ve Berni ile Turan Bey’in Bora adında küçük bir oğulları vardır.
Meli, otobüs binmiş evine giderken eski arkadaşı avukat Ahmet’le karşılaşmış,  Berni hakkında da konuşmaya başlamışlardır.  Bu konuşmalar nedeni ile Meli çocukluk yıllarını anımsar. Berni ile çocukluktan beri arkadaştırlar Berni’nin babası bir subay kendi babası ise bir memurdur. Berni ile Meli nasıl iki yakın dost iseler Berni’nin babası ile kendi babası da çok yakın iki dost ve arkadaş olarak yaşamışlardır. Bu nedenle Berni ile Meli hep birlikte olmuşlar, birlikte oynamışlar, birlikte büyümüşler bu günler de dahi bu birlikteliği sürdürmek yolundadırlar.  Üstelik kendi kızı Su ile Berni’nin oğlu Bora da aileden gelen bu dostluk sürecini devam ettirmektedirler.
Meli ile arkadaşı Avukat Ahmet Bey otobüsten indikten sonra bir müddet yan yana yürürler Ahmet Bey ile Meli,  o akşam birlikte yemek yemek için bir karara varırlar. Bunun üzerine Meli kocası Adnan Beyi telefonla arayarak denize bakan bahçeli lokantaya gelirler. Melii arkadaşı Avukat Ahmet Bey ile sohbet ederlerken içmeye de başlarlar. Bu arada Meli, lokantadaki bir şoföre rica ederek kocası Adnan Beyi de getirmesini rica eder. Meli’nin kocası Adnan Bey gelene kadar Avukat Ahmet Bey,  Meli ile dertleşir.
 Ahmet Bey, evlenmeyi düşünmüştür, ama uygun birini bulamadığı için evlenmemiş biridir.  Meli ile Ahmet, sohbet ederlerken Adnan Bey de gelmiştir. Daha sonra lokantadan çıkarlar ve Ahmet Bey onlardan ayrılır. Meli, kocası Adnan Bey ile birlikte Taksim’e doğru yürümeye başlarlar.
Taksim de üç sarhoş onlara musallat olur. Sarhoşlar Meli’ye sarkıntılık edince Ahmet Bey sarhoşlardan birisini yere sermiş Meli de imdat diye bağırmıştır.  Ahmet Bey arka cebinden bir şey çıkartıp sarhoşlara gösterir Bunun üzerine sarhoşlar geri adım atarlar. Polisler gelmiş, hepsini karakola götürmüşlerdir. Sarhoşlar Adana Bey’in kendilerine silah çektiğini iddia ederler.  Oysa Adnan Bey, arka cebindeki pipoyu silah gibi göstermiş sarhoşlar karanlıkta onu tabanca sanmıştır.
Berni ise arkadaşı Meli’nin kızı Su’yu yatırmış Meli ile Adanan Bey’in gelmesini beklerken geçmiş günlerine gider. Berni’nin içinde anlamsız bir sıkıntı vardır. Geçmişine dalan Berni,  yaşadığı küçük şehirden Mahir amcası ile Neyyir’e yengesinin yaşadığı büyük şehre liseyi okumak için geldiği günlere döner. Meli de o şehirdedir. Meli ile birlikte oynamışlar, birlikte eğlenmişler,  dans etmişler, çay içmişler, ders çalışmışlar bir sürü muziplikler de yapmışlardır.
Berni kocası ile iyi anlaşamayan bir kadındır. Mimar olan kocası Turan Bey, alaycı, inançsız ve çok bencil bir insandır Berni ise mukaddesatına düşkün inançlı bir kadındır. Bu nedenle zaman zaman kocası ile tartışmakta yine de evliliklerini sürdürüp gitmektedirler.
Meli ile Adan Bey gelmişler ve Berni’ye olanları anlatmışlardır. Berni ile Meli,  biraz oturup dertleşirler. Berni ile Meli İkinci Dünya Savaşı yıllarını Mahir Amca ile Neyyire Teyzenin evinde  geçirmişler, sonra İstanbul’a gelip bir evin çatı katında  bir odaya yerleşmişler, Berni konservatuvar Meli ise Edebiyat Fakültesine gitmeye başlamıştır. Lisede başlayan birliktelik burada da devam etmiştir.
Meli öğretmenlik yapmaya başlamış,  öğrencilerini düşünmeye sevk eden bir tarzı seçmiştir. İleri görüşlü, açık ve içten karakteri yüzünden çevresi ile çok da barışık olmayan bir öğretmendir.  Avukat Ahmet ile ilgili olarak yaşadığı üzücü bir anısı da vardır. Ahmet’ i  Hukuk Fakültesine giderken tanımıştır. Devrimci bir adam olan Ahmet, bir gün hasta bir şekilde evine gelmiş,   Meli , onu tedavi ederken polisler evi basmış, olay gazetelere “aranan bir militan kötü bir kadınla kaldığı bir evde yakalandı” şeklinde çıkmıştır. Bunun üzerine müfettişler gelmiş, olayı araştırmış, Meli kötü bir kadın damgası dahi yemiş, çevresindeki insanların dedikodu ve alay konusu olmuştur.
Fakat , Ahmet’in militan olmadığı basit bir devrimci olduğu anlaşılınca olay kapanmış, Meli de temize çıkmış ama bu olay Meli’nin anılarında üzücü bir hadise olarak yer etmiştir.
Berni , bir gün  yolda yürürken düşme tehlikesi atlatmış tam da düşecekken hiç tanımadığı bir genç kolundan tutup onu kurtarmıştır. Bu gencin adı Turhan’dır. Berni ile Turhan bu sayede tanışıp evlenirler.  Berni’nin evlenmesi üzerine Meli yalnız kalmış  ama bir gün bir dişçide Berni’nin  çocukluk arkadaşı Adnan ile tanışmışlar. Meli ile de Adnan evlenmiş ve Su adlı bir kızları olmuştur.
Şimdi ise Meli ile Adnan, berni ile Turhan, Korsan Çıkmazı adlı sokakta alt üst oturmaktadırlar.
 
 
[2] Sevtap Dilek Çimen, Bir Yazar, Bir Hayat; Nezihe Meriç Hayatını Kaybetti, http://www.gezenbilir.com/index.php?t
[4] Ömer Lekesiz, Öykü İzleri, Hece Yayınları, 2000


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...