Kral Lear Hakkında Konu Özet Analiz William Shakespeare

Ekleyen : ESA , 11 Mayıs 2019 Cumartesi aaa Beğen
 
Yazıda  Kral Lear,   William Shakespear oyunu hakkında bilgiler, oyunun  özeti,  konusu, ana fikri,   kahramanları, olay örgüsü,   yazar  William Shakespeare hayatı,  diğer  eserleri, Kral Lear,   William Shakespear adlı eserden alıntılar, eser hakkında yorumlar, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi yazar ve eseri arasındaki ilişkiler yer almaktadır
 
Kral Lear,  İngiliz asıllı tiyatro yazarı William Shakespeare tarafından 1605 yılında yazıldığı sanılan trajedidir.
 
Shakespeare bu eserini Monmouth’lu Geoffrey’nin 12.yy’da yazdığı Historia Regum Britanniae adlı eserinde bulunan Kral Lear adlı halk masalından esinlenerek yazmış bu oyun dünyanın en önemli tragedya yazarlarından birisi kabul edilen William Shakespeare’nin en çok sevilen oyunlarından birisi olmuştur.
 
Oyun ilk kez 1608 yılında “Kral Lear’ın Gerçek Tarihi”  “True Chronicle History of the Life and Death of King Lear anf His Three Daughters “ başlığıyla basılmıştır,   oyunun ilk gösterimi ise 1607 yılında Kraliyet sarayına bağlı olan Whitehall Tiyatrosu[1] tarafından gerçekleştirilmiştir. [2]
 
KONUSU
 
Bu tiyatro oyunu,  sahte sözlere aldanarak idareyi yanlış evlatlarına veren bir kral ve Kontun dramları üzerine kuruludur.  Her iki karakter de  sahte sözlere, yalan ve riyaya aldanarak içten ve gerçekten seven evlatlarını dışlamışlar ama  her ikisi de kendi elleriyle sonlarını hazırlamışlardır.
 
 
KRAL LEAR KARAKTERLERİ
 
Kral Lear: Britanya kralı
Goneril: Kralın büyük kızı
Regan: Kralın ortanca kızı
Cordelia: Kralın küçük kızı
Albany Dükü: Gonoril’in kocası
Cornwall Dükü: Regan’ın kocası
Fransa Kralı: Cordelia’nın kocası
Kent Kontu: Sonradan Caius olarak kılık değiştirir
Gloucester Kontu
Edgar: Gloucester Kontu’nun büyük oğlu, sonradan Tom o’Bedlam olarak kılık değiştirir
Edmund: Gloucester Kontu’nun gayrimeşru oğlu
 
 
KRAL LEAR ÖZETİ
 
Kral Lear iç içe geçmiş iki öyküden oluşur.
 
BİRİNCİ ÖYKÜ
 
Kral Lear, oğlu olmayan ve artık yaşlanmış bir kraldır. Artık ölümün yaklaşmakta olduğunu gören Kral Lear ülkesini kızlarına pay etmeye karar verir. Fakat kızlarına adil davranmak ve onlara hak ettikleri kadar yer vermek istemektedir.  Bunun için kendince bir imtihan tasarlar. Bu imtihana göre en iyi yerleri kendisini en çok seven kızına verecektir.
 
Kral Lear, kızlarını karşısına çağırır. Onlara kendisini ne kadar çok sevdiklerini sorar. Albany Dükü’nün karısı olan kızı Goneril, gönlünü Cornwal Dükü’ne kızı Regan, çok parlak ve tatlı sözlerle babalarını Tanrı katına çıkararak ne kadar çok sevdiklerini ballandıra ballandıra anlatırlar. Büyük kızlarının sahte, abartılı,  ballı sözlerindeki riyayı anlayamayan Kral onların o güzel sözlerinden çok hoşnut olmuş ve tatlı dillerine aldanmıştır.
Sıra en küçük kızı Cordelia’ya gelmiştir. Gerçek sevginin süslü laflarla anlatılamayacağına inanan Cordelia, babasına karşı duyduğu sevgi ve saygıyı abartısız, riyasız ve dürüst bir şekilde ifade eder.  Fakat Kral Lear, küçük kızının bu içten ama riyasız ve sade sözlerinden hoşlanmaz.
 
Bunun üzerine Kral Lear küçük kızı Cordelia’ya çok sinirlenip, onu evlatlıktan reddeder.  Kent Kontu müdahale ederek Cordelia’nın daha samimi ama diğerlerinin süslü ve sahte sözler söylediklerini ifade ederek küçük kızı savunmaya kalkışır. Bu defa kral Lear, Kent Kontu’nu da sürgüne gönderir.  Üstelik küçük kızını kovarken ülkesinin topraklarını iki büyük kızı arasında paylaştırır.  Küçük kızı Cordeile ise Fransız Kralı ile evlenir. ‘‘Güzel Cordelia, bu yoksulluğunla daha zenginsin. Terk edilmişliğinle daha değerli, hor görülmüş halinle çok daha sevimlisin.’’
 
Ülkenin idaresini ellerine alan Regan ve Gonoril, ülkenin mutlak hakimleri olabilmek için hem kendileri arasında hem de diğer güç odakları ile çatışmaya başlarlar. İktidarda mutlak hakim olmak için değerli devlet adamlarının yerlerine kendi uşaklarını getirirler.  Entrikalar, cinayetler dalavereler, hatta cinayetler ülkeyi sarsmaya başlar. Kızları yavaş yavaş Lear’ın askeri ve idari gücünü de yok ederler.  İktidarı ellerine alan kızları babalarının en ufak kaprislerini bile çekemez hale gelirler.  Bu yüzden de abalarından kurtulmak için her şeyi yapmaya başlamışlardır.
Tacını kaybettiği için gücünü de kaybeden Kral  Lear,  yozlaşan ülkesinin çöküşünü de engelleyemez. Hatta en sonunda Kral Lear o iki büyük kızı ve işgüzar kocaları tarafından kapı dışarı edilir. Kral yaptığı hataları görmüş,  dünyanın gerçeklerini ve insanların iç yüzünü görmeye başlamışlardır. Önünde eğilenler gücünü yitince onun ile alay eden kişiler olup çıkmıştır. Kral Lear, gururunu, bencilliğini yitirmişi insanlığın ne olduğunu anlamış, gerçek ile sahteyi, riya ile içtenliğin farklarını anlamıştır.  Fakat artık bir Kral Lear değil çaresiz ve zavallı birisidir.  “Ben Lear değilim heralde! Böyle mi yürür Lear? Böyle mi konuşur? Gözleri nerede? Ya anlayışı kıtlaştı, ya zihni uyuştu. Uyanık mıyım acaba?”
 
Kral Lear, artık aklını da kaçırmış sadece soytarısı ile kalmıştır. Soytarısı bile çok acı konuşmaktadır.  ‘‘ Sadece Altın tacını bağışlamadın. Başın da kel kaldığı gibi aklını da bağışladın. “
 
İKİNCİ ÖYKÜ
 
Kont Gloucester’ın Edgar ve Edmund adlarında iki oğlu vardır. Edgar büyük ve yasal oğludur. Diğer oğlu Edmund ise gayrimeşru ve küçük oğludur. Bu nedenle Gloucester’ın mirası büyük oğluna kalacaktır.
Gayri meşru oğlu Edmund babası Gloucester’ın mirasının Edgar’a kalmaması için entrikalar çevirmektedir.  Edgar’ın ağzından yazılmış gibi sahte mektuplar yazarak babasının eline geçmesini sağlar.  Bu mektuplar Edgar’ın babasını devirmek için yaptığı planlar ile doludur. Edmund bu sahte mektuplarla babasını Edgar’ın onu devirmek istediğine ikna eder. Ağabeyi Edgar’ı gözden düşüren Edmund, Edgar’ı da bir çok yalanla kandırıp uzaklara gitmesini sağlamıştır.
 
Gloucester Kontu, Kral Lear’ın en sadık dostlarından birisidir. Kızlarının Kral Lear’a yaptıklarına tahammül edemeyen Gloucester sokağa atılan Kral Lear’a yardım eder.
 
Bunun üzerine Edmund,  bu durumu babasının aleyhine ve kendi lehine kullanır. Kral Lear’ın kızları Regan ve Goneril  ile babasının arasını bozacak büyük bir fırsat olarak kullanır.  Babasını hain ilan ettirir. Bunun üzerine Lear’ın kızları, Gloucester’ın gözlerini oydurarak onu cezalandırırlar.. Cornwall Gloucester’ın hizmetlisi tarafından öldürülür.
 
Cordelia, ablaları tarafından babasının sokağa atılmasana çok içerlemiştir. Cordelia, kocası Fransa Kralını ikna ederek Britanya’ya ordu gönderir.  Babasının intikamını almak isteyen Cordelia kocası ile savaşa katılır ilk önce Kontu  ve babası Kral Learı bulup güvenli bir yere koyar. Kral Lear, küçük kızı Cordelia’nıın kendisini ne kadar sevdiğini de böylece anlamış olur. “Ne o, yaş mı var gözünde! Yoo ağlama! Zehirin varsa ver içeyim. Biliyorum, beni sevmezsin; çünkü hatırlayabildiğim kadarı, kardeşlerin bana kötülük etti; sen olsaydın, hadi, ortada bir sebep var derdim, ama onlar ...”
 
Gloucester ise oğlu Edgar ile buluşur. Edgar başından geçenleri anlatınca yaptığı hataları anlayan Gloucester bu acılara ve sevinçlere dayanamayarak ölür.
 
Fakat Cordeile ve Fransız ordusu savaşı kaybetmiştir.  Lear ve Cordeile esir düşer. “Hayır, hayır, hayır! Gel Cordelia hapse gidelim: orada başbaşa verir, kafeste kuşlar gibi şarkılar söyleriz. Sen hayır duamı istediğin zaman, ben dize gelir, af dilerim. Böylece yaşar gideriz: dualar eder, birbirimize eski günlerin masallarını anlatır, türküler söyler, yaldızlı kelebekleri seyreder, gönül eğlendiririz. Zavallı düşkünlerin birbirlerine verdiği saray haberlerini dinleriz; onlarla konuşuruz da. Kim kazanmış, kim kaybetmiş, kim yükselmiş, kim yuvarlanmış, öğreniriz. Tanrıların elçileriymiş gibi dünyalık olayların muammasını çözer açıklarız. Zindan duvarları ardından, o büyük kişilerin kurduğu fesat yuvalarının, çevirdikleri dolapların nasıl bir an geliştikten sonra darmadağın olduğunu görürüz.”
 
Edmund’un tüm yalanları ortaya çıkmış, tüm maskeleri düşmüştür. Bu nedenle Edmunt’ta intihar eder.  Zaferi kazanan Gonoril ile Regan  babaları Lear ile Cordeile’yi astırırlar fakat  bu defa da Gonoril ile Regan  ülkeyi bölüşmek için bir birlerini öldürürler
 
Krallık Albany, Kent ve Edgar’a kalır.
 
 
 
[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Kral_Lear
[2] Arş. Gör. Umut Barış Taşdemir, Kral Lear’da Babalar ve Çocukları, Medeniyet Sanat - İMÜ Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt:4, Sayı:1, 2018, s. 69-88, E-ISSN: 2587-1684
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...