Kurt Kanunu Hakkında Konu Özet İnceleme Kemal Tahir

Ekleyen : ESA , 13 Nisan 2019 Cumartesi aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “Kemal Tahir ‘in   Kurt Kanunu “   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Kemal Tahir ‘in   Kurt Kanunu ” hakkında bilgiler “Kemal Tahir ‘in   Kurt Kanunu “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “Kemal Tahir ‘in   Kurt Kanunu “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ROMANIN YAZIMI BASIMI KONUSU İÇERİĞİ HAKKINDA 
 
Kurt Kanunu adlı roman Kemal Tahir,  tarafından ilk kez 1969 yılında ilk basılan tarihi bir dönem romanıdır. Kurt Kanunu" romanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e (Sarı Paşa) yapılan "İzmir Suikastını" anlatmaktadır.
 
Esir Şehrin İnsanları adlı romanında işgal günlerindeki İstanbul’da yaşananları anlatan Kemal Tahir , Yorgun Savaşçı  adlı romanında kurtuluş savaşı yıllarını bu romanında ise Cumhuriyetin ilanından sonraki günleri aktarmıştır.
 Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’e yapılan ve "İzmir Suikasti" olarak tarihe geçen olayların perde arkasını aralamak maksadı ile yazılmış tarihi ve bir dönem romanı olmaktadır.  Cumhuriyetin ilanından sonra İttihatçılar güçlerini sürdürmek istemişler,  çok partili hayat geçiş sürecinde ise Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurmuşlardı. Fakat bilindiği gibi Şeyh Sait isyanı gerekçesi ile bu parti kapatılmış,  Takrir-i Sükûn yasası ile basın susturulmuş ve muhalifler iyice suskun kalmak zorunda kalmışılardı.
İzmir Suikastı kimilerine göre bazı muhalifleri ortadan kaldırmak için düzenlenen bir tertip,  kimilerine göre ise iktidarı ele geçirmek için yapılan gerçek bir suikasttı. Fakat Kemal Tahir bu romanında her iki görüşten de farklı bir şekilde bu olayı aktarmış roman  bu suikasta farklı bir yorum getiren açıdan yaklaşmıştır.
 
Roman ''Kanlı tuzak'' ''Sürek avı''  ve ''İnsanlık sorunu'' başlıkları altında üç bölümden oluşur.  Romanın her bir bölümünde kahramanlar değişmekte, her bölümdeki olaylar da farklı kahramanlar ve anlatıcıların bakış açılarından aktarılmaktadır. Romanda dikkatleri çeken üç ayrı kahraman bulunur. Birinci bölümde İttihat ve terakkinin ünlü fedaisi Abdülkerim Bey, İkinci bölümde Kara Kemal yani Küçük Efendi, Üçüncü bölümde ise, Kara Kemal’in ile çocukluk arkadaşı olan Emin Beydir.
"Kurtlukta düşeni yemek kanundur” Tezi üzerime kurulan roman her üç bölümünde bu üç ayrı kahramanın bakış açısından anlatılmaktadır.
 
Roman Kara Kemal’in ağzından çıkan şu cümle ile yazılış maksadını da ortaya koymuş olur. “Bir türlü, komitacılıktan kurtulup devlet adamı olamadınız, bu yüzden koca Osmanlıyı on yılda batırdınız
 
KONUSU:  
İttihat Terakki içindeki bazı idareciler - Sarı Paşa' yı yani Atatürk’ü öldürmek istemektedir.   Atatürk’e düzenlenen “İzmir Suikastı” Cumhuriyet’in ilanı sonrasında İttihat ve Terakki’de yaşanan iç hesaplaşmalar, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında izlenilen politikalar romanın konusunu teşkil eder.
Kurtlukta düşeni yemek kanundur" korkusunu her an enselerinde hissederek yaşayan köşeye kıstırılmış, kendileriyle ve geçmişleriyle, içinde bulundukları zamanla hesaplaşan insanları anlatıyor Kemal Tahir, Kurt Kanunu'nda. “  Tanıtım Yazısından
 
ROMANDA KARAKTERLER
 
Kara Kemal: Abdülhamit idaresinde İaşe nazırı olmuş; ticaret ile uğraşmaya başlamış bir banka, beş şirket sahibi zeki, ölçülü, ilerisini görebilen bir adamdır.
Emin Bey: Eski İttihatçı ve Kara Kemal’in çocukluk arkadaşıdır. İttihat ve terakkiden ayrılıp  tarafsızlığı seçmiş yine de suikaste dahil olmuştur.
Abdülkerim:  Romanda "Filinta Kerim" adıyla anılan - gerçekte ise Abdülkadir  -İttihatçıların en ünlü suikastçısı; sakin yapılı, sinirleri sağlam, gözü yükseklerde zeki, birazda çapkın, iradeli ve deli dolu bir karakterdir. Sonuna kadar Kara Kemal’e sadık kalmıştır.
 
 
ÖZET:
1925 yılı ile 1930’lu yılları arasında İttihat ve Terakkiciler içindeki bir grup, Mustafa Kemal’i ortadan kaldırarak ülke idaresini ele geçirme planları yapmaktadır. Abdülkerim, Sarı paşayı vurdurmak için Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf ve Laz İsmail'i ikna etmiştir. Her şey plana uygun olursa Sarı Paşa ölecek Abdülkerim ‘de hükümeti kurup ülkenin idaresini eline alacaktır.  Bu suikast için Sarı Edip, Baytar Rasim, Muarif Nazırı Şükrü Bey’de Abdülkerim’in destekçisi olmaktadırlar.
Eski Ankara Valisi olan Abdülkerim Bey bu planda rol alan Lazistan mebusu Ziya Hurşit Bey’ ile onun adamları Laz İsmail ve Gürcü Yusuf’u, 1926 Temmuz’unda Gülcemal Vapuru ile İstanbul’dan İzmir’e yolcu ederken ülkeyi ele geçirme hayalleri kurmaktadır.
 
Eğer bu suikast başarısız olursa Ziya Hurşit Bey, tüm sorumluluğu üzerine alacak, kendisi kurtulacaktı.  Abdülkerim Bey birkaç gün sonra gazetelerden İzmir Suikastının başarısız olduğunu ve tertip edenlerin de yakalandığını öğrenmişti. Üstelik gazeteler azmettiricilerin de aranmakta olduğunu haber veriyorlardı. Baytar Rasim; Abdülkerim’in yanına gelerek işin içinde olmadığı halde Kara Kemal Bey’in de suikasta dâhil edildiğini söyledi.  Bunun üzerine Abdülkerim işin içinde bir iş olduğunu anlayarak büyük dostu Kara Kemal Bey’i buralardan uzaklaştırmaya karar vermişti.
Abdülkerim, eski İttihat ve Terakki arkadaşı Kara Kemal’i Cerrahpaşa’daki evine giderek buldu.  Ama bu işe onu nasıl bulaştırdıklarını ve hiçbir suçu olmayan Kara Kemal’e olanları nasıl anlatacağını bir türlü bilemiyordu. Bir iki kez "abi gel buraları birkaç günlüğüne terk edelim” dedi, ise de  Kara Kemal bunu anlamsız bulmuştu. Tam bu sırada Kara Kemal’in adamı olan Hasip Efendi polisin Kara Kemai’i aradığını söyleyince Kara Kemal’in hiç haberi ve dahli olmadığı halde Sarı Paşaya suikast işine karıştırıldığını bu suikastın onun üzerine yıkılacağın haber vermek zorunda da kalmıştı.
 
Kara Kemal kaçmanın suçu kabul etmek olacağını söylese de kurtuluşun olmadığını anlayınca kabul etmek ve Abdülkerim ile kaçmaya karar vermişti.  Yanlarına bir miktar para alan iki dost olayların iç yüzü meydana çıkana kadar ortaya çıkmamak üzere çeşitli evlerde saklanmaya başlamışlardı. Son olarak Belgrat ormanlarındaki bir çiftlikte gizlenmişler ama Abdülkerim,  bu çiftliğinde basılacağını haber almış ve baskıncılara pusu kurup baskından kurtulmuşlar ve yolda ayrılmışlardır.
 Kara Kemal, çocukluk arkadaşı Emin Bey’in İstanbul Aksaray’daki evine bitkin hâlde gelip bu eve sığınır. Kara Kemal, İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkûm olduğunu ve yakalanacağını anlayan Kara Kemal, intihar eder.
Emin Bey, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanır; beraatına karar verilir. Ancak Emin Bey, Kara Kemal’i kurtaramadığı için çok üzgündür. Romanın sonunda bir gece yarısı diğer kaçak Abdülkerim de Emin Bey’in evinin kapısını çalar. Emin Bey’in kız kardeşi Perihan, onu içeri almaz. Emin Bey durumu öğrenince Abdülkerim’i İstanbul sokaklarında arar, ancak Abdülkerim karanlıklarda kaybolmuştur.
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...