Macera-yı Aşk ve Abdülhak Hamit Tarhan


Esa
11.5.2020



Macera-yı Aşk, Abdulhak Hamit Tarhan’ın 1873 yılında yazılmış olan  ilk piyesi – oyunu dur.


Mâcerâ-yı Aşk ile başlayan yazarlığı Hakan ile son bulmuştur. Namık Kemal ‘i birinci Üstat olarak kabul eden Hamit 1873’te Recaizade Ekrem ile de tanışmış, onu da İkinci üstat olarak kabul etmiş, ama Şinasi’den de etkilenmişti.Recaizade Ekrem ile tanıştığı 1873 yılında Namık Kemal ve Ekrem’in tesirlerinde ilk eserlerini yazmaya başlamıştı. Nitekim Tahran hatıralarını anlatan “Maceray-ı Aşk”  onun ilk oyunu olarak 1873 yılında kaleme alınmış oldu.

Abdulhak Hamit Tarhan-, evliliğinin ilk yıllarında ilk şiirlerini de yazmaya başlayarak edebiyata adım atmıştır. Abdulhak Hamit Tarhan-1874 yılında ağabeyi Nasuhi Bey’in  girişimi ile  Pirizade ailesinden on üç yaşındaki Fatma Hanım ile evlendirilmiş, Abdülhak Hamit, eşi Fatma Hanımı da alarak İstanbul’a dönmüş  [1] Duhter-i Hindu adlı  eserini de bu evliliğinin ilk yıllarında yazmıştı. “Maceray-ı Aşk”  ile başlayan tiyatroculuğu üstat olarak kabul ettiği Namik Kemal’ in etkisi altında devam etmiş,   Namik-Kemal’in-Zavalli Çocuk  adlı eserini örnek alarak İçli-Kiz- gibi eserler de yazmıştı. Nitekim Namık Kemal ‘in etkisi bu ilk oyununda da görülmüş, Abdulhak Hamit Tarhan’ın bu  eserdeki konuşmalar Namık Kemal’in makalelerini andıran bir üslupla kaleme alınmıştır. [2]1873 yılında yazılmış olan eser,  sanki içine doğmuş gibi Abdülhak Hamit’in görevli veya Büyükelçi olarak gideceği ülkelere duyduğu özlemi yansıtmaktadır. Eserin dört perdesindeki mekânlar açık ortamlarda ve doğa ortasında geçmektedir. “Macera-yı Aşk”, Tahran yolculuğunun bir hatırası olarak İstanbul dönüşünde yazılmıştır.

Mâcerâ-yı Aşk, yazarın ilk tiyatro  eseri  olması nedeni ile teknik yönlerden bazı kusurlar taşır. Namık Kemal’in tesirlerinin açıkça görülüğü eser, Namık Kemal’in makalelerini andıran bir şekilde ağır ve ağdalı bir dil ile yazılmıştır.  Yazarın bu ilk oyunu da sahnelenmekten ziyade okunmak için yazılmıştır. “Hâmid'in hiçbir eserinde mükemmelliğe ulaşma çabası yoktur. Sonu gelmez zikzaklar, beklenmedik çıkışlarla doludur. Bu yüzdendir ki devirler değiştikçe, onun oyun ve şiirlerinin sayfalarında da olsa isyanlara yol açan özleyişleri hayatta yerleri alıp gerçekleştikçe, bir dönemin yol açıcı yenilikçi şairi de eskimiş ve edebiyat tarihindeki köşesinde kendi kendisine bırakılmıştır.”[3]

 Eser karmaşık ve kalabalık bir aşk hikâyesini konu edindiği “Macerâ-yı Uşşak” adını alır. Eserin ana fikri Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” adlı oyunundaki gibi “ Evlenecek olan çiftler birbirlerini görüp tanıdıktan sonra evlenmelidir.”  ana fikri işlenmiştir. 

Dört perdelik olan eser sırasıyla otağlarda, dağ kulübesinde, kırlarda ve 16. Yüzyılda Keşmir yakınlarında soyları Aksak Timur Han’a dayanan bir beylikte geçmektedir.[4]


MACERA-YI AŞK ÖZETİ

Eser evliliklerin nasıl yapılacağı hakkında bilgiler vererek başlar. Eser dördüzlü bir aşk hikâyesine dayanır.  Safevi hükümdarı Şah İsmail’in torunu Haydar Mirza, Keşmirli Sakibe Sultan’a âşık olur.
Keşmir civarında bir kabile reisi, kızı Sakıbe Sultan’ı kardeşinin oğluna vermek niyetindedir. Fakat kız, kimliğini saklayarak o delikanlının hizmetine girmiş başka bir genci, Haydar Mirza’yı sevmektedir.


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış