Ödüllü Şiir Yarışmasına Katıl (YENİ)

Mahşer Romanı ve Özeti ( Peyami Safa)

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen

MAHŞER-PEYAMİ SAFA 
   MAHŞER  - PEYAMİ SAFA

 

ÖZET
 
Yazıda “Peyami Safa- Fatih Harbiye ”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Peyami Safa- Fatih Harbiye ” hakkında bilgiler “Peyami Safa- Fatih Harbiye   “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “  Peyami Safa- Fatih Harbiye “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
KİTABIN KONUSU:

Nihad’ın Muazzez’e aşkını ve düşündüğü İstanbul’un nasıl değiştigini ,devletin ne kadar kötü duruma düştüğünü anlatıyor 

 
 KİTABIN ANAFİKRİ:
İnsan ne kadar kötü duruma düşerse düşsün hayatından bezmemeli, aşkını sevgisini kaybetmeyip sabretmelidir.

OLAYIN KAHRAMANLARI

NİHAD:
Çanakkale’de savaşmıs genç bir askerdir. İyi ve dürüst bir insandır. Yeterince onurlu ve gururlu bir insandır. Ayrıca Muazzez’i çok seviyor. MUAZZEZ:Genç ve güzel ,iyi bir aile terbiyesi almış ,insanları seven ve onlara değer veren namuslu bir kızdır.Çok sabırlı bir insandır.Nihad’ın kendisini sevdiği gibi o da Nihad’ı çok seviyor.
SENİHA HANIM:Bir kaç kez evlenip boşanmış en sonunda kendi gibi sahtekar biriyle evlenmiş,zeki, işten pazarlıklı bir kadın.Çıkarları uğruna her şeyi yapan ahlaksız bir kadın.
MAHİR BEY:Seniha’nın kocasıdır.Tüccardır ama gelirinin çoğunu devleti soyarak karşılayan namussuz bir kişidir.Mahir Bey ve Seniha Hanım tam birbirine uyumlu dolandırıcı bir çifttirler.
ALAADDIN BEY:
Mebus ve ayrıca bir gazetenin sahibidir.Seniha’nın etkisinde kalan dalavereci bir şahıstır.Bu adamın da Seniha ve Mahir Beyden geri kalır yanı yok.
FAİK: Nihad’ın en yakın arkadaşıdır.İyi ve her zaman yardım sever biri olarak romanda görülür.Nihad’ı çok seviyor.Çok iyi kalpli ,arkadaşları için yaşayan bir adam  arkadaşları için her şeye katlanan iyimser bir insandır.
EMİNE HANIM. Faizci,sadece paraya deger veren , beş para etmez bir kadındır.
ŞÜKRİYE HANIM: Nihad’ın ev sahipliğini yapmış,ihtiyar ve oldukça iyi bir kadındır.  

                             
ROMANIN YAŞANDIĞI TARİH:  ÇANAKKALE SAVAŞI DÖNEMİ   

ROMANDAKİ MEKÂNLAR  
 Defter-i Hakaniye,köşk ,  deniz kenarı,Cağoloğlu, müdüriyet 
 
MAHŞER ROMANININ ÖZETİ

 Çanakkale gazisi Nihat, İstanbul’u tam üç senedir  görmemiş ve İstanbul’a   çok büyük  hayallerle gelmiştir. Eski bir tanıdığı olan  Müftü hamamında   uzak akrabası   ihtiyar  bir kadın olan Hatice Hanım’ın yanına gelir zaten başka kimsesi de yoktur. Teyzenin evine doğru yürürken köşe başında bir bekçi onu görmüş ve tanımıştır. Bekçi, Nihad’a Hatice  Hanım ‘ın öldüğünü ve  evini kiraya verdiklerini  söyler.
Nihat  oradan ayrılmıştır ama kalacağı hiçbir yer yoktur. En  yakın tanıdığı Cibali’deki arkadaşı  Faik babasıyla yaşadığı kulübe gibi evlerine gider. Fakat artık sabah olmuştur. Nihad,  Faik’e cepheden  geldiğini söyler ve Faik’in evinde uyur.
Uyandığında Faik’e “Daha sabah olmadı mı? “ diye sorar. Faik “Sabah oldu, öğle oldu, ikindi oldu, akşam oldu şimdide gece! “  gece diye cevap veriri.  Faik odadan çıkınca baktığı aynada kendisini tanıyamaz. Faik Nihat’ın banyo yapması için hazırlık yapar. Banyo ve yemekten sonra sohbet ederler. Nihad tekrar yatar ama uyuyamaz. Kibrit ışığında evi gezmek isteyince Faik ile babasının uzun ve alçak bir minderin üstünde sırtlarına paltolarını giymiş, ayak ayağa uyuduklarını görür. Baba oğul kendisi için yataksız kalmışlardır.
Nihad, bol teşekkür dolu bir mektup yazıp evden ayrılır. Maarif Nezaretinin önünde İş başvurusu için bekler. Bir memur Nihad’ı odasına çağırır. Nihad kirli potinleriyle temiz ve parlak odanın içine girip müdüre halin anlatır ama işe giremez.
.Durumunu anlattı ama işe alınmadı. Rastgele, postane  karşısındaki hanlardan birine daldı, merdivenleri çıktı,kapının yaftalarına bakmadan rastgele bir odaya girdi.Kapıdan içeriye adımını attı.Koltuğun birinde çok güzel bir kadın oturuyordu. Karşısındaki  koltukta ise zayıf ,uzun boylu bir adam uzanmıştı.Gizli bir şeyler konuşuyorken susmuş gibiydiler.Koltuğa uzanmış erkek yerinden kalkmadan sordu:  Ne istiyorsunuz?
Çanakkale’den yeni geldim,gazi ihtiyat zabitiyim iş arıyorum.
Adam ne işi diye sordu?
Nihad ne olursa,adam usul defteri,muhasebe  falan biliyor musun?
Nihad mektepte okuduk ama …
Gazilik ,mazilik o kadar mühim değil.Piyasa hakkında bilginiz var mı?  Nihad bu sorulara cevap ararken  gözleri kadının bakışlarıyla karşılaştı.Güzel mahluk ,hiç kırpışmayan uzun kirpikleri,balmumu gibi yuvarlak,büyük,siyah gözleriyle  ona kuvvetli bakıyordu.Telefonun zili çaldı.Erkek konuştu ve Nihad’ı umursamadan odadan çıkıyordu.Kadına ben on beş dakika sonra gelirim dedi.Beni soran olursa gelmicek de dedi.Çıktı gitti.Nihad döndü kapıdan çıkıyordu.Kadın biraz durunuz dedi.Nihad kıpırdamadan kadına döndü.Kadın Nihad’a  tahsiliniz iyi midir?dedi.
Nihad zannederim .
Fransızca bilir misiniz ?
Nihad bilirim dedi.
Kadın Beyoğlunda  bir Mir terzihanesi var,hatırlıtor musunuz?
Evet hanım efendi  dedi.
Onun karşısında sava oteli var , o oteli geçin yeni yapılan beyaz bir apartman var.Yarın saat on bire doğru oraya üç numaraya geliniz.Biz orada otururuz.Demin ki zat zevcimdir.Birde kız çocuğumuz var.Ona bir muallim arıyorduk.Siz bu vazifeyi yapabilirsiniz , değil mi?
Nihad,  gururla :
Şüphe mi var ?  Zaten muallimdim.
Yarın bize geliniz .Akşam zevcimle konuşup kararımı size bildiririm.
Nihad apartmana gitti.Üç numaralı kapının zilini çaldı.Bembeyaz önlüklü, genç kurnaz bakışlı bir hristiyan hizmetçi kızı, Nihad’ı görür görmez ,kaşlarını çattı ve kapının kanadını iterek aralığını azalttı.
Kimi   istiyorsunuz ?
Beyefendi, yahud…H anımefendiyi…
Siz kimsiniz?
Nihad muallim dedi.
Hizmetçi kapıyı yüzüne kapadı biraz geçtikten sonra  açtı içeriye buyur etti.Bir koltuk gösterdi oturması için  Nihad odaya geçti .Masanın üzerinde kartvizit sepeti vardı.Nihad birini eline aldı okudu.Demek buraya Alman dostları da geliyorlar!diye düşündü ve  güldü.
Yüksek ve madeni bir ses yükseldi.
_Safa  geldiniz!
Nihad hemen kartı bıraktı ve kadına doğru döndü.Hanımefendi karşısında idi ;hanımefendi ,beyaz ipek bir entariyi kabartan sıkı eti vücudu ile ,omuzlarına kadar göğsü çıplak ,saçları dağınık ,yüzü fazlaca pembe ,göz kapakları şiş ve siyah  gözleri  mahmur   hanımefendi , yataktan yeni kalkmışa benziyor, mültefitte görünüyordu.
_Vaktinde geldiniz .  Biraz daha gecikseydiniz ,mürebbiyesi  çocuğu gezmeye çıkaracaktı.Gece zevcimle konuştuk .Şimdilik tecrübe için  derslere başlayabilirsiniz.
Çocukla tanıştırmak için küçük bir odaya girdiler . On yaşlarında bir kız pencere kenarında ki masanın üzerine  bebeklerini  dizmiş  oyun oynuyordu.Odaya annesi ile   bir  yabancı  girdiğini  görünce  kafasını kaldırıp   baktı ve  oyununa geri döndü.
Kadın kızını çağırdı kız duymadı.  Bir daha seslendi duymamazlıktan geliyordu.
Kadın yani Seniha Hanım sert bir sesle Perizad  gel buraya dedi.
Kız annesinin yanına gitti ve Nihad’la tanışmasını elini sıkmasını istedi.
Perizad elini uzattı ve Nihad’ın elini sıktı.
Annesi haydi bakalım masanı ,kitaplarını beye göster .Şimdi derse başlayacaksın , yoksa gezme yok sana.
Annesi Nihad’a döndü.Biraz yaramazcadır;sizi belki yoracak.Nihad nezaketle eğildi.Zararı    yok, çocuktur .Kadın odadan çıktı.Nihad hani kitabını göster bakayım ?
Çocuk kitabını aramıyor bebeklerle oynuyordu.Nihad sabretti.Sonunda çocuk masanın kapağını   açtı, içinden  güzel ciltli  bir kıraat   kitabı  çıkardı,uzattı.
Nihad kitabı açmadan  çocuğa soru soruyordu.
Sen şimdiye kadar ders aldın mı çocuğum ?
Çocuk Nihad’a
Evet aldım .Muazzez ablam  okutuyordu.
Muazzez ablan burada muallime miydi?
Hayır   o  bizim  akrabamızdır .Burada oturur.Hem de  benim mürebbiyemdir.
Peki    göster  bakayım   nereye kadar okudun?
Kitap   açıldı ,çocuk  yirmi sayfa elle  gösterdi.
Nihad rastgele bir sayfa açtı ve  çocuk okudu.
Çocuk Türkçe öğrenmek istemiyor.Fransızca  öğrenmek istiyordu.Muazzez’le Nihad tanıştılar.Nihad işi gereği  her gün  geliyordu. Nihad   Muazzez’e aşık olmuştu.Tabi   Muazzez ‘de Nihad’a aşıktı.Muazzez’in annesi ölmüş akrabası olan dayı  dediği  Mahir Beylerde kalıyordu.Muazzez görgülü ve  hoş  bir kızdı.Perizad’ın duğum günü vardı.Eve bir çok davetli gelmişti.Nihad ‘da gelmişti.Alaaddin Bey ve bir çok insan gelmişti.Salon ve yemek odası  çok doluydu   oturacak yer bile yoktu.Muazzez ve Nihad  Seniha Hanımların odasının balkonuna çıktılar orada sohbet ediyorlardı.Daha sonra Seniha Hanım ve Alaaddin  Bey odaya girdiler.Aralarında gizli konuşmalar yaptılar  sonra çıkıp gittiler.Alaaddin Bey biraz laubali  bir insandı.Seniha Hanım ise birkaç kez evlenip boşanmış sonrada Mahir Bey ile evlenmiş çok uyanık bir kadındır.Alaaddin Bey  Muazzez’e talip olur.Muazzez Alaaddin Bey’i  hiç sevmem.Mahir Bey ve Seniha Hanım evlenmelerini isterler ama Muazzez istemez.Seniha Hanım Muazzez ve Nihad’ın  birlikte olduklarını biliyorlardır ve Mahir  Bey’e söyler.Mahir Bey  Muazzez’e Nihad’la  dolaşmaması   konusunda  uyarıyor.Nihad  Muazzez’i kaçırmaya karar verir.Muazzez’e söyler ve o da kabul  eder.Muazzez’in  annesinden kalan  biraz  birikmişi vardı.O akşam  evde  yemek  vardı.  Alaaddin Bey başta olmak üzere  bir çok kişi daha   Nihad  ise  aşağıda Muazzez’i  bekliyordu.Muazzez   misafirler  gittikten  sonra  kaçacaktı.Nihad  kaldırıma oturup  Muazzez’i bekledi.Gece yarısı  olmuştu ne gelen vardı nede  giden  Nihad sabırsızlanıyordu.Evin  tüm  ışıkları sönmüştü.Nihad’ın gözü apartman kapısının üzerindeydi.Aklında bir   çok   soru vardı.Muazzez gelmezse ne yapacaktı?Apartman kapısından içeriye  girdi  yukarıya çıktı.Muazzez bavullarını toplamıştı.Nihad’la birlikte bavulları indirirken kapıcı gördü.Nereye diye soru sordu onlarda  hemen cevap verip apartmanı terk ettiler.Cibali’de oturan Faik’in evine gittiler.Faik Muazzez’e bir oda ayarlamıştı.Her  şey   çok eskiydi.Muazzez  odasına  çıktı biraz  sonra  yanlarına  geldi.Çok korkmuştu çünkü odasında kocaman bir fare varmış.B u  şekilde  idare ettiler.Faik  ,Haldun,Nail,Necdet  ve Şevket  ,  Nihad ve  Muazzez’e  sürpriz hazırlamışlardı.Bu ev pek iyi değildi.Muazzez sofratı kurmaya başladı.Konserve kutularındaki yiyecekleri yarısı kırık tabakların içine koydu ve sofrayı kurdu.O akşam aşk ,kadın, felsefe her şeyden konuştular.Nihad’ın arkadaşları bir oda hazırlamışlar.Yatak ve benzeri eşyalar.İkisini de zorla  içeriye  soktular ve  üzerlerine  kapıyı kitlediler.Necdet  kapının önünde  kemen çalıyordu.Muazzez pencerenin  önündeki   koltuğa  oturdu  ve  dışarıyı  seyretmeye  başladı.Nihad ‘da  karşı koltuğa  oturdu  ve  o da   dışarıyı  seyrettiler sabaha kadar.Nihad’la  Muazzez    daha sonraki  günlerde  evlendiler.Çokta iyi olmayan bir ev tuttular.Muazzez’in parasıyla birkaç eşya aldılar.Bu şekilde yaşıyorlardı.Muazzez  Nihad’a  apartmanda annesinin hakkınında  olduğunu söyledi.Faik’in  babasının Defter-i Hakaniye’de  tanıdığı Hacı Hüseyin Bey’in yanına gittiler.O yardımcı olmaya  çalışıyordu.Nihad’la  Muazzez hayaller  kuruyorlardı.Aradan biraz  vakit geçtikten sonra Hacı  Hüseyin Efendi’nin  yanına gittiler ama hasta olduğu için işe gelmiyormuş.Tüm hayalleri bitmişti.Paraları arttık tükenmişti.Kerim Bey adında bir romancı ile  taşındı.Ona  yazılar veriyordu.Ev sahipleri Emine  Hanım  çok para göz ve sevimsiz bir insandı.Kira parası geciktiğinde  faiz ekliyordu.Nihad paraları bittiği için arkadaşlarının olduğu kahveye gitti.Paraya ihtiyaçlarının olduğunu söyledi.Tiyatrocu Rıza Bey Nihad’a  para verdi.Tiyatroda oynaması için iş teklif etti.Nihad kabul etti dediği saatte tiyatro salonuna gitti ama  kimse yoktu.İki gün sonra tiyatro oyunu sergilenecekti.O  gün gelmişti ve oyuncular ortada yoktu .Nihad ve bir kişi  oyuncuları bulmaya gittiler.Oyuncular hem sarhoş  hem de çok para istiyorlardı.Getirebildikleri aktörleri  getirdiler.Rıza piesi Nihad’ın  eline verdi.Sen zeki adamsın diyordu.Salon  dolmuştu.Mahir Bey ve Alaaddin Bey’de gelmişlerdi.Perde açıldı ve Nihad kanter içinde kaldı.Aktörlerin hepsi sarhoş hepsi Nihad’ın bakıyorlardı.Seyirci  hiç  memnun  değildi.Birden ortalık karıştı ve  Mahir Beyler Nihad’ı gördüler.Nihad eve döndü.Muazzez çok hastaydı.Gece yarısı  kapı çaldı  Nihad  kim  o  dedi.Bir  erkek sesi müdüriyetten geliyorum  dedi.Nihad  kapıyı  açtı  ve kendisini almaya geldiklerini  söylediler.Nihad gitmek istemese  de  zorladılar.Muazzez  içerde baygın şekilde yatıyordu.Nihad hemen Emine  Hanımı çağırdı Muazzez’in başında durması için.Nihad’ı müdüriyette hapse attılar.Tiyatro salonunda ki çıkan olaylar için hapse atmışlardı.Nihad’ı merdivenden aşağıya  doğru  attılar yuvarlandı .Etrafına  iki tane yan kesici üşüştü.Nihad’ın parasını alacaklardı.Köşede oturan adam  Nihad’ın  başına  üşüşenleri  engelledi.Bu adam  bir doktormuş.Bu adam  pek çok suçtan içeriye girmiş ve  kimseden korkusu olmayan bir adammış.İçeride kaldıkları sürece Nihad’a  pek çok öğüt verdi.Aradan   biraz  vakit geçtikten sonra  gardiyan  para toplamaya  geldi.Para verenlere  yemek getiriyormuş.Nihad’da bozuk para olmadığı için doktor  ısmarladı.Aradan biraz zaman geçti ve bir adamı merdivenden yuvarladılar bu adam çok yaşlı olduğu için yuvarlanınca  öldü.Doktor gardiyanları çağırdı adamı götürmeleri için.Sonunda Nihad  hapisten  çıktı evine gitti.Evde Muazzez  yoktu .Seniha  Hanım Muazzez’i eve  götürüp bakmış. Muazzez eve geldiğinde Nihad pencerenin önündeydi.Muazzez ve Nihad birbirlerine bir çok şey söylediler.Nihad çektiği acıları söylemek istiyordu.Muazzez’de acı çektiğini söylüyordu.Nihad Muazzez’e susmasını istedi.Muazzez Nihad’a apartmana  gitme  konusunda ısrar etti  ama gitmedi.Araları bozuldu  ve Muazzez  evi terk etti.Nihad arkasından gitti ama yetişemedi.Nihad bu evden taşındı başka bir mahalleye taşındı.Buradaki insanlar  çok iyilerdi.Ev hanımı Şükriye  Hanım  çok iyi bir kadındı.Nihad’ı oğlu gibi seviyordu.Nihad yaşlarında  bir oğlu varmış cephede ölmüş.Bu ev  çok kötü  çatısı kırık .Yağmur yağıyordu  kırık tavandan  Nihad’ın  yüzüne  akıyrdu.Sabah kalktı yüzü şiş içindeydi.Nihad Muazzez’i çok özlemişti.Muazzez’e  bir mektup yazdı  içinde tüm duygu ve düşünceleri  yazıyordu.Masanın üzerine mektubu koydu.Apartmana gitti.Hizmetçi   Muazzez’in  evde  olmadığını  köşke gittiğini söyledi.Akşam olmuştu Nihad denize doğru gidiyordu.Yol  kenarında kıpırdayan bir şey gördü bu bir cephe askeriydi.Açlıktan hasta olmuştu.Hemen bir tane ekmek alıp yedirdi.İlk  önce köşke gitti.Gizlice içeri girdi  ağacın altından içeri  bakıyordu.Seniha Hanım , Mahir Bey ,Kerim Bey,Alaaddin  Bey ve Muazzez hepsi yan yana oturuyorlardı.Muazzez gülüyordu güzel bir kıyafet giymişti.Nihad camdan içeriye bakarken  davetliler   Nihad’ı gördüler.Nihad hemen kaçtı.Kapıda bekleyen uşaklar peşinden takip ettiler ama Nihad taşlıklara doğru kaçtı.Nihad’ı yakalayamadılar.Sonra Nihad  denize  gitti.Kemerini çıkardı.Deniz çok sakindi.Bir insan nasıl boğulurdu.Bir taş aldı ve ayağına kemeriyle bağladı.Denize atladı  ama  batmıyordu çünkü taş düşmüştü.Dalgalar bir gidip bir geliyordu.Biraz byle durdu .Sonra denizden çıktı köşke  gitti.Sırıl sıklam olmuştu.Kapıdaki  uşağa   Kerim Bey’i çağırmasını  istedi.Uşak Kerim Bey’i çağırdı.Kerim Bey Nihad’ı  tanımadı.Bir taksi durdurdu   ve  Kerim Bey’in  evine  gittiler .Yolda Nihad’ı konuşturuyordu.Evde Nihadla biraz sohbet ettiler ve olan biteni anlattı.Takım elbisesinden bir tanesini verdi ve giydi.Köşke gittiler herkes dağılmıştı.Nihad Muazzez’i   kolundan tuttu ve taşlığa götürdü  neler yaşadığını anlattı.Denize gittiler kemeri hala oradaydı.Nihad kemeri  denize  attı yılan gibi kıvrıla  kıvrıla  denizin içine daldı.Muazzez ve Nihad  el ele tutuşmuş  denize baktılar ve hayat onlar için yeni başlıyordu

 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...