NAMIK KEMAL VE AKİF BEY OYUNU HAKKINDA BİLGİLER ÖZETİ


Esa
9.5.2020



NAMIK KEMAL VE AKİF BEY

 

Yazıda “Namik Kemal’in Akif Bey ”   oyunu  hakkında bilgiler, özeti,  konusu, ana fikri,   kahramanları, olay örgüsü,   “Namik Kemal’ ve Akif Bey  “hakkında bilgiler “Akif Bey  ”    şahıs kadrosu  yazarın diğer  eserleri Namik Kemal’in Akif Bey ”    adlı eserinden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar, anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, oyunun tekniği,  türü, , eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.

 

NAMIK KEMAL VE AKİF BEY OYUNU HAKKINDA BİLGİLER

Akif Bey adlı oyun  Namik Kemal’  1873 yılında Magosa sürgünü yıllarında yazmış olduğu  [1]ve 1873- 1874 yılında da Osmanlıca olarak basılmış beş perdelik  bir tiyatro oyunudur.   Yazar bu oyunun Magosa’ya sürgüne giderken muhtemelen de götüren gemide ve yaptığı deniz yolculuğu esansında tasarlamış ve Magosa’dak, günlerinde de kaleme almıştır.

 Namik Kemal’   1872’ nin son günlerinde Gelibolu’dan İstanbul'a dönmüş,  kendisine ait İbret gazetesinin başına geçmiş; Nisan 1873 yılında Güllü Agop’un tiyatro binasında oynanan  Vatan Yahut Silistre  adlı oyunu çok beğenilip [2] “ilk iki ay zarfında 47 defa oynanınca” [3]Namık Kemal, Magosa’ya sürgüne gönderilmişti.  Çok beğenilen Vatan Yahut Silistre  adlı oyunu sonrasında birçok oyun daha yazmaya karar vermiş,  Vatan Yahut Silistre ‘nin hükümeti çok korkutması sonrasında gönderildiği Magosa’da  Zavallı Çocuk , Akif Bey ve Gülnihal adlı oyunlarını da yazmıştı.


Namık Kemâl bu eseri, “Daniş Bey yahut Fâhişe-i Tâibe “adı ilebir hikâye veya roman şeklinde düşünmüş [4] ama bu eser bir oyun olarak yazılmıştır. Aki Bey adlı oyun Namık Kemal’in  “ Daniş Bey yahut Fâhişe-i Tâibe  “ adını verdiği hikâyede bahsettiği bir maceradan kurgulamıştır. Akif Bey adlı oyun  aruzun yanında hece vezni ile yazılmış şiirler ile de dikkati çekmiştir.[5]

 “Tiyatro bir eğlencedir ve eğlencelerin en faydalısıdır.” Şeklinde düşünen Namık Kemal tiyatroyu halk için bir eğlence olarak düşünmüş, dram türünde yazdığı Akif bey adlı oyununu da bu anlayışla yazmıştır.  Romantizmin etkisi hissedilen bu oyunu da tıpkı  Zavallı Çocuk adlı oyununda da olduğu gibi sonu facia ile biter. İhtiras ve kıskançlık çatışmasını konu alan oyunda kahramanlar tamamen iyi ve kötü karakterler olarak sınıflanır. Oyun da vatanseverlik duygusu da dikkati çeken diğer bir tema olmaktadır.

KONUSU  :

Vatansever bir deniz subayı olan Akif Bey,  melek sandığı güzel bir kadın ile evlenip, Kırım Savaşına katılmak için savaşa gider. Giderken de çok sevdiği  güzel eşi Dilruba’yı babası Süleyman Kaptan’a emanet eder.  Sinop baskınında Akif bey’in olduğu gemi de yanmış Dilruba ‘da hemen kendisini boşattırıp Esat adında bir adamla evlenmiştir. Fakat düğün gününde Akif bey de ortaya çıkar. . 

 

OYUNDAKİ KARAKTERLER

 

Dilruba: Melek görünümlü şeytan fikirli , ahlaken düşük karakterli, iffetsiz bir kadındır.  

Akif  Bey: Navarin Savaşı’na katılan Süleyman Kaptan’ın oğlu ve bir gemi kumandanıdır. Vatansever bir deniz subayı olarak betimlenir.

Süleyman Kaptan: Navarin Savaşına katılmış şerefli bir kaptan ve Akif Bey’in babasıdır.

Esat: Dilruba’nın tuzağına düşmüş bir aşığıdır.

 

İLGİLİ LİNKLERİMİZ

cezmi-ozeti-namik-kemal/33631

gulnihal-ve-namik-kemal-hakkinda-konusu-ozeti/68426

intibah-romani-ozeti-ve-hakkinda-namik-kemal/33687

Vatan Yahut Silistre ve Namik Kemal Hakkında Bilgi Özet İnceleme

Namik Kemal’in Zavallı Çocuk Hakkında Bilgiler İnceleme Konu Özet

 

OYUNUN ÖZETİ

Bir deniz subayı olan Akif Bey, melek yüzlü melek gibi temiz ahlaklı olduğunu zannettiği Dilruba adlı bir kadınla evlenir. Evlendikten sonra da Kırım Harbi patlak verir.  

Bunun üzerine Akif Bey, çok sevdiği eşi Dilruba’yı Navarin’de de harbe katılan babası Süleyman Kaptan'a emanet edip vatanını korumak üzere göreve başlar. Akif Bey’in de içinde bulunduğu Osmanlı Donanması Sinop Baskını sırasında Rus donanması tarafından batırılır. “Sinop’ta düşmana teslim etmeyelim diye gemiyi yakmıştık ya, herkes bizi şehit oldu zannetmiş.”

Akif Bey, savaşa gider gitmez, Dilruba, her fırsatta evden ayrılmakta düğünlere ve eğlencelere katılmaktadır.  Süleyman Kaptan'ın uyarılarını da dinlemez.”  Senin eşin savaşa gidiyor. Sen düğüne falan koşuyorsun. “

Sinop Faciasını duyan Dilruba kocasının Sinop muhaberesinde öldüğünü düşünerek ve zaman da kaybetmemek için ve Akif bey ile boşanmak üzere harekete geçer. Akif bey’in öldüğünü kanıtlamak amacıyla hemen  iki yalancı şahit tutarak Akif bey’den boşanır.

Halbuki, Âkif Bey’in gemisi, bir bomba darbesiyle yanmış,  Akif Bey’de gemiyi Ruslara bırakmamak için gemiyi batırmış ve kendisi de bir tahta parçasına tutunarak kurtulmuştur.

Dilruba, hiç vakit kaybetmeden cilve ve edalarla başını yaktığı Esad ile evlenme hazırlığına girişir ve düğün hazırlığı da başlar.Dilruba ve Esad’ın evlenecekleri gün Akif Bey döner.   Süleyman Kaptan, oğluna olanı biteni anlatır ve karısı Dilruba’nın ahlaksız bir kadın olduğunu ayrıca yalancı şahitlerle ve hile ondan boşandığını hatta başkası ile evlenmek üzere olduğunu da öğrenir.

Dilrübâ’nın bütün dalaverelerini öğrenen Akif bey, karısını gerçekten boşar ve o gece kendisi ve karısı hakkında   türlü dedikodular yapılan bir meyhaneye gidip sahibine bol miktarda para vererek meyhaneyi boşalttırır.  

Dilruba’nın evleneceği gün babasını da yanına alan Akif Bey, yaptığı ahlaksızlıklar yüzünden karısını öldürmeye karar vermiştir.  Dilruba evlenmek üzereyken Akif Bey ile babası Dilruba’nm bulunduğu Çürüksu’ya gelirler. Akif Bey, Dilrübâ’nın gelin odasına gizlice girip, sandık odasında, bütün konuşmaları dinleyerek yalancı şahitler ve çevrilen dolaplar hakkında bilgi sahibi olur.   Her şeye emin olan Âkif, gizlendiği yerden çıkarak  Dilrübâ’yı tabanca ile vurur. Bu sırada Esad da müdahale eder ve Akif bey Esad’ı da vurmuştur. Esad ise can çekişirken hançerini, Âkif Bey’e saplamıştır.

Esad ve Akif bir fahişe için birbirlerini öldürürken Dilrübâ fırsattan istifade kaçmaya çalışır. Süleyman Kaptan'da bu olaylara sebep olan Dilruba'yı öldürür.

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış