ORHAN VELİ BÜTÜN ŞİİRLERİ

Ekleyen : Sevim Kınalı , 18 Ocak 2017 Çarşamba aaa Beğen 3
Yapı Kredi Yayınları, 2001
 
"Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk!"
                            ( Harbe Giden, s.50)
 
       Her şiiri; içtenlik, doğallık ve cesaretle yoğrulmuş. Bu yüzden yazıma, onun sıcacık ve çok doğal olan şiirlerinden biriyle başlamak istedim. Şiiri sevdiren, şiire ayrı bir sıcaklık ve doğallık kazandıran 'adam'dır Orhan Veli. 'Adam' diyorum çünkü içimizden biri olduğu izlenimini bu kadar içten bir şekilde hissettiren Orhan Veli Kanık'ın adamlığı onu 'ailemizin, mahallemizin şairi' konumuna taşımıştır. Sokaktaki birine, şiirle hiç alakası olmayan birine bile bir Orhan Veli şiiri okuyun; büyük bir olasılıkla şiir hakkındaki düşünceleri değişecektir. Çünkü o sanatın en zor zirvesine ulaşmıştır: En yalın söyleyişle hayatı, insanı yazmak. Belki şairce değil ama sıcacık insan kokar, hayat kokar dizeleri:
        "Bedava yaşıyoruz, bedava;
         Hava bedava, bulut bedava;
         Dere tepe bedava;
         Yağmur çamur bedava;" ( Bedava, s.126)
         ...
       
         "Ölünce kirlerimizden temizlenir,
          Ölünce biz de iyi adam oluruz;
          Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
          Hepsini unuturuz." ( s.103) 
 
        "İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" dizesiyle başlayan şiirini bilmemek, duymamak mümkün mü? 
"Ağlasam sesimi duyar mısınız" diye başlayan şiirini duymamış olabilir misiniz? Her bir dizesi evimizin kapısından adım atmıştır sıcak hanemize. Günlük hayatımıza, hayat kavgamıza ve en doğal halimize.
         "Ne atom bombası,
          Ne Londra Konferansı;
          Bir elinde cımbız,
          Bir elinde ayna;
          Umurunda mı dünya!"( s.98)
         
          O kadar meşhurdur ki dizeleri, o kadar popülerdir ki söyleyişi, her dönem dilinize dolanır şiirleri. Kimi zaman çok şairce söyler; kimi zaman alabildiğine özgürce. Hiçbir kalıba, hiçbir mazmuna, hiçbir söz sanatına başvurmadan...O her ne kadar, Cumhuriyet dönemi şiir akımlarından Garip Akımı( Birinci Yeni) temsilcilerinden biri hatta akımın kurucusu da olsa onun şiir tarzı günümüzde de beğeniliyor, seviliyor. Yani onu sadece bir şiir akımının ve topluluğunun içinde düşünmek ve değerlendirmek onun özgür şair ruhuna aykırı olur.
            Şiirlerinde her duygumuza hitap eden bir konu ve duygu zenginliği var. Yeri geliyor hüzünleniyor; yeri geliyor tebessüm ediyor; yeri geliyor düşündürüyor. Bazı şiirleri de  o kadar saf, temiz bir üslupla yazılmış ki onun yüreğindeki saf sevgiyi dolu dolu hissediyorsunuz. Özgür bir ruhun, özgürce kaleme aldığı şiirler. Siz belki yüksek sesle okumaya bile çekinebilecekken, o kağıda döküyor ve söylüyor:
            "Aynada başka güzelsin/ ...başka. / Aldırma söz olur diye/ Tak takıştır/ Sür sürüştür../ Şoförün karısı, kıyma bana..." Ben de özür dileyerek bir kelimeyi sansürledim. Orhan Veli kadar cesur değilim. Ve genç okurlarımızı düşünüyorum belki de. 
             Bazen bir çocuktur Orhan Veli:"Ağaca bir taş attım; / Düşmedi taşım/ Düşmedi taşım/ Taşımı ağaç yedi/ Taşımı isterim/ Taşımı isterim!"
             Bazılarına sıradan gelebilir bazı şiirleri. Sanatsal bulmayabilirler. Şiirden beklentileriyle örtüşmeyebilir bazı şiirleri. Ama içtenliği ve doğallığı şiirlerini sıradanlıktan uzaklaştırıyor. Çünkü Orhan Veli, tıpkı nefes alıp verir gibi yazmış her dizeyi. Şiirleri hayatın içinden, hayatın ta kendisi. O, şiirleriyle hayatı buluşturmuş. Özgürce, içtenlikle...
             1914'te başlayıp 1950 yılında son bulan kısa bir yaşam öyküsü vardır Orhan Veli'nin. 36 yaşında ve trajik bir şekilde hayata veda etmiş. Yaşasaydı, onun özgür şair kimliğinden, edebiyatımız ve şiir dünyası daha nice özgün ve içten dizelerle zenginleşecekti. Ama hâlâ zenginleşebilir ve özgürleşebilirsiniz. O genç yaşta hayata veda etti ama şiirleri hiçbir zaman veda etmeyecek kadar hayata sımsıkı tutunuyor. O da herkes gibi hayatı terk etmek zorunda kaldı. Ama şiirleri hayata öyle tutunmuş ki Orhan Veli hep evimizde, hep sokağımızda ve hep yüreğimizde... O, bir kuşun kanadında. O, bir çocuğun üçurtmasında. O, İstanbul semalarında, o evrensel duygularda ve bir de şu güzelim dizelerde saklı:
                  " Gün olur, alır başımı giderim,
                    Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
                    Şu ada benim, bu ada benim,
                    Yelkovan kuşlarının peşi sıra."
                   
                 Seni seviyoruz Orhan Veli Kanık! Seni bu dünya da seviyor. Sevmeye de devam edeceğiz. Ruhun şâd olsun!  
                 
          
            


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

ESA
01 Haziran 2018 Cuma 08:01:42
"Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava;" ( Bedava, s.126)................

Sevim Kınalı
01 Haziran 2018 Cuma 08:18:57
Şairimizin bu güzel dizeleriyle katkı sağladığınız için teşekkür ederim.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...