Peride Celal Ana Kız Romanı Hakkında Konu Özet Analiz

Ekleyen : ESA , 08 Mayıs 2019 Çarşamba aaa Beğen
 
Yazıda  “ Peride Celal – Ana Kız ”  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Peride Celal  Ana Kız ” hakkında bilgiler “Peride Celal  Ana Kız”  romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “Peride Celal  Ana Kız ”  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ROMANIN YAZIMI BASIMI YAZARI KONUSU İÇERİĞİ TÜRÜ HAKKINDA 
 
Ana Kız adlı roman Peride Celal’in aşk konulu ilk dönem romanlarından biridir. Roman ilk kez 1941 yılında yayımlanmış, yazarın  SÖNEN ALEV ve   Yaz Yağmuru,  adlı romanlarından sonra yayımlanan üçüncü romanı olmuştur.
Hayatı boyunca 17 romanı ve 5 hikâye kitabı yazmış olan Peride Celâl, 1936-  1954 yılları arasında popüler aşk romanları yazmış;  bu yıllar arasında romanları en çok satan romancılar arasında olmuştu. 1954 yılından sonra da toplumsal içerikli ve psikolojik ağırlıklı romanlar yazmaya çalışan Peride Celal, özellikle yayıncı eşinin ölümünden sonra üzerine yapışan “ Küçük Hanım Romancısı “  etiketinden kurtulmaya çalışmıştı.  Hatta böyle bir romancı olarak ünlenmesinden dolayı oldukça rahatsız olduğunu kendi hayatının ve içsel çatışmalarının romanı olan Kurtlar  adlı romanında açıkça dile getirmişti.
 
“Romanlarında kadın kimliklerini ele alan yazarın romancılığı, yazarın kendisi ve  eleştirmenle  tarafından  iki farklı döneme ayrılmıştır. "Buna göre  ünlenen 1938-1949 yılları arasında yayımlanan yapıtları  “aşk ve piyasa” romanları olarak birinci, psikolojik derinliği olan ve gözleme dayanan 1954-1990 tarihleri arasında yayımlanan yapıtları ise ikinci dönemini oluşturur.[1]
 
İstanbul Saint Pulchérie Fransız Kız Lisesinde eğitim gören, romancı olabilmek için yayıncılara çeşitli ödünler vermek zorunda kalan Peride Celal ‘in ilk eseri henüz 19 yaşında iken 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlanmış, arkasından  SÖNEN ALEV,  Yaz Yağmuru,  An- Kız Kızıl Vazo, gibi ilk romanlarını peş peşe sıralamıştı
 
Yazarın bu romanı popüler aşk romanları çerçevesi ve evresinde yazılmış bir romanıdır. Bu romanı, anne, kız ve uzaktan evlerine gelen genç bir delikanlı arasındaki üçlü aşk, kıskançlık ve kuşak çatışması konuları üzerine kurgulanmıştır.  Roman da kısmen de olsa aynı gence âşık olan anne ve kız ile delikanlının iç çatışmalarına da yer verilmiştir. Roman genellikle her şeyi duyan bilen gelmiş, geçmiş ve gelecekten haberdar hâkim- ilahi- anlatıcı bakış açısı ile anlatılmış, yer yer gözlemci- üçüncü tekil- anlatıcıya kayan bir anlatıma da sahip olmuştur.
Klasik roman tertibi ve kronolojik vaka dizini şeklinde anlatan romanın zamanı 1940 yıllar mekânı ise İstanbul Suadiye ve köşk yaşamıdır.
 
 
KONU
 
Gen denebilecek yaşta  dul bir kadın olan Canan artık genç bir kız olan  kızı Alev ile köşklerinde yaşarken aynı erkeğe aşık olurlar.  Uzak bir akrabalarının oğlu olan Reşit tahsil hayatı için onları evine gelmiş Anne ve Kız bu genç delikanlıya birlikte âşık olmuştur.  Roman “ küllenen kadınlığının yeniden alevlenmesi sonucu duyguları ile kızı arasında sıkışıp kalan Canan’ın ve iç sorgulamalarını konu edinir.[2]  Kocasını kaybeden Canan ile Alev’in yirmi üç yaşındaki delikanlıya âşık olmaları ve anne ile kzı arasındaki kuşak çatışmaları romanın konusunu  teşkil eder.
 
ÖZET
 
Canan kocasını kaybetmiş,  kızı Alev’i iyi yetiştirmek için bir daha da evlenmemiş genç bir kadındır. Canan, Suadiye’deki köşklerinde annesi Servet Hanım ve kızı Alev ile birlikte yaşmaktadır. Nine, anne ve genç kızın arasında bazı kuşak çatışmaları olsa da nine, anne ve torundan oluşan bu üç kadın köşklerinde huzurlu ve sakin bir yaşamın içindedirler.  
 
Anadolu’daki yakın akrabalarının oğlu olan Reşit tahsilini yapmak üzere İstanbul’a gelmiş,  yakınları olan Servet Hanım ve Canan ‘ın köşklerine yerleşmiştir.  Reşit yirmi üç yaşında yakışıklı sakin tabiatlı bir gençtir.
Alev, “Tenis, deniz, akşam gezintileri, kulüp ve nihayet genç erkek arkadaşlar”  dolu hareketli bir hayat sahiptir. Taşrada yaşamış olan Reşit, Alev’in bu çok renkli ve eğlenceli hayatına girebilecek yapıda yetişmemiştir. O nedenle sakin ve alışık olduğu yaşamı sürdürmek ister.
 
 
Reşit’in eve gelmesi, dul anne Canan ile uçarı kızı Alev arasındaki çatışmaları ateşleyen bir tetik olmuştur. Reşit, Alev’in çevresindeki kadınların ve kızların ilgisini çekmiş, hayatı bir oyun olarak algılayan Alev, yakın arkadaşı Nedime’yle, Reşit’i baştan çıkaracağı huşunda bahse girmiştir.  Bu nedenle Alev, Reşit’in gönlünü elde etmek için çok çeşitli kadınsı oyunlar yapmaya başlar.
Fakat Alev ve hareketli yaşantısından bir çeşit ürküntü duyan Reşit, Alev ile yakınlaşmaktan kaçınmaya çalışmakta, Alev’in kendisini rencide edeceğini veya çöküntüye uğratacağını düşünmektedir.
 
Reşit aksine Alev’in annesi Canan’ı beğenmekte ve ona yakınlık duymaktadır.  Canan ise git gide Reşit’in kendine ilgi duyduğunu farkına varmakta kendisi de elinde olmadan Reşit’e meyletmektedir. Fakat Reşit’i elde etmek için uğraşan Alev git gide Reşit’e bağlanmakta bir oyun olarak başlayan bu yakınlaşması Reşit’i elde edemedikçe aşka dönüşmektedir.
 
Canan, kızı Alev’in Reşit’e gösterdiği ilgini farkındadır. Alev’de Reşit’in annesine karşı duyduğu ilgiyi fark etmiştir. Bu durum anne ile kızı arasındaki kuşak farklarından kaynaklanan çatışmalara aynı adama ilgi duymaktan kaynaklanan aşk çatışması ve rekabete de yol açmıştır.
 
Köşk’ün içinde Alev’in Reşit’e, Reşit’in de Canan’a âşık olması ile üçlü bir aşk çıkmazı oluşmuştur. Reşit, uçarı Alev’in ilgisine karşın ruhen ve kalben kendine yakın bulduğu Canan’a bağlanmıştır.
Raşit Canan’a karşı ruhen ve kalben bir yakınlık hisseder.
 
Kızı Alev’in ilgi duyması nedeni ile Reşit’in aşkına karşılık vermemek için direnen Canan, git gide kadınlığını hatırlamakta, Reşit’e karşı şehevi duygular da beslemeye başlamıştır.
Kendisi, duyguları aklı ve cinselliği ile hesaplaşmaya başlayan hesaplaşır Canan, bir yandan kızının duyguları öbür yandan uyanan arzuları arasında kalmıştır.  Reşit, onun uyuyan dürtülerini uyandırmış,  Canan yeniden kadınlığının farkına varmıştır.
 
Alev’in Reşit’i elde etmek için yaptığı mücadeleye rağmen Canan ile Reşit’in arasındaki yakınlaşma  gide gide  artmış, Canan ile Reşit arasında tensel temaslar da başlamıştır. Kadınca hisleri uyanan Canan,  kızının aşkına rağmen Reşit ile kaçamak yapmaya başlar.
Bu arada Canan ile annesi  Servet hanım, Canan ile kızı Alev arasında gerginlik çoğalmakta, kuşak çatışmalarından kaynaklanan anlaşmazlıkları Reşit’e karşı duyulan hissi yakınlaşmalar daha da bir körüklemektedir.
 
Reşit’e kapılmış olan Alev ise annesi ile Reşit’in arasında böyle bir ilişkinin olduğunu duymasına hatta sezmesine rağmen inanmak istememektedir. Buna rağmen şüpheye de kapılmıştır.  Reşit, Alev’e karşılık vermeyince, Alev de onu unutmak için bohem bir hayata başlar her gece eğlence yerlerine gitmekte Ahmet ile gönlünü avutmaya çalışmaktadır.
 
Canan, duygularına gem vuramamış, kadınlığına yenilerek Reşitle birlikte olmaya başlamıştır. Sabaha doğru bir eğlenceden dönen Alev, annesi Canan’ı Reşit’in odasından yarı çıplak çıkarken görür. Hem annesinin yaptıklarına içerleyen hem de savaşı kaybettiğini anlayan Alev, evi terk ederek arkadaşı Ahmet’in evine yerleşir.
 
Kızına yakalandığını anlayan ve kızı Alev’in evi terk ettiğini anlayan Canan, duruma çok üzülmüştür. Hatta o gece – garip bir şekilde - saçları da birden bire beyazlaşır.
 
 Reşit, Canan’ı beyazlaşmış saçları ile çökmüş bir halde görünce Canan’ı eskisi gibi çekici bulmamaya başlamıştır.  Reşit’in ilgisini kaybeden Canan, kızı Alev’i eve geri getirmeye uğraşır. Fakat Alev buna ikna olmaz.
Egoist bir kadın olan Alev,  annesi ve büyükannesine karşı bir başkaldırı içindedir. Artık evi terk etmiş ve bir daha dönmeyecektir.
Canan, bunalıma sürüklenmiş, İzmir’de bir çiftliğe gidip orada bir ay kalarak kendini toparlamaya çalışır. Fakat İstanbul’a geri dönüp intihara kalkışmıştır.
 
 
[1] Anonim,http://www.kultur.gov.tr/TR,24637/peride-celal.html son erişim, 28- 7.2012


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...