Piraye Romanı Özeti Konusu ve Canan Tan Hakkında

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen
 
Piraye Canan Tan ile ilgili görsel sonucu

Piraye romanı Çağdaş Popüler romancılığın önemli isimlerinden biri olan  Canan Tan’ın en popüler ormanlarından biridir.  Gençlik romanları yazan Cana Tan’ın bu romanı genç bir kızın  üzerine kurgulanmıştır.  Romanın kahramanı olan  Piraye adını Nazım Hikmet’in eşinden almış, bu durum  romanda özellikle belirtilmiştir.
 
İlk baskısı 2003[1] yılında yapan roman Piraye ismindeki genç bir kızın biyografisi  şeklinde yazılmıştır. Romanın çerçevesi  Piraye adlı kadın kahramanın  aile içinde yaşadıkları, okul hayatındaki zorluklar, ilk aşk deneyimleri, evliliğe giden serüvenleri, evlilik ve evlilik sonrası yaşanan dramları anlatılmaktadır. Bu dram ve vaka düzeninde Türk ve Anadolu toplum yapısının  özellikleri, tavırları ve hayata bakış açıları da sıralanmış olmaktadır.
Piraye, yazarın diğer romanlarına ele aldığı konular, anlatım tarzı ve olayların gelişimi yönünden,  bir hayli benzemektedir.
 
Piraye romanında  Canan Tan’ın hayatından izler taşıdığın düşündürten detaylar bulunmaktadır.  Romancı Eczacılık Fakültesinden mezunken romanın kahramanı dişçilik  fakültesinde okumuştur. Piraye edebiyata meraklı olduğu halde  babasının isteği ile dişçilik bölümüne gitmişken,  Yazar da edebiyat aşığı olduğu halde eczacılık bölümü bitirmiştir.  Romandaki Piraye , babasının isteklerinden dışarı çıkmayan, şiirler yazan, bir genç kız iken romancı  ise eczacılıktan çok edebiyatla haşır neşir olan biridir.
 
Hiç hayıflanma, o şiirsellikten uzak düştün diye. Gözlerini aç ve o günlerde göremediğin gerçeği gör artık... Nâzım da o sevda yüklü dizelerini eliyle bir kenara itip, daha sıcak bulduğu kollara koşmamış mıydı? Haşim'in yaptığı, onunkinden çok mu farklı? ...Kendince tanrılaştırdığın, tapınmaktan gurur duyduğun putların, gerçekte basit birer taş parçası olduğunu ne zaman kavrayacaksın? Ama. gönlün gerilerde bir noktaya takılı kaldıysa eğer, sevinebileceğin bir gerçeklik duruyor orada. İşte şimdi, Nâzım’ın kızıl saçlı Piraye 'siyle tam olarak özdeşleştin. Kutlu olsun. Fırtına gibi bir yaşam öyküsünün başoyuncusu oluveriyor PİRAYE... (Arka Kapak) [2]
 
 
CANAN TAN HAKKINDA
 
Ankara’da doğan Canan Tan, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunudur.
Kendisi değişik edebiyat türlerindeki yarışmalarda birçok derece ve ödül almıştır.
-Kelebek (Hürriyet) Gazetesinin Senaryo Yarışmasında Birincilik Ödülü /1979 (Oğlum adlı eser, fotoroman olarak çekildi.)
- 1.Ulusal Nasrettin Hoca Gülmece Öykü Yarışması’nda 1.Mansiyon /1988
- İnkılâp Kitabevi’nin Aziz Nesin Gülmece Öykü Yarışması’nda basılmaya değer görülen İster Mor, İster Mavi adlı kitabıyla, Türkiye’de mizah öyküleri kitabı olan ilk kadın yazar unvanı /1996
- BU Yayınevi’nin Çocuk Öyküleri Yarışması’nda 1.Mansiyon / 1997
- Rıfat Ilgaz Gülmece Öykü Yarışması’nda Birincilik Ödülü, Sol Ayağımın Başparmağı /1997
- İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanları Ödülü, Sokaklardan Bir Ali /1997
- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce verilen Cumhuriyetin 75.Yılı Çocuk Öyküleri Ödülü /1998
- 10.Orhon Murat Arıburnu Ödülleri’nde, uzun metrajlı film öyküsü dalında Birincilik Ödülü /1999
Yeni Asır (İzmir) Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı.
Milliyet Pazar’da, güncel olayları esprili bir dille yorumlayan yazıları yayımlandı.
Mimoza dergisinde Çuvaldız, Kazete adlı kadın gazetesinde Kazete-Mazete adlı köşelerde yazılar yazdı.[3]
 
PİRAYE  ROMANININ  ÖZETİ
 
Romana ve romancıya saygı gereği özet kısa tutulmuş, final bölümü yazılmamıştır. 
 
Piraye’nin ismini Nazım Hikmet’in eşi Hatice Piraye’den esinlenen babası koymuştur. Piraye hiçbir  zaman kendi istekleriyle hareket edememiştir. Her zaman etrafındaki kişilerin istediklerini yapmıştır. Üniversite tercihi yaparken de babasının isteğini yerine  getirmiş Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini yazmıştır.
 
Piraye aslında edebiyata ilgiliydi. Ablasının genç yaşta okulu bırakıp evlenmesinden dolayı bütün beklentiler Piraye’nin üzerindedir. Piraye’yi okulun ilk günü babası bırakmıştır. Çünkü babası da o üniversiteden mezundur.
Piraye’nin ilk karşılaştığı kişi kolejden arkadaşı Esin’di. Aslında üniversite yıllarında hep birlikte dolaşacağı kişidir. Okulun ilk yılı derslerle  geçer. Arkadaşı Arif’e farklı şeyler hisseder ve Arif’le sık sık şiirleşirler. Piraye ona bağlanmaktan korkmaktadır. Arifin onu sahiplenmesinden rahatsızlık duyar ve arayı soğutur.
Bu durumdan bir süre sonra Haşim Ağa ile rastlaşırlar. Haşim Ağa Diyarbakırlı ve Diş Hekimliği Fakültesi 3. sınıf öğrencisidir. Yanında korumaları olan sürekli takım elbise giyen bir gençtir.  Aslında Piraye’ye çok ters düşecek birisidir ama kader onların yollarını kesiştirmiştir. Bölümlerindeki Ömer adında çok aktif bir genç vardır.
Bütün partiler, eğlenceler ve geziler ondan sorulmaktadır. Ömer, Piraye’ye âşıktır fakat ona söylemeye korkar. Çünkü Piraye’nin Arif’ten niçin ayrıldığını çok iyi bilmektedir. Ömer Piraye’yi bir kızla kıskandırmaya çalışır, farklı yollar dener fakat Piraye bunların hiç birine aldırmaz. Ömer  en sonunda Piraye’ye olan duygularını açar. Ama Piraye ona hayır cevabını verir.  Piraye birilerine bağlanıp hayatının ablasınınki gibi olmasını istememektedir.
Kısa bir süre sonra Haşim Ağa, Piraye’nin arkadaş grubu içine girer ve herzeyi birlikte yapmaya başlarlar. Aradan  bir süre geçtikten sonra Haşim Piraye’ye âşık olduğunu söyler ve sevgili olurlar. Piraye birisine bağlanmaktan korkarken, en ters karakter olarak gördüğü  Haşim’e  bağlanır. Artık bir yere giderken dahi  önceden Haşim’e bildirip ondan izin aldıktan sonra gitmektedir.  Piraye, Haşim’e ummadığı derecede bağlanmıştır.  Onun her dediğini yapmaktadır. Artık hayatı o olmuştur.
 
Ardından aileler tanışır ve nişanlanırlar. Okul bittikten sonra düğün yapılır ve Diyarbakır’da Haşim’in ailesiyle birlikte konakta yaşamaya başlarlar. Planları orada bir süre kalıp istedikleri bir şehirde ayrı eve çıkmaktır. Ama bu gerçekleşmez. Piraye Haşim’e bir yıl boyunca çocuğumuz olmayacak diye şart koşar. Haşim orda bir muayenehane açar fakat Piraye çalışmayacaktır. Önceleri sorun olmaz ama daha sonra evde oturmaktan sıkılır.
Ardından Haşim’in sekreteri olur. Birgin bir adam karısını getirir muayenehaneye fakat Haşim’in bakmasını istemez. Bunun üzerine Piraye ilgilenir. Haşim Ağa’ya dokunur ve aşağılar Piraye’yi. Ona rağmen susar Piraye sonra o adam annesini de getirir. Ona da bakar Piraye. Birgin Hâşim’in dışarıda işi olduğunda o adam muayenehaneye gelir ve Piraye onla ilgilenir. Haşim elinde bir buket gülle muayenehaneye geldiğinde bu durumu görür ve sinirlenir.
Adam gittikten sonra Haşim Piraye ile kavga eder. Haşim Ağa’nın karısı erkeklerin ağzına düşüyor dedirtmem ben dedi. Piraye Diyarbakır’dan gitmek ister ama bunu babasına yapamaz. Artık Haşim ile arası soğuktur ve onun karısı gibi davranmaz. Haşim yaptıklarından pişmandır ve artık her şeyi Piraye’nin istediği gibi yapar.
Bir süre geçtikten sonra barışırlar ve Piraye çocuk yapmak ister. Doktora gider ama doktor umutlu konuşmaz hamile kalamazsın der. Sonunda hamile kalır ve kızı olur. Hâşim’in ailesi ise ondan bir erkek torun beklemektedir. Bir gün  babasının yoğun bakıma alındığını duyar ve Piraye İstanbul’a gider ve orda kontrole gider.
 
Doktor siz kısırsınız kesinlikle bundan sonra doğuramazsınız der. Piraye  Diyarbakır’a döndüğünde doktorun söylediklerini Haşim’e anlatır. Haşim bunun önemli olmadığını kendisinin ve kızının ömür boyu yeteceğini söyler. Hâşim’in ailesi buna karşı Haşim’e bir kadın bulurlar………
 
 
 
HAZIRLYAN : ÜMİT TALAY
 
[1] Canan Tan, Asım Öz, Altın Kitaplar; İstanbul, 2003-
[2] Canan Tan, Asım Öz, Altın Kitaplar; İstanbul, 2003-
[3] http://emmmma.blogcu.com/piraye-romaninin-ozeti/10449334


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...