Rıfat Ilgaz Yıldız Karayel Romanı Konu Özet İnceleme

Ekleyen : ESA , 02 Aralık 2019 Pazartesi aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “Rıfat Ilgaz   , Yıldız Karayel”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Rıfat Ilgaz  Yıldız Karayel,”   ” hakkında bilgiler “Rıfat Ilgaz  Yıldız Karayel,”    “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “Rıfat Ilgaz  , Yıldız Karayel”    “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
YILDIZ KARAYEL  ROMANI HAKKINDA
 
Yıldız Karayel adlı roman Rıfat Ilgaz’ın ilk baskısı  (1981) yılında yapılmış olan siyasi ve ideolojik gayeler ile yazılmış bir romanıdır.  Bir köydeki yol sorunu ve belediye başkanı seçimleri üzerinden sağ ve sol partilerin ideolojik çatışmalarını ele alan bu roman bu içeriği nedeni ile  ilgi çekmiş,  toplumcu ve sosyal gerçekçi izlekler de taşıyan roman yayımlandığı yıl özellikle sol çevreler tarafından bir hayli ilgi görmüştür.
Romanın mekanı Rıfat Ilgaz’ın hayli yakından tanıdığı mekanlar olmaktadır.
 
12 Eylül Darbesinin akabinde yayımlanan roman, siyasi çatışmaya dayanan içeriğine rağmen uzlaşmayı öngören mesajları ile ılımlı bir siyasi roman özelliği taşımış, örgütlü direnişin faydalarını anlatmak maksatlı bir amaçla yazılmıştır.   “Yıldız Karayel romanında farklı bir estetik teknik kullanmıştır. Bu yeni anlatım biçimiyle ideolojik roman türünü geleneksel yapısından çıkararak modern romana daha çok yaklaştırmıştır.”[1]
 
Sol görüşlülerin sağ görüşlülere karşı yol güzergâhı ve belediye başkanlığı seçimini kazanması konusunu işleyen roman, teknik olarak çarpıcı bir özelliğe sahip değildir.  Rıfat Ilgaz’ın diğer eserlerinde rastlanılan mizah unsurlarını da taşımayan roman  siyasi içeriği sayesinde yayınlandığından bir  yıl sonra iki ödül birden almıştır.
 
1982 Yıldız Karayel ile Madaralı Roman Ödülü
1982 Yıldız Karayel ile Orhan Kemal Roman Armağanı[2]
 
Roman iyileri çok iyi kötüleri çok kötü göstermesi açısından da zafiyet taşımaktadır. Romanın vaka düzeninde çarpıcı olaylar olmadığı gibi,   roman sağlam bir olay örgüsüne de dayanmaz.
Yazar, bu romanında  Karartma Geceleri  ve Hababam Sınıfı adlı eserlerindeki başarıyı gösterememiştir.
 
ROMANDA KARAKTERLER
 
Şaduman:  Mesleğini iyi yapan bir avcı, ideal bir baba ve herkesin sevdiği bir adamdır.. Her şeye körü körüne inanmayan, olayları sebep ve sonuçları ile sorgulayan bir insandır.
Nazife:  Şadıman’ın kızıdır.  Akıllı, çalışkan, isyankâr ruhlu, itiraz etmeyi ve aksi düşünmeyi seven, köyün bütün gençlerinin peşinden koştuğu çok güzel bir kızdır.  Nazife kendi tercihini kendisi yapmış, köyün zenginlerinden Hafız Esad’ın oğlu Selim ile evlenmiştir.
 
 
ROMANIN ÖZETİ
 
Roman Şaduman Dağlı ailesinin tarlada çalışması ve Kızları Nazife’nin köyün zengini Hafz Esat’ın oğlu Selim ile evlenmesi arasındaki bir olay örgüsü içinde başlayıp biter. Ancak romanda baiı ve sonu olan belli ve bütünsel bir vaka zinciri bulunmaz. Roman geri dönüş ve romandaki vakanın oluş sürecine yapılan git geller ile sürüp giden, hem birbirine bağımlı hem de olay zincirinden kopuk bir vaka düzeni içinde gelip gider.
 
Şaduman Dağlı ve ailesi tarlalarda çalışan geçimlerini çiftçilik ile sağlayan Karadenizli bir ailedir.  Şaduman Dağlı, karısı Ümmiye,  küçük kızı Emine ile tarlada çalışmakta ve tarlalarına sabanla mısır ekmektedirler.   Öğlene doğru büyük kızları Nazife onlara yemek getirir ve babasına muhtarın onu yanına çağırdığını söyler. Köye yabancı adamlar gelmiştir ve Muhtar Mercit Efendi  onlara mühendis bey diye hitap etmektedir.  Şaduman Dağlı onların yolun geçeceği yer hakkında görüşmeler yaptığını tahmin eder. Köyden geçmesi planlanan yol çalışmaları başlamış,  Muhtar Mecit Efendi, Mühendis ile konuşmuş ve Nazife’ye de babanı çağır gelsin diye tembih etmiştir. Nazife babasına “  Yolu aşağı Akpelit’ten değil, yukarı Akpelit’ten “ geçirecekler diye şikâyet eder.  Yolun geçeceği yön Dağlı ailesinin sorunudur.
Tamam!” dedi, “Yol için gelmişler, demek doğru. Yol Aşağı Akpelit’ten değil de, Yukaru Akpelit’ten geçecek. Demedim mi ben sana karı, er geç kabak bizim köyün başına patlar demedim mi? Hem de patladı, işte!” (Y. K. s . 12)[3]
Yolun Aşağı Akpelit’ten değil de, Yukaru Akpelit’ten geçecek olması romanın temel çatışması olmaktadır.
Şaduman Dağlı ve ailesinin tarlaları yukarıdadır.  Nazife’ye göre yolun aşağıdan geçmesi daha mantıklı, daha masrafsız, daha kestirme ve daha akıllıca olacaktır.  Fakat köyün zenginlerinden olan Hurşit Ağa, yolun yukarıdan geçmesini istemekte yolun oradan geçmesi Hurşit Ağa’nın çıkarına olmaktadır.  Köyün Muhtarı da durma sessiz kalmakta, mühendisler de Nazife gibi düşünmelerine rağmen Hurşit Ağa’ya da pek karşı çıkmak istememektedirler.
 
Köyün diğer Ağası olan Hafız Esat Ağa’da yolun kıyıdan geçmesini istemektedir.  Hafız Esat Ağa ile Hurşit Ağa siyaseten de karşıt partilerden olan insanlardır.  Yolun nereden geçeceği meselesi köylüleri siyasi yönden de ikiye bölmüştür.  Hafız Esat Ağa, yolun aşağıdan geçmesi için yukarı mahalle ile işbirliği yapmaktadır. Hurşit Ağa ise hükümet yanlısı olduğu için sı sık Ankara’ya gidip gelmekte , yol ekibin şefine ise viski, malbro vb  hediye ederek yol ekibini tavlamaktadır.
 
Hurşit Ağa , Nazife’yi de çok beğenmekte ve Nazife’yi oğlu Akif ile evlendirmek istemektedir.  Köydeki bütün gençler de Nazife’nin peşindedir.  Çünkü Nazife dik başlı olmasına rağmen köyün en güzel kızıdır.  Nazife’nin de birazcık Akif’te gönlü vardır ama  onu biraz huysuz biraz da gözü dışarıda görmektedir.  Akif’in muhtarın yeni gelinine de göz koyduğunu sezmiş, o yüzden ondan biraz soğumuştur.
 
Şaduman’ın askerden dönen oğlu Harun ise Hurşit Ağa’nın motorunda çalışmakta, Harun bu motor ile kaçakçılık yapmaktadır. Yolun yukarıdan geçmesini istemeyen Şaduman da tıpkı Hurşit Ağü gibi yol ekibin şefine süt ve yoğurt götürerek gönlünü almaya ve yolun aşağıdan geçmesini sağlamaya çalışmaktadır.
 
Sonunda Hurşit Ağa’nın dediği olmuş yolun yukarıdan açılması çalışmaları başlamıştır.  Ancak Nazife diğer kadınları toplamış sarı yazmalı kadınlar dozerlerin önünü kesmiş ve ilçeden bir araba jandarma gelmiştir.  Kadınların direnişine Hafız Esat Ağa’nın oğlu Selim de destek vermiş, en sonunda kadınların dediği olmuş ve uzlaşma sağlanmıştır.  Nazife  ve sarı yazmalı kadınların direnci karşısında komutan uzlaşmaya girmiş, Nazife ve arkadaşlarının direnci karşısında bundan vazgeçen komutana: “Size güveniyoruz. Yol suyun başına dayandığı gün köyce gelip eğleneceğiz suyun başında. Sağ olun hepiniz de! Dönüyoruz köyümüze değil mi, teyzeler, kardeşler?” (Y. K. s.130) [4]
 
Olayların sonrasında Harun, Hurşit Ağa’nın motorundaki işinden ayrılıp Çapar Rüştü’nün motorunda çalışmaya başlar.< Hafız Esat’ın oğlu Selim, Nazife ile evlenmek için teşebbüse geçer. Harun’un  çalıştığı motor çimento yükü ile fırtınaya yakalanır.  Harun’un arkadaşı ölür ve Harun ölümden zor kurtulur.  Nazife, Selim ile evlenmeye karar verir.  Bu arada Çamalan Belediye başkanlığı için seçim  çalışmaları başlamış Nazife ve sarı yazmalılar  Hurşit Ağa’nın desteklediği adaya karşı aday olan  başkan adayını desteklemişler  ve seçimi ona kazandırmışlardır.  
 
[1] Hüseyin YAŞAR, Rıfat Ilgaz'ın "Yıldız Karayel" Romanının Politik Roman Türü İçindeki Yeri,  TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ, Sayı 31 (2012)
[2] Hüseyin YAŞAR, Rıfat Ilgaz'ın "Yıldız Karayel" Romanının Politik Roman Türü İçindeki Yeri,  TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ, Sayı 31 (2012)
[3] ILGAZ Rıfat, (1999), Yıldız Karayel. Çınar Yayınları, İstanbul.
[4] ILGAZ Rıfat, (1999), Yıldız Karayel. Çınar Yayınları, İstanbul.


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...