Tatlı Betüş Hakkında Konusu ve Özeti Aziz Nesin


Esa
26.11.2019
 
 
 
Yazıda  “ Tatlı Betüş Aziz Nesin  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Tatlı Betüş, Aziz Nesin”    hakkında bilgiler “Tatlı Betüş , Aziz Nesin  ”  romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “Tatlı Betüş ,  Aziz Nesin  ”  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
               "Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur." Friedrich Nietzsche
 
Tatlı Betüş Aziz Nesin’in ilk baskısı 1958 yılında “Bayan Döviz”  adı ile basılan 1960 yılında ise “Bir Mirasçı Aranıyor” haline çevrilip yeniden basılan, nihayetinde  son Halini alarak 1974 de “ Tatlı Betüş “  adı ile yayımlanan romanıdır. 
 
Aziz Nesin, Ayhan Yetkiner ile yaptığı bir söyleşide  “Bayan Döviz “ ve “Bir Mirasçı Aranıyor”  adlarındaki ilk hallerini beğenmediğini ve bazı değişiklikler yaparak bu romanının 1974 yeniden yazıp yayımladığını anlatır.  “ Romanın üçüncü bicimi de beni memnun etmemişti. Barış Gazetesi benden roman isteyince, ben onbeş yıllık romanımı yeni baştan ele aldım.  Dördüncü kez değiştirip, düzeltip yeniden yazdım. Bu kez ise adini bildiğiniz gibi "Tatlı Betüş" koydum.” [1]  Kısacası Aziz Nesin Tatlı Betüş adlı romanını üç aşama da son haline getirmiş diğer pek çok eserini de bu şekilde sonradan sonraya yeniden düzenleyerek bastırmıştır. Bu durum Azi Nesin’in pek çok eserini ilk yazdığı halinde beğenmediğini ortaya koymaktadır.
 
Tatlı Betüş adlı roman bir hayli abartılmış olsa da, yaşananların hepsi bir karakter üzerinde yaşanmamış olsa da pek çok kişiler tarafından yapılmış pek çok gerçek rezaletlere dayandığı da malumdur.   Roman özellikle Yüksek sosyete ve zenginler âleminde dönen dolapları, ahlaksızlıkları, akıl almaz rezaletleri ortaya koymak amacıyla yazılmış, tek bir karakter üzerinden pek çok rezaleti örneklendirerek toplumsal çürümeyi gözler önüne sermiştir.
Tatlı Betüş, edebiyat yapmaktan ziyade olaylara ve olaylardan çıkarılacak mesajlara, ibretlik hadiselere odaklanan bir romandır.  Sosyete yaşamında gözüken ahlaksızlıklar,  çıkar ilişkileri, doyumsuzluklar,  kirlenmişlik ve yozlaşmışlıkları ortaya dökmek eksenli bu romanda yazarın bir çözüm öneresi de yoktur.  Yazarın çözümü bunların yapılmaması gerektiği şeklindedir.  Paranın ve iğrenç kapitalizmin yarattığı doyumsuzlukların toplumsal çürümeyi ve yozlaşmayı beraberinde getirdiği, paranın insana mutluluk veremeyeceği düşüncesi ise romanın ana fikri olmaktadır.
 
Tatlı Betüş, ülkemizdeki burjuva kültürünü en şiddetli şekilde, yozlaşmak, kirlenmek, ahlaksız hale gelmiş olmakla suçlayan en acımasız şekilde yerden yere vuran romanların başında gelmektedir.    
 
Tatlı Betüş de esas ismi Güllü olan karketerin adları roman boyunca evlendiği kocaya, yer aldığı ortama, yapılan işe göre değişmiş. Güllü veya Betül adı roman boyunca Lokum Betül, Madam Döviz, Prenses Faşefaş, Evlatlık Şükran, Güllü, Kopça Koparan Dansöz Gülcan Keklik, Miss Kamepa, Müzayede Hanım, Bayan Entellektüel, Yırtık Leyla, Madam Abuş, Müstesna Hanım, Yanpiri Karı şekillerine dönüşmüştür.  Bu ad ve şekil değişimleri toplumda bu ada benzer pek çok karakterin hayatları ve kimlikleri ile alakadar olduğu da muhakkaktır.  Toplumun pek çok kesimine girip çıktığı, pek çok çeşit insanla tanışmış olduğu kuşkusuz olan Aziz Nesin, acımasız bir sosyal gerçekçi,  şahit olduklarını kara mizah yolu ile anlatan acımasız bir eleştirmendir.
 
 
Tatlı Betüş,  filme de uyarlanmış,  yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı bu dizi film Show Tv de on bölümlük bir diiz halinde yayımlanmıştır. Bu dizi filmde Betüş karakterini ise Türkan Şoray oynamıştır.  [2] 
 
 
KONUSU
On beş yaşında bir doktora evlatlık adı altında ama metres olarak verilen Güllü’nün genelevlerden İstanbul ve Ankara sosyetelerine girip çıkması onlarca zengin koca değiştirip, hem erkekleri, hem kadınları hem de sosyeteyi allak bullak etmesi ve onların yaşamlarını ahlaksızlıklarını rezaletlerini faş etmesi üzerine dayanmaktadır.
 
Erkekleri parmağında oynatarak sosyetenin en gözde kadını olmayı başaran betüş'ün hikayesidir.
 
       
 
Romanın Konusu ve Özeti          [3] 
 
Bir gazete ilanı ile kırk beş yıl önce bir memur ailesine evlatlık olarak verilen Güllü’nün büyük bir mirasa konduğu için arandığı belirtilir.   Güllü’nün Yeğeni Mahmut Yarlı,  bu miras haberinden sonra Güllü’yü bulmak için araştırmaya başlar. İlk bulguları onu gümrük memurlarına kadar götürür. Gümrükçüler onu  “Bayan Döviz”  olarak tanımaktadır. Çünkü Güllü sık sık gemi ile Avrupa’ya gitmekte ve bir gemi dolusu kaçak eşya ile dönmektedir.
 
Gümrük Memurları Mahmut Yarlı’ya Güllü hakkında pek çok bilgi vermişlerdir.  Bayan Döviz  ve namı diğer  Betül, Avrupa’dan getirdiği malları  yüksek  mevkilerdeki tanıdıkları sayesinde gümrükten içeri sokmayı başarmış,  ancak bir süre sonra tanıdıkları ona yardım edemez veya etmez hale gelince gümrükten mal sokmayı başarmaz  hale gelmiştir.
Mahmut Yarlı araştırdıkça Güllü hakkında pek çok şey öğrenmektedir..  
 
Gümrük işlerini bıraktıktan sonra ortadan kaybolan Güllü, Ferhat Paşazade’nin torunu Mecdi ile evlenir. Mecdi dedesinden kalma mirası bitirmeye azmetmiş olan ama ne yaparsa yapsın, ne kadar harcarsa harcasın bu mirası tüketemeyen bir adamdır. Dedesinin mirasını bitirmeye kesin kararlı olan Mecdi bunu bir gurur meselesi yapmıştır.  Mecdi elindeki olanları tükettikçe avukatlar bir yerlerden bir şeyler daha bulmakta, Mecdi’ye satılacak yeni arsalar veya bir han çıkmaktadır.
 
Mecdi en sonunda birkaç milyoneri batırdığını duyduğu Betül ile tanışır ve evlenir. Mecdi’nin başaramadığını Betül başarmış ve az zamanda Mecdi’nin tüm mallarını tüketmenin yollarını bulmuştur.  Mecdi’nin elinde kalan en son varlık bir yalıdan ibarettir ve Mecdi ölünce de bu yalı Tatlı Betüş ile sevgilisi Cins Bekir’e miras düşer.
 
Mahmut’un Betül’ü arama çabalarına devam etmekte ve her aşamada yeni bilgiler bulmaktadır. Betül ile Klarkçı Muammer’in de macerasını öğrenir.  Muammer kadınları klark çekerek baştan çıkartmaktadır. Sosyete kadınları onun çektiği klarka dayanamayıp en azından bir gece onunla olmaktadırlar. Muammer bir gün Betül ile de tanışmış, ancak Betül, diğer kadınların bayıldığı hiçbir numarasından etkilenmemiştir.  Bu duruma çok şaşıran Muammer bu defa Betül’ün peşinden koşmuş, en sonunda onu yanına alması için Betül’e çok yalvarmıştır.
 
Bu sırada Muammer’in bir sırrı daha ortaya çıkmıştır. Muammer, Hindistan da hipnoz öğrenmiştir ve kadınları hipnoz etmektedir. Sosyete kadınları hipnoz numarasına dünden razıdır ve kocalarını aldatmanın masum sayılabilecek bir yolunu da böylece bulmuş olurlar. Ancak, Muammer’in esasında hipnoz yapmayı bilmediği hapiste yatarken Hindistan’a gidip hipnoz öğrendim diye sosyeteyi kandırdığı yalanı da ortaya çıkmıştır.
 
 Betül,  iktidarsız ve hiç çocuğu olmayan Süzük Sedat ile evlenmiş ama Süzük Sedat Betül’ü çok kıskandığı için terk edip kaçmıştır. Buna çok üzülen geneleve düşmüş zengin Araplar bulmak için Arabistan’a gitmiş,  orada bir paşa ile tanışıp evlenmiştir.   Arabistan ‘da Prenses Feşafeş adını alan Betül, İhtilal olunca Arabistan’dan ayrılmış, Betül’e kalan Miras da bu yolla ortaya çıkmıştır.
 
Betül’ün çocukluk anılarını ise Çakır Muzaffer anlatır. Asıl adı Güllü olan Betül,  ailesi tarafından on beş yaşında iken bir doktora evlatlık olarak verilir.  Doktor onun adına Şükran demeye başlar.  Aslında ise doktor onu geceleri yatağına almakta ama bun bildiği halde karısı da bu duruma itiraz etmemektedir. Doktorun oğlu da durumu öğrenmiş o da Betül ile birlikte olmaktadır.  Ama doktor bir gece Betül’ün yatağında ölür.  Bunu fırsat bile doktorun karısı da onu çırılçıplak ve yaka paça evden dışarı atar.  Eski Güllü yeni Şükran o sıralar daha on altı yaşındadır.   Yaşadığı o kötü günlerde ona yardımcı olan komşusunun dışında herkesten nefret etmeyi öğrenen Güllü yaşadığı bu şartlar altında her zorluğu aşmayı da öğrenmiştir. Muzaffer işte o sırada askerden dönmüş ve Betül’le tanışmıştır.
 
Geneleve düşen Betül’ü milyoner Zeynel Bey kurtarır, Zeynel Bey’in karısı olan Betül, milyoner Zeynel Bey’i gazinosunda çalışan Macar kızından bir türlü kurtaramaz. Bunun üzerine Betül de Zeynel’in gazinosunda dansöz olarak sahne almaya başlar ve Gülcan adı ile çok meşhur bir dansöz olur. Öbür gazino sahipleri Gülcan’ın ayağına kapanınca Zeynel, onun ayaklarına kapanmaya başlamıştır.
 
Zeynel’in gazinosuna sık sık gidip gelen komiser Recep de  Gülcan’a âşık olmuş, Gülcan( Betül)  yüz bulamayınca  çalıştığı mekânları basıp kapatmaya başlamıştır.  Bunun üzerine Gülcan ise Anadolu turnelerine çıkar.  Komiser Recep de bir milletvekilinin korumalığını yapmak için Ankara’ya gelmiştir ve Ankara’ya gazino açmış olan ve Zeynel Bey’e Mis Kamepa adındaki bir dansözü önermiştir. Mis Kamepa sayesinde Zeynel Bey’in gazinosu müşteri tutmaya başlar.  Mis Kamepa aslında Betül’dür ve Betül, tüm sosyetenin en gözde kadını olmuştur.  Düzenlenen partilerde bir sürü rezaletler yapılmakta, kocaları karılarını başkalarının eline gönüllü teslim etmektedirler.  Betül de çok zengin bir iş adamıyla evlenmiş ve bu iş adamı Betül’ü bütün kepazeliklerini görmezlikten gelmektedir.
Memlekette ne kadar yakışıklı adam varsa Betül’ün etrafındadır ve Tatlı Betüş onları şoförüm diye tanıtmaktadır. Oysaki her bir yere bir başka şoförle gitmektedir.
 
Betül,  aslında kocasını kıskandırmaya çalışmakta diğer yandan da o gençlerin eğitim almasını ve geçimlerini temin etmelerini de sağlamaktadır. Betül bu sırada kocalarını kıskandırmak isteyen sosyete kadınlarına kocalarını kıskandırma dersleri vermeye de başlamıştır.  Kocayı kıskandırmanın en iyi ve en zevkli yolu başka bir erkekle birlikte olmaktır.  Bu sayede Betül genelevlere kaliteli sermaye kadınlar bulmaya da başlamıştır. Genelevlerde basılan sosyete kadınları rezil olacaklarına kocaları karşısında kıymete binmektedirler.
Adı koca koleksiyoncusuna çıkan Betüş,  Kazım Bey ile de evlenir.  Kazım Bey’in çok güzel bir kızı vardır ve bu kız Betüş ile çok iyi anlaşmaktadır.  Betüş ile üvey kızı İstanbul’un altını üstüne getirmeye başlarlar.  Halit, adında biri de Betül’e aşık olmuş Betül de onu kocası Kazım Bey ile tanıştırmıştır. Artık  JHalit , kazım ve Betüş her gece buluşmakta, içki içmekte ve Kazım Bey Halit’e ne kadar namsulu bir adam oluğunu anlattıktan sonra sızmakta Betüş ile Halit ise sevişmeye başlamaktadırlar.
 
En sonunda Betüş şiir yazan delikanlıları bir araya getirmeye ve bir şiir dergisi çıkarmaya başlar. Bu tezgâh aslında sosyete kadınlarının genç delikanlılarla buluşması için kurulmuş bir bahanedir.   Betül’ün yeni kocası onu sürekli dövmektedir ve o sıralardaki adı ise Müstesna Hanım olmuştur.
Fakat Betüş bu sıralar dayak yemekten aşırı zevk almaya başlamış, kocası onu yeterince dövemediği için kocasını terk etmiştir. Betül,  dayak yemek için binadaki herkesi rahatsız etmektedir.
Betüş,   en nihayetinde kültürsüz  ve zır  cahil bir adam olan Abuş Ağa ile de  evlenir. Abuş Ağa bir partide Betüş’ün dudaklarını açık arttırmaya sokmuş ve bir başka zengin Betüş’ü dudaklarından öpmüştür.   
 
Betül  en sonunda  Coşkun adında temiz kalpli bir gence aşık olmuş ama Çoşkun’un hayatını ve ruhunu kirletmemek için Çoşkun’la evlenmemiştir. Üstelik tüm geçmişini Çoşkun’a anlatır. Çoşkun yine de her şeye razı olmuş ama Betüş  çok sevdiği halde Çoşkun’u kirletmemek için  çareyi ondan kaçmakta bulmuştur.
 
Mahmut  Yarlı en sonunda bir gazeteciyi bulmuş ve o gazeteciden   Betül’ün bütün haya hikayesini ve sırlarını da öğrenmiştir.   Ondan öğrendiğine göre Betül, birçok erkekle evlenmesine rağmen kadınlık zevki almamış bunu da Coşkun’a bıraktığı hatıra defterine yazmıştır.     Mahmut, en sonunda Betül’ü bulur.  Betül artık bir ayyaştır ve bir şarapçı olmuştur.  İlgilendiği tek şey ise sokak kedileridir.    Mahmut miras için onunla çok uğraşır ama ikna edemez.
 En  sonunda  gazetelerde  küçük bir ilan görülür. Güllü, nam-ı diğer Tatlı Betüş ölmüştür.
 
 
Aziz Nesin, Tatlı Betüş, Nesin Yayınevi,  2005
 
 
 
[1] Ayhan Yetkiner, Azi Nesin le Söyleşi, Barış Gazetesi, 13.10.1973
[2] https://www.sinematurk.com/film/7256-tatli-betus/
[3] Aziz Nesin, Tatlı Betüş, Nesin Yayınevi,  2005
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış