Tuhaf Bir Kadın Hakkında Konu Özet İnceleme Leyla Erbil

Ekleyen : ESA , 14 Nisan 2019 Pazar aaa Beğen 1
 
Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil
 
Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil’in ilk basımı 1971 yılında yapılmış olan bir romanıdır.
 
Bir kadının anne, baba, çevre ve eşi ile yaşadıklarını genç kızlıktan kadınlığa ve evliliğe doğru akan yaşam süreci içinde farklı bir teknik, kurgu, anlatım ve biçimsellik ile ortaya koyan roman “ Kız, Baba, Ana ve Kadın” başlıkları ile dört bölümden oluşur.
Klasik, vaka planına dayalı ve standart serim düğüm çözüm bölümlerine dayalı olarak yazılmayan roman her bölümde değişen anlatıcı tip ve üslubu ile de tamamen bu romana özgü kendine has bir stille yazılmıştır.  Roman bu nedenle yayınladığı dönem de dört uzun hikâyeden oluşan bir eser zannedilmiş,[1] ancak Leyla Erbil’in kendine has bir romanı olduğu daha sonra idrak edilebilmiştir.
 
Tuhaf Bir Kadın romanındaki ana karakter Nermin ile Leyla Erbil’in biyografisi arasında birçok benzerliğin bulunması, Nermin ile Leyla Erbil karakterinin düşünce tavır, yaş, siyasi görüş, hayat tarzı  ve aile yapılarının pek çok benzer yanlar taşıması, romanın büyük ölçüde Leyla Erbil biyografisi haline de getirmektedir.
 
1950’li yıllarda doğmuş olan Leyla Erbil’in bu romanındaki kahramanı Nermin ‘de bu yıllarda doğmuştur.  Nermin tıpkı yazar gibi üniversiteye 19 yaşında başlamıştır. Nermin’in babası da Leylâ Erbil gibi bir denizci bir denizcidir.  Nermin, tıpkı Leyla Erbil gibi ateist veya ateist düşüncelere yakın aktif bir sosyalisttir.  Nermin’in annesi ile Leyla Erbil’in gerçek hayattaki annesi arasında karakteristik yönlerden oldukça yakın alakalar da bulunmaktadır.
 
KONUSU
Tuhaf Bir Kadın romanında, Nermin’’n nezdinde kendini gerçekleştirme yolunda üniversiteli bir kız olarak çıktığı yolda, toplumsal değerlerle çatışarak Marksist felsefeyi benimsemiş bir kadın oluşunun hikâyesini[2]anlatır.
 
ŞAHIS KADROSU:
Nermin: Romanın ana kahramanıdır. Romanın başında 19 yaşında, sonlarındaysa 40’lı yaşlardadır. Üniversite öğrencisidir. Yaşadığı hayattan şikâyeti vardır. Sosyalist düşüncesi vardır. Romanın sonunda halktan insanlar gibi düşünmeye başlar. Şiiri çok sever.
Halit: Nermin’in sosyalist arkadaşlarındandır. Onunla tanıştıktan sonra hayatının anlamlı olduğunu düşünür.
Anne: Nermin’in annesidir. Geleneklere bağlı kadınları sembolize eder. Nermin’i anlayamaz ve sürekli onunla çatışma yaşar. Nermin’e şiddet uygular.
Baba: Nermin’in babasıdır. Denizcidir. Hasta olan baba ölüm döşeğindedir. Ailesinin hasta halinde yaptıklarından dolayı kimseye hakkını helal etmez ve ölür.

KIZ ADLI BÖLÜM
Bu bölüm, anı ve ben diliyle anlatılmıştır.
Nermin, On dokuz yaşında ve edebiyat bölümü öğrencisidir. Dönemine ve yaşıtlarına göre aykırı düşünceler içinde olduğundan fazla arkadaşı yoktur. Diğer kızlar gibi evlilik hayalleri de kurmayan Nermin kendi muhitine göre marjinal sayılabilecek düşünceler taşımakta sol görüşlü kimseler ile daha rahat anlaşabilmektedir.
Neriman’ın babası bir denizci olduğundan açıldığı denizlerden fırsat bularak eve gelmeyen,  bu nedenle evdeki olan bitenlerden çok haberi olmayan;  pek de sözü geçmeyen bir adamdır. Lakin Nermin’in annesi geleneklere dine törelere çok bağlı bir kadındır. Bu nedenle evin tek çocuğu olan Nermin’in namuslu, ahlaklı dindar ve geleneklere saygı duyan bir genç kız olmasını arzu etmektedir. Bu nedenle annesi kızını namuslu bir genç kız olarak yetişip uygun ve kendilerine yakışan bir adamla evlendirmekten başka da bir derdi yoktur.  
Annesinin namus konusundaki saplantılarına aldırmayan Nermin, Annesini “zar bekçisi hanım” diye nitelemekte bakireliğinden ise  “Anamın yere göğe sığdıramadığı o zar parçası”  diyerek söz etmektedir
“… Annem oturağı sürüyor altıma ve ‘Tövbe et, tövbe istiğraf et, günaha girmişsin, söyle ne yaptın, söyle kız mısın?” diyor. ‘Kızım anneciğim, hiçbir şey yapmadım.’ diyorum…” s.25
Fakat, Nermin, annesinin olması istediği rollere giremeyen kendine özgü düşünceleri olan, hayat hakkında annesinden farklı düşünen, din ve ahlakla ilgili konularda annesi ile çatışan, başına buyruk yaşamak isteyen bir genç kızdır. Nermin bu nedenle annesi ile çok sık çatışmalara girmekte annesi ile oluşan sorunları da babaya sezdirmeden çözmek veya üstünü kapatmak şeklinde birlikte halletmektedirler.  
Nermin,  devam ettiği okula da çok sık uğramamakta Lambo adındaki bir Rum’un işlettiği meyhanede yazar ve şairlerle ahbaplık etmekten hoşlanmaktadır. .Orada kendine bir yer edinme, erkeklerin oluşturduğu toplumda kendini ispatlama çabası içindedir.
Bu meyhaneye gelen yazar ve şairlerin hemen hepsi erkektir. Nermin hemen her gün bu meyhaneye gelip adlarının baş harfleri sırlanman şiar ve yazarlara sohbet etmek te kendi yazdığı şiirlerini de utana sıkıla onlarla paylaşmaktadır.  Üstelik zar zor cesaret edip paylaştığı şiirleri bu camiadakiler tarafından anlaşılamamaktadır.
“… Ellerine sağlık, pek de güzel yazmışsın ama, şaire olabilmek için daha çok küçüksün. Bunları birkaç ay beklet; yeniden oku bakalım…” s.15  Nitekim erkek egemen sanat camiasının kadına bakışından da pek hoşlanmamaktadır.
Nermin evde iken annesinin Lambo’nun yerinde ise erkek sanatçıların iğneleyici bakışlarından rahatsız olmaktadır. Hatta meyhanedeki sanatçıların bazıları Nermin ile beraber olduklarını iddia ettiklerini de duymuş, buna öfke duyan Nermin bu yalanların onların yüzlerine de vurmuştur.
. Lambo adlı meyhanede Halit biri ile tanışır. Halit siyasi suçludur ve doğuda bir yere sürgün edilecektir. Halit, tanıdığı diğer “aydın” erkekler gibi kendini beğenmiş değildir ve insanlara tepeden bakmamaktadır. Bu yüzden Halit gidene kadar hep birlikte vakit geçirmişilerdir.
Nermin, siyasi kişilerle düşüp kalması yüzünden polis tarafından sorguya çekilince bekâretten kurtulmak istediğini de anlar.
“… Dayak yemekten değil, ‘ya şuraya yıkıverir de beni, bir hayvanlık ederse’ diye korkuyordum. Anamın o yere göğe sığdıramadığı o zar parçasını ya ilkin bir polis kırpığı haklayıverirse. Hem de böyle bir dekor içinde, bu zırıltıyı tez elden aklı başında birine hallettireyim, pis bir iş bu. Örneğin Ahmet’le…” s.30
 
BABA BÖLÜMÜ
Aradan yıllar geçmiş Nermin evlenip geri ayrılmış ve baba evine dönmüştür. Bu bölüm Babanın iç konuşmaları yer yer bilinç akışı ile anlatılmış, yazar bu bölümde Karadeniz ağzının ağız özelliklerini deyim ve deyişlerini kullanmıştır. Bu nedenle Nermin’in babasının Karadeniz kökenli olduğu da anlaşılmış olur.
İç monologlarından anlaşıldığı gibi baba Atatürkçü ve insancıl bir adamdır.  Millî mücadele yıllarında çok yokluk çekmiş,  ailesi için çok uğraşlar vermiştir.  Kızının bir sosyalist olmasına çok içerlemekte onun atesit olmasına da ayrı bir üzüntü duymaktadır. Kızında, “huzursuzluk, yürek çarpıntısı, ve bir sevgisizlik” gören baba bundan dolayı kızına hem sinirlenmekte hem de bu durumundan dolayı oldukça üzerliktedir. Her şeye rağmen Baba ile kız arasında derin bir sevgi ve saygı da bulunmaktadır. Dindar, muhafazakâr bakış açısına rağmen kızı ile oturup içki de içebilmekte kızını anlamak için çok gayret sarf etmektedir.
Diğer yandan baba, abisinin vesileyle tanışmış olduğu Mustafa Suphi'nin öldürülüşüne hayli kafa yormakta “Suphi’yi kim öldürdü?”  sorusuna cevaplar aramaktadır.
ANA BÖLÜMÜ
Bu bölümdeki anlatıcı romanın kahramanı olan Nermin’dir.
Nermin, iç hesaplaşmalar yapan, korkuları ve kâbusa benzer rüyaları olan iç dünyası karmakarışık bir kadındır.  Nermin’in babası ölmüş, yıllardır kaçtığı akrabaları cenaze vesilesi ile evlerine dolmuştur. Üstelik eve taziye için gelen pek çok akrabasını hayatında ilk defa görmektedir.  Babasının sülalesindeki herkes muhafazakâr insanlardır ve hepsi de Nermin’e yadırgayıcı nazarlarla bakmaktadır.
Bu bölüm Nermin için  hem çelişkilerin hem de akrabaları ile ke4ndisi arasındaki sürtüşmelerin yoğunlaştığı bir bölüm olarak karşımıza çıkar.“ Duvardaki Lenin fotoğraflarının, Nuri İyem gibi ressamların tablolarının parçalanmasına kadar giden bölümde, son bölümün konusu olan sol ve halk arasındaki sevgi nefret ilişkisine kişisel dünyadan bir giriş yapılmıştır.”
KADIN BÖLÜMÜ
Nermin artık orta tabaka insanı ve evli bir kadındır. Bir doktorla evlidir ve doktor kocası sağ kökenli bir dünya görüşüne sahip olmasına rağmen ateist ve sosyalist bir kadın olan Nermin’in düşüncelerine hatta yaşama biçimine dahi saygı duyabilen geniş fikirli bir insandır. Ekonomik düzeyleri çok daha iyi olduğu halde doktor kocasını bir gecekondu mahallesi olan Taşlıtarla’daki bir gecekonduda yaşamaya razı etmeyi de başarmıştır. Böylece “ Halkımız “ diyerek sevdiğine inandığı fakir insanların arasında yaşayacaktır. Burada “halkıyla” bütünleşecek, onları sosyalist bir dünya düzenine inandırmaya çalışacak kendi deyimi ile de  “bilinçlendirecektir.”
Fakat,  onun bu çabası halkımız dediği insanların düşüncelerine oldukça ters gelmiş, hatta bu yaklaşımları tersine bile tepmiştir. Bahçede erkeklerle saatlerce içki masasında oturan, kahkahalar atan kadından hoşlanmadıklarını belli ederler. Bu nedenle halkımız dediği kimseler tarafından da dışlanır. doğal olarak halkı tarafından yadırganır, dışlanır.  “Yazar burada Ortodoks Marksizm'e ve Türk solunun "halka inmeye" çalışırken ayakları yere basmaz yöntemlerine çok cesurca ve tutarlı bir eleştiri getirmiştir
Diğer bir açıdan Nermin mutlu gözükmesine rağmen kocası ile cinsel yönden yeterince uyum içinde değildir. Nermin'in evliliğini sürdürmesine rağmen tam olarak cinselliğini, bu evliliği ile  kendini gerçekleştirmeyi de başarmamaktadır.  
Bedri Nermin’e onun yaptıklarından bıktığını hayatını yaşamak istediğini söyleyip onu terk eder. Nermin, kış boyunca evde kitapları ve radyosuyla yapayalnız oturur. Kış bitince birkaç parça eşyası ve hatıra olarak piyanonun tuşlarını alıp annesinin yanına döner. 
Umduğu gibi değildi kadınlık. Ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilmiyordu, bu iş olanca pisliğiyle birdenbire bindirmişti üzerine. Kadının bütünsel özgürlüğü için yaptığı kavgaları, atıp tutmaları kendisi için yapmamış olduğunu anladı.(...) Bunları Bedri'yle konuşuyordu, tartışıyordu. Genç adam onu dinliyor, hak veriyor sonra sımsıkı sarılıp boşalıveriyordu üzerine.”
Nermin, aynaya bakarken evliliğin ilk günlerinde kadın olmayı beceremediğini kadınların özgürlüğü için yaptıklarını kendi için yapamadığını fark eder.
 
[1] https://www.idefix.com/Kitap/Tuhaf-Bir-Kadin/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0000000371157
[2] Kübra Çelebi, Leyla Erbil’in Tuhaf Bir Kadın Romanında Sosyalizm ve Gelenek  Arasında Sıkışmış Bir Kadın: ‘Nermin’ https://www.academia.edu/19626884/Leyla_Erbil_in_Tuhaf_B
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Filiz Şahin
15 Nisan 2019 Pazartesi 11:31:58
Görülen o ki bu sitede heybemi tıka basa doldurabilirim , emeklerinize sağlık kutlarım

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...