YALNIZIZ ROMAN İNCELEME VE ÖZETİ PEYAMİ SAFA

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen

 

Yazıda “PEYAMİ SAFA YALNIZIZ  ”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “PEYAMİ SAFA YALNIZIZ  ”    hakkında bilgiler “PEYAMİ SAFA YALNIZIZ  ”    romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “PEYAMİ SAFA YALNIZIZ  ”    adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ROMAN HAKKINDA 
 
Yalnızız, Peyami Safa’nın en çok beğenilen romanlarından birisidir. Aşk ve Psikolojik roman türünde olan bu eser ilk kez 1951 yılında yayımlanmıştır.
Türk edebiyatının en usta romancılarından birisi olan Peyami Safa’nın en olgunlaşmış eserlerinden birisi olan yalnızız, romanda yarattığı Samim ve Besim, karakteri ile Samim’im ütopyası olan Simerenya ile de dikkatleri çekmektedir. Roman tekniği açısından mükemmele yakın ruh tahlilleri bakımından da edebiyatımızdaki en başarılı romanlardan birisidir.  
 
KİTABIN KONUSU VE ANAFİKRİ
İnsanlığın bunalımları materyalist bir yaklaşımla çözülmez.  Para, mal mülk ve en çeşitli imkânları sağlayarak insanları mutlu etmeyi başaramazsınız
Ruhunu keşfedemeyen huzur, sükûn ve mutluluğunu sağlayamayan insanları maddi öğelerle huzura kavuşturmak imkânsızdır.  İnsan kendi ruhunu keşfedip çözümleyebilirse yaşamına bir anlam bulacak ve hayattan zevk alacaktır.
 
MEKÂN
Romanda olay İstanbul Yeşilköy’deki bir köşkte gerçekleşir. Bu köşk Samim'in evidir. Romanın en önemli mekânı köşktür. Samim ile Meral’in en çok buluştukları yer Meral'ın evidir. Olay Meralın küçükken yaşadığı evde de gerçekleşir. Paris’te çok fazla olmasa da bir olay mekânıdır. Samim için en önemli mekânlardan biride Simeranya’dır. Simeranya Samim'in tasarladığı düşsel bir mekândır. Roman genellikle kapalı mekânlarda gerçekleşir.

ZAMAN
Roman 2.Dünya Savaşından sonra gerçekleşir. Romanın arka planında Savaşın etkisi sık sık sezilmektedir. Romanda öykü zamanı 26 günlük bir süredir. Olaylar gece vakti, sabah, gün ağarması, güneşin doğması gibi zamanlarda gerçekleşir. Romanda genellikle olaylar  sabah ve gece gerçekleşmiştir.
 
ANLATIM TEKNİKLERİ
Romanda anlatıcı ben ve gözlemci anlatıcıdır. Roman genellikle üçüncü tekil kişi gözlemci şahit bakış açısıyla anlatılmıştır. Bazı yerlerde de birinci anlatım kullanılmıştır. Romanın akış tekniği çok iyidir. Romanda montaj tekniğivde kullanılmıştır. Roman yorumlanarak yazılımıştır. Bir çok yerlerde yazarın adı geçmektedir.


DİL VE  ÜSLUP
Romanda dil ağırdır. Psikolojik bir metindir. Romanda yeni ve birçok kelimeler vardır. Romanda birçok anlamsız kelimeler vardır. Roman yorum katılarak yazılmıştır. Okurken iyi okunması gerekir. Kelimelerin anlamlı ve düzgün bir şekilde okunması gerekir.
 

ROMANDAKİ KİŞİLER

SAMİM: Orta yaşlarda bir adamdır. Okumuş, tecrübeli ve bilgilidir. Olayları neden-sonuç ilişkisi kurarak değerlendirir. Maddi durumu iyidir ama yine de çalışmayı seven bir adamdır. Oturması ve kalkmasıyla efendiliğini belli eden bir adamdır. Sentezci bir aydındır. Zayıf bir adamdır. Fiziki özellikleri ruh haline yansımış bir adamdır. Gözleri ela rengindedir. Cesur ve gururludur. Şüpecidir. Dikkatlidir. Romanda yazarın düşüncelerini söylettirdiği, güzel bir ülke hayali bir ülke olan Simeranya taslağı ile kendi düşüncelerini ve ütopyalarını anlattırdığı yansıtıcı bir bilinç olarak kullanılır. Peyami Sefa 'nın  sözcüsü gibi bir rol üstlenmiştir. Fiziki özellikleri ile de Peyami Sefa'ya benzer nitelikler taşır.

BESİM: Midesine düşkün bir adamdır. Yemeklerle çok ilgilidir. Yemekleri sevgilisi olarak görür. Yemeyi, içmeyi, uyumayı çok seven bir adamdır. Herşeyi yemeğe benzetmektedir. Açık sözlü geveze bir adamdır. 
MEFHARET: Her zaman duyguları ile hareket eden bir kadındır. Çok heyecanlıdır. Küçük meseleleri büyüten bir kadındır. Bir olaydan sonra çok fazla tepki verir. Ruh sağlığı bozulmuş bir kadındır. Her şeye üzülür. Her şeyi kafasında hayal ederek çok fazla tepki verir ve üzülür. Sabırsız ve meraklıdır. Olayları tamamen öğrenmek ister.
MERAL: Çok tereddütlü bir kadındır. Parisi çok sever. Kararsızdır. Sigara kullanır. Samimi aldatan bir kadındır. Maddeye bağlı bir kişiliği vardır. Çekici bir kadındır ama güzel değildir. Maddiyata önem veren bir kadındır.
SELMİN: Güzel ve çekici bir kızdır. Özgür olmak ister. Annesinin baskı ve şüphelerinden bıkmıştır. Ciddi oyunlar oynar. İnatçı bir kızdır.
FERİHA: Meralın arkadaşıdır. Para için yaşlı bir adamın sevgilisi olmuştur ve Paris’e gitmiştir. Ailesini hiçe sayan bir kızdır. Gösterişi önem verir ve para için her şeyi yapabilecek  bir kızdır.
FERHAD: Meralın abisidir. Eğlenceye düşkündür. Maddi olarak yaşamının iyi olmasını isteyen birisidir.2 kişiliklidir. Eski yaşantıları özlemektedir. Gezmeyi, arabayı, parayı sever. Romanın sonunda yalnız kalan bir kişidir. 
HASİBE:  Evin hizmetçisidir. Kilolu bir fiziğe sahiptir.
NAİL BEY: Osmanlıca konuşmayı seven bir adamdır. Mülayimdir. Gerçekleri kabul eden bir adamdır.
NECİLE: Meralın annesidir. Samime ve Paris'e âşıktır. Hayatını yalnız geçiren bir insandır. Kızı ile pek anlaşamaz.
RENGİNAZ: Meralın dadısıdır. Olağanüstü şeyleri görür. Hiç evlenmemiştir. Olumsuz bir ruh hali vardır.
 

ROMANIN ÖZETİ
      
Samim, Besim ve Mefharet, eski Yanya Valisi olan  babalarının servetiyle varlıklı bir hayat sürmekte olan üç kardeştir. Mefharet, kocasını genç yaşta kaybetmiş kızı Selmin ve ortaokulda okuyan bir oğlu ile bekâr olan ağabeyi  Samim ve erkek kardeşi Besim ile oturmaktadır.
Olaylar Selmin'in annesi Mefharet'e adını söylemediği birinden hamile kaldığını söylemesi ile başlar. Oysa Selmin Annesine ve dayılarına karşı oyunlar oynayıp  Paris'e gidip orada yaşayabilmek için çocuğum var diyerek onları kandırmaktadır.    Selmin'in bu oyunları yüzünden çocuğun ve babasının kim olduğunu söylememesi Mefharet’i sinirlendirir. Mefharet fenalıklar geçirir ve o erkeğin kim olduğunu öğrenmeye çalışır. Fakat bunu öğrenemeyince ve gerçekleşen olaylar yüzünden ve şüpheci kişiliğinden dolayı kızını hamile bırakanın ağabeyi Samim olduğunu düşünür ve bu şüphesini Besim ile paylaşır.  Besim her zamanki rahat davranışını takınarak bunun mümkün olmayacağını söylese de  Mefharet sakin olmayacak Selmin’in ve dayısı Samim’in hareketlerinden şüphelerini arttıracaktır. Samim'in okudukları ve yazdıkları şüphelerini artırmakta Samim gizli bir dünya ve bir kadından bahsetmektedir. Simeranya’daki bu ve bunun gibi anlatılar Mefharet’in şüphesini, şüphe olmaktan çıkartıp neredeyse kesin bir karar haline getirmektedir.  Besim de bu şüpheye iyiden iyiye kapılmaya  başlamıştır Mefharet'in  şüphelerini gidermenin tek yolu vardır; Samim’in odasına giderek Simeranya’yı okumak…     
      Mefharet diğer kardeşi Besim ile birlikte Samimin odasına girer fakat  Simeranya’nın bulunduğu dolabın kilitli olduğunu fark ederler. Yanlarında getirdikleri birkaç farklı anahtarı deneyerek kapağı açarlar ve Simeranya’yı okumaya başlarlar. .Samim defterinde, Simeranya adında kurduğu hayali Dünyasından ve aşkından bahsetmektedir.. Mefharet defteri okuduktan sonra bu kızı olduğuna inanır. Besim ise öyle olmadığına karar vermiş ve ablasını inandırmaya çalışmaktadır.
       Oysa Selmin, annesinin nişanlısı Ferhat’a olan tutumunu beğenmediğinden hamilelik yalanını uydurmuştur. Sonunda Selmin’in amacına ulaşmak için nişanlısı ile birlikte kendilerine oyun oynadığını öğrenecektir. Bu olayın aslı şudur. Mefharet kızı Selmin'in nişanlısı Ferhad'ı küçük düşürmüş bir gün Ferhad, Selmin ve Mefharet otururken, Ferhat’ın Arnavutlar hakkında olumsuz sözler söylemesi Arnavut kökenli olduğunu ve bir Paşa torunu olduğunu düşünen Mefharet’i kızdırmış ve Ferhad’ı evden kovmuştur. Selmin ise nişanlısına yaptığı bu hakaretten dolayı annesinden intikam almak istemekte  gayri meşru çocuğunu Paris'te gizlice doğurmak bahanesiyle Paris'e gitmeyi planlamaktadır. Gerçekten de  Samimin kızı yaşında bir sevgilisi vardır ama bu sevgisi yeğeni Selmin değil  Meral adındaki hoppa ve hırslı bir  genç kadındır. 
 
Meral'in devreye girmesi ile roman farklı bir boyuta yönelmeye başlar.  Meral, Selmin’in okuldan arkadaşıdır. Aynı zamanda Samim’in eski sevgilisi olan Necile’nin de kızıdır. Samim’in Necile ile birlikteliği romanın sonlarında anlatılacaktır. Necile evli iken eşini aldatarak Samim ile birlikte olmuştur. Kuvvetli bir ihtimal var ki, Meral Samim’in kızıdır. Bu durum romanın hiçbir bölümünde açıklanmamıştır. Ancak ipuçları durumun böyle olması gerektiğini bize ifade eder.
Samim ile Meral aşk yaşamaktadırlar. Samim’in Meral’de iki farklı kişilik tespit etmesi ve bu iki farklı kişiliğinin Meral'in ruh dünyasında sürekli çatışmalar ayol açtığını fark ettirmesi romanı tezli bir roman şekline yönlendirmeye başlar.  Bu ikilik Meral’in romandaki vasfını belirler. Meral’in romandaki vasfı, tereddüttür.
   Samim Meralı sevmekte ve sürekli onu  düşünmektedir.  Fakat Meral, Samim’den gizli işler çevirmektedir. Meralın Feriha adında bir arkadaşı vardır ve Meral bu arkadaşına özenmektedir. Feriha yaşlı bir adamla parası için sevgilisidir. Meral, arkadaşı Feriha ile kirli işler çevirmeye birisi ile birlikte olmaya ve onunla Paris'e gidip yaşamaya dair planlar kurmaktadır. Samim’e göre Meral'in asıl hayran olduğu şey  Paris değildir. Paris’in bir önemi yoktur ve Paris Meral için sadece bir semboldür. Meral'in Paris'te yaşamak arzusunun altında bambaşka şeyler vardır. Meral’in bu istek ve arzularını sürekli kamçılayan ve tetikleyen bir unsur olan Feriha onun mektepten arkadaşıdır. Feriha genç yaşta Nusret ile evlenmeden metres hayatı yaşayarak Paris’e yerleşen bir kadındır. Yani para ve gösteriş için gençliğini yaşlı bir adama satar. Nusret zengin ve paralıdır. Feriha’da kişiliğinin, gösteriş meraklılığının verdiği alevleri Nusret sayesinde Paris’te körüklemekte ve İstanbul’a döndüğünde Paris’in ihtişamını Meral’e anlatarak bu alevi etrafına yaymaya çalışmaktadır.
 
Feriha, Şakir adında birisinin  Meral’e talip olduğunu her geldiğinde Meral’e söylemektedir. İlk başlarda Şakir adındaki bu adama karşı tepkisiz olan ve onunla evlenmeyi düşünmeyen Meral, Feriha'nın telkinleri ile Şakir ile evlenmeyi düşünmeye başlamıştır. Şakir de Feriha’yı metres tutan Nusret gibi yaşlı bir zengindir. Meral bu evlilik konusunda sürekli tereddütte düşmekte, Paris ve Samim arasında bir tercih yapamamaktadır.. 
Samim, Feriha’yı sevmez. Ferhat ve Ferhat’ın babası Nail Bey’de Feriha'yı sevmemektedir.. Aslında cemiyet de Feriha’ya karşıdır. Çünkü Feriha babası yaşında bir adamın sırf parası için metresi olmuş ve Paris’e gitmiştir. Ahlâki değerler ise buna karşı çıkmaktadır.
 Meral  kendini sorgularken Samim’i üste koymakta ve Samim’in değerlerini bir cemiyet değeri olarak gördüğünden tereddütte düşmektedir. Cemiyet tarafından sevilen veya dışlanan biri olup olmamak, Paris'i veya Samim'den birini tercih etmek hususunda kararsız kalmaktadır. Samim, Meral için bir sağduyu ve cemiyetçe kabul gören bir taraf olmaktadır. Fakat Paris ve ihtişamlı günleri yaşamak da Meral'e hoş gelmektedir.
 
Paris ile Samim arasında gidip gelme durumundan bunalan Meral için tek çözüm Paris’e kaçmaktır. Bir gece tüm hazırlıklarını yapar ancak ağabeyi Ferhad onun kaçmasını engellemek için kapıyı kilitlemiştir. Bunun üstüne odasına giden Meral, bir depresyon geçirir. Bu depresyon sırasında tek kurtuluşun intihar etmek olduğunu anlayan Meral bir kâğıda aynen şu cümleleri yazar:
“İntihar ediyorum. Kendi kendimden nefretimin çirkinleştiği bir dünyada yalnızım. Meral, bu kâğıdı yazdıktan sonra  odada yaptıklarını düşünür ve hatasını anlar. Sıkıntıdan Sigara içmek İsterken çakmağından dökülen benzinle tutuşan çarşaf alev alır  ve Meral çığlık çığlığa yanarak ölür.
Meralın annesi Necile -yani Samimin eski sevgilisi-  Meralın dadısı ile  birlikte aynı evde yalnız yaşamaktadır. Meral’in yandığı sırada Samim ve annesi Necile farklı bir mekânda yanık kokusu duymaktadır. Ayrıca Meral’in dadısı Renginaz’da garip garip hayaller görür. Çığlık atar ve adeta Meral’in saat kaçta yandığını görür…
Meral'in annesi Necile ile Dadısı aynı anda ve  ikisi beraber Meralın kötü olduğunu hisseder ve Meralın evine telefon edip  Meralın yanarak öldüğünü öğrenirler. Necile ve dadı  çok korkmuş, üzülmüş  ve Samimi yanlarına çağırmışlardır. Samim daha eve gelmeden Necile Hanım Kalp spazmı geçirmiştir
 
Necile'nin evine gelen  Samim Necile’nin de bir koltukta öldüğünü görür. Meral'in annesi Necile Samim'im çok eski bir sevgilisidir. Samim ile Necile'nin beraberliğinden bir çocukları olmuştur. Romanda yazılmasa da Samim'in sevgilisi Meral, Necile ile Samim'in birlikteliğinden olan o çocuk olmaldır.  Bunun üzerine  Samim geçmişe dair hayaller görür. Ama bu hayallerde Meral değil hep Necile vardır. Çünkü Samim, Necile’yi çok sevmiştir.
Roman, ikisi de Samim'in sevgilileri olan Necile ile Meral'i farklı yerlerde, farklı şekillerde ve yapayalnız ölmeleri ile son bulmuştur. Samim de yalnız kalmış ve çok kötü olmuştur. Her iki sevdiğini aynı gün aynı anda yitirmiş bir adamdır. 
 
KAYNAKÇA

PEYAMİ SAFA,YALNIZIZ, Ötüken Neşriyat,1996-İstanbul
Peyami Safa ve Romancılığı : http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/Edebiyat.aspx?id=633 

HAZIRLAYAN
           ADI : RÜMEYSA GÖREN
      KAYNAK : PEYAMİ SAFANIN YALNIZIZ ROMANI
 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, tez, yazı, İnceleme, ve araştırmalarınızı sitemize üye olarak ve bize başvurarak ESA da paylaşabilirsiniz.
 
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...