Yeşil Gece Hakkında ve Özeti İle Reşat Nuri Güntekin

Ekleyen : ESA , 23 Ocak 2019 Çarşamba aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “   Reşat Nuri Güntekin ‘in  Yeşil Gece  “   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Reşat Nuri Güntekin ‘in Yeşil Gece   ” hakkında bilgiler “Reşat Nuri Güntekin ‘in Yeşil Gece    “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “Reşat Nuri Güntekin ‘in  Yeşil Gece  “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
Yeşil Gece  ve  Reşat Nuri Güntekin Hakkında 
 
Yeşil Gece  ,  Reşat Nuri Güntekin ‘in ilk baskısı 1928 yılında yapılan romanıdır. [1]  Bu roman romanlarını Cumhuriyet’in ilanından sonra yayımlayan Reşat Nuri’nin İlk romanı olan Çalıkuşu  (1923)  adlı romanından 5 sene sonra yazılmış, 9. Eseridir. Çalıkuşu  ile büyük bir çakış yakalayan Yeşil Gece adlrı romanı yazarın   Çalıkuşu , Dudaktan Kalbe, Damga , Yaprak Dökümü  ve  Acımak romanları ile birlikte en çok sevilmiş olan romanları arasındadır.
 
Çalıkuşu, Miskinler Tekkesi gibi romanlarında da işlediği gibi Yeşil Gece  romanında da yazar eğitimin önemi dikkat çekmiş, çağdaşlaşmak, eğitim, modernleşmek konularını Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda ele almış, genç ve modern Türkiye’nin ideolojisini savunmuştur.  Reşat Nuri bu eserin de eğitimin önemine vurgu yaparken,  diğer eserlerinde de olduğu gibi bu eserinde de cehalet, gericilik ve taassubun zararlarını göstermeyi de amaçlamıştır. Toplumun gelişmesini ve kurtuluşunu laik ve çağdaş eğitimde gören yazar,  sosyal yönünün ağır bastığı bu romanını o çağda moda olan memleketçilik düşüncesi etrafında ele almaktadır.   Çalıkuşu adlı romanındaki kadın öğretmen ve aydın tipi yerine bu romanda erkek aydın ve öğretmen tipini ana karakter yapan Reşat Nuri, Ege Bölgesi'ndeki bir kasabada,  gerici olan ve çağdaş eğitime karşı çıkan güçlerle savaşan, idealist genç bir öğretmenin mücadelelerini dile getirmektedir.
 
Reşat Nuri Güntekin’in “polemik romanım” olarak nitelediği Yeşil Gece’de romanı roman türü olarak sosyal bir roman, roman tekniği olarak da realist bir roman özelliği taşır.  Mektepli ve medreseli çatışmasını işleyen roman  birçok eleştirmen tarafından ideolojik bir roman olarak da tanımlamıştır.[2]
 
İyi bir gözlemci, sade, sıcak, kıvrak ve güçlü bir anlatıma sahip bir yazar olan Reşat Nuri bu romanında da güçlü sezgilerini ve gözlem gücünü kullanmış, o yıllarda devlet ve edebiyat camiası nezdinde destek bulacak konuları işlemekte de oldukça mahir olmuştur.  O dönemdeki hükümet politikalarının, Devlet yöneticilerinin ve edebiyat çevrelerinin küçümseyemeyeceği, dikkate alamamazlık edemeyecekleri, aksine desteklemek zorunda kalacakları konularda yazmış olan Reşat Nuri’nin bu eseri de gününde muteber olmuş diğer eserleri gibi bu eseri de hararetle tavsiye edilmiştir.
 
 
KİTABIN KONUSU:   Romanın kahramanı olan Şahin Efendi, ilk önce medresede yetişmiş ve mederese eğitimi tedrisatını öğrenmiştir. Fakat sonra çağdaş bir okul olan öğretmen okulunu bitirerek Ege Bölgesi’ ndeki bir kasabaya öğretmen olarak tayin olur.
Fakat yapmak istediği uygulamalar kasabadaki softalar, gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle çatışmasına yol açar. İdealist ve modern Türkiye’nin politikalarını savunan genç bir öğretmen olan Şahin Bey, kasabadaki yobazlar ile savaşmaya başlar. Fakat,  Atatürk Devrimlerinin coşkulu bir taraftarı olan Şahin Efendi verdiği bu mücadelede çok az destek almakta git gide mücadele gücünü yitirmektedir.
 
ANA FİKRİ
Ülkesini düşünen ülkesi için savaşan azimli bir insan hangi şartta olursa olsun davasından vaz geçmemelidir. Kişi, idealist, iradeli ve azimli olursa en kötü şartlarda bile tüm güçlüklerin üstesinden gelebilir.
 
KİTAPTAKİ ŞAHISLAR
 
Şahin Efendi: Geri kalmış bir kasabada çağdaş bir eğitim vermek için uğraşan, ideallerine kavuşmak için softalar ve çıkarcılar ile mücadeleye girişen azimli bir öğretmendir. Çoğu zaman azmi sayesinde güçlükleri aşmış ama hakkında da birçok söylenti çıkarılmıştır. Bunlara rağmen azminden hiçbir şey kaybetmemiştir.  
Rasim: Şahin Efendinin fikirlerini destekleyen biridir.. Deli Necip’ le birlikte Şahin Efendinin en yakın arkadaşı
Mühendis Deli Necip: Şahin Efendinin en yakın arkadaşı. Şahin Efendiyle birlikte aynı savaşın içine girmiş ona omuz vermiştir. Ama amaçlarını gerçekleştiremeden şehit olmuştur.
Eyüp Hoca:   Yaşlı olmasından dolayı kasaba halkının saygı duyup sözünden çıkmadığı  Şahin Efendinin yapmak istediği her yeniliğe karşı çıkan biridir.  
Mehmet Nihat Efendi: Hayatta kimsesi kalmamış olan ama görevinde başarılı bir kimsedir. . Kasaba mektebinde Fransızca öğretmenliği yapmaktadır. Hakkında asılsız söylentiler çıkmıştır. Bu söylentilerin aslı olmadığı anlaşılınca hapisten çıkmıştır.
 
KİTABIN ÖZETİ
 
 Babası ölen Şahin Efendi, köyde çobanlık yaparak annesine bakmakta bir yandan da medresede öğrenimi sürdürmektedir. Somuncuoğlu Medresesi’nde gördüğü eğitimi bazı yönlerden sorgulamakta, örneğin ruhun ölümsüzlüğüne inanmamaktadır.
Medresede ona öğretilen “İttihad-ı islam” İslam birliği düşüncesinin gerçekleşmesi zor bir düşünce olduğunu görmekte; “Yeşil Sancak”, “yeşilordu” , “İttihad-ı islam” mevzularının artık bir hayal olduğunu da anlamaktadır. Zaten bu fikirleri savunan medrese hocaları ve öğrencilerin ortak gayesinin dini alet ederek kişisel çıkar sağlamak olduğunu da fark etmektedir.
Bu şüphelerine cevaplar bulamayınca medreseyi bitirmeden medreseden ayrılarak öğretmen okuluna “Darülmuallimun”a  girer. Ve “Darülmuallimun”dan mektep öğretmeni olarak mezun olur.
İlk tayin yeri Ege Bölgesi’ nde Sarıova adında bir kasabadır.  Etrafından öğrendiği kadarı ile bu kasabanın halkı çok geri kalmış, sofu, çocukların başlarına bile yeşil sarıklar takan, softa , bağnaz ve cahil olan halktır.  
Köye geldiğinde burasının önceden öğrendiği gibi bir yer olduğunu görür. Evler, binalar ve her şey harap bir haldedir.  Köye geldiği ilk akşam köylüler onu yemeğe davet eder.  Yemekte, köyde sözü geçen hocalar ve muallimlerle de tanışmış olur.   Meclistekiler ona Emir Dede’nin mektebin başmuallimi olduğu söylenir.  Köydeki bazı hocalar ondan hoşlanmamışlardır. Şahin Bey ilk günlerden işinin çok zor olacağını anlamış olur.  
Fakat tembihlerin aksine Şahin Efendi Emir Dede Mektebinin eski binasının yıkılıp yenisinin yapılması gerektiğini düşünmektedir. Ama köy halkı Eyüp Hoca’nın önderliğinde buna karşı çıkmaktadır.
Şahin Efendi, tepkiler yüzünden mektebin yıkım işini ertelemek zorunda kalır.  Fakat Rasim ve Deli Necip ile arkadaşlık kurduktan sonra, onların desteği ile yeniden harekete geçer.
Şahin Efendiyi çocuğu hafız çıkacak bir adamın yemeğine davet edilmiş, hafız çocuğun çok hasta olduğunu anlamış ve hemen hastaneye götürülmesini istemiştir. Fakat köyün Cinci Hocaları buna engel olurlar ve çocuk ölür. Çocuğun annesi çocuğunun mektepten alınarak hafız yapılmak istendiğini çocuğun bu yüzden öldüğünü savunmaktadır.
Ölen çocuğun babası bu olaydan diğer çocuğunu mektepten almaz. Fakat bu durum hocaların hoşuna gitmemiştir.  Bunun üzerine Şahin Efendi hakkında söylentiler çıkmaya başlar ve Şahin Efendi,  Maarif müdürüne şikâyet edilir. Maarif müdürü duruma çok sinirlenir ama şahin Efendiyi sevdiğinden ve görevini tam yaptığından dolayı olayın kapanmasını ister.
Bir gün ilçeyi koruduğuna inanılan “Kelami Türbesi” yanmış bunun suçu da içkiye düşkün olan matematik ve Fransızca öğretmeni Nihat Bey’e yıkılmıştır. Şahin Efendi, onun suçsuz olduğunu savunan nadir kişilerdendir. Yakın arkadaşları olan Rasim ve Deli Necip ile Durumu tartışırlar. Sonunda bir avukat tutmaya karar verirler.
Hiçbir avukat kasabalıdan tepki görmekte korktuğu için Mehmet Nihat Efendiyi savunmayı kabul etmez. Bir hafta sonra komiser Kazım Efendi, suçlunun Kelamı Baba’ nın oğlunun olduğunu, Kelamı Baba’nın oğlunun türbedeki değerli eşyaları çalarak daha sonra türbeyi ateşe verdiğini ortaya çıkarmayı başarır.  Bu olay sonrasında Eyüp Hoca ve yandaşlarının itibarı da sarsılır.
 
Bir mayıs günü Yunanlılar kasabayı istila eder. Zaten daha önceden beklenilen bir durum olduğu için bazı aileler kasabayı terk etmektedir.
Ama, Şahin Efendi, Deli Necip ve Rasim kasabada kalıp sonuna kadar direnmeye karar vermişlerdir.. İlk önce Rasim,  sonra da mühendis Deli Necip ölür. Bu sırada Şahin Efendi acele karakola çağırılır ve  Yunanlılar tarafından ona gönderilen bir emir tebliğ edilir.  “ Şafin Efendi sen kasabada sözü geçen bir zatsın. Yunan Devleti’ nin Müslümanlar hakkında kötü bir niyeti olmadığına dair ahaliyi inandır.” Şahin Efendi, biraz düşündükten sonra halk için faydalı olacağı kanaat getirerek  teklifi kabul eder. Kılık değiştirerek halkın arasında ve Yunanlılardaki gelişmeleri takip eder. Hakikaten de olaylar düşündüğü gibi gider. Yunan baskısı azalır.
Bir müddet sonra Sarıova kasabası düşmandan kurtulur.  Halifelik de kaldırılmış, İnkılâplar yapılmaya başlanmıştır. Bir gün Şahin Efendi kasabadan ayrılıp, kendine yeni bir hayat kurmak için başka yerlere gider.
On yıl sonra Sarıova’ ya geri dönmüş ve kasabayı çok değişmiş olarak görmüştür. Kendi eseri gibi saydığı Emir Dede mektebine gider. Başmuallime kendisini takdim eder. Başmuallim onu şöyle tarif eder:”Sen on yıl evvel Yunanlılara yaltaklık eden başmuallimsin. Senin bu kasabada yerin yok.” der.
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...