Zaniyeler Hakkında Konu Özet Selahattin Enis Atabeyoğlu

Ekleyen : ESA , 29 Nisan 2019 Pazartesi aaa Beğen
 
 
Zaniyeler,  adlı roman Selahattin Enis Atabeyoğlu ‘nun ( Antalya 1892-1942 İstanbul')  Çanakkale Savaşı yıllarında savaştan bir haber yaşayan vatanı ve devletinin canhıraş mücadelesi ile alakasız yozlaşmış bir hayat süren İstanbul ahalisinin halini anlatan bir romanıdır.
 
 Yazar, İstanbul'a geldiği mütareke yıllarında gözlemlediği İstanbul ve oradaki sosyal çevre bu yıllar ve sonrasında yazdığı eserlerin iskeletini oluşturacaktır.
 
Zaniyeler adlı romanı İlk romanı Neriman'ı on yedi yaşında iken yazan Selahattin Enis Atabeyoğlu ’nun İ. Dünya Savaşında cephe gerisindeki ahlaksızlıkları, yozlaşmayı ve manevi çöküşü anlattığı ikinci romanıdır.  Zaniyeler adlı romanı ilk önce tefrika edilmiş daha sonra İstanbul, Orhaniye Matbaası, 1339/1342; 1926 de ilk baskısı yapılmış bir romanıdır.
 
Yazarın biri kitap oylumunda basılmış biri hikâye defter halinde yazılmış olan sekiz romanı bulunmaktadır. Zaniyeler, İstanbul: Orhaniye Matbaası, 1339/1342; Sârâ, İstanbul: Orhaniye Matbaası, 1342-1339 (1926); Cehnennem Yolcuları, Orhaniye Matbaası, İstanbul, 1926. da kitap halinde de basılmış eserleridir.  Yazarın Orta Malı, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası ve Mahalle isimli romanları ise tefrika halinde yayınlandıkları gazetelerde kalmış[1] ve kitap oylumunda basılmamış romanlarıdır. ( bkz Selahattin Enis Atabeyoğlu Roman ve Hikayeciliği )
 
Natüralist akımın etkisinde kalmış roman ve öyküler yazmış olan yazar “Türkiye’nin Zola’sı “ (Cevad Fehmi ) [2] olarak anılmıştır. [3]   Selâhattin Enis, İstanbul piyasasında yakınları olduğu için balon yapılan pek çok paşazade yazardan çok daha iyi eserler ortaya koyan bir yazar olduğu halde, göz ardı edilmiş özellikle görmezden gelinmiş “Nihat Sami Banarlı'ya kadar hakkında tek satır söz edilmemiş.” (1977) olan talihsiz bir romancıdır.
Selâhattin Enis, ilk eseri Neriman'dan başlayarak tüm romanlarında toplum sorunlarını, özellikle de Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasına dayanan ahlaki bozulmaların bireyleri götürdüğü mutsuzluğu, keskin bir gerçekçilikle göstermekten çekinmemiştir.”[4]
 
Oysaki yazar Naihat Sami Banarlı’nın deyişi ile “Bu devrin diğer mühim bir hikâye ve roman muharriri, içtimâî hayatın acı ve açık sahnelerini, sert ve keskin çizgilerle belirtmekten çekinmeyen, realist san'atkârdır.(1892-1942)dir. [5]
 
Eserlerinde 1. Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarındaki İstanbul çevresindeki duyarsızlık, ahlaki ve manevi çöküntüyü dile getiren romancı bu eserinde de bu konuyu işlemiş, yedek subay olarak katıldığı Çanakkale Savaşlarındaki gözlemlerini dile getirmiştir.
 
 Roman kahraman Türk Askerleri hayatlarını Çanakkale’de heba ederlerken ve İstanbul’daki ahalinin içine düştüğü kayıtsızlığı, ondan da kötüsü ahlaki çöküntüyü ahlaki çöküntüyü,  devlet yıkılırken, insanların İngilizler ile giriştikleri iş birliğini insanların nasıl bir ikiyüzlülük içinde davrandıklarını aktarmıştır. İkiyüzlü çirkef insanların vatanperverlik, milliyetçilik gibi değerleri nasıl istismar ettikleri,  düşmanla nasıl işbirlikleri kurduklarını, namuslarını ve şereflerini nasıl batağa düşürdüklerini ibretlik hikâyeler ile gözler önüne sermiştir. Selahattin Enis’in Zaniyeler adlı eseri  Peyami Safa’nın Sözde Kızlar, Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomore romanları ile benzer konular işlemiş bir romandır. Roman da İstanbu’lun cephe gerisindeki  çirkin yüzü faş edilirken farklı adlar altında devrin pek yazar , şair ve devlet adamlarına göndermeler yapılmıştır.
 
Zaniyeler adlı romanı  Fıtnat adlı bir fahişenin günlüklerinden oluşur. "Eserde, ülke ve halk çok zor günler geçirirken lüks konak ve apartmanlarında günlerini gün eden, cinsî arzularının peşinde koşan gazeteciler, mebuslar, nazırlar ve bunlara yaranmak suretiyle geçimlerini sağlayan şair ve yazarlardan oluşan geniş bir şahıs kadrosu vardır.”[6]
 
Zaniyeler adlı roman Çanakkale’de ölüm kalım savaşı devam ederken “ kadınıyla erkeğiyle süflî bir hayat yaşayan, içki meclislerinde fuhuş yaparak geçiren üst düzey devlet adamları, edebiyatçılar, gazeteciler, doktorlar “ ı anlatan bir romandır. Romanda o devride böylesine sefih bir hayat yaşayan pek çok meşhur kimse üstü örtülü olarak işaret edilmiştir.
 
Olaylar hem bu bataklığa teyzesi tarafından sürüklenen hem de iğrenç bataklığın cazibesinden kendini kurtaramayan Fitnat’ın gözüyle anlatılmış, Fitnat’ın hatıra defterinden nakledilmiştir.”[7]
 
KONUSU
Konya’dan İstanbul’a gelen Fıtnat, teyzesi Münevver’in hayatına imrenerek Şişli de fahişelik yaparak safahat içinde bir hayat yaşamaya başlar.  Sosyetelerden nefret ettiği için de onlardan öç almak istemekte ve yaşadıklarını da anı defteri haline getirmektedir. Pek çok zenginin metresi olan Fıtnat hem kendi ailesinin yok oluşuna hem de pek çok kişinin hayatının sönmesine neden olacaktır.
 
Zaniyeler’de hızlı yükselişler, ahlaki çöküşler ve savruluşlar eşliğinde insan hayatlarındaki facialara tanık oluyoruz.”[8]
Devletin kaderinde söz sahibi olanlar, yazılarıyla halkın özellikle de gençlerin olaylara bakışı üzerinde etkili olanlar, meslekî konumlarına hiç yakışmayan ve uygun olmayan bir yaşam sürmektedirler. Bu yaşamın içinde alabildiğine içki-kumar-uyuşturucu ve fuhuş vardır[9]
 
ROMANIN ÖZETİ
 
Olaylar I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da geçer. Fitnat’ın ailesi a iyi bir öğrenim yapabilmesi için uğraşmış ama anne ve babasının yaşadığı Aksaray onu çok bunaltmıştır.
 
Serveti için evlendiği Konyalı tiftik tüccarı Hasan Rıfat Bey’ ile Konya’ya gelen, Fitnat, Konya’da iken bir süre Meram bağlarındaki eğlencelerle avunmak istemiş ama İstanbul ‘u özlemiştir. Anadolu’da ki hayatı sıkıcı bulan Fıtnat birkaç aylığına İstanbul’a gitmiş fakat Şişli’deki teyzesi Münevver’in savaş zenginleriyle sürdüğü sefahat hayatına kapılıp İstanbul’da kalmıştır. İğrenç bir hayat yaşayan teyzesinin yakındaki İclal’den bu sefih hayatın iç yüzünü öğrenen Fitnat, hem istediği gibi güzel bir hayat yaşamak hem de nefret ettiği bu insanlardan intikam almaya karar verir.
 
 Sevgiyi tanımayan bir ruhu olan Fıtnat hem kendini bu âleme kaptırmış hem de nefret ettiği budala, şehvet ve eğlence düşkünü, kolay yoldan para kazanan namussuz insanlardan öç almak istemektedir.
 
 
Fıtnat’ı böyle davranmaya iten pek çok diğer sebepler de vardır. Örneğin Sözde bir Türkçü olan Jale Türkân, Türk Kadını İçin Aydınlık Derneği adlı bir dernekte kendini Türkçü olarak tanıtmakta ama, Von Volf adlı bir Alman subayının evinde fuhuş âlemlerine katılmaktadır.  Beyoğlu’nda cepheden gelen kolu sargılı bir asker kolunu o Von Volf’a metreslik etsin diye kaybetmediğini yüzüne haykırmıştır.
 
İlk önce bir doktorun metresi olan Fıtnat, doktorun sayesinde müreffeh bir hayata başlamıştır. Lakin ona para yetiştiremeyen doktor yolsuzluk yapmak zorunda kalmış ve bu yüzden hapse düşmüştür. Çanakkale’de savaş devam ederken İstanbul’da savaştan nemalanan savaş zengini sefil insanların çevresinde dolaşan Fitnat’ın diğer aşığı babadan dededen kalan mirası aşk, eğlence ve kumarda tüketmekte olan bir mirasyedidir.  Bu mirasyedi de kumarda iflas eder.
 
Fıtnat’ın çevresindekilere bakılınca tablo çok netleşmektedir. Meclis-i Vükelâda nâzır sıfatıyla bulunan ve mevkiinden faydalanarak ticarette vurgun yapan Kerami Bey; muhabbet tellalı Cemşit Bey; para ve mevki uğruna karısının ahlâksızlıklarına göz yuman Maksut Bey; derbeder edebiyatçı Yahya Cemal;  zevki peşinde koşan Rifat Melih; edebiyatçı Celâl Tahir ; lüks arabasını her ay ayrı bir renge boyayarak ilgiyi üstünde toplamayı başaran din istismarcısı kumarbaz Hicrî Sıtkı Efendi…. adeta birbirleriyle ahlâksızlık yapma yarışı içine girmiş meşhur insanlardır.
 
 Fitnat, savaş zenginlerinin batmasına vesile olacak her harcamayı yapan bir kadındır.
Ama beri yanda üzüntüden çıldıran babası tımarhaneye, annesi de sefalete düşer. Sonunda her şeyden bıkan Fitnat, annesini alır, İstanbul’un bir köşesinde eski sakin hayatına çekilir.
 
 
 
 
[1] Hümeyra ECEVİT, SELÂHATTİN ENİS'İN NERİMAN ROMANINDA KADIN, U.Ü. FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl: 17, Sayı: 28, 2015/1
[4] Hümeyra ECEVİT, SELÂHATTİN ENİS'İN NERİMAN ROMANINDA KADIN, U.Ü. FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl: 17, Sayı: 28, 2015/1
[5] BANARLI Nihat Sami (1979) Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Fasikül: 16, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi
[6] Murat Kacıroğlu, “Millî Mücadele ve Erken Dönem Cumhuriyet Romanında Harp Zenginleri”, Karadeniz Araştırmaları, Sayı: 20, Kış 2009, s. 117-136
[7] Alev Sınar ÇILGIN, EDEBİYATA YANSIYAN KRİZ: SÖZDE KIZLAR VE ZANİYELER ÖRNEĞİ, U.Ü. FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl: 4, Sayı: 4, 2003/1
[8] https://www.iletisim.com.tr/kitap/zaniyeler/8490#.XMaHAIkzbcs
[9] Alev Sınar ÇILGIN, EDEBİYATA YANSIYAN KRİZ: SÖZDE KIZLAR VE ZANİYELER ÖRNEĞİ, U.Ü. FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl: 4, Sayı: 4, 2003/
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...