ARALIK NASIL DA DALDI İÇERİ UMUTLA İMANLA


Mihrabın coşkusunda salınıyor salkım söğüt ve göğün muhbir rüzgârıyım içimde devingen bir küre kürediğim her yeni gün ve hece t/uzağına düştüğüm aşk kadar serzeniş yüklü iken evren ve kolaçan eden bir ilham belki ihya edilesi bir yüklem.

 

 

 

 

Günü kuşatan aralıksız

Aralık kadar pervasız

Nasıl da daldı içeri umutla imanla

Gösterişli bir mevsim kapıda

Kurtuluş ve ümit yüklü o telaffuz

Reddi güç kabulü güç olsa da mevsimin

Sükûnet dileyen niyazım

Şükür ki duyuldu Allah katında.

 

Resmin hangi zerresiyim söyle, azizim?

Resmedilmeyen hangi rengim?

Dibimde açan çiçekler

Başım gözüm üstüne varlığı tutuşan yıldızların da

Sönmeyen ferine âşık bir ilhamla

Tutuşan eteklerimden

Dökülen hecelerden

İnşa ettiğim bir çelenk

Elbet sarmalıdır bilinmezin

Elbet itikadıdır benliğimin

Elbet ellerimle öldürdüğüm nefsin

Son çırpınışlarıdır.

 

Ne de olsa benzemediğim hiç kimse

Hicap edilesi bir sakar gölgeden

Düşen payıma

Elimi tutan şu yıldızın hatırına.

 

Mehtabın güzelliğine vakıf bir esrar

Sözcüklerden yarattığım bitimsiz rüzgâr

Nezdinde uçuşan yapraklarım

Dökülmeyen saçlarım

Nihayetinde solmaya yüz tutan bilinmezin

En çok da efkârın ve aşkın

Müdavimi bir tutkuyum

Yaşamın hicvinde saklı

Metruk bir heceyim

Belki de g/izin ta kendisi

Açmayı unutan bir çiçek gibi

Her yutkunduğumda

İçtiğim o zemzem ki akar da akar

Yüreğin çeşmesinde

Vurur durur yüreğimi

Varamadığım hidayet öncesi

Bilsinler ki neferiyim bilinmezim.

 

Sancılı mevsim soldu sonunda

Niyazımda tutuklu kimse

Azat edildi bir bir acının furyasında

Salındı da salındı bir bir

Aşkın idame ettiğim evrende

Görünmeyenin uğruna

Ve işte gözlerim ateş saçar

Yürekte saklı olsa da o gizemli mezar.

 

Maviden tenim

Pembedir titrim

İlahi bir gölgeye nasıl da meylederim

En çok da siyahı sever ve içerim

Karanlığı

Ama nasıl da aydınlıktır çıktığım yoldan da

Dönmem geri.

 

Bir izdiham kimi zaman

Kimse hayatla arama nifak sokan

Uzandığım şu rahle

Varlığıma ve aklıma mukayyet ol güzel Rabbim.

 

Ah, ben ve efkârım

Tefe konan masallarım

Batmadı gitti hem dibi delik sandalım.

Küreğim yüreğimle kürediğim

Aşkın inzivaya çekildiği kim bilir kaçıncı mevsimim?

Elbet çözeceğim kendimi, azizim

 

Belki de içindeki gizin endamıdır beni var eden

Beni ise benden eden

Bir mağrur beste şakıdığım

Bir katre daha da acımalı canım

Yoksa bunca şiiri nasıl yazarım?

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış