DERİN


 

 

Tehir mi etmeliydi düşleri en azından sağdıcı iken umudun, aşkın da vasisi iken mutluluk ve bir dumanın boğduğu renkler gibi, göğe karışan gözlerim, sudan sebeplerle boğulduğum en hazininden bir gülücük bahşetsin diye evren ve doğa ne de olsa doğamda saklıydı üstüne konduğum o bulut ve görünmezliğin sinyalini veren sessizliğe karıştım gecenin kırışık teninde solungaçları olmayan bir özlemle vardım sonunda vardım…

 

 

 

 

 

Tebessüm ihlali yaptı kuşlar

Her rengin saklı olduğu kanatlarında ölmek vardı ya…

Sensizliği tehir ettim şiire dokunup

Gözlerimde zifiri karanlık

Ölümün buğusu ve büyüsü

Yaşamakla aştığım ne çok şey

Aşamadığım o eşik ki

Bir beşikte sallandığım ne doğru ne yalan

Hüviyetime mahcup bir sayıyım

Sayımın tekelinde bir haleyim.

 

Rengin ve ırkım ve dilim olmaz mı aşk

Aşkı şiar edinen nazenin bir tebessümle

Dikiyorum kendimi geceye

Gecenin hasretinde

Kolluyorum yolunu mavinin

Ait olmadığım bir vücutta vücut buluyor mevsim

Kepaze bir sessizlik

İman gücümle dayandığım evrenin sicilinde

Hangi haneye denk düştüğümü bilmeden

İnsanların dilinde ve zihninde

Neye denk düşüyorsam…

Oysaki oysaki…

 

Bilmek dahi istemiyorum

Üşüdüğüme şahit Yaratan

Üstüme dökülen nice zerre

İnkâr edemeyeceğim kadar yanıyor canım

Can simidim ne elem ne de görünen reva

Asılı kaldığım camda bir el yazısı

Nakşeden gecenin keskin soğuğu

Bir amblemse kalemim

Bir dans ise evrenle ettiğim

Ve düşüyorum bir kez daha

Düşmezken özlem yakamdan

Kendimde saklı gizim ve kendime sitemim

Böyle olmak mıydı düşen payıma?

 

Sözcüklerime ve aşka ve acıma kefilim, azizim

Ne müsvedde iken hayat

Ne de mahcubiyet yüklü bir rahmet

Acımla varım bu rüyada

Açılarımsa illa ki geniş

Çünkü baktığım pencerede saklıdır ruhum, mutum

Ufkumsa şiar edindiğim neyse…

 

Bilinmezin mealidir utkum

Kemale erse de yaşım

Yasımla büyüdüm ben

Büyüttüm de içimdeki çocuğu

Gel gör ki hala mızmız ve coşkulu

Bir su küresine hapsolan varlığım

Rengimle reddimle ve reşit kılındığım bilinmezle

Doluyum

T/aşkın mabedi sollayan hüzün cetveli ile

Kırgın olsam da tüm dünyaya

Kızgınlığım sadece kendime.

 

Topun ağzındayım günbegün

Serildiğim o tarhta saklı müzmin

Bir ruh olmanın da meali

Bozguna uğrasam da bozuntuya vermeden

Hala ve yeniden kolaylıkla sevebildiğim

İksiri belli ki yaratılmışlığımın

İman gücümde saklıdır sıkıntıların

Firarında nöbette asılı kaldığım

Rüzgârın da çapkın varlığına

Duyduğum hüsranla iştigal

Bir zemherinde ölmenin tadına vakıfım hem.

 

Ezelden güne taşıdığım bir serenat

Kıblemde yaşar ölürüm de

İstiflediğim bunca duyguyla gömün beni en derine

Hem derindim

Hep de ruhumdu delinen

Devinen yürekten göğe dokunan

O delici b/akış ki

Asi/l bir asayım ben aşkla iştigal…

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
17.01.2021 - 15:38
Kemale erse de yaşım Yasımla büyüdüm ben Büyüttüm de içimdeki çocuğu Gel gör ki hala mızmız ve coşkulu.... II. Yeni şiirinin ardılı olarak derinlere doğru dikilmekten muzdarip, karamsar imgeleri, açılım ufku geniş düşün dünyası olan başarılı bir şiir güzergahınız var. Şiirleriniz yansıyan müphem ve fırtınalı dünyanız şen ve huzurlu olsun şaire... 🙂