DÜŞ PERİSİ


‘’Ölümle konuşmaya başlamıştım

Ağaçlar avucumda dünya masalıydı

Çiçekler nasıl da sonsuzdular

Zaman bedenimde tozlanıyordu

Ara sokaklarda bulanık perdeler

Bir eski bahçede sedef düğmeler

Uykulardan kopuyordu yıllardır…’’

(Alıntı)

 

 

Yakamoz bir yalnızlığın çığlığıyım belki de

Sözcüklerin rastık çektiği mevsim kadar

Kibirli olsam keşke

Ve göz kırpan düşlere meyletsem

Günden çaldığım her hüzünde

Saklı doğamdan sarkıttığım iple

Sallandırdığım yüreğime

Diktiğim bir düğmeden de ayrı düşen bir iliğim ben.

 

Kurşun ağırlığında dünyanın malı

Hükümranı bunca gölgenin

Bir beyit kadar da kısadır çekilen hüznün reçetesi

Öğün atladığım renklerin dilinde

Bir izafi varlığım ki

Gölgeme minnet etmeden

Köşeme çekildiğim ömrün hücre hapsinde

Geçti yıllarım…

 

Mevsimleri kâh unutup kâh mimlediğim

Hoyrat fıtratlardan düşen payıma

Nice yeis ile körüklenen benliğim

Belki de ifrata kaçan yalnızlığın kırık tuşunda

Gezinen ellerim

Fildişi dokusunda bir duvar piyanosuna firar eden

Yüreğimden taşan

Notaların not düştüğü o arazi

Kum fırtınasında nasıl ki göz gözü görmeden

Biledi rotasını

Bir düşün de peyzajında

İmledi her türküyü düş perisi.

 

İnkârı güç kabulü güç her nefeste

Saklı tuttuğum en irisinden şiire

Geçirdiğim bir kılıf kadar beyaz ve sade

Olmaktan ötesi yoktu kaderimde.

 

Bir seferi ki renklerin her tonu

Bir seda ki ikilediği kadar göğün de resmettiği

Bulutlarda sakladım ben yasımı ve ümidi

Bilinmeze meylettim

Bilindik her duyguyu mademki yoktan var etti Rabbim…

 

Aşkı kasıtsız ve kayıtsız şerh düştüm ömre

Bir düşmediğim tuzak ki ne hikmetse

Rüyaların boyunduruğunda

Attığım o ilmek

Sıkı sıkı yapıştığım felek

Elbet boynumun da borcudur her nimet ve dilek.

 

Bir kardığım

Bir kandığım

Bir de hatmettiğim her özleme serili

Gönlümün de hutbesi

Sadık kaldığım kadar evrene

Devrilmedim de kolay kolay

Her endamlı yoklukta nasıl ki saklıydı gizem

Bir tebessüm daha tahayyül ettiğim

Andığım kadar yaşı ve yası minnetle…

 

 

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış