SÖZLENDİĞİM KALEM VE EVREN


Bir düşü ölümsüz kılabilirim belki de ölümsüzlüğümün bir düş olduğu gerçeği ile mat ederim yalnızlığı ve künyesinde insanlığın daha çok daha çok sevebilirim derken metazori bir rüzgâra tekabül ederim ve yeminimi yinelerim: daha çok sevmeliydim kendimi hem de istikrarla sökün eden iyi niyetimle şiar edindiğim insan sevgim ve mucidi olduğum gizin de tahayyülünde bir yarım ada olmanın ötesinde yarım kalmış hikâyelerimi de tamamlama zamanıdır hani, kim bilir…

 

 

 

Bir yangını ihbar etti matemim:

Gizinde ömrün,

Kürediğim her izlek

Kandığım her suret

Surelerde saklı benim hüviyetim

Suni olmayan sevgime binaen

Sözlendiğim kalem ve evren:

Belki de devşirme sevinçlerim,

Lakayt yeryüzünde

Adağım olsa olsa hüzün

Gönlün de kırık gönyesinde teşrif eden bir isyan:

Haşa, Rabbim haşa.

 

Yüzü suyuna hürmeten inancımın,

Devinen rüzgârla iştigal bir sonbahar yaprağıyım

İşin aslı:

Dalım da kefenidir niyazımın

Sürüklendiğim her ağaç dibi

Oysaki köklerime sadık ağacın ta kendisiyim.

Bir sütliman yürek ki özlemim

Bir de içine sığdığım kozam

İpek böceği olmama delalet

Günü birlik mutluluğum ve şiirlerim:

Sahibesi olduğum da milyonlarca yenilgi

Lakin lafta değil özde sevdiğim:

Ulaşabildiğim kimse…

 

Gönlün hüzün sarmalında da kocaman

Bir ayraç:

Kendine yenik ve küskün bir mizaç

Yeri geldi mi neşe ile kaynarken için için.

Mağlup gelmekle mağdur yüreğim

Aşka biat bir hikmetle devindiğim eksen

Elbet boyutsuzluğun da sihrine yenik düştüğüm

Latif bir çiçek

Dikenleri ile kendi yüreğini kanatan

Pembeden bir broş yakasında izleklerin.

 

Ben ki körelmeden gün

Yenik düştüğüm hüzün

Bazen kocaman bir gülümseme

Tabi olduğum kâinatta içimde çözülme

Dengim olsa olsa mealimde sürünen nice imge

Aşkın mizacına yatkın

Kimi zaman bayrağını özgürce dalgalandıran bir esir

Ki mukayyet olduğum kadar aklıma

Aklım da başımdan gitmiyor mu herkes gibi,

Ne zamanki yürek düşse aşka.

 

Latife yapmakta da yoktur üstüme

En çok kızdığım kendime

Ne zamanki çıkayım gökyüzüne

Şerit değiştiren ruhum

Elbet iştigal umut ve sevgiyle

Kürediğim aşkın da ilhamı

Kandığım rüzgârın tek mecrası

İçimden taşan İlahi Işığın güzergâhı

Ne de olsa buldum ben doğru yolu

Yana yakıla sevdiğim

Yarı yolda ne çok kaldığım

Düştüğüm yerden kalktığım elbet Allah’ın izniyle

Ben ki;

Bir sefil seyyah

Kinden kibirden uzak o mahlas

Elbet aşkın künyesinde atan yürekte saklı

Verilen hükmün de tesellisi:

En çok sevmekle iştigal

Ömür yettiği kadar salındığım şu rüzgârda

Uçtuğum tek minval

Elbet kaybolmaya çeyrek kala:

Doğarken gün ve umut bir avazda.

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
02.05.2020 - 12:23
Dalım da kefenidir niyazımın Sürüklendiğim her ağaç dibi Oysaki köklerime sadık ağacın ta kendisiyim...... Çoğu serbestçiler, ne manaya geldiği aykırı, anlamsız alışılmadık saçma sapan bağdaştırmalarla sürrealist bir izleğin peşine düşüyorlar. İç beni betimleyen şiirleriniz de serbest şiirin saçmalamak olmadığını göstermiş oluyorsunuz. Başarınız daimi olsun dileriz.