Sür-güne


8.8.2020

Örtünür en mahrem hisler dimağımda
Örter üstünü yalnızlığın verdiği ikilem
Yalnızlık! Ah yalnızlık!
Sürdü yine beni güne
Bilmezdim meğer gitmişim sürgüne
Kavuşturan bir el uzansın dimağıma
Çekip gidilince... sessizliğince bir sitem...

Uzaklaşmak ne diye yalnızlıktan?
Visal ne diye acı bir tat verirsin?
Dertli bir ney üflenir sazlıktan
Acıyı tattırır, sürer beni yine güne
Bilmezdim meğer gitmişim sürgüne. 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
10.08.2020 - 10:57
Şiir, başladığı güzergahta çıkıp ikinci bendinde daha da görkemli imgeler ve anlamlar alemine yönelmiş. Şiir ana çizgileri belirgin ama süs ve oyma tezyinatı işlenmemiş, nakkaş ve hattat eli değmemiş Selçuklu Medresesi Taç kapısı gibi yarım duruyor sanki. Şiir, bu nedenle demini almamış halde. Tekniğe önem vermeyen, tezyinatsız, emeği noksan şiir böyle biraz ham kalıyor.

11.08.2020 - 21:40
Eleştirileriniz için teşekkürler. Elden geldiğince üstüne koya koya devam etmeye çalışacağız.