VAKİTLERDEN BU VAKİT ŞAİR


Bir düş’ün örüntüsü ise gizem

Saklı tuttuğun her perçem

Dalgalı yolların ufkuna b/andığın

Güneşi payidar kılan sedefli yüzü matemin

Göğün kandığı her bulut

Serpintisi umudun

Sancılı bir mevsimde illa ki unutulduğun.

 

Şehrin gövdesi delik deşik madem

Şehirli isyanlarında şairin

Karamel rengi ve t/adında

Aşkın ela gözleri yuvalarından fırlarken

Bir cet ki seni savsaklayan

Vurdumduymaz rüzgârda yanıp sönen

Ferine sığındığın rahmetin

Dolunayın ayaklarına kapandığın her geceden

Ayrı tutulduğun

Yetim mizacında örsü belki de lanetin

Un ufak edildiğin

Bir körebe saflığın tınısında ve safında illa ki

Semanın hüznüne binaen

Evlat edindiğin hangi şiirde saklısın,

Söyle şair?

 

Meltemin duvağından sızan ışık mı?

Aşkın uğruna köreldiğin yanlışların mı?

Var olduğuna kani güneşin sezilerinde mi saklı?

Her cebelleştiğin gün ve mevsim

Uyruğu da yokmuş meğer

Estiğin kadar savurduğun

Her hecede g/izlendiğin

Ardıç kuşlarına yakın

Sedef mabedinde yalnızlığın

Hurra, sefil evren!

 

Kazıdığın her satır değil mi ki mezarın

Şimdi söyle ansızın

Sızdığın bir düşten

Uyandırıldığın

Cefana da katık ettin mi özlemi

Saklı tuttuğun özneni savursan ne gam, şair.

Derlediğin şiir mademki sahip olduğun

Tek hazinense

Paylaştığın sevgini de mi çok gördüler

Sızan gözyaşlarına serdiğin imgeler

Cebi delik bir rüzgârlık

İçinde biçtiğin ekinler

İman gücünde saklıdır gücün, şair

Kapıldığın ne yeis ne fırtına

Fıtratına binaen

Her asılı kelamda saklı maruzatın

Anlaşılmazlığın kollarında uyuya kaldığın

Bir şiir vakti ki,

Bağrında saklıdır gizlediğin yaraların.

 

Heyhat, sersem cihan!

Mert bildiğin her zerresinde

Kapıldığın rüzgârın solmayan çehresinde

Yâd ettiğin kadar yarenlik eden

Mevsimin doğasında hüzün

Ekim denen feri matemin

Kışkışladığın Eylül’de saklıydı oysa meramın

Vakitlerden bu vakit, şair:

Endamlı cüssesine kapıldığın iklimden sarkan hece hece

Muadili kâh aşk kâh hüzün

Ekim’in közünde saklıdır özün

Öğündüğün kadar yüreğinle

Varsın yıkılmasın ön yargılar

Şerh düştüğün kadar her zerresine benliğinde

Saklıdır illa ki mucizeler.

 

Andıkça adını Rabbinin

Günyüzü gördüğün değil midir?

Her gece kapaklandığın bir şiire

Kapılan yüreğinle matemin de isinde

Yok olan bir ışıktan çok fazlası değil mi söyle

Kâh bulut olduğun kâh umut

Kimi zaman unutulduğun harlı bir tükenilmiş

Mukadderatın haznesine sığındıkça

Elbet son söz saklıdır kaderin neferinde

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış