8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN


Naftalin kokulu unutulmuş bir çocukluk en çok da yalnızlığın mesken tuttuğu hele ki havada uçuşan yaftalar yok mu…

 

Ne ısrarla dolanıyorum ne de israf ediyorum sevgimi: ıslıklandığımdan da fazlasını ıskalıyorum ve güneşin rengi hiç değişmiyor üstelik gözlerimden tek damla dahi yaş düşmüyor, üşümüyorum da.

 

Gökte yamalı bir duygu sarmalı belirmemişken ve parmaklarımdaki boğumlar ve çalınmamış çocuk neşem saklı tozlu kayıtlarında tarihin üstelik miskince yaşamadığım günler…

 

O kısacık okul yolu, okul formam ütülü ruhum da ve duygularım azıcık kırışmaya mı başlamış ne?

 

Asaletin ne olduğu henüz sorgulanmazken ve rutin kontroller okul kapısında elbet saçlarım atkuyruğu ya da örülü ve her birimiz nasıl da görgülüyüz. Uçuşan gülücükler saklı havada ardı ardası kesilmeyen bir heyecan ve kısacık molalar ders arasında elbet en sevdiğim zaman ne zamanki kantinin yolunu tutayım illa ki tadella kokusu çalınıyor burnuma en sevdiğim ders başlayana kadar çikolata ile bütünleşen ruhum.

 

Tanrısal bir sessizlik saklı koridorlarda elbet dersimiz matematik sonra tarih derken İngilizce elbet ek ders aldığım bir ikinci dil ne de olsa alışkının Hitler yönetimine tıpkı artikelleri ezberlerken aldığım ders notları:

 

Der, die, das.

 

İçimde henüz uçurum yok ama uçuşan saçlarım var en çok da mutlu olduğum zamanları bir bir alt belleğime gönderiyorum ve kıvançla yaşıyorum sonuçta Anadolu Lisesi sınavını tek kursa gitmeden kazanmışım ve sözüm ona hayattaki en büyük kazancım üstelik ailemin benimle gurur duyması adına yaptığım ilk hata.

 

Mesleğim öğrencilik üstelik bilmiyorum da müzmin bir öğrenci olacağımı sanırım emir almak asılı yaka kartım olarak ve ufacık boyumla tombul bacaklarımla koşturuyorum okulla ev arası.

 

Öncesinde sadece kız öğrencilerin devam ettiği bir kız lisesine kaydımı yaptırıyorum ama ansızın ailemde hâsıl olan o kibirli ebeveyn havası ne de olsa yabancı dil ağırlıklı bir eğitimin benim için bir kazanım olacağı inancı ile son anda kaydımı alıyorlar kız lisesinden ve işte ikinci askeriye sığınağım: tüm gün eğitim göreceğim yarı açık ceza evim ve ders bitti mi on dakikalık mesafedeki evime koşa koşa gidiyorum.

 

Ola ki on birinci dakikada kapı zilini çalayım…

 

Bu asla mümkün değil ki bir kere yeltenmişken evdekiler okulu ayağa kaldırıyorlar.

 

Dolu dolu geçen yedi senem okulda ve tüm yüreğimle inanıyorum sınıfımın en sevilen öğrencilerinden olduğumu ama bilmiyorum da yavaş yavaş öldüğümü ve gözüm kapalı tamamlıyorum tahsilimi o okulda.

 

Havada uçuşan polenler elbet alerjik olduğum için bünyem hapşırmaya başlıyorum.

 

Terlemem yasak ve sokakta oynamam da.

 

Ama mutlu olmayı becerdiğim yıllar ve koğuşun en sadık eriyim üstelik bilmiyorum de içimdeki çocuğu ve mutluluğu erittiğimi.

 

Asılı olduğum bir hayat işte ve sayısız uçurum beni bekliyor atlamam için ama ben evde yaz tatilinde ip atlıyorum ve alt komşu bunu bile çok görüyor demek oluyor ki eğlence ve spor denen mekanizma ağır aksak çalışıyor.

 

Milli bayramlar elbet tüm okul törenlere ya seyirci olarak gidiyor ya da faaliyette bulunmak adına ama ben eğlence engelliyim ve hayatımda bir kere bile izin koparamıyorum ailemden altı üstü Gençlik bayramı ya da Çocuk bayramı ama benim daha o gün elimden alınmışı çocuk ve genç olma hakkım elbet ev hapsimde sadece televizyondan seyrediyorum gösterileri.

 

Şekillenen karakter en çok da disiplin baskın kılınmışken.

 

İnanın ki gerisi yok ve ilerisi de.

 

Dökümlü etekleri gök kuşağının ama bizim buralara kolay kolay ulaşmaz gök kuşağı.

 

Yine de özlüyorum o günlerimi ne de olsa kalabalık bir aile iken ölümün adını dahi bilmediğim hayatımın ilk on yılı.

 

Sonra çeyrek asır adeta çeyrek altında asılı bir kurban gibi ek baskılar ve disiplin mizaçlı bir hayat uyarlaması yapıyorum kendime üstelik içimdeki baskın sesi susturduğum bir hayat ne de olsa dış ses hep baskın olan ve başat duygular mercek altında hem yüksek sesle gülmek bile suç hele ki sokağın ortasında.

 

Güne uyarladık mı maziyi değişen çok şey de yok hani üstelik eklenen yeni kanun hükmünde kararnameler var ve her biri anında geçiyor yürürlükten.

 

Dünü g/özlerken günü şekillendirirken sadece haysiyet ve onur başlığı altına yerleştirilmiş bir hayat gelin görün ki öylesine sapkın zihniyetler beliriyor ki yanı başımda ve zihinlerde nice şablon.

 

Sahi, kimim ben kimim?

 

Özgürlüğün sadece lafta kaldığı.

 

Özgünlüğünse suç addedildiği.

 

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun gerçi benim aklım Çocuk Bayramında takılı kalmışken…

 

Baskın dış ses ve erkek egemen bir toplum belki de bu yüzden içimdeki çocuğu öldürmekten acizim aslında genelde yaptırım gücüm olmadığı için sadece kalem d/okunurken içimdeki sayısız yaraya ve yamalı göğün, şaşkın mizaçlı kuşu olarak uçuyor ve kuş bakışı yaşıyorum hayatı en çok da içimi didiklerken ve uçuşan polenler gibi hala medet umuyorum hem bahardan hem hayattan…

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış
Benzer İçerikler