BİR ARAŞTIRMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Günün Yazısı
Ekleyen : Musa Serin , 02 Şubat 2019 Cumartesi aaa Beğen 2
BİR ARAŞTIRMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
(ÖĞRENCİLERDE ROL MODEL)
 
“Manas Sosyal Araştırmaları Dergisi”nde yayınlanan, “ÖĞRENCİLERDE ROL MODEL” üzerine yapılan bir araştırmada ilginç sonuçlar ihtiva etmektedir.
 
Araştırmacı: Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Latife Kabaklı ÇİMEN.
 
Araştırmada önce “ROL MODEL” hakkında bilgi verilerek şöyle denilmektedir:
 
“Rol modelle ilgili birçok tanımlama bulunmaktadır. Kongar (2011: 81-82) siyasi, sosyal, bilimsel veya iletişim alanında; insanları “etkileme gücü” olan ve giyim kuşamdan, günlük hayatına hatta kişiliklerine kadar geniş kitlelerce taklit edilmeye çalışılan kişilerdir. Bireylerin hayranı olduğu ve onları taklit ettikleri, bireysel başarı ve özelliklere sahip olan bireylerin, karar verme davranışı üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkileri bulunan kişilerdir (Bandura, 1977; Run vd., 2010: 72). Davranışları, kişisel özellikleri veya sahip oldukları bazı özel niteliklerine başkaları tarafından özenilen kişilerdir (Ricer, 1998; Karaoğlu, 2012: 30). Onlar gibi olmak, mevcut konumları itibariyle onların yerinde olmak istediklerimizdir (Paice ve Moss, 2002; Karaoğlu, 2012: 30). Taklit edilen ve onun gibi olunmak istenen’ ve ‘örnek veya değerli olarak algılanan’ kişidir (Vescio vd., 2004). Bu kişiler çocukların karakterlerinde büyük bir rol oynamakta, kariyer tercihleri, eğitimleri ve kimliklerinin şekillenmesine etkili olmaktadır (Dix vd., 2010: 38).”
Öğrencilerin kendilerine “ROL MDEL” olarak seçtikleri şahıslarda aradıkları vasıfların etkili olduğu, kendilerinin aradıkları vasıflarda veya hareketlerini, davranışlarını beğendikleri şahısları “ROL MODEL” aldıkları görülmekte, bu da ; “çocukların karakterlerinde büyük rol oynamakta, kariyer tercihleri, eğitimleri ve kimliklerinin şekillenmesine etkili olduğu” belirtilmiştir. “ROL MODEL” olarak alınan şahıslarda görülen yanlışlıklar öğrenci üzerinde etkili olduğu, bunun da çocuğun davranışlarına olumsuz yansıdığı belirtilip şöyle denilmektedir:
 “Model olarak seçilen kişiler bir takım yanlış davranışlar yapıyorlarsa bu çocuğun davranışına yansıyabilir.”
Öğrenciler “ROL MODEL” seçerken;” yaş, cinsiyet, karakter, benzerlik, statü” gibi özelliklere dikkat ettikleri belirtilirken şöyle denilmektedir:
“Yaş: Bireyler kendi yaşlarına yakın model seçerler. Cinsiyet: İnsanlar kendi cinslerinde olan bireylerin davranışlarını daha çok model alırlar. Karakter: İnsanlar daha çok toplumda öne çıkmış olan ve iyi karaktere sahip kişileri model alırlar. Benzerlik: İnsanlar kendilerine uygun ya da benzeyen kişileri daha çok model alma eğilimindedir. Statü: Bireyler düşük statülü modellere göre yüksek statülü modellerden daha çok etkilenir”.
Öğrencilerin “ROL MODEL” seçerken önce aile bireyleri birinci sırada olduğu görülmekte( anne, baba, abla, ağabey, dayı, teyze, amca, hala vb.) ilk sırayı alırken, ikinci sırayı öğretmenlerini “ROL MODEL” olarak almaları dikkat çekicidir.
Aileler, çocuklarını yönlendirirken, onların önüne “ROL MODEL” olarak önce kendilerinin “ROL MODEL” olarak gördükleri ve çocuklarında onları “ROL MODEL” olarak almaları için çaba sarf ettikleri önemli şahısların başında “dini kaynaklı kişiler” ve “tarihi kahramanlar” geldiği görülmektedir denilmektedir.Çocuklara verilen isimlerin de bu özellikte olmalarına dikkat edilmektedir. Birazda ideolojik bakış açısıyla: “Alper, Alperen, Kürşad, Oğuzhan, Buğrahan, Şamil, Ahmet Yesevi Tomris “ vb isimlerin daha çok Milliyetçi, muhafazakâr ideolojiye bağlı ailelerde görüldüğü, “Sena, Musab, Lokman, Zübeyir” vb. isimlerin daha çok kendilerini “dindar olarak gören” ailelerin koyduğu isimler, “Devrim, Barış, Savaş” vb. isimlerin ise daha çok kendilerine “devrici” diye belirten ailelerin çocuklarına verdikleri isimler dikkat çekerken, çocuklarının da koydukları isimlere benzemeleri istenmekte, en azından onlar gibi olmaları temenni edilmektedir. Bunun için de araştırmada şöyle denilmektedir:
“Türk kültüründe aileler; dini kaynaklı isimleri, tarihi kahramanların isimlerini veya aile büyüklerinin isimlerini çocuklarına vererek onun gibi olmasını ve onu rol model olarak almasını istemektedir. Ayrıca anne-baba veya diğer aile üyeleri günlük hayat içinde davranışları ile çocuğa rol model olmak için çaba göstermektedir.”
Aileler çocuğa verdikleri isimler yozlaşmanın getirdiği ve/ veya para, şöhret gibi statülerin insanlar üzerindeki tesirleri arttıkça isimlerde ona göre değişmekte olduğu görülmektedir. Bazı ailelerin “çocuğum ya topçu olsun, ya da popçu olsun” görüşü benimsenmekte olup bunun sebebi de “topçu ve popçuların” yaşadıkları şaşalı yaşantının her gün basın yayın organlarında gösterilmesinden ileri geldiği bilinmektedir. Bu konuda da:
“ Ancak günümüzde ailenin bu çabalarının yanında yazılı ve görsel medyanın, futbolcuların, ideolojilerin, siyasetçilerin ve farklı inanç yönlendiricilerinin çocuklara rol model olarak farklı alternatifler sunduğu hatta bu konuda etkili olduğu söylenebilir.”denilmektedir.
Buradan şunu anlıyoruz ki, artık “yazılı ve görsel medyanın” aileler üzerinde etkili oldukları görülmektedir. Bu da düşünülmesi gereken bir durumdur bence.
Çocukların “ROL MODEL” olarak kendilerine en yakın şahısları aldıkları şu şekilde belirtilmiş:
“Kendinize Yetişkin Olarak Kimi Örnek Alırsınız? Sorusuna gençlerin %11,6’sı anne, %10,9’i baba, %9,7’si öğretmen, %7,2’si teyze, 104 MANAS Journal of Social Studies %6,9’u dayı, %5,6’sı abi cevabını verdikleri belirlenmiştir. Türkiye Ergen Araştırması TEPA (2013: 211) Raporu’na göre; gençlerin babalarıyla ilişkilerinde problem yaşamalarına rağmen babalarını, ailenin diğer erkek büyüklerini (amca ya da dayılarını) rol model aldıkları belirlenmiştir.”
Ayrıca:
“Gençlerin anne babadan sonra rol model aldığı kişiler arasında ikinci sırada öğretmeleri yer almaktadır.” Öğretmenleri “ROL MODEL” olarak ikinci sırada görmeleri önemlidir. Bu ifade öğretmenlerin sürekli takip edildiği anlamına gelmektedir. Onun içinde öğretmenler kendilerinin sürekli takip edildiklerinden hareketlerini, davranışlarını, söyledikleri sözlere kadar dikkatli olmaları gerekmektedir. Bir öğretmenin öğrenciler tarafından beğenilip, öğretmeni gibi olmak istemesi öğretmen açısından güzel bir hadise olmalıdır. Tabii bu öğretmene artı bir sorumluluk getirdiğinin de farkına varılmalı. Öğretmenin yapacağı bir hatalı davranış öğrenci üzerinde olumsuz etki edecek, belki de bu olumsuzluk öğrenci üzerinde ömür boyu sürecektir.
Öğrencilerin, özellikle 18-23 yaş grubu için:
“18-23 yaş aralığındaki kişilerin ünlüleri, gündemdeki popüler dizi oyuncularını ve futbolcuları rol model olarak aldıklarını belirlemiştir.”
Bu “ROL MODEL” oluş sonucu ülkemizdeki yozlaşmanın önemini göstermesi açısından önemlidir. Dizi oyuncularının, futbolcuların yaşantıları, giyim kuşamlarının taklit edilmesi sonucu gençlerde görülen değişikliğin ne kadar hızlı olduğu aşikârdır. Bunun için de birileri futbolculara, dizi oyuncularına dikkat etmeleri gerektiği hususunda dikkat çekmeli ve tedbirler alınmalıdır.
“Gençlerin Rol Modelleri” araştırmasında ilk sıralarda Acun Ilıcalı, Recep Tayyip Erdoğan ve Hülya Avşar’ı rol model aldıkları belirlenmiştir.” Acun Ilıcalı ve Hülya Avşar isimlerinin ön sıralarda olmasının sebepleri araştırılıp tedbirlerin alınması gerektiği kanaatindeyim. “Acun Ilıcalı’nın veya Hülya Avşar’ın” hangi özellikleri ve niçin “ROL MODEL ALINDIĞI” mutlaka araştırılmalıdır. Araştırmada da belirtildiği gibi:
“Gençler rol model aldıkları kişilere benzemek için onları rehber aldıkları, taklit etmeye çalıştıkları ve kendilerini geliştirmeye çalıştıkları görülmekte ve çalışmalar da bu çalışmanın sonuçlarını desteklemektedir. Dolayısıyla da ailelerin, eğitim kurumların ve toplum nasıl bir gençlik istiyorsa o yönde rol modeller sunmasının önemi ortaya çıkmaktadır.”
Öğrenciler arasında, öğretmenlerini “ROL MODEL” almayanların ortak kanaatleri ise:
“Öğretmenini rol model olarak görmeyen öğrencilerin hemen hemen hepsinin öğretmenlerin tutum ve davranışlarını eleştiren ifadeler kullandıkları görülmektedir. Özellikle öğretmenlerin öğrencilere karşı eşit davranmadıklarını ve adil olmadıklarını belirtmişlerdir. Yine öğrencilerin, öğretmenlerin kendilerine fazla bağırdıkları ve hakaret ettikleri üzerine ortak görüşleri de dikkat çekmektedir.”
Bunun için öğretmenler kendilerine çeki-düzen vermeleri, davranışlarını ona göre ayarlamaları gerekmektedir diye düşünüyorum. Yoksa öğrencilerin kötü, olumsuz şahısları “ROL MODEL” almalarına sebebiyet verecek olmaları unutulmamalıdır. Bu da öğretmenlik mesleği açısından utanılacak bir davranıştır benim için.
Sonuç olarak şunu diyebiliriz:
  1. Her zaman bir “ROL MODEL” olan aile büyükleri “ROL MODEL”liğe layık bir davranış içinde olmaları gerektiği
  2. Yine, her zaman “ROL MODEL” olarak görülen öğretmenlerin daha dikkat olmaları ve kendilerini donanımlı olarak öğrencilerin karşısına çıkmaları, bilgi bikrimi, kültür ve davranış yönünden mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir.
  3. “ROL MODEL olarak görülen devlet büyüklerinin, siyasi parti liderlerinin, diğer siyasetçilerin birbirleriyle olan münasebetlerine daha çok dikkat etmeleri
  4. “ROL MODEL” olarak görülen, popçular, topçular, dizi oyuncuları daha dikkatli olmalı, kendilerinin de bu milletin bir ferdi olduklarını unutmamaları gerektiği ve yozlaşmada paylarını düşünüp ona göre hareket edip, kendilerini hizaya çekmeleri gerekmektedir diye düşünüyorum.
  5.  
Not: Araştırmayı yapan Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr.Latife Kabaklı ÇİMEN Hanımefendiyi tebrik ediyor, öğrencileri yönlendirmede topluma yol gösterici çalışmaları içinde tebrik ediyorum.
 
Musa SERİN
Emekli Öğretmen


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...