Evrim 2


13.03.2021

Yani hayat karada, yürüme ve tırmanmayı gereken ortamdı. Karadaki engelli alan içinde yüzme eylemi tıkanma, yığılmaydı. Karada engellenmeye, baskılanmaya uğrayan yüzme eylemi; bu ortama denk düşen yürümeyi, tırmanmayı belirli yapıp seçecekti. 

Siyah renge devinme veren frekans salınımı, beyaz rengin frekans salınımlarıyla belirli, seçili, girişme ve yansıma olacaktı. Su salınımlı bir ortamın frekans dalgalanması da yüzme eylemli frekansın titreşim sayısına denk düşen dalgalanma ile seçili, belirli, uyum durumu olacaktı. 

Bunlar birbirini gerektiren, birbirini çağrışan, birbirini eksikli kılmakla birbirini tamamlayan olgu ve olaylardı. Tepe çukur gibi birbirini tamamlamanın zıt ve eş yönlü ve potansiyel durumlardı. 

Bu nedenle ayak olduğu için değil, çeşitli hareket biçimi olduğu için ayaklarımız vardı. Kanatlarımız, yüzgeçlerimiz, renkler, spinler vs. hepsi bu durumla vardı. Yani ayaklar, kanatlar hareketin bulucusu değildiler. Harekete göreydiler.

Size atılacak bir yumruğa siz, suratınızı uzatan değil o yumruğa karşı, kalkacak olan karşı zıt kol hareketiyle yumruğu durduracaktınız. Ya da yumruktan sakınıp yumruğu boşa düşürecektiniz. 

Yani yumruğu, kalkan kolun direnci gibi, yumruğu boşa düşürmek gibi yumruğu, eksiği olan karşı hareketiyle, kararlı duruma düşüren tutumla tamamlayacaktınız. Yumruğa enerjisini boşalttıracaktınız.

Böylece yürüme, tırmanma davranışları, karadaki ortamın seçilisini, belirleyecekti. Karadaki alan her yöneydi. Yürüme bir yöne göre olmakla parçalı ve yavaşlayan durumla vektöreydi. 

Ayakların hareketi alan yönü gibi aynı anda her yönlü olmamakla daha çok alan yönüne tersti. Fakat ayakların tek yönlü vektörler hareketi de ister istemez alanın bir parçası içinde gerçekleşir olacağı için parçalı bir alan yönünde olacaktır. 

İşte bu nedenle yüzme olayı, alan hareketinin her yönü içindeki bir başka özel bağıntılı parça hareketti. Yönlü hareket dediğimiz kanat ile uçma, yürümeyle ayak olan vektöre hareketler; her yöne olan alan içindeki olasılıkları baskılayıp eleyecekti. 

Şimdiki hayat, her tarafa doğru olan alan yönüne göre çeşitlilik içinde belli ortam seçilisine denk düşenler girişmesiydi.

Gelecekteki hayat, şimdiki ortama denk düşmeyen üssü devinme seçilisi üzerinde akış yapan belirliler ile çeşitleniyordu. Hayat illa devimin biriyle değil diğer biriyle de yola devam ediyordu. Diğer biri de ortamıyla belirli olmaya zorunlu olan bir olasılık ve üssel devinmeydi. 

Kuantum büyülü bir olasılıklar dünyasıydı. Var olan da yok olanda bu olasılıklar içindeki olasılıkla aynı anda belirsizdi. Ortamıyla beliremeyen, belirsizdi. Yoktu. Yok olan, belirsiz olan ortamıyla ölçekli ve belirliydi. Değişme, dönüşme, kaçınılmaz üssü durumlu olasılıklar devinmesindendi.

Hayat değişen ortamı içinde karşılaştığı engeli aşan donanımla, doğru bir çözüm seçilisiyle, o alana uyumdu. Hayat gelip geçici değişken ve değiştirici olan hem kör hem de o tekrarları veren eğim bilinç ile oluşmakla alanın uyumuydu. 

Hayat çeşitlilik içindeki ortamın seçilisiydi. Seçili özel bağıntı da yalıtma olan evrimle vardı. Evrim geleceği bilmez. Evrim gelecekteki değişen ortamın uyumsuzudur. Şimdiki evrim gelecekteki ortam içinde çıkmaz sokağa dönüşebilecektir. 

Bu nedenle evrim hem kör, hem bir iç düzen bilinciyle alan uyumu olup, alanın değişen engelini aşan bilgi beceridir. Alan uyumunu veren bilgi beceri; seçili birikimli bir yalıtımdı. Bilgi-beceri, yalıtımın korunan bilinç öznesiydi.

Bilinç, beş duyu gibi sınırlı duyum öznesiyle belirlilik kazanan bir özel bağıntılı, özellikti. Özne bilinci, kolektif özneyle genel bağıntılı bir bağıl özelliğe dönüşecekti. 

Bencil özne içteydi. Kolektif ve özgecil özne ise kişiler arası kolektif bağ enerjisiyle dıştaydı. Dışımızdaki bu yalıtıma bilgi, önce totem gruba ait tür yalıtımını ele verecekti. Sonra da bu kazanımı tür yalıtımı içinde çeşitlenmeydiler. 

Türümüz üzerindeki hayat ta ortamın seçilisi girişmelerdi. Türümüzün, ortam seçilisi totem hayatı da kişi-kişi bağıntılı yalıtıma eylemlerdi. Bu eylemler totemi mana içinde KOLEKTİF ÖZNE VE KOLEKTİF ÖZNEL BİLİNÇ olarak korundu. 

Kolektif özne, bencil özneli yalıtım içine referans edilen bağıl enerjiydi. Kolektif özne kendi dışımızda kişiler arası bağ enerjisi olarak korundu. Bu koruma işi yalıtımlı totem işiydi. Totem yalıtımı, "kolektif yalıtımın özelliği" dediğimiz çeşitlilikle evrimin içine sokulmuştu.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış
Benzer İçerikler