II. Abdülhamit döneminde kaybedilen topraklar

Günün Yazısı
Ekleyen : Mete Han , 16 Ocak 2019 Çarşamba aaa Beğen 1

93 harbi Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı'dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşaa hzırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır.
Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hıristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır. Avrupa'nın büyük güçleri savaşı önlemek için İstanbul'da Tersane Konferansı'nı toplamışlar, ancak Osmanlı Devleti'ne yaptıkları taleplerin reddedilmesi üzerine savaş patlak vermiştir.
 
Osmanlı İmparatorluğu'nu hem doğudan, hem de batıdan kıskaca almak isteyen Rusya, 24 Nisan 1877 tarihinde Osmanlı Devleti'ne bağlı Romanya'ya girdiği gibi, 27 Nisan 1877 tarihinde de Osmanlı Devleti'nin doğu sınırındaki Doğubeyazıt'a girdi. Osmanlılar böyleceKafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede, kendilerinden silah ve asker gücü bakımından çok daha üstün durumdaki Rus ordusuna karşı zorlu bir savunma savaşı vermek zorunda kaldılar.

(1877/1878)  93 Harbi’nin sonunda ağır bir yenilgiye uğrayan Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kalmıştı. Rusların başkomutanı Nikolay ise barış görüşmelerinin ancak mütarekeyle birlikte görüşülürse kabul edileceğini söylemiştir. Bu şartları kabul eden Osmanlı Devleti, 3 Mart 1878 tarihinde Yeşilköy’de çok ağır şartları kapsayan bu antlaşmayı imzalamıştır.
Ayastefanos Antlaşmasının Maddeleri
1. Bosna Hersek iç işlerinde tamamen bağımsız olacak, kimseye bağlı kalmayacak.
2. Romanya, Sırbistan ve Karadağ’ın sınırları genişletilecek ve bağımsızlık verilecek.
3. Batı’da büyük bir Bulgaristan Krallığı kurulacak ve bu krallığın sınırları Trakya’dan Arnavutluk’a, Tuna’dan Ege’ye kadar varacak.
4. Osmanlı Devleti savaş tazminatı olarak Rusya’ya 30 bin ruble (245 milyon Osmanlı altını) ödeyecek.
5. Teselya, Yunanistan’a teslim edilecek.
6. Ermenistan ve Girit’te yenilikler yapılacak.
7. Ardahan, Artvin, Kars, Doğubayazıt, Eleşkirt ve Batum Rusya’ya bırakılacak ve Rusya’nın egemenliği altında bulunacak.
Bu antlaşma ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını elde etmişlerdi. Tuna boylarından Akdeniz bölgesine kadar ise büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulmaktaydı. Osmanlı Devleti’nin ise Avrupa’da Trakya, Bosna Hersek ve Arnavutluk toprakları kalmıştı. Ayastefanos Antlaşması ile birlikte Rusya, Balkanlar’da egemen bir hale gelmiştir. Bu durum ise Batılı devletleri son derece endişelendirmiştir. En başta da İngiltere olmak üzere bu anlaşmadan rahatsızlık ve endişe duyduklarını belirtmişlerdir. Ayastefanos Antlaşması, Paris Antlaşması’nı bozan bir antlaşma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu olaylar sonrasında Paris Antlaşması’nı imzalayan devletlerin Berlin’de toplanarak Ayastefanos Antlaşması’nı incelemelerine karar verilmiştir.
Berlin’de yapılan görüşmeler sonucunda Berlin Antlaşması adı ile yeni bir antlaşma imzalanmıştır. Berlin Antlaşması ile birlikte Ayastefanos’ta alınan kararlar biraz da olsa yumuşatılmıştır.
Osmanlı Devleti olası bir Rus saldırısına karşı önlem almak amacıyla İngiltere ile görüşmeler yapmış ve bu görüşmeler sonrasında İngiltere ile birlikte 4 Haziran 1878 tarihinde bir savunma antlaşması yapmıştır. Bu antlaşmadaki hükümlerde Osmanlı Devleti’nin olası bir Rus saldırısına uğraması sonucunda İngiltere’nin gerekli yardımı yapacak olması yer almaktadır. İngiltere’nin yapacağı yardım karşılığında Osmanlı Devleti, Kıbrıs Adası’nı Osmanlı Devleti’ne vermek zorunda kalmıştır.

 


BERLİN KONGRESİ VE BERLİN ANTLAŞMASI (1878):

Kongreye Katılan Devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya ve Almanya.

NOT: Bu sırada İngiltere, Osmanlı Devletine KIBRIS'ın kendisine bir ÜS olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı İngiltere'nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı.

BERLİN ANTLAŞMASININ MADDELERİ (1878):

1)- Ayestefanos Antlaşmasıyla kurulan BULGAR KRALLIĞI üçe ayrıldı:
a)-Asıl Bulgaristan: Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi.
b)-Makedonya: Islahat yapılmak şartıyla Osmanlıya bırakıldı.
c)-Doğu Rumeli: Osmanlıya bağlı kalacak, ancak hırıstiyan bir vali tarafından yönetilecek.


2)-Sırbistan, Romanya, Karadağ bağımsız olacak.
3)-Bosna-Hersek Osmanlı toprağı sayılacak, yönetimi geçici olarak Avusturya'ya bırakılacak.
4)-Kars, Ardahan ve Batum Ruslara, Doğu Beyazıt Osmanlı'ya verilecek.
5)-Teselya Yunanistan'a verilecek.
6)-Ermenilerin oturduğu yerlerde ve Girit adasında ıslahatlar yapılacak.
7)-Osmanlı Rusya'ya 60 milyon altın savaş tazminatı verecek.

ÖNEMİ:
1)- Osmanlı'nın dağılma süreci hızlandı.
2)- Bu antlaşma ile İngiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı. Bu yüzden Osmanlının dış politikasında İngiltere'den boşalan yeri ALMANYA almaya başladı.
3)- ERMENİ MESELESİ ilk defa uluslararası bir antlaşmada yer almış, Ermeni Meselesi Ermenilerin değil Osmanlı'yı parçalamak isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıştır. Berlin Antlaşması, ERMENİ Meselesinin BAŞLANGICI olarak kabul edilmektedir.
4)- Osmanlının 19. yy.da en çok toprak kaybettiği antlaşmadır.
5)- Anlaşmadan en karlı çıkan, Bosna Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrıs'ı üs olarak alan İngiltere'dir.

BERLİN ANTLAŞMASI SONRASI GELİŞMELER:

1)-KIBRIS'IN İNGİLİZLERE ÜS OLARAK VERİLMESİ: Berlin kongresi sırasında Osmanlının çıkarlarını savunması karşılığı İngiltere'ye Kıbrısta üs kurma sözü verilmişti. Berlin Antlaşmasından sonra KIBRIS üs olarak İngilizlere verildi. (1878)

NOT: İngiltere böylelikle Süveyş kanalını kontrol etme imkanına kavuşmuştur. Osmanlının I.Dünya savaşına girmesiyle İngiltere, Kıbrıs'ı toprakların kattığını açıkladı.

2)-DÜYUN-U UMUMİYE İDARESİNİN KURULMASI(1881): Osmanlı Devleti dış borç ve faizlerini ödeyemeyince alacaklı devletler bu idareyi kurmuşlardır. Bu idare dış borçları doğrudan toplamak suretiyle kurulan yabancı bir mali kontroldü. Bu da Osmanlı Devletinin ekonomik bağımsızlığına gölge düşürmüştür.

3)-TUNUS'UN FRANSIZLAR TARAFINDAN İŞGALİ(1881): Fransa'nın Tunus'u işgalini Osmanlı Devleti sadece protesto edebilmiştir. (Fransa hatırlanacağı gibi 1830 yılında da Cezayir'i işgal etmişti.)

4)-MISIR'IN İNGİLİZLER TARAFINDAN İŞGALİ(1882): İngilizler Süveyş Kanalının açılmasıyla önemi daha da artan MISIR'ı 1882'de işgal ettiler.

5)-DOĞU RUMELİ'NİN BULGAR PRENSLİĞİ İLE BİRLEŞMESİ (1885): Doğu Rumeli Bulgarlarının Bulgar Prensliği ile birleşmek için ayaklanmaları sonucu yapılan görüşmelerde Osmanlı Devleti bu bölgenin Bulgar Prensliğine bağlanmasını kabul etti (1885)

6)-GİRİT SORUNU VE OSMANLI-YUNAN SAVAŞI: Yunanistan'ın Giritin iç işlerine karışması ve burada çıkan ayaklanmayı desteklemesi sonucu OSMANLI-YUNAN savaşı çıktı. Yapılan DÖMEKE MEYDAN SAVAŞINI kazanan Osmanlı kuvvetlerine Atina yolu açıldı. Ancak Avrupa Devletlerinin müdahale etmesi üzerine İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı. (1897) Buna göre Girit'e özerklik verilmiş, ayrıca yönetimi Yunanlı bir Prense verilmiştir.

NOT: Bu antlaşma ile Giritin yönetimi elimizden çıkmış, II.Meşrutiyet sırasında Girit Yunanistan tarafından işgal edilmiş,Balkan Savaşı sonucu imzalanan Atina Antlaşmasıyla da Girit'in Yunanistan'a ait olduğu kabul edilmiştir.

7)-BOSNA HERSEK'İN AVUSTURYAYA BAĞLANMASI(1908): Berlin Antlaşmasında Bosna Hersek'in yönetimi geçici olarak Avusturyaya bırakılmıştı. II. Meşrutiyetin ilanı sırasında Avusturya Bosna-Hersek'i topraklarına kattığını açıkladı. Osmanlı bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

8)-BULGARİSTANIN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANMASI(1908): II.Meşrutiyetin ilanı ile oluşan karışıklıklardan yararlanan Bulgarlar bağımsızlıklarını ilan ettiler. Rusya'nın araya girmesiyle Osmanlı Devleti bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

9)- II.MEŞRUTİYET'İN İLANI(1908)

10)- 31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909)

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...