İNSAN DEĞERLİDİR

Ayın Yazısı
Ekleyen : Seyfettin Karamızrak , 29 Mart 2019 Cuma aaa Beğen 2

 

Kendini tanıma çabası, kolay olmayan bir süreçtir. İnsan çoğu zaman kendini, adlandıramadığı ve tanımlayamadığı duygular veya tutumlar içerisinde görebilir.

Birey, kendisini değerlendirmeden önce, varlık olarak insan kavramını ele almakla işe başlamalıdır. Bireysel dünyasını görmeye çalışmadan önce, insan olarak evrendeki yerini değerlendirmelidir.

İnsanlığın, bugünkü bilgi düzeyiyle tanımlayabildiği evren, ifadenin yetersiz kalacağı kadar büyük ve sonsuz bir varlık düzeyidir. Trilyonlarca gök cismi ve bunların akıl almaz uyumudur. Gök taşları, gezegenler, yıldızlar, yıldız sistemleri, galaksiler ve bunların bir araya gelerek oluşturduğu uçsuz bucaksız bir bütündür.
 
Dünya ise bu uçsuz bucaksız büyüklük içerisinde ufacık bir gezegendir. Evrenle mukayese edilmeden, kendi bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde ise saymakla bitmeyecek varlıklar topluluğuyla, eşsiz ve benzersiz devasa bir âlemidir.
 
İnsan o kadar değerli ve kıymetlidir ki, Bütün bu inanılmaz ve sayısız güzellikler onun yaşamasını sağlamak için var olmuştur.

Kendini tanıma yolundaki insan; kendisine ait herhangi bir bireysel özelliği ele almadan önce, bu gerçekliği kavramalıdır. İnsan olduğu için son derece kıymetli ve eşsizdir.

Her bireyin sadece insan olma vasfı, ona bu değeri ve güzelliği katmaktadır. Yaşaması için sunulan hazinenin büyüklüğünden bu kolaylıkla anlaşılabilmektedir.

O halde insan değerlidir ve başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan, sadece insan olduğu için bu değeri hak etmektedir. “Yani herkes biricik ve eşsizdir.” Bundan dolayı her türlü özen ve güzelliğe fazlasıyla layıktır.

Öyleyse insan, kendi kıymetinin farkında olmalıdır. Bu gerçek asla göz ardı edilmemelidir. Kişi, kendisini ve çevresindekileri hak ettikleri değer içerisinde görmelidir.

Zihinsel, bedensel veya ruhsal özelliklerini değerlendirirken, yargılama değil, algılama çabası içerisinde olmalıdır.


Gerçek şu ki, en başta fiziksel özelliklerimiz olmak üzere, diğer özelliklerimizin oluşumunda kendi emeğimiz yok denecek kadar azdır.

Esmer, beyaz  veya sarışın olmak, uzun, kısa, iri ya da zayıf olmak,  bireyin kendi elinde değildir. O’nun oluşumunu şekillendiren, sonsuz etken söz konusudur.

Genler, aile, çevre, beslenme vb. birçok faktörün bir araya gelerek oluşturduğu bir sonuçtur fiziki özelliklerimiz. Bu nedenle kişi, kendisini herhangi bir niteliğinden dolayı yargılamayı değil, kendi niteliklerini değerlendirmeyi tercih etmelidir.

Kendisinde var olan özelliklerle işe başlayıp, onları kendi yaşantısı içerisinde nasıl daha iyiye götürebileceğini anlamaya çalışmalıdır.

Önemli olan, her insanın mutlaka üstün ve zayıf yönleri olduğu gerçeğini hoşgörüyle karşılayabilmektir.

“Hiç kimse, kimseden her anlamda üstün değildir.”

Her insanın bir başkasına göre daha iyi olduğu ya da daha zayıf olduğu yönleri vardır. Asıl olan bireyin bu anlayışla kendisinde bulunan iyi özellikleri daha da geliştirip, zayıf yönlerini güçlendirmek için çabalamasıdır.

 Bu noktada yapılacak en kötü tercih, takıntılı olmak, kayıtsız ya da çabasız kalmaktır. Yani bireyin zayıf yönlerinin verdiği eziklik duygusunu kabullenmesi, ya da güçlü yönlerini geliştirme çabası içerisine girmemesidir.

Birey, kendisinde bulunan nitelikleri işleyip-geliştirmek ve insan olmanın hakkını vermekle yükümlüdür. İnsanın, insan olarak sahip olduğu değer bunu gerektirir. Birey, insan olabilmenin sorumluluğunu ve onurunu yaşatabilmelidir.

Gelişim sürecinin başarısı, hoşgörü ve olgunluktur. Kişi hatalarını ya da eksikliklerini olgunlukla karşılayabilmelidir.

Hiçbir birey, hatada ve eksiklikte yalnız değildir. Her insanın yetemediği, yetişemediği durumlar vardır. Hatalar ya da eksiklikler bireyin önünde engel olmamalıdır.

Kişi, yetersizliklerine takılmamalı, eksikliklerini olgunluk ve hoşgörü içerisinde şekillendirip, daha iyiye yönlendirmesi gerektiğini unutmamalıdır.  Sahip olduğu zihinsel, duygusal ve bedensel kapasitesini kabul edip, onları güzele ve iyiye doğru işlemelidir.

Hoşgörü ve olgun, hatayı ve eksikliği kabullenip kalmak, onları değişmez süreçler olarak görmek değildir.

Kişi, üstün ya da zayıf yönlerini bu bakışla tespit etmeye çalışmalıdır. Her iki niteliğin de doğal olduğunu içselleştirerek, eksiği iyiye ve güzele, iyi ve güzeli de daha iyi ve daha güzele doğru geliştirme çabası içerisinde olmalıdır.

Her birey bunu başarabilecek kapasitededir, yeter ki pozitif çaba içerisinde olsun.

Güçlü olan, zayıf yanlarını iyi bilendir. Daha güçlü olan ise, zayıf yanlarına hükmedebilendir.


Sevgiyle kalın…

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Ezgi KUZUCULAR
29 Mart 2019 Cuma 09:50:27
Kişi, üstün ya da zayıf yönlerini bu bakışla tespit etmeye çalışmalıdır. Her iki niteliğin de doğal olduğunu içselleştirerek, eksiği iyiye ve güzele, iyi ve güzeli de daha iyi ve daha güzele doğru geliştirme çabası içerisinde olmalıdır.Çok doğru hayatımda uygulamaya çalıştığım bir yazı olmuş,duygularıma tercüman olmuşusunuz

Seyfettin Karamızrak
23 Nisan 2019 Salı 11:07:43
SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ EFENDİM...DEĞERLİ KATKILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER...

Ahmet Zeytinci
04 Nisan 2019 Perşembe 15:04:12
İnsan denen muhteşem varlık Allah'ın da yarattığı en büyük sanat eserlerindendir. Rahman ve Rahim olan Allah insana eşrefi mahlukat diyerek onu şerefli bir mertebeye yükseltmiştir. Kul olma özelliği günahlardan ve sevaplardan sorumlu olmak insan için var olan bir durumdur. Kimi zaman da yaptığı uygunsuz davranışlar nedeni ile efseli safilin seviyesine de inebilmekle birlikte, sevme duygusu, merhamet, kadir bilirlik, sadakat hep insan için var olan güzel davranış kalıplarıdır... Ne mutlu bize ki yaratıcımız bizi insan olarak yaratmış bunun kıymetini bilmek ve ona göre de kulluk görevlerimizi elimizden geldiğince yerine getirmeye çalışmalıyız... Kutluyorum bu güzel yazınız...

Seyfettin Karamızrak
23 Nisan 2019 Salı 11:08:48
DEĞERLİ AHMET BEY...YAZIMA KATKILARINIZ İÇİN YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM...DAHA GÜZEL ESERLERDE BULUNMAK DİLEĞİMLE....

Sevim Kınalı
22 Nisan 2019 Pazartesi 14:42:37
İnsan üzerine kaleme alınmış; felsefi, psikolojik tespitlerle zenginleşen ve derinleşen güzel bir yazı olmuş. İnsanı zayıf ve güçlü yönleriyle ortaya koymanız ve kendisini düzeltebileceği gerçeğine dikkat çekmeniz yazıya güzel boyut katmış. Evet, insanoğlu olarak değerliyiz ama değerimize yakışmayacak davranışlar sergileyebiliyoruz maalesef. Kötü yanlarımıza da çok tanıklık edebiliyoruz ne yazık ki! Umuyorum ki iyi yanlarımızı güçlendirelim ve eksik yönlerimizi görecek olgunluğa sahip olabilelim. Söylenecek çok şey var. Bana da ilham verdiniz. Kaleminize sağlık. Tebrik ederim.

Seyfettin Karamızrak
23 Nisan 2019 Salı 11:11:29
Sayfama hoş sefa geldiniz efendim...ne kadar güzel tespitlerde bulunmuşsunuz.... Yaşam denen yapıya nadide taşlar koyan her kalem değerlidir...İlgi duymanızdan ve değerli katkılarınızdan ötürü teşekkür ediyorum...

Sevim Kınalı
23 Nisan 2019 Salı 12:12:21
Çok yoğun olduğum zamanlarda yeni kalemleri keşfetmekte gecikiyorum. Hoş buldum. Güzel ve takdir eden yanıtınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Kalemlerimizin güzel şeyler üretmeye vesile olması dileğiyle. Selam ve saygılarımla...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...