YABANCI DEĞİL KOMŞU DİLİ ÖĞRENELİM

Ekleyen : Eyyup Akmetin , 05 Mart 2019 Salı aaa Beğen 1

      Yıllarca bize çok yabancı, çok uzak diyarlarda, yaşayan insanların dillerini bizlere zorla öğretmeye çalıştılar. Bizlerde pek öğrenmeyi düşünmedik. Öğretmenler öğrettiklerini sandı, öğrenciler öğrendiğini sandı. Aslında her kesler bir birini aldattı..

       İngiltere nere Türkiye nere? Fransa, nere Türkiye nere? Almanya nere Türkiye nere? Yüzünü bile görmediğimiz, görme ihtimalimiz çok düşük olan insanların dillerini neden öğrenelim? Zorunluluk his eden öğrensin. İsteyen çabuk öğrenir, istemeyen çok zor öğrenir. Öğrenmek isteme, ihtiyaç, meselesi. İstemeyene zorla öğretilmeye çalışılan, hem öğrenilmez, hem de öğrenilse de çabuk unutulur. Hep öylede oldu. Biz 9 yıla yakın emek verdik neye yaradı. Kaç İngilizce, Fransızca, Almanca dersi alıp da ben bu dilleri öğrendim diye bilir. Yüzde bir bele zor çıkar. Onu geçtik. Bu yabancı dil derslerini öğreten öğretmenlerin kaçı bu dilleri hakkı ile bilir.. Bilemez çünkü pratik yapacak ortam yok..  Hem neden? Yabancı dil yerine, bize komşu olanların dillerini öğrenmiyoruz?. Mesala Kürtçe, Arapca, Farça, Rusça öğrenmiyoruz. Komşularımızla konuşup anlaşmamız kötümü olurdu. Bize düşman hiçbir bağımız olmayanların dillerini öğretmek istemede neden bu kadar ısrarlıyız. Sanki komşularımızla konuşup anlaşmamız istenmiyormuş gibi, ısrarlı bir davranış mevcut.. Mesela Arapça bilseydik dinimizi öğrenmemiz daha kolay olurdu. Önüne gelen, yalandan hoca postuna bürünmüş masonların, münafıkların oyuncağı olmazdık. Düşmanlarımızın eline istemedikleri kadar fırsatlar sunma konusunda bizim kadar vurdum-duymaz bir millet yoktur. Ne istediğimizi bilmeyiz.. Önümüze ne gelse yeriz. Bizleri bedavacılığa, hazırcılığa alıştırdılar.. Bedava diye bir şey yoktur. Lafta bedava veya ucuz aldığımız şeylerin bedellerini çok ağır ödüyoruz. Farkına bile varmıyoruz. Moda diye uyduruk bir gavur icadı çıkarılmış tüm insanlar sömürülüyor. Sömürülenlerde kendini çok medeni, çok zeki zan ediyor.. Pantolon alıyor, yarım yamalak, yırtık, pırtık derler, bizim oralarda fakirler bile giyinmez. Ama bizim sözde medeniyeti elbise sananlar. Dilimizi bile yakında değiştirirler Modadır diye.. Sakın şaşırmayın. Az kaldı oda geliyor. Artık tek bir dil kullanacağız. İşaret dilimi dersiniz. Çeşitli şekillerden diller mi dersiniz ne derseniz deyin.

      Bu vurdum duymazlıklarımız, sorumsuzluklarımız devem ederse Şeytanın uşaklarının, uşakları olacağız.. Dilini kaybeden dinini, ırkını, geleceğini sorgulamaz.. Biraz attığımız adımları sorgulayalım. Neyi neden yaptığımızı bilelim. Bilmediklerimizin maliyetini, amacını bilmeden yapmayalım. Biz ne cahillikler gördük. Kızlarla konuşmak için kredi kardı alan. Kızlar beğensin diye, palyoçoya dönen insanlar. Erkekler beğensin diye soyundukça soyunan, boyandıkça boyanan kızlar .. Nereye gidiyoruz. İnsanların önünde bir doğru olan yol. Bir de yanlış olan yollar vardır. Doğrulara kavuşmak emek ister, sabır ister. Doğruları isteyenlerimiz, araştıranlarımız bereketli olsun. İNŞAALLAH.

Kaynaklarmız.. Abdullah ÇİFTÇİ, Hakan Yılmaz ÇEBİ, Ali SELMAN, Serhat Ahmet TAN, Ali Selman DEMİRBAĞ’ ı internetten dinleye bilir..   






Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Erhan Tığlı
05 Mart 2019 Salı 16:38:50
Yazınızı ilgi ve beğeniyle okudum. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Keşke herkes sizin gibi dil bilicine sahip olsa da bu yazıyı okuyup uygulasa...

Eyyup Akmetin
06 Mart 2019 Çarşamba 08:54:47
Teşekkür ederiz. Bizlerden yazması, her kesler üzerine düşeni yaparsa neden Olmasın. Hakkın yolu ile aklın yolu birdir. Hayırlı ve bereketli günleriniz adim olsun. İNŞAALLAH

Mete Han
06 Mart 2019 Çarşamba 10:23:29
Teknolojiyi bilimi almak için teknolojisi yüksek ülkelerin dilleri öğrenilir. Arapçayı da Osmanlıca bilseniz de kuranın manasını anlayamzsınız. Çünkü onun dili 1400 yıl önceki arapça lehçeleri. Bugün araplarda kuranın güncel dilde meallerini okuyorlar. Suidi kral için kuranın arapça mealini Prof. H. Kahraman hazırlamıştı oda kralın hoşuna gitmez diye Albaraka sursinin 219 cü ayetini kasten yanlış yorumlayark anlamından çıkarmıştı. Krala malını dağı demek kolay mı? Bu yüzden İhsan Eliaçıkla mahkemelik olmuşlar H. Kahraman itiraf etmişti yaptığı saptırmayı. Al Baqara 7219 Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz; (219 Kuran’ı anlamak için Arapça öğrenmek gerekir mi? Tarih: 28 Mart 2016 | Tarih: 28 Mart 2016 | Yazar: Resul Selvi “Kuran’ı anlamak” ile kastedilen “Kuran’ın vermek istediği genel ve asıl mesajı anlamak” ise, buna cevaben tereddütsüz “Evet, Kuran’ı tercümelerinden anlamak mümkün” diyebiliriz. En kötüsünden bir Kuran tercümesini alıp baştan sona okumak bile büyük bir ihtimalle Kuran’ın asıl mesajını anlamanıza yetecektir. Ancak “Kuran’ı anlamak” ile kastedilen “Kuran ayetlerinde geçen konulara derinlemesine nüfuz edebilecek bir seviyede olmak” ise tercümeler size hemen hiçbir fayda sağlayamayacaktır. Ayetlerde geçen herhangi bir konuyu detaylı bir şekilde incelemek için Arapça bilgisi dahi çok fazla bir anlam ifade etmeyecektir. Arapça bilgisi yeterli olsaydı, tercümanlar/tercümeler yardımıyla bu ihtiyacı kolayca giderebilirdik. Evet, Kuran dili Arapçadır. Ancak her dil gibi Arapça da yaşayan/gelişen/değişen bir dildir. Kuran’ın nazil olduğu dönemde Arapça pek gelişmiş bir dil değildi. Kuran’ın nazil olmasının ardından Arapça hızla yayıldı ve yaygın olarak kullanılmasının doğal bir neticesi olarak da gelişti. Tefsir tarihine bakıldığında, sözcüklere verilen anlamların tarih boyunca değişime uğradığı görülüyor. Bu nedenle meşhurdur; Kuran dili Arapça değil, nazil olduğu dönem Arapçasıdır. Dolayısıyla günümüzde Suriyeli, Suudi Arabistanlı bir Müslüman ile Türkiyeli bir Müslüman arasında Kuran’ı anlama çabası bakımından büyük bir fark yoktur. Kuran ayetlerine derinlemesine nüfuz etmek isteyen Suriyeli de, Suudi Arabistanlı da, Türkiyeli de hemen hemen aynı çabayı göstermek zorundadır. O dönemin sözcüklerini açıklayan sözlükler var mı? Bu konu için özel olarak yazılmış, o dönemde kullanılan sözcüklere verilen manalara dair derli toplu bir sözlük yok. Bu amaca hizmet eden meşhur bazı sözlükler sonradan yazılmışsa da bunlar tam anlamıyla ihtiyacı karşılayabilecek çapta değiller. Peki, bu durumda “Kuran ayetlerini derinlemesine anlamak mümkün değil” mi demek istiyorum? Kesinlikle hayır! Çünkü o dönemlerden bugüne kalan tek yazılı metin Kuran değil. Birçok yazılı metin var. Bu sayede karşılaştırmalı olarak metinler incelenip o dönem diline dair bilgiler edinilmekte. Bu tür bilgilere halen yenileri de eklenmeye devam ediyor (arkeolojik çalışmalardan çıkan yeni sonuçlar). Kuran’ın anlaşılması konusunu gelecekteki arkeolojik buluşlara bağlayacak değilim elbette. Geçmişimizde de bu konularla ilgili yazılmış birçok kaynak var. Ve bu kaynakların önemli bir kısmına Türkçe’de ulaşmanız mümkün. Kuran’ın hem bir sözlü hitap, hem de yazılı bir kitap olarak mesaj verirken kullanmış olduğu “üslûp” hakkında en azından birkaç kitap okunabilir. Kuran’da anlatılan çeşitli konularla ilgili müstakil olarak yazılmış birçok kaynak okunabilir. Yine Kuran için düzenlenmiş sözlük mahiyetinde birçok çalışma mevcut. Kuran ayetlerini sıradan bir insandan daha çok inceleyip anlamak için bu tür kaynaklardan yararlanmak, Arapça öğrenmekten çok çok daha makul bir tercih olacaktır. Yıllarca Arapça eğitimi alsanız ancak bir tercüman kadar Arapça bilginiz olabilir. Ancak yıllarca Kuran konulu çeşitli kaynakları okursanız, Kuran’ı anlama konusunda bir hayli yol gitmiş olursunuz.

Eyyup Akmetin
06 Mart 2019 Çarşamba 12:25:58
Müslüman Bilim Adamları 1. Akşemseddin: Pasteur ’dan 400 sene önce mikrobu bulmuştur 2. Ali Kuşçu: Büyük astronomi bilgini. İlk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazmıştır. 3. Ebul-Vefa: Trigonometri’de tanjant, cotanjant, sekant, kosekant ’ı bulan büyük alimdir 4.Biruni: İlk defa dünyanın döndüğünü ispat etmiştir. 5. Ebu Kamil Şü’ca: Avrupaya matematiği öğretmiştir. 6. Ebu Ma’şer: Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk o bulmuştur. 7. Battani: Dünyanın en büyük kaşifidir. Trigonometrinin kaşifidir 8. Cabir Bin Hayyan: Atom bombası fikrinin babası ve kimya biliminin atası büyük alim 9. Cezeri: 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın babasıdır 10. Demiri: Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini yazmıştır. 11. Farabi: Ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır.Sesin fiziki izahını ilk defa o yapmıştır 12. Gıyasüddin Cemşid: Matematikte ondalık kesir sistemini ilk o bulmuştur. 13. İbn Cessar: Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce açıklamıştır 14. İbn Hatip: Vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklamıştır 15. İbn Firnas: Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirdi. 16. İbn Karaka: 900 sene önce harika bir torna tezgahı yapmıştır 17. İbni türk: Cebirin temelini atan bilginlerdendir 18. İdrisi: Yedi asır önce bugünkü ne çok benzeyen dünya haritası çizmiştir 19. İbni Sina: Eserleri Avrupa üniversitesinde 600 sene ders kitabı olarak okutmuştur. Tıbbın babasıdır. AVRUPA ya göre adı AVICENNA’dır. 20. Kadızade Rumi: yaşadığı asrın en büyük matematik ve astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uyarlamıştır 21. Kambur Vesim: verem mikrobunu R. Koch’tan 150 sene önce keşfetmiştir 22. İbnünnefis: Avrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetmiştir 23. Piri Reis: 400 sene önce bugünküne en yakın dünya haritasını çizmiştir.

Ezgi KUZUCULAR
06 Mart 2019 Çarşamba 11:31:12
Güzel bir yazı olmuş.

Eyyup Akmetin
06 Mart 2019 Çarşamba 12:26:01
Teşekkür ederiz. Hayırlı ve bereketli günleriniz daim olsun. İNŞAALLAH

Mete Han
06 Mart 2019 Çarşamba 16:57:56
Hadi diyelim bunların hepsi doğru, uçağı, otomobili, lokomotifi, telefonu, TV, radio, Bilgisayarı , akıllı telefonu kim icat etti, Bu gün ki tıp, astronomi, biyoloji, jeoloji, mühendisliklerin neresindeyiz. Bunları onlar bizden değil biz onlardan öğrendiğimize göre yapacak tek şey var ilimde teknolojide onları geçmenin yolunu bulmak. O da hiç bir ilmi teknolojik değeri olmayan arapça olmasa gerek. Bugün revaşta olan, çince korece hindi dilleri var. Niye çünkü teknolojileri göz kamaştırmaya başladı. Ayrıca o belirtilen buluşların çoğu abartı. Zira çoğunda yaptıkları çinden aldıklarını ortadoğuya ve batıya taşımak olmuştur. Barutun kağıdın bulunması batıya taşınması da böyledir.

Eyyup Akmetin
06 Mart 2019 Çarşamba 18:00:33
Kaynaklarmız.. Abdullah ÇİFTÇİ, Hakan Yılmaz ÇEBİ, Ali SELMAN, Serhat Ahmet TAN, Ali Selman DEMİRBAĞ’ ı internetten dinleye bilirsiniz... Okuduklarınızı anlamama, gavurlara hayran olma, ecdadına düşman olmaktan kaynaklanıyor.. bizce. Dinini bilmeyen, ecdadını tanımayan geleceğini göremez. Kökü zayıf olan çınarlar gibi en zayıf esintide yıkılırlar.. Medeniyet dediğiniz insanlara zulüm, onları zehirleme aracı olarak kullanılmaz. İnsanlığın hayrına kullanır.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...