Yakınsatıcılar 1


9.02.2021

Geçmişin ve geçmiş süreçlerin nasıl başlayıp nasıl gelişmiş olduklarını tarihsel izlerinden hareketle modellemek, kontrol etmek, deney sel kılmakla anlamak, bilmek zorundayız.

Bunları bilmez isek gelişmesi içindeki insanlığa katkımız en az durumla olup yerlerde sürünür. Katkımızın adı bile anılmaz (esamisi okunmaz). Tarihsel olanı bilmemenin derbederliğiyle güdülmeye, sömürülmeye berdevam olup; işi şansa bırakmaya, "Ortadoğu" olmaya devam ederiz.

Hayatımızı oluşturan kimi süreçler vardır ki eş zamanlı olmak ve bir başka süreçle senkronlu (eş anlı ve uyumlu) başlamak zorundadır. Örneğin; hem güvende olmak, hem de aynı anda kendinizi savunmak zorundasınızdır.

Uyurken eş anlı olarak güven içinde olmak zorundasınız.  Yine güven içindeyken doğada besin bulmak ve beslenmek zorundasınız. Eş anlılar birlikte olan ve birlikte giden süreçlerdir.

Şansınız yaver gitmişse, belki bir beslenme sonrasında, bir süreliğine beslenme savunma içinde olmanızın eşanlı süreçler olması; eş anlı lığın yeniden devreye girmesine kadar bir eş anılık ortadan kalkabilir.

Her şey gibi eşanlı süreçler de parçalı bölüklüdür. Kesikli sürekli ve bir arada özel bağıntılı genel durumlar içinde de olmak zorundadırlar.

Günde rastlaşmayla (denk düşmeyle-denk getirilmeyle) uykuya dalma süreci, siz uykudayken savunma süreci ile birlikte eş anlıdırlar

Uykudayken güvende olmanızın eş anlığı birlikte olanlarla birlikte gidendirler. Birlikte olanla birlikte giden senkronlu süredurumlar bize kuantum durumun üst üste binme durumlu çağrışımlarını akla getirir.

Kişideki bencillik korunan yasadır. Bencillik ihtiyaçlar hiyerarşisine (veya belirmesi) tabiidir. Bencillik hiyerarşileri kişileri kişi dışında kişiler arası yakınsatıcılardır. Yakınsatıcılar günde birkaç kez eşzamanlı başlamak, eş zaman içinde bitmekle adeta üsteli zaman devinmesi gibi başlayıp bitmeye eğimledirler.

Üst üste başlayıp biten yakınsatıcı süreçler kişiler dışında ve en az iki tekil kişi arasında olmadıkça pek pek gerçekleşme şansları yoktur. Yakınsatıcı tutumlar tekil kişi dışında, kişiler arası paylaşımla eyleme konu olursa süreç rahat akar. Üst üste başlayıp bitecek eşanlı süreçler kişi dışında; kişiler arası ilişkilerle ortaklaşırlar. Yakınsatıcılar kolektif süreçlerle ancak güvenlikle olup akışlı ve inşaca olurlar.

İnşaca olan durumlar eşgüdümüne kolektif birim zamanlı süreçler diyorduk. Yani kişinin yapmak isteyip te yapamadığı çoğu üst üste zamanlar; kişi dışında, birçok kişilerle beraber yakınsatan birlikte davranışlarla pekâlâ olasıdır.

Kişilerin kendi içlerinde bir anda; hem güvende olup, hem beslenme yapıp hem kaygılardan uzak olmanın arzusu ve zaruret eğilimi hep vardır. Kişilerin içteki bu tür eğilimleri, kişileri dıştaki kişi-kişi bağıntısı içinde olacak yakınsatan tutumlara hep hazır kılmaktadırlar.

Yakınsatıcılara özek hareketi diyoruz (merkez hareketi diyoruz). Yakınsatıcı sarmallar, çevrim özeğini ve çevrim eksenini oluştururlar. Beliren yakınsatıcıların belirme ve ihtiyaç karşılanmasının yeri, sırası değişebilir. Lakin içimizdeki temel gereksinimler hiyerarşisini oluşanlar, dıştaki yakınsatıcılardır.

Bir anlayışı oluşturmak için düşünsel giriştirmelerini yapıp; düşünsel çıkarımlarda bulunmak için o öğrenme konusunu en yalın biçiminden öğrenmeye başlayıp; giderek karmaşan biçimine doğru kendi tarihselliğiyle, kendi evrimiyle anlayıp kavram etmeliyiz.

Gereksinmeleri sağlanma işi gerektiğinde üst üste eşzamanlı veya sıralı belirmeler olarak ortaya çıkmak isterler. Olağan üstü bir durum girişmesi olmadıkça, ihtiyaçlar hiyerarşisi bir atasözünde olduğuna gelişebilir. Eğer siz bir yoksulun karnını doyurursanız, yoksul sırtım üşüdü der. Sırtını giydirseniz bu kes de bir yerim kabardı" der.

Siz uykudayken güvende olma isteğiniz, uyku ile güvenliğin üst üste belirmesi, eş anlı bir durumudur. Karnınız doyup, sırtınız ısınıp şöyle bir arkaya kaykıldığınızda bir kahve ve bir sigara içmeyi canınızın çekmesi gibi durumlar sırasında durup dururken sıralı biçimde cinselliğiniz belirebilir.

Tekil kişi doğa içindeki kendi sağlamalarıyla baş başadır. Yakınsatıcıların üst üsteliğini kolay kolay gerçekleyemezler. Tekil bir kişi, uyurken savunmasız durumdayken üst üste zamanın baskı basınç efekti altındadır.

Tekil kişi uyurken savunmasızdır. Kişinin bu durumu kişiyi tedirgin edicidir. Bu durumda kişi üst üste gerçekleşecek olan eş anlı lığın olumlu zamanı içinde değildir. Aksine kişi üst üste gerçekleşmesi gereken eş anlı zamanın savunmasızlığı içinde olmakla kişi tedirgindir. Kişi olabildikçe diken üstündedir. Kişi tetikte olup teyakkuz halindedir.

Yakınsatıcı davranışlar, kişiler arasındaki yardımlaşma paylaşması içindeki üst üste durumlara kotartıcı olur. Bu kotarıcılık adeta süper pozisyon taklidi yapan davranışlardır. Bu durum üst üste olan durumların katlanmasına giden yolun a, b c’si olmayı bize çağrışır.  İnşaca bağ eylemleridirler.

Yakınsatıcılar kişiler arasında düzenli, güvenli kolektif hareket oluşuyla; kolektif birim zamana dek tutumları ortaya koymanın temel bağ hareketini oluşuşulardır.

Güvende olduğunuz an ile beslenme içinde olacağınız an, birbiriyle eş anlar olup senkron içinde rezonansa gelirler. Bu nedenle eşanlı süreçlerin birbiriyle iç içe kesişmeleriyle bizler beslenmek, barınmak, güvende olmak, yavru bakımı yapmak gibi vs. durumlarla olmak zorundayız.

Besin bulma, savunma, barınma, yavru bakımı, cinsellik, uyku, dinlenme gibi süreçler sizi dıştaki kişiler arası davranışlarınızla sizleri birbirine yakınsatan davranışlardır.

Yakınsatan davranışlar zorunlu olarak sizi kolektif bir ortaklaşmanın iş bölüşümü içine sokar. Dayanışma yardımlaşması içine sokar. Kolektif oluş eş zamanlı yaklaştırıcılardır, yakınsatıcılardır.

Hiç bir şey size yüzde yüz güvence (garanti) vermez. Ama eşanlı başlatılacak belli bir olanağın garantisi de ancak paylaşılan ortaklaşışlar olan yakınsatıcılarla ortaya konurlar.

Eğer bir yakınsatıcı girişme o olanağın eşzamanlı başlama oranındaki yararı; eş zamanlı başlayamama oranına göre çoğaltıyorsa o süreç korunur. O sürecin tekrarları ve eş zamanlı olan her bir tutumu girişmenin bağ hareketi çevrimine ve çevrim alışmasının kolektif bilincine dönüşürler.

Tekil bir kişi tehditle baş başayken besin bulma eylemini, tehdit anıyla aynı zamanda başlatamaz. Ama 5 kişi sizi koruyorsa. Ve 5 kişinin sizi koruduğu süre boyunca diğer 6 kişi koruma yapılan süre içinde denk düşen eş anlı koruma süreleri boyunca besin bulmaya devam ederler.

Yakınsatıcı süreçler, her bir eş anlı sürecin eş zamanlı başlama olanağını artıran paylaşılır davranışlardır. Paylaşılan dayanışıklardır. Yardımlaşılan, iş bölüşümü yapılan birlikte olucu davranışlarıdırlar.

Yakınsatıcıları sürekli kılan durumlar; yardımlaşan, dayanışan, iş bölüşümü veren ortaklaşmalarla, alan içindekilerin mutlaka yeteneğine ihtiyacına göre pay almasıdırlar.

Önemli olan kolektif alan içinde kolektif ortaklaşanlara girişmenin şimdisini ve geleceğini veren aitleri olmanızla ve fiili ortaklaşmanın aiti olmanızla herkesin yakınsatan bu ortamda pay alacak olmasıdır. Aitlerin kesikli sürekli durumlar içinde olmalarıyla birlikte, sürece yığılmadan akış yaptırmalarıdır.

Köleci süreç yığılan bir dirençle akışı engeller. Köleci süreç kısıklı akan süreç olmakla, köleci sürecin tarihsel seyredişi (akış- aksedişi) içindeki akış hep isyanın çatışmaların baskı, basıncıyla aşıla gelmiştir.

İnsanlık, bu isyan ve çatışmaların türlü mücadele hikâyelerini anlatmış ve yazmıştır. Hikâye kral, padişah, kurtarıcı, firavun, diktatör, kurtuluşlu din, demokrasi söylemi altında anlatıla gelmekle insanlığın ikinci evre olan köleci uygarlık destanı mücadelesini yazmıştır.

İnsanlık tarihine dair hemen her şey inşaca yakınsatıcıların, yakınsatıcı olma kuralını efendilerin en az durumuyla görmüş olmaları çatışmasında çıkmaktadır.  

Rızkların keyfe göre dağılması varken, inşaca olmak ta neyin nesiydi? Sömürme yapan, ortaklaşmayı takdir ile bozan, yakınsamanın dününü, bugününü, geleceğini veren aitlerinin ve fiili çalışanlarının açlıktan tokluğunu görmezden gelen köleci bakışın inşaca akışı çiğnemesinden ileri geliyordu.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış
Benzer İçerikler